191. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI
KUR'AN-İSLAMİYET, ATATÜRK VE 19 MUCİZESİ
Ünlü yazar ve sunucu Cenk Koray, Kur'an-İslamiyet, Atatürk ve 19 Mucizesi adlı eserinde, Atatürk'ün hayatındaki 19 rakamının tesadüf olamayacağını, O'nun ilahi görevlendirilmiş/seçilmiş özel bir lider olduğunu savunmuştur.
– Yapay Zekâ
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI
“Onu Sekar’a fırlatacağım.Bilir misin nedir Sekar?Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o.İnsan için tablolar (levhalar, ekranlar) sunandır o; deriyi yakıp kavurandır o.Üzerinde ondokuz vardır onun.”— Müddessir Suresi, 26-30. Âyetler
İşte o, aynı zamanda bilgisayarı da işaret ediyor.
İlk inen sure 19 ayettir.
Kur’an’daki tüm sistem A’dan Z’ye 19’a kodlanmıştır. Kur’an kendisini “kitâbun merkûm” olarak tanıtır ki bu, “rakamlarla kodlanmış kitap” demektir. Tüm Kur’an 19 sayısı üzerine kurulmuştur; Kur’an’dan tek bir ayeti bile çıkarsanız sistem çöker. Bu, insan aklını aşan kozmik bir plandır.
Allah’tan başkası bunu yapamaz.
Şimdi baştan alalım. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ten dinlediğim ve aklımda kalanlarla özetlemek istiyorum:
BESMELE 19 HARFTİR
Kur’an 114 sureden oluşur; bu da 19’un 6 katıdır.İniş sırasına göre ilk sure olan Alak Suresi’nin ilk 5 ayetindeki harflerin toplamı 19’dur. İşte burada ilk ilahi imza atılmıştır.
Nas Suresi ise 19 kelimeden oluşur; bu da son imzadır.Yani Kur’an’ın ilk ve son surelerinde de Allah’ın imzası olan 19’un mühürlendiğini görmekteyiz.
Allah Kur’an’ı işte bu sistemle korumaktadır.
Tek bir istisna vardır; o da bilinçli bir şekilde yapılmıştır.Kur’an’daki “Allah” kelimesi sayısal olarak 19’un katı değildir. Çünkü Allah bu sistemin dışındadır.O, bu sistemin koruyucusu değil, kurucusudur.Bu nedenle Allah isminin sayısal değeri 19 sistemine dahil edilmemiştir.
Ne var ki, Rashad Khalifa, Edip Yüksel veya İbrahim Esinler gibi bazı “19’cular” bu noktada hataya düşerek, Tevbe Suresi’nin son iki ayetini Kur’an’dan çıkartıp Allah’ı da bu sistemin içine, yani 19’un katına dahil etmeye kalkışmışlardır.
Bu ise büyük bir gaflettir. Çünkü böyle yapmak, 19’u Kur’an’ın üzerine çıkarmak, yani ilahi sistemi tanrılaştırmak anlamına gelir.Aşırı bir “19’culuk” insanları bu mucizeden soğutmaktadır.
Dahası, nefislerine yenik düşüp Rashad Khalifa veya İbrahim Esinler gibi kendilerini “resul” ilan etme hatasına düşüyorlar. Edip Yüksel de açıkça demese de bazı konularda aynı yanılgıya kapılmış durumda; görüşlerini tartışmasız doğruymuş gibi sunuyor, kendisine inanmayanları küçümseyip ağır şekilde eleştiriyor.Onun gibi düşünmeyenleri tevhid dışı sayması, büyük bir çelişkidir.
Ben bu kişilere karşı değilim; ancak yanlışlarını da kabullenmek zorunda değilim.Onlar, Allah’ın imzasını perdeleyerek 19 kod sisteminin değerini gölgeliyorlar.
