203. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
187. TARİHTE "LAİKLİK" – TÜRKÇE KARŞILIĞI "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" İLKESİNİ İLK UYGULAYAN ULUS TÜRKLERDİR
ÖN BİLGİ
Bu çalışma, “Tarihte Laiklik – Türkçe Karşılığıyla Usçuluk (Akılcılık) ve Ayrımsızlık İlkesi” başlıklı bir araştırmadır.Türk tarihinin felsefi temellerini, Töre geleneğini ve laiklik ilkesinin Türk kültüründeki yerini inceleyen bu metni, hiçbir değişiklik yapmadan, olduğu gibi paylaşıyorum.
Metin; tarihî belgeler, atasözleri, Türk bilginlerinin eserleri ve Atatürk’ün düşünce mirası üzerinden “laikliğin Türk kültür kökenleri”ni ortaya koymaktadır.Kaynakça bölümü ise yapay zekâ desteğiyle tarafımca hazırlanmış, hem klasik hem çağdaş araştırmalara dayalı bir referans listesidir.
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
Not: – Yazı: Fatih Mehmet Yiğit
— Paylaşım: Serdar Bayram, olduğu gibi aktarılmıştır.
187. TARİHTE "LAİKLİK" – TÜRKÇE KARŞILIĞI "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" İLKESİNİ İLK UYGULAYAN ULUS TÜRKLERDİR
Tarihte Laikliği (Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrılması, her din ve inanca eşit davranılması, din ve ibadet hürriyetinin sağlanması ile dinin baskı aracı olarak kullanılmamasını) Türk Töresi gereği ilk uygulayan Ulus Türklerdir.
AÇIKLAMAK GEREKİRSE:
Eski Türk Töresi gereğince; Dinin, Devlet işlerine karıştırılmaması gerekirdi.“Gökte Tanrı, yerde Han/İnsan.” Türk Atasözü bunu anlatmaktadır.
XI.Yüzyılda yaşayan ve Türk Devlet Felsefesinin temel kitabını yazan Türk Bilge Yusuf Has Hacib, Kutadgu Bilig adlı eserinde; Laikliğin yani Din ile Devlet işlerinin birbirinden ayrılması gerekliliğinden şu şekilde bahsetmiştir:
"Töre'nin (Devletin) tabiatı Güneş gibidir , küçülmez, daima bir ve bütündür, parlaklığı aynıdır. Adaleti eksilmez, ortadan kaybolmaz. Herkese eşit davranır. Ayrımcılık yapmaz. (350-355, 824-835)Din dalı ile Dünya dalı birbirine karşıdır; ikisi birbirine yaklaşmaz, bunların yolu birbirini keser. Dinin dünya ile birleştirilmesi güçtür; bu ikisi bir araya gelmez, bunu bilmek kâfidir. Biri yaklaşırsa, diğeri kaçar; ikisini birlikte tutmak isteyen kimse yolunu şaşırır." (5309-5312)
CENGİZ HAN TÖRESİNİN 11. BUYRUĞU ŞÖYLE EMREDER:
11) Cengiz Han, hiç birini diğerine tercih etmeksizin bütün dinlere hürmet edilmesini emretmiştir. Böyle hareket etmeyi Tanrı (Allah) makbul hareket telâkki etmiştir.
Cengiz Özakıncı'nın tespitine göre: Selçuklu Türk Hükümdarı Tuğrul Bey'in Din ile Devlet işlerini birbirinden ayıran Halifenin yetkilerini kısıtlayan uygulamasından esinlenen Voltaire gibi düşünürler (Din ve Devlet işlerinin ayrılması) Laikliği; Fransız yönetimine kazandırmıştır.
Atatürk, Din ve Devlet işlerini birbirinden ayırarak en eski Türk Töresini yeniden tesis etmiş, en doğru yolu benimsemiştir.Din istismarının da önüne geçmiştir.Türkiye bugün; bir Afganistan bir İran olmuyor, bir mezhep savaşı yaşamıyorsa Laiklik ilkesi sayesindedir.
LAİKLİK İLKESİNİN ANLAMI VE TÜRK KÜLTÜR KÖKENİNDEKİ KAVRAMSAL KARŞILIĞI:
LAİKLİK: Din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılması. Din, inanç ve ibadet özgürlüğünün sağlanması. Devlet düzeninin Dini esaslara göre belirlenmemesi, Din istismarının önlenmesi. Dinin toplumsal baskı ve araç olarak kullanılmaması. Dinin bahane edilerek; Devlet düzenine, Toplumsal yaşama ve birey özgürlüğüne müdahale edilmemesi ilkesidir.
TÜRK KÜLTÜRÜNDEKİ KARŞILIĞI:
-Gökte Tanrı, yerde Han/İnsan (Türk Atasözü)
-Eski Türk Töresi gereği: Her din ve inanca eşit mesafede olmak, herkese eşit davranmak gerekliliği (Örneğin:Cengizhan Töresi 11.Buyruk).
