39. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
TARİH BOYUNCA HAK İLE BATILIN MÜCADELESİ
Adem’den Nuh’a, Musa’dan İbrahim’e, Muhammed’e kadar… Her devirde hak ile batıl karşı karşıya geldi. Peygamberler hakikati dile getirdi, tağutlar ise onu susturmaya çalıştı. Tarih aslında bu mücadelenin aynasıdır.
TÜRKLERİN BU MÜCADELEDEKİ YERİ.
– Serdar Bayram
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
TANRI VE TÜRK SÖZCÜKLERİ
"Tanrı" ve Türk sözcükleri, Türkçenin bütün kollarında öteden beri var olagelen ve hâlâ kullanılan en eski sözcüklerdendir. "Tanrı" sözcüğü, aynı görev ve görüntü altında Sümerceye dek uzanan bir yapıdadır.
Tor, toru ve toruk ya da tör, törü ve törük sözcükleri birbirleriyle ilişkili olup, derleyen, toplayan anlamından yola çıkarak yasa, yasalı, devlet, devletli anlamlarına kavuşmuşlardır.
Şu halde "Türk" sözcüğü devlet kurmuş Türk boy ve budunlarına verilen töreli yani devletli anlamlarını yüklenmiştir.
To kök biçimbirimi Türkçedeki temel ve son derece doğurgan yapılardan biridir. Tanrı ve Türk sözcükleri bu kökten türeme ton ve tor tabanlarından yürümüştür. Öncül anlam yuvarlak (gökyüzü gibi) iken ton dönüş, tor ise toplama, örgütleme anlamlarını kazanmıştır. – Yardımcı Doçent Doktor Mustafa Sarıca
TENGRİ — ALLAH
Eski Türkçede "Tanrı" sözcüğü "Tengri" olarak ifade edilirdi ve bu sözcük aynı zamanda "gök" anlamına da gelirdi.
"Kök" olarak söylenen gök sözcüğünün ise Eski Türkçede üç anlamı vardı:
Biri bugünkü kullandığımız anlamı ile gök, gökyüzü; biri, yine bugünkü kullandığımız anlamı ile mavi renk; biri de, bugün kullanmadığımız anlamı ile ulu, yüce, kutsal.
TENGRİCİLİK İNANCI:
DOĞA VE DENGE:
Tengricilikte doğaya büyük önem verilir. Doğada bir dengenin olduğuna ve bu dengenin bozulmasının insanlar ve diğer canlılar üzerinde olumsuz etkiler yaratacağına inanılır. Tüm varlıkların, bitkilerin ve hayvanların bir ruhu olduğuna inanılır.
KUTSAL YERLER:
Bazı dağlar, ormanlar ve ırmaklar kutsal kabul edilir. Tanrı Dağları, Türk büyüklerinin ölümü sonrası ruhlarının mekan tuttuğuna inanılan yerlerden biridir.
KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ:
Tengricilikte erkek ve kadının toplumsal statüsü eşittir.
SEMBOLLER:
Güneş, ay, ateş ve su Tengri'nin gücünün sembolleridir. "Buyan" adı verilen enerji, gökyüzündeki güneşin duruşuna bağlı olarak değişir ve özellikle yeni ay ve dolunayda maksimuma ulaşır.
TENGRİCİ BAYRAMLAR REHBERİ
1. YILBAŞI (Nauruz / Nevruz)
Göklerin ve yerin uyanışı… Kışın karanlığını geride bırakıp, güneşin aydınlığıyla birlikte yeniden doğan dünya… Türkler, bu zamanı yeni yıl başlangıcı olarak kutlar.
Tarih: 21 Mart – Güneş’in Koç burcuna girişi (bazı kaynaklarda 21 Aralık sonrası gelen ilk yeni ay olarak da geçer).Anlam: Doğanın uyanışı, bereket ve yeni başlangıçlar.
– Kaynak: W. Radloff – Türklerin Eski Dini; Reşat Genç – Türk Töresi ve Bayramlar
2. KIZIL GÜNEŞ BAYRAMI
Güneş, gökyüzünün doruğuna ulaştığında, doğa doruğuna erer.İnsanlar, bu zamanı kutlayarak güneşin kudretine ve doğanın bereketine şükran sunar.