Kur’an’da 114 (19×6) besmele bulunur; bu sayı yine 19’un 6 katıdır.Kur’an’daki 113 sure besmele ile başlar.Başında besmele bulunmayan tek sure 9 numaralı Tevbe Suresi’dir.
Ancak Neml Suresi’nde, 30. ayet olarak “Bismillahirrahmanirrahim” geçer. Böylece Neml Suresi hem başında hem içinde besmele bulunan bir sure olur ve toplam sayı 114’e tamamlanır.
Tevbe Suresi bir savaş ilanıdır.Bu nedenle Allah, savaş ilan ederken Rahman ve Rahim sıfatlarını kullanmamıştır.Ama 19’un tamamlanması için, Neml Suresi’nde besmeleyi hem başta hem ayet içinde zikretmiştir.
Ayrıca dikkat çekicidir:Besmelesiz başlayan Tevbe Suresi’nden sonra saymaya başlandığında Neml Suresi’nin 19. sırada yer aldığı görülür.
“Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde,Ve insanları bölük bölük Allah’ın dinine girerken gördüğünde,Tespih et Rabbini hamd ile, O’ndan af dile!Çünkü O Tevvab’dır, günahları sınırsızca affeder.” — Nasr Suresi, 1-3. Âyetler
Bu surenin ilk ayeti, yani “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde” ifadesi, 19 harftir.Bu da bize 19 kod sisteminde ilahi bir zaferin sembolünün gizlendiğini gösterir.Adeta Allah, yardımın ve fetihlerin bile bu kodun içinde saklı olduğunu işaret etmektedir.
Bu sistem, yalnızca bir sayısal mucize değildir.Kur’an’ın korunmuşluğunun, ilahi mühürle tescillenmiş halidir.19 sayısı, Allah’ın kudretinin matematiksel imzasıdır.
19 — TÜRK MİLLETİNİN İSTİKLÂL MÜCADELESİ VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE OLAN BAĞLANTISI: İLAHİ BİR ZAFERİN İŞARETİ Mİ?
İlahi düzenin kodları arasında 19’un özel bir yeri vardır. Kur’an’da, “Üzerinde on dokuz vardır onun.” (Müddessir 30) ayetiyle bildirilen bu sayı, Allah’ın kudretinin mühürü, kozmik düzenin şifresidir. Bu sayının Kur’an’da tecelli eden manası sadece rakamsal bir mucize değil, ilahi planın yeryüzündeki yansımalarına işaret eden bir semboldür.
Ne gariptir ki Türk milletinin yeniden diriliş hikâyesi de 19’la başlar.Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkarak, esaretin zincirini kıran ilk adımı atmıştır.O gün, tıpkı Kur’an’daki “yardım ve fetih geldiğinde” (Nasr Suresi, 1. ayet) müjdesi gibi, bir milletin yeniden doğuşuna işaret etmiştir.
19’un Kur’an’daki anlamı “ilahi düzenin korunması” iken, Türk tarihindeki yansıması da tevhid inancının, adaletin ve özgürlüğün yeniden ihyası olmuştur.Atatürk’ün Samsun’a çıktığı tarih sadece bir takvim günü değil, ilahî kaderin mühürlediği bir başlangıç gibidir.1919 yılı, 19’un tekrarıyla, tıpkı Kur’an’daki gibi bir “korunmuş sistemin” tarihsel yankısı gibidir.
Bu benzerlikler, insan aklının ötesinde bir tecelli zincirini hatırlatır.Nasıl ki Kur’an’daki 19 kodu Allah’ın imzasını temsil ediyorsa, Türk milletinin 19 Mayıs’ta başlayan istiklâl mücadelesi de ilahi bir kudretin gölgesinde yükselen bir imza gibidir.
Belki de 19, yalnızca bir sayı değil; hakkın batıla galebe çaldığı her çağın şifresi, ilahi bir zaferin sembolüdür.Tıpkı Sekar’ın üzerindeki 19 gibi, her şeyi kuşatan bir denge, bir sistem, bir uyarıdır.Ve bu sistem, kimi zaman Kur’an’da bir mucize, kimi zaman bir milletin diriliş tarihinde ilahi bir hatırlatma olarak karşımıza çıkar.