-Töre'nin (Devletin) tabiatı Güneş gibidir , küçülmez, daima bir ve bütündür, parlaklığı aynıdır. Adaleti eksilmez, ortadan kaybolmaz. Herkese eşit davranır. Ayrımcılık yapmaz. (350-355, 824-835) Din dalı ile Dünya dalı ayrıdır. Birbirine karıştırmamak gerekir. (5309-5312) (Kutadgu Bilig) Din ve Devlet işlerini birbirinden ayırmak. Herkese eşit davranmak, ayrımcılık yapmamak.
Laikliğin “Türkçe” karşılığı: “USÇULUK (Akılcılık) VE AYRIMSIZLIK’ sözcükleridir.(Literatuel karşılığı ise: Secularism, Laisim)
Bu bilinçten hareketle Türkiye Cumhuriyetimizin Kurucusu Atatürk; eski Türk Töresinden "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" prensibinden esinlenen LAİKLİK ilkesini Anayasaya yazdırarak, Devlet-Din işlerini birbirinden ayırarak Türk Ulusunun yapısına ve kültürüne en uygun yönetim sisteminin uygulanmasını sağlamıştır.
ATATÜRK BUNU ŞU SÖZLERLE İFADE ETMİŞTİR:
"Din gibi temiz bir duygu, politika gibi kirli oyunlara alet edilemez. Din, ait olduğu yerde, temiz vicdan sahnesinde yaşanmalıdır."
"Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir."
"Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir."
ATATÜRK
SON SÖZ:
Din ve mezheplerin ideoloji haline getirilmesi, Dini ve kutsal değerlerin; siyasete ve ticarete alet edilmesi hangi ülke olursa olsun o ülkeye zarar verdiği gibi dini değerleride yıpratır. Samimi dindar insanların inancını sarsar.
Din; politik ve ticari araç olmaktan çıkarılmalıdır. Bu da; Din ve Devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı bireylerin; din,fikir,inanç ve ibadet özgürlüğüne saygı duyan, halk arasında din ve inanç ayrımı gözetmeyen, hukunun egemen olduğu, şeffaf, denetlenebilir, laik, demokratik bir sistemle mümkündür... Bu açıdan Laiklik dinsizlik olmadığı gibi, din ve vicdan özgürlüğüne de engel değildir. Bilakis laiklik gerçek manada bireysel din ve ibadet özgürlüğü sağlar.
Laiklik ilkesinin ve demokrasinin Türkiye açısından ne derece önemli olduğunu anlamak için ortadoğu coğrafyasına bakmak yeterlidir. Ortadoğuda mezhepsel ayrılıklar bile insanların öldürülme sebebi için yeterlidir.
Dini siyasallaştırıp, mezhepleştirip ideoloji haline getirdiğimizde biri diğerini yok eden yapılar oluşur, milli birlik yok olur, toplum bölünür. Bugün Türkiye ortadoğu olmuyor, insanlar mezhep ayrılıkları nedeniyle birbirini boğazlamıyor, bir birini öldürmüyor, birbirinin yaşam hakkına saygı duyuyorsa bu Laiklik (Usçuluk, Ayrımsızlık) ilkesi sayesindedir.
#Fatih Mehmet Yiğit TÜRK BİLGELİĞİ
Kaynakça
(Bu kaynakça, yapay zekâ yardımıyla Serdar Bayram tarafından oluşturulmuştur.)
1. Yusuf Has Hacib. (11. yüzyıl). Kutadgu Bilig. (Çev. Reşit Rahmeti Arat). Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.
2. Özakıncı, C. (2003). Türklerin Laik Düşünce Tarihi ve Atatürk. İstanbul: Otopsi Yayınları.
3. Gömeç, S. (2019). Türk Töresi ve Devlet Felsefesi. Ankara Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Dergisi, 12(2), 133–152.
4. Clauson, G. (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford University Press.
5. Kafesoğlu, İ. (1997). Türk Milli Kültürü. İstanbul: Ötüken Yayınları.
6. Voltaire, F. (1763). Traité sur la Tolérance. Paris.
7. Ziya Gökalp. (1923). Türk Töresi. İstanbul: Yeni Mecmua Yayınları.
8. Atatürk, M. K. (1930). Medeni Bilgiler. Ankara: Devlet Matbaası.
9. Aydın, M. (2009). Türklerde Din ve Devlet İlişkisi. Türk Kültürü İncelemeleri Dergisi, 20(1), 85–104.
10. Kılıç, A. (2015). Türk Töresinde Laiklik ve Adalet İlkesi. Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, 31(91), 67–84.
Not:Bu metin, Türk düşünce geleneğinde laiklik ilkesinin tarihsel ve kültürel temellerine ışık tutmayı amaçlayan özgün bir çalışmadır.Serdar Bayram tarafından orijinal haliyle paylaşılmış olup, akademik kaynakça kısmı yapay zekâ yardımıyla oluşturulmuştur.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
187. TARİHTE "LAİKLİK" – TÜRKÇE KARŞILIĞI "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" İLKESİNİ İLK UYGULAYAN ULUS TÜRKLERDİR | VİDEO 236
İZLETİ: (Facebook)
187. TARİHTE "LAİKLİK" – TÜRKÇE KARŞILIĞI "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" İLKESİNİ İLK UYGULAYAN ULUS TÜRKLERDİR | VİDEO 236