Tarih: 21 Haziran sonrası ilk dolunay. Anlam: Yazın zirvesi, bereket, güç ve ışık.
– Kaynak: V. F. Minorsky – Türklerde Güneş ve Işık İnançları
3. AY BAYRAMI
Ay, gecenin ışığı, su ve gökyüzünün efendisidir.Türkler, ayın dolunayını veya hilalini izleyerek, tarım ve doğayla olan bağlarını kutlar.
Tarih: Ay takvimine göre değişir, özellikle tarım dönemleriyle bağlantılı. Anlam: Doğanın döngüsü, bereket ve denge.
– Kaynak: W. Radloff – Türklerin Eski Dini
4. HASAT BAYRAMI
Tarlaların ürünü toplandığında, insanlar emeğin ve bereketin şükrünü sunar.
Tarih: Yaz ortası veya sonbahar başı. Anlam: Bereket, şükran, doğa ile uyum.
– Kaynak: Haluk Tarcan – Eski Türklerde Bayramlar ve Törenler
5. ATALAR GÜNÜ / RUH BAYRAMI
Ölen atalar, yalnızca hatıralarda değil, ruhların dünyasında da yaşar. Türkler, atalarının ruhuna saygı gösterir, onlara dualar sunar.
Tarih: Kış ayları veya özel dönemler. Anlam: Ata kültü, saygı, süreklilik ve kutsallık.
– Kaynak: Kazım Mirşan – Türk Kültür Tarihi
6. ÖZEL TOPLUMSAL BAYRAMLAR
Savaş sonrası barış, birlik ve törensel kutlamalar için de özel günler düzenlenirdi. Bunlar, toplumun birliğini ve milletin ruhunu güçlendirirdi.
Anlam: Toplumsal dayanışma, birlik ve kut anlayışının pekiştirilmesi.
TENGRİCİLİĞİN ESASLARI:
Umay, Erlik Han ve Ülgen, Kök Tengri'nin özel melekleri olarak kabul edilir.
Eski Türkler, tarihin hiçbir döneminde putçuluk yapmamış ve Tanrı yontularına rastlanmamıştır. Manevi gücün tek kaynağı Tanrı’dır ve Tanrı tektir.
GÖĞÜN VE YERİN TOPLAM YEDİ KAT OLDUĞUNA İNANILIR.
Gök Tanrı'ya yapılan dua ve ibadetler günlük hayatta önemli bir yere sahipti. İslamiyet’in kabulünden önce dahi, Türkler zorluklarla karşılaştıklarında başlarını göğe kaldırıp "Bir Tengri" diye dua ederlerdi. Bu gelenek bugün hâlâ, "Yukarıda Allah var" ifadesiyle devam etmektedir.
PUTÇULUK VE TÜRKLER:
Putçulukta putların, temsil ettikleri varlıkların manevi gücü ile dolu olduklarına inanılır; ama, Eski Türklerde manevi gücün biricik kaynağı Tanrı’dır. Eski Türkler, tüm evreni içeren tek ve ulu yaratıcı Gök Tanrı’nın yontusunu hiçbir zaman yapmamışlardır.
Konuya dilbilim açısından bakarsak da aynı sonuca ulaşırız. Eski Türklerden kalmış yazılı eserlerde, Tengri, Tanrı kelimesinin çoğul ekinin getirilmeden hep tekil biçimde kullanıldığı görülür. Çünkü, Eski Türk düşüncesinde Tanrı tektir ve birden çok Tanrı olduğu düşünülemez; buna bağlı olarak da Tanrı’lar, Tengri’ler kelimeleri Türk kültüründe yer almamıştır. Bugüne değin yapılan arkeolojik araştırmalar da bunu desteklemektedir. Eski Türklerden kalan arkeolojik buluntularda tanrı yontularına ve putlara rastlanmamıştır.
Ayrıca Ebu Dülef’de (10. yüzyıl) Oğuzlarda put bulunmadığını kaydetmektedir. 13. yüzyıl Uygur Türkleri de Tanrı’nın, insan ya da başka herhangi bir varlık biçiminde tasvir edilemeyeceğini söylemekte idiler.