19 MUCİZESİ VE ATATÜRK: İLAHİ İMZANIN TARİHTEKİ TEZAHÜRÜ
19 Mucizesi ve Atatürk: İlahi Ölçü, Tarihî Kader
Kur’an, evrenin ve tarihin Allah’ın koyduğu ölçü, denge ve kader yasasıyla işlediğini bildirir.Bu ölçüye işaret eden sembollerden biri de 19’dur.Müddessir Suresi’nin 30. ayetinde geçen,
“Üzerinde on dokuz vardır.”ifadesi, yalnızca sayısal bir sır değil, ilahi düzenin imzasıdır.
Bu imza, Allah’ın kudretini, planını ve her şeyi bir ölçüyle yaratışını gösterir.Yaşar Nuri Öztürk’ün ifadesiyle “19, bir din değil, Allah’ın kudretine atılmış mühürdür.”Yani 19; vahyin, evrenin ve tarihin Allah tarafından denge içinde yönetildiğini sembolize eder.
ATATÜRK VE 19’UN KADERDEKİ İZLERİ
Tarih, bazen insan eliyle değil, ilahi iradenin tecellisiyle şekillenir.Türk milletinin kaderinde de bu tecelli, Mustafa Kemal Atatürk’ün şahsında belirginleşmiştir.Atatürk’ün hayatında 19 sayısının sıkça görülmesi, kimilerince tesadüf değil, ilahi planın sembolik izleri olarak yorumlanır.
BU YORUMLAR ARASINDA ŞU DİKKAT ÇEKİCİ ÖRNEKLER VARDIR:
İsim: Mustafa Kemal Atatürk ismi, 19 harften oluşur.
Doğum ve Ölüm: 1881’de doğdu (19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala), 1938’de vefat etti (1919’dan 19 yıl sonra).Ayrıca bu yıllar matematiksel olarak da 19’un katlarıdır:
Kurtuluş’un Başlangıcı: 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Türk milletinin dirilişini başlatmıştır.
Askerî Hayat: 19. Tümen Komutanlığı yapmış, Mareşal ve Gazi unvanlarını 19 Eylül 1921 tarihinde almıştır.
Sözleri: “Ne Mutlu Türküm Diyene” ve “İstikbal Göklerdedir” ifadeleri 19 harflidir.
Nutuk: Gençliğe Hitabe bölümü, başlangıç cümlesiyle birlikte 19 cümleden oluşur.
Bu verilerin bir kısmı tartışmalı olsa da, genel tablo dikkat çekicidir:Atatürk’ün hayatında, Türk milletinin yeniden doğuşunda ve Cumhuriyet’in kuruluşunda 19 rakamı kaderin bir izi gibi görünür.
19: İLAHİ İMZA MI, TARİHÎ TESADÜF MÜ?
Kur’an’ın işaret ettiği 19, Allah’ın sistemli kudretinin sembolüdür.Eğer bu sayı Allah’ın “imzası” olarak görülüyorsa,tarihte bu imzanın tezahür ettiği olaylar da ilahi kaderin sayfaları olarak okunabilir.
Bu bakışla, Atatürk’ün Türk milletine önderlik ettiği o dönemi yalnızca bir tarihsel başarı olarak değil,ilahi korumanın bir tecellisi olarak da görmek mümkündür.Zira Kur’an der ki:
“Allah, dilediğini destekler, dilediğini yüceltir.” — Âl-i İmrân Sûresi, 160. Âyet
Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde Allah’ın koyduğu adalet, özgürlük ve diriliş yasasının bir temsilcisi olmuştur.Tarih, onun eliyle bir milletin ölümden dirilişine tanıklık etmiştir.Ve bu dirilişin başlangıç günü 19 Mayıs’tır.
