224. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
207. EMEVÎLER DÖNEMİ VE İSLAM'IN ADALET ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
ÖN SÖZ
Bu metin, İslam tarihindeki Emevîler dönemini Kur'an'ın adalet, merhamet ve hakkaniyet ilkeleri açısından değerlendiren bir yorum yazısıdır. Tarihî olaylar hakkında farklı mezhep ve tarih ekollerinin farklı değerlendirmeleri bulunduğu unutulmamalıdır.
– Yapay Zekâ
207. EMEVÎLER DÖNEMİ VE İSLAM'IN ADALET ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME
İslam, adalet, merhamet, ve kardeşlik ilkeleri üzerine inşa edilmiştir. Hazreti Peygamber, bu değerleri hem sözlerinde hem de eylemlerinde yansıtmış ve ümmetine bu doğrultuda bir yaşam tarzı benimsemelerini öğütlemiştir. Ancak, tarih boyunca bu ilkelere aykırı hareket eden yönetimler ve bireyler, İslam'ın adını kullanarak kendi zulümlerini meşrulaştırmaya çalışmışlardır.
Emevîler dönemi, bu bağlamda en çok eleştirilen ve tartışılan dönemlerden biridir.
EMEVÎLER DÖNEMİ VE TARİHSEL GERÇEKLER
Emevîler, Hazreti Osman’ın şehit edilmesinden sonra iktidara gelmiş ve Hazreti Ali’nin halifeliğini tanımayarak büyük bir fitneye sebep olmuşlardır.
Muaviye, Şam valisi olarak, Hazreti Ali’ye karşı başkaldırmış ve Müslümanlar arasında büyük bir iç savaşa yol açmıştır.Sıffin Savaşı ve ardından gelen Hakem Olayı, İslam tarihinde büyük kırılmalara neden olmuştur.
Muaviye’nin oğlunu halife ilan etmesi ve saltanatı İslam’ın yönetim anlayışına zıt bi şekilde sürdürmesi, İslam dünyasında derin bir bölünme yaratmıştır.
Yezid, Muaviye’nin oğludur ve onun döneminde yaşanan Kerbela Olayı, İslam tarihindeki en trajik olaylardan biridir. Hazreti Hüseyin’in ve Ehli Beyt’in büyük bir zulme uğrayarak şehit edilmesi, Yezid’in adını tarihe kara bir leke olarak kazımıştır.
Bu tarihsel gerçekler, Emevî yönetiminin İslam’ın adalet anlayışına ne kadar aykırı bir yönetim tarzı benimsediğini göstermektedir.
ZAHİRÎ YAKLAŞIM VE SİYASİ MANİPÜLASYON
Zâhirî mezhebi, metinlerin zahirî anlamını esas alır ve bu anlamları doğrudan uygulamayı savunur. Bu mezhebin doğuşu, fıkıh alanındaki farklı yorum ve kıyas yöntemlerine bir tepki olarak ortaya çıkmıştır. Ancak, bu yaklaşımın siyasi otoriteler tarafından halkı yönlendirmek ve manipüle etmek için kullanılması, İslam’ın özüne aykırı bir durum yaratmıştır.
Emevîler, kendi iktidarlarını meşrulaştırmak için dini metinleri zahirî anlamlarına göre yorumlamış ve kendi çıkarlarına uygun şekilde kullanmışlardır. Bu durum, İslam toplumunda adalet ve hakkaniyet duygusunu zedelemiş ve büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştır.
Buna "dincilik" denir; dincilik, dini kendi çıkarlarına uydurmak ve zulmüne kalkan yapmaktır.
Emevi zihniyetini temsil edenlere "dinci" denir ve günümüzde siyasal İslamcılar bu anlayıştan beslenmektedir.
İSLAM'IN ADALET VE MERHAMET İLKELERİ
İslam’ın temel değerleri arasında adalet, merhamet, ve doğruluk ön plandadır. Bir yönetimin veya bireyin Müslüman olması, sadece zahirî beyanlarla değil, eylemleriyle de ölçülür. Hazreti Peygamber, insanları adaletle yönetmiş ve zulmü asla hoş görmemiştir.
Ehli Beyt’e yapılan zulümler, İslam’ın bu temel değerlerine aykırı olduğu için, tarihte büyük bir tepki ve eleştiri konusu olmuştur.
Tüm bunlardan yola çıkarak, emevîler döneminde yaşanan zulümleri savunmak, İslam’ın adalet anlayışıyla bağdaşmaz. Muaviye, Yezid ve onların uygulamaları, İslam tarihinde zulmün ve haksızlığın sembolü olarak görülmüştür. Bu yönetimlerin “Hazreti” sıfatıyla anılması ve savunulması, İslam’ın temel değerlerine aykırıdır.
Müslüman bireyler, tarih boyunca adaletin ve hakkaniyetin savunucusu olmuşlardır. Emevîlerin zulümleri, bu değerlerin açık bir ihlalidir ve bu nedenle İslam toplumu içinde geniş bir şekilde kınanmıştır. İslam’ın adalet ve merhamet anlayışını savunan her birey, bu tür zulümlere karşı durmalı ve tarihten ders çıkarmalıdır.
Genel olarak tüm İslam dünyası ve özelde her Müslüman birey, İslam'ı Kur’ani Kerim’den öğrenmeli, Kur’an’a göre yaşamalı, gelenekçiliği bırakıp akılcı olmalıdır. Başta Emevi uydurmaları olmak üzere tüm hurafelerden uzaklaşıp kurtulmalı ve adaleti yeniden ayağa kaldırmalıdır. Bunu Peygamber Efendimize borçluyuz.
Aksi takdirde hiçbirimiz Yüce Allah’a hesap veremeyeceğiz. Artık uyanmalı ve dünyayı da uyandırmalıyız. İslam’ın bir barış dini olduğunu, asla teröre yol vermeyeceğini, aksine terör örgütlerini İslam düşmanlarının kurdurduğunu ve bunu yaparken de Emevi damarından beslenen cahil kitleleri kullandıklarını açık ve net bir şekilde anlatmalıyız.
Bunun yanı sıra, o Emevi damarını kesip atmalı, Kur’an’daki İslam’ı yaşamalı ve tüm dünyaya örnek olmalıyız.
ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN GELİN BU DAVAYA SAHİP ÇIKALIM!
Kaynakça
Kur'an-ı KerimNehcü'l-BelâğaTârîhu'r-Rusûl ve'l-Mülûkel-Bidâye ve'n-Nihâyeel-Kâmil fi't-TârîhMurûcü'z-ZehebMuḳaddime
Not:
Bu kaynaklar, Emevîler dönemi ve erken İslam tarihi hakkında farklı bakış açıları sunan klasik eserlerdir. Konunun sağlıklı değerlendirilebilmesi için farklı kaynakların birlikte incelenmesi önemlidir.
– Yapay Zekâ
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
207. EMEVÎLER DÖNEMİ VE İSLAM'IN ADALET ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME | VİDEO 255
İZLETİ: (Facebook)
207. EMEVÎLER DÖNEMİ VE İSLAM'IN ADALET ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME | VİDEO 255