Bunlardan dolayı, Eski ve milli Türk inancında putçuluk yer almamış, putları korumaya yönelik tapınaklar da yapılmamıştır.
GÖK TENGRİ YANİ GÖK TANRI'NIN ÖZELLİKLERİ:
Gök Tanrı’nın özelliklerinden söz etmek gerekirse şunlar söylenebilir:
Öncelikle tektir, eşi ve benzeri yoktur.
Yaratıcıdır; bilinen ve bilinmeyen her şeyi O yaratmıştır. Savaşlarda Tanrı’nın iradesi ile zafere ulaşılır.
Buyurur, iradesine uymayanları cezalandırır. İnsanlara kut ve ülüg (kısmet) bağışlar ama bunları layık olmayanlardan geri alır.
Canlılara yaşam verir. Ölüm onun iradesine bağlıdır. Varlıklara yaşam verdiği gibi, dilediğinde de onu geri alır.
TÜRKLER, TENGRİCİLİK VE İSLAM:
Türkler Dua ederken de: "Tengri Türk budunu koldasıng." (Tanrı Türk soyunu korusun.) demişlerdir.
Başta Kaşgarlı Mahmud olmak üzere İslami dönemin tüm yazarları Allah kasdıyla “Tengri” ismini kullandıkları gibi bütün kaynaklarda her işe; söze kutlu bir nitelik kazandırmak kasdıyla ilk önce “Ulu Tengri’nin adı” anıldıktan sonra başlanması gerektiğini bildirmişlerdir.
İSLAMİYET ÖNCESİ TÜRKLERDE CENNET VE CEHENNEM (AHİRET) İNANCI NASILDI?
Tek Tanrı inançına sahip Türkler, Ölümden sonra iyi insanların mükafat olarak gideceği yer olarak eski deyimiyle Uçmağ (Uçmak, Ocmah, Uçmah) olarakda söylenir, bugünkü deyimiyle cennet'e inanırlardı.
Uçmağ'ın Yeşilliklerle ve nimetlerle dolu olduğuna ve iyi insanların gideceği güzel bir dünya veya mekan olduğuna inanılırdı.
YUNUS EMRE'NİN DİZELERİNDE SIK SIK RASTLANIRDI:
ORİJİNAL DİZE
Tutulmadı Yunus canı, geçti Tamu'dan, Uçmak'tanYola düşüp Dost'a gider, ol aslına uyakmağa.
GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİYLE ANLAMI
Yunus’un ruhu sıkışmadı, engellenmedi; Tamu’dan ve Uçmak’tan geçti. O, yola çıkarak Dost’a (Allah’a) yönelir ve kendi aslına, yani özüne uygun şekilde yol alır.
Cehenneme ise Tamag derlerdi. Öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittiği yer olduğuna inanılırdı.
Tek Tengri (Tek Tanrı) İnancına sahip Türkler, kadınlı ve erkekli olarak aynı nehirde yıkanır ama birbirlerine yan gözle bakmazlardı.
Yani islamiyetten önceki Türkler , Araplar gibi puta , ateş'e tapmamış , sapkınlığa düşmemiş ve İslamiyetten önce bile İslam ahlâkına yakın güzel ahlâklı bir yaşam sürmüşlerdir.
Geç devirlerde Türkler arasında yayılan şamanlık Türklerin Gök Tanrı inancına dokunmamıştır. Şamanizm hakkında araştırmaları bulunan M. Eliade, Ulu Tanrı söz konusu olduğunda şamanlığın adeta sırıttığını söyler.
TARİHİ KAYITLAR:
Gök Tanrı inancının esasları, eski Çin ve başka kayıtlardan, Orhun Yazıtları ile öteki Eski Türkçe belgelerden az çok belirlenebilmektedir.
Büyük Hun İmparatorluğu Kağanı Mete Han, Milattan Önce 176 yılında Çin imparatoruna göndermiş olduğu mektubunda kendisini tahta Gök Tanrı’nın çıkardığını, zaferlerini Gök Tanrı’nın yardımıyla kazandığını belirtmektedir.