ATATÜRK: KADERİN İÇİNDE İLAHİ BİR ROL
Yaşar Nuri Öztürk, milletlerin tarihindeki büyük önderleri, “Allah’ın sünnetinin yeryüzündeki yürüyüşü” olarak niteler.Yani Allah, zalimleri de adil olanı da insan eliyle ortaya çıkarır.Bu açıdan bakıldığında Atatürk, Türk milletinin yeniden dirilişinde bir kader aracıdır.
Eğer 19 sayısı Allah’ın düzenine ait bir mühürse,Atatürk’ün yaşamındaki 19’larla örülü dönüm noktaları da o ilahi düzenin tarih sahnesindeki tecellisidir.
Ama burada dikkat edilmesi gereken önemli bir denge vardır:19, Allah’ın imzasıdır, bir kulun ilahlaştırılmasının değil, ilahi planın fark edilmesinin sembolüdür.Atatürk de bu plan içinde bir kul, bir araç, bir sebeptir.Ona verilen güç, milletine gösterilen rahmetin bir parçasıdır.
SONUÇ: 19’UN ANLAMI VE ATATÜRK’ÜN MİRASI
19, Kur’an’da ilahi düzenin imzasıdır.
Atatürk’ün hayatında bu imzanın izlerinin görülmesi, onun ilahi kaderin bir parçası olduğunu düşündürür.
Fakat bu, Atatürk’ü “tanrısal” değil, Allah’ın adalet yasasının yeryüzündeki bir temsilcisi olarak görmektir.
19 Mayıs 1919, sadece bir tarih değil, bir milletin yeniden dirilişine vurulan ilahi mühürdür.
“Allah bir toplumu, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez.” — Ra’d Suresi, 11. Âyet
Türk milleti, 19 Mayıs’ta kaderini değiştirmeye karar verdi.Ve Allah, o kararı Mustafa Kemal’in eliyle tarih sayfasına yazdı.Bu yüzden 19, yalnızca bir sayı değil; bir milletin dirilişine atılan ilahi imzadır.
19 MAYIS’IN SEMBOLÜ VE ATATÜRK’ÜN TEVHİD ANLAYIŞI
19 Mayıs, sadece bir kurtuluş günü değildir.O tarih, milletin ruhuna yeniden üflenen ilahi bir nefes gibidir.Zira 19 rakamı, Kur’an’da “tevhidin matematik dili” olarak yer alırken, Türk milletinin tarihinde bağımsızlığın ve yeniden doğuşun tarihine mühür olmuştur.
Mustafa Kemal Atatürk, Samsun’a çıktığında yalnız bir komutan değil, milletin yeniden dirilişine vesile kılınmış bir önderdi.O’nun mücadelesi, yalnız toprak kurtarmak değil; imanı, onuru ve adaleti yeniden diriltmekti.Bu yönüyle Atatürk’ün mücadelesi, Kur’an’daki “tevhid” anlayışıyla aynı eksendedir:Birlik, düzen ve hakikate dönüş.
Atatürk, her ne kadar bilim ve aklı merkeze almış olsa da, bu yönelimi ilahî düzenin reddi değil, aksine onu kavramanın bir yolu olarak görmüştür.“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” derken, aslında Kur’an’ın “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” (Zümer, 9) ayetinin ruhunu dile getiriyordu.O, Allah’ın evreni bir ölçüyle yarattığına inanıyor, bu ölçünün matematiksel, kozmik ve ahlaki bir düzen olduğunu biliyordu.
Tıpkı 19 mucizesinde olduğu gibi, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet de ölçü, denge ve sistem üzerine bina edilmiştir.Her kurum, her ilke bir tevhid bütünlüğü içinde düşünülmüştür:Millet egemenliği, adalet, özgürlük ve akıl — hepsi Allah’ın “mizan” dediği denge kavramının yeryüzündeki tecellisidir.
İLAHİ BİR HATIRLATMA MI?
1919 yılı...Rakamların diliyle 19’un tekrarını taşır.O yıl, milletin tarih sahnesinde yeniden doğduğu, zulme karşı “Dur!” dediği yıldır.Tıpkı Kur’an’daki 19 kodunun “koruma” anlamı gibi, 1919 da Türk’ün kimliğini, imanını ve istiklalini koruyan bir milat olmuştur.
Bir yönüyle bu tarih, tevhidin tarihsel bir tecellisi gibidir.Nasıl ki 19 Kur’an’da “Allah’ın imzası” ise, 19 Mayıs da Türk milletinin alnındaki ilahi imzadır.O günle başlayan diriliş, yalnız askeri bir zafer değil, hakikatin yeniden yükselişidir.
Atatürk bu bilincin farkındaydı.O’nun dilinde “milletin iradesi”, Kur’an’daki “ümmetin istişaresi” ile aynı manayı taşırdı.Laiklik onun gözünde dinsizlik değil, dinin siyasetin tahakkümünden kurtarılmasıydı.Çünkü hak din, hiçbir zorbalığın kılıfı olamaz; tevhid, insanın hem Allah’a hem de vicdanına karşı özgür kalmasıdır.
SONUÇ: 19’UN SIRRI VE MİLLETİN KADERİ
Tarih boyunca bazı sayılar, sadece matematiksel değer değil, kaderin dili olmuştur.19, bu dilin en saf, en derin kelimesidir.Kur’an’da bir mucize, Türk tarihinde bir diriliş, Atatürk’ün önderliğinde ise bir tecelli olarak görünür.
Belki de Allah, milletlerin tarihinde de ayetler yaratır.Kimi zaman bir taşta, kimi zaman bir yılda, kimi zaman da bir önderde tecelli eder.Ve 1919’da parlayan o kıvılcım, hem göklerin düzeninde hem yeryüzünün tarihinde ilahi bir hatırlatma olarak yankılanmıştır:
“Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde…”
O fetih bazen Mekke’nin fethidir, bazen de bir milletin esaretten kurtuluşudur.Her ikisinde de aynı el, aynı kudret, aynı imza vardır: 19’un sırrı.
RAHMAN’IN ORDULARI VE ŞEYTAN’IN ORDULARI
Kur’an, iki büyük güçten söz eder: Rahman’ın orduları ve şeytanın orduları.Bir tarafta Allah’ın orduları, yani Rahman’ın evliyası — O’nun dostları, yardımcıları, vahyin izinden giden kullar.Diğer tarafta ise iblisin orduları, yani şeytanın evliyası — onun dostları, iş birlikçileri ve fısıltılarını rehber edinenler vardır.
Kur’an’da “Evliyâullâh” ve “Evliyâuşşeytân” kavramları, iki zıt kutbu temsil eder.Allah’ın dostları, hak yolun bekçileri;şeytanın dostları ise batılın hizmetkârlarıdır.
Allah, seçtiği kullarına vahyi nasıl gönderiyorsa;şeytan da kendi dostlarına fısıltı yoluyla vesvese ve sapkın fikirleri “vahiy” gibi iletir.Nitekim Kur’an’da, “Şeytanlar dostlarına fısıldar” (En’âm, 6/121) buyurularak bu hakikat açıkça belirtilmiştir.
Kur’an’a sırt çeviren kimseler, şeytana teslim edilir.Allah, kendisini anmaktan yüz çeviren kimseye bir şeytan musallat eder.Artık o kişi için şeytan, en yakın dost olur.Ve bu dostluk, kişiyi felakete, karanlığa ve sapmaya sürükler.Çünkü dosdoğru yol, Rahman’ın yoludur;onun tersi ise şeytanın yoludur.
Bizim mücadelemiz, şeytanın çocuklarıyla,yani Allah’a düşman olan, zulmeden, gerçeği gizleyen ve şirk koşanlarla devam eder.Onlar hakikati örter, batılı süsleyerek sunar ve insanı Allah’tan uzaklaştırmak isterler.