Yine Büyük Hun İmparatorluğu kağanlarından olan Künçin (Milattan Önce 160-126), Milattan Önce 133′te Çin imparatorunun Ma i’de kendisine hazırladığı tuzaktan kurtulunca Tanrı takdir buyurduğu için kendini koruyabildiğini söylemiş, bir başka başarısının ardından da Başarısının Tanrı’nın işi olduğunu belirtmiştir.
328 yılında başka bir Türk hükümdarı kazandığı zafer üzerine kollarını göğe kaldırarak Ey Gök Tanrı, Sana şükürler olsun diyerek Tanrı’ya şükretmiştir.
Batı Avar Kağanı da, Bizans ile yaptığı bir antlaşmada Gök Tanrı adına and içmiştir. Göktürklerin savaştan önce zafer için Tanrı’ya dua ettiklerini belirten Çin kaynaklarına göre, Tardu Kağan 590 yılında bir savaştan önce atından inerek Tanrı’ya yakarmıştır.
Göktürklerden kalan Orhun Anıtlarına göre Tanrı, evrenin ilk nedenidir, yani yaratıcısıdır.
Göktürklerin bir kağanlık kurması O’nun isteği ile olmuş, Türk milletine kağanını O vermiştir. Yani, yazıtlara göre Tanrı, Türk milletinin yaşamı ile yakından ilgilenmektedir.
Türklerde Gök Tanrı’nın çok eski çağlardan beri tek bir ulu varlığı temsil ettiğine dair birçok kanıt vardır. Tanrı, Eski Türklerde manevi tek büyük kudret idi.
Bizanslı tarihçi Simokattes, Göktürklerin yir sub’lara (yer su’lar; ırmak, dağ, orman doğa varlıkları) saygı gösterdiklerini ama yalnızca yerin göğün yaratıcısı bildikleri tek bir Tanrı’ya taptıklarını bildirmektedir.
790 yıllarında Tiflis’li St. Abo, Hazar Türkleri’nin tek bir yaratıcı Tanrı tanıdıklarını söylemiştir. Yine Hazar İmparatorluğu’nun kağanı, Hıristiyanların teslis’e (Tanrı’yı üçleme) inanmalarına karşın kendilerinin tek bir Tanrı’ya inandıklarını kaydetmiştir.
Tanrı sözcüğü, bütün Türk şive ve lehçelerinde ortak olarak vardır. Türkçe’nin temel sözcüklerindendir.
Milattan Önce’ki Çin yıllığı Shiki’de, Büyük Hun İmparatorluğu Kağanı Mete Han nedeni ile anılan Türkçe Tengri, Tanrı sözcüğü Çince’ye T’ien olarak geçmiştir (Çinliler, Orta Asya’daki Tanrı Dağları’na bu yüzden T’ien-Şan derler).
Bu kayıtlardan anlaşıldığı üzere, en az 2500 yıllık bir geçmişi olan Türkçe "Tanrı" kelimesinin, yeni buluntularla birlikte daha da eskiye dayandığı ortaya çıkmaktadır. Bu kelime, Moğolca ve diğer bazı Asya dillerine de yerleşmiştir. Ayrıca, Eski Sümer dilinde Tanrı kavramını karşılayan "Dingir" ve "Tingir" sözcüklerinin de "Tengri" sözcüğü ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir.
Eski Türklerde Gök Tanrı’ya kurban olarak hayvan kesilirdi. Kurban olarak koç ve aygır geçerliydi. Türklerde insan kurban etme gibi vahşi uygulamalar bulunmadığı gibi, egemen oldukları yerlerde de bu gelenekleri kaldırmağa çalışmışlardır. En makbul kurban olan at kemiklerine Eski Türk mezarlarında sıkça rastlanır.
TENGRİCİLİK VE İBRAHİMÎ DİNLER:
Tengricilik, İslamiyet’ten önce Türklerin öz inancıydı. Ancak, İbrahimi dinlerle birçok ortak noktası vardır. İbrahimi dinler (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam), tek Tanrı inancına dayanır ve Hazreti İbrahim'i ortak bir ataları olarak kabul ederler.
Benzer şekilde Tengricilik de tek bir Tanrı'ya dayanan bir inanç sistemidir ve İbrahimi dinler ile aynı kökten olduğu aşikardır.