Yaşar Nuri Öztürk, “Kur’an Açısından Şeytancılık” adlı eserinde bu hakikati şöyle açıklar:
“Şeytancılık bir inanç değil, bir tutumdur.Şeytan, Allah’a başkaldırının, gerçeği örtmenin ve bencilliği tanrılaştırmanın sembolüdür.Kim Kur’an’ı bırakır, kendi hevasını rehber edinirse o kişi farkında olmadan şeytanın evliyasından olur.”
Öztürk’e göre “şeytancılık”, Kur’an’ın kavramsal sisteminde yalnızca bir iblis inancı değil, hakikate direnişin dinidir.Bu direniş, tarih boyunca farklı yüzlerle — putperestlik, sömürü, ırkçılık, çıkar düzeni ve zulüm olarak — karşımıza çıkmıştır.Dolayısıyla Kur’an, hak yolun yolcularına, yani Rahman’ın ordularına şu çağrıyı yapar:
“Şeytanın adımlarını izlemeyin. O size apaçık bir düşmandır.” — Bakara Suresi, 208. Âyet
Kaynakça
Kur’an Kaynakları
1. Müddessir Suresi, 26–30. Ayetler.
“Onu Sekar’a fırlatacağım. Bilir misin nedir Sekar? Ortada bir şey bırakmaz, hiçbir şeyi görmezlik etmez o. İnsan için levhalar/tablolar sunandır o. Deriyi yakıp kavurandır o. Üzerinde on dokuz vardır onun.”(Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an-ı Kerim Meali, 2022)
2. Nasr Suresi, 1–3. Ayetler.
“Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde; insanları bölük bölük Allah’ın dinine girerken gördüğünde; Rabbini hamd ile tesbih et, O’ndan af dile. Şüphesiz O, tevbeleri çokça kabul edendir.”(Kur’an-ı Kerim Meali, Diyanet, 2022)
3. Zümer Suresi, 9. Ayet.
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”(Kur’an-ı Kerim Meali, Diyanet, 2022)
4. Neml Suresi, 30. Ayet.
“Şüphesiz o (mektup) Süleyman’dandır ve ‘Bismillahirrahmanirrahim’ (Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla) diye başlamaktadır.”
5. Tevbe Suresi, 1–2. Ayetler.
Besmelesiz başlayan tek suredir; savaş ilanı niteliğindedir.(Kur’an-ı Kerim Meali, Diyanet, 2022)
Bilimsel ve Düşünsel Kaynaklar
6. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk,
Kur’an’daki 19 Mucizesi Üzerine Sohbetler (Radyo ve TV konuşmaları, 1990’lar).
Kur’an’daki Temel Kavramlar (Yeni Boyut Yayınları, 1993).
Kur’an’daki İslam (Yeni Boyut, 1992).
7. Rashad Khalifa,
The Computer Speaks: God's Message to the World (Tucson, 1981).
Quran: The Final Testament (Authorized English Version), Universal Unity, 1989.
8. Edip Yüksel,
19: The Code That Will Reshape the World (Brainbow Press, 2009).
Mesaj: Kuran Çevirisi (Ozan Yayıncılık, 2012).
9. İbrahim Esin,
Kuran’daki 19 Sistemi ve Matematiksel Mucize (Kendi yayını, 2005).
10. Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Belgeleri,
Atatürk’ün Nutuk’u (Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1927).
Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt I–III, (Atatürk Araştırma Merkezi, 1981).
Samsun’dan Ankara’ya: Milli Mücadele Kronolojisi (TBMM Yayınları, 2019).
11. Tarihsel Belgeler ve Akademik Çalışmalar,
Zürcher, E. J. (2017). Modernleşen Türkiye’nin Tarihi. (İletişim Yayınları).
Mango, A. (1999). Atatürk: Modern Türkiye’nin Kurucusu. (Sabah Kitapları).
Lewis, B. (1961). The Emergence of Modern Turkey. (Oxford University Press).
Destekleyici Kavramsal Kaynaklar
12. Kur’an’da Tevhid ve Bilim İlişkisi
Nasr, Seyyid Hüseyin. (2003). İslam ve Bilim. (İz Yayıncılık).
Maurice Bucaille. (1976). Kitab-ı Mukaddes, Kur’an ve Bilim. (Çağrı Yayınları).
13. Matematiksel Mucize ve Sayı Sembolizmi Üzerine
Harun Yahya. (2002). Kur’an Mucizeleri. (A9 Yayıncılık).
Prof. Dr. Muhammed Hamidullah. (1980). Kur’an Tarihi. (Beyan Yayınları).
Dini ve Tarihsel Bağlantı Yorumu (Sentez Kaynakları)
14. Prof. Dr. Süleyman Ateş, Kur’an’da Mucizeler ve Sayılar (Ankara Üniversitesi Yayınları, 1998).
15. Prof. Dr. Bayraktar Bayraklı, Kur’an Tefsiri (2004).
16. Ahmet Yaşar Ocak, Türklerde Din Anlayışı ve Tevhid Kültürü (Tarih Vakfı Yayınları, 2010).
Kur’an’daki 19 mucizesi (matematiksel tevhid sistemi)
Tarihsel tecelli: 1919 – Türk milletinin yeniden dirilişi
Atatürk’ün akıl, bilim ve adalet merkezli tevhid anlayışı
17. Kur’an-ı Kerîm:
En’âm Suresi, 6/121
Bakara Suresi, 2/208
Zuhruf Suresi, 43/36–37
Nisa Suresi, 4/76
Fatır Suresi, 35/6
Hac Suresi, 22/40
Saf Suresi, 61/14
18. Yaşar Nuri Öztürk
Kur’an Açısından Şeytancılık, Yeni Boyut Yayınları, İstanbul, 2001.
Bu eserde Öztürk, “şeytancılık” kavramını bir inanç sistemi değil, Kur’an’ın tanımladığı şekilde hakikate direnişin sembolü olarak yorumlar.
Kur’an’daki İslam, Yeni Boyut Yayınları, İstanbul, 1990.
Kur’an’da yer alan “Evliyâullâh” ve “Evliyâuşşeytân” kavramlarının teolojik temellerine açıklık getirir.
İblis, Şeytan ve Cinler Üzerine Kur’an Perspektifi, (çeşitli konferans notları ve vaaz kayıtlarından derlenmiştir).
19. Klasik Tefsir Kaynakları
Taberî, Câmiu’l-Beyân ‘an Te’vîli Âyi’l-Kur’ân, Dâru’l-Ma’rif, Kahire, 1954.
İbn Kesîr, Tefsîru’l-Kur’ân’il-Azîm, Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1992.
Fahruddin er-Râzî, Mefâtihu’l-Gayb (Tefsîr-i Kebîr), Dâru’l-Fikr, Beyrut, 1981.
20. Modern Yorumcular ve Araştırmalar
Mehmet Okuyan, Kur’an Işığında Şeytan ve İnsan İlişkisi, Düşün Yayıncılık, Samsun, 2018.
Okuyan’a göre şeytanın “fısıltı” vahyi, Kur’an’da geçen sembolik bir dil olup, insanın içsel yönelişlerini ve nefisle mücadelesini temsil eder.
Mustafa İslamoğlu, Şeytanın Dostları ve Allah’ın Dostları: Kur’an Kavramları Üzerine Notlar, Düşün Yayınları, İstanbul, 2016.
21. İlaveten Kullanılan Kaynaklar
Diyanet İşleri Başkanlığı, Kur’an Yolu Tefsiri (Elektronik Yayın, 2020).
Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, 9 Cilt, İstanbul, 1936.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI | VİDEO 223
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI | VİDEO 223
İZLETİ: (Facebook)
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI | VİDEO 223
175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI | VİDEO 223