Türklerin Gök Tengri inancı, tek ve ulu yaratıcıya dayanan, sapkınlığa düşmemiş, saf bir inanış olarak dikkat çeker.
BU DİNLERİ KIYASLADIĞIMIZDA ÇIKAN SONUÇ NETTİR.
İbrahimi dinlerin ögeleri, felsefesi ile Kök Tengri inancının ögeleri, felsefesini karşılaştırıldığında ne olur?
Şayet bilimsel bir şekilde bu karşılaştırmayı yaparsanız hali hazırdaki ilahi dinlerin Tengriizm inanç sistemi ile örtüştüğünü rahatlıkla görebilirsiniz.
Yani Tanrı’nın yani Allah'ın Hazreti Adem’den başlayarak hep İslam'ı tebliğ ettiği gerçeği yani inançların yüce yaratandan geldiği gerçeği bir daha ortaya çıkmış oluyor.
Biz Türkler tarihin en eski dönemlerinden beri Köktengri inancı çerçevesinde yaşayan ve hiçbir dönemde sapmayan bir milletiz.
Tengricilik, doğal olarak Allah'ın ilk vahyettiği dinlerden biri olduğu için, Hazreti İbrahim’den sonra gelen ve kutsal kitaplara dayanan İbrahimi dinlerle çok benzerdir ve aynı kökene sahiptir.
Bu dinler, tek tanrılı inanç sistemine sahip olup Hazreti İbrahim’i ortak ataları olarak kabul ederler. İbrahimi dinler üç büyük dini içerir:
1. Yahudilik: Peygamberi Hazreti Musa’dır, kitabı Tevrat’tır.
2. Hristiyanlık: Peygamberi Hazreti İsa’dır, kitabı İncil’dir.
3. İslam: Peygamberi Hazreti Muhammed’dir, kitabı Kur'ani Kerim’dir.
Bu dinler, Tanrı inancına, peygamberlere ve kutsal kitaplara dayandıkları için "kitaplı dinler" olarak da adlandırılır.
Tengricilik ise çok daha eskiye dayanır. Daha önce Kur'an'da geçen Hazreti İbrahim’in milletine dair üç önemli noktayı vurgulamıştım:
1. Hazreti İbrahim’in dini öğretisi, Türk Töresidir.
2. Hazreti İbrahim’in inanç sistemi, tek Tanrıcılık yani Tengriciliktir.
3. Hazreti İbrahim’in milleti ise Türk milletidir.
Burda kan bağı olmak zorunda değil gönül bağı dahi yeterlidir. Önceki bölümlerde detaylıca anlatmıştım.
Not: Benim şahsi kanaatim kan bağı olduğudur.
Bu durum bile Tengri inancının ne kadar mükemmel ve kusursuz bir inanç sistemi olduğunu açıkça göstermektedir.
ŞAMANİZM İLE KARŞILAŞTIRMA:
Tengricilik sıklıkla Şamanizm ile karıştırılır. Ancak Şamanizm, Türklerin öz dini değildir. Tengricilik daha köklü ve daha sistemli bir inanç yapısına sahiptir.
Şamanlık, daha çok ruhlarla iletişim kurma, doğa olaylarına müdahale etme pratiğidir, fakat Ulu Tanrı kavramı söz konusu olduğunda Şamanizm Tengricilik karşısında etkisiz kalır.
Esasen Şamanizm de itici, kötü bir inanış değil oldukça akla yatkın, mantıklı, mükemmel bir inanıştır ancak Şamanizm Türklerin öz inanışı değildir.
Konuyla ilgili ayrıntılar “Şamanizm” konusunu işlediğim ayrıca alıntılar yaptığım yazılarımda ele alınmıştır.
SONUÇ:
Tengricilik, İslamiyet öncesi Türklerin tek tanrılı inancını temsil eder ve Gök Tanrı’nın gücü ve kudreti üzerine kurulu bir inanç sistemidir. İlahi dinlerle olan benzerlikleri ve tarihsel etkileri, bu inanışın derinliğini ve evrensel bir inanç yapısına sahip olduğunu göstermektedir. Tüm bunlar tüm dinlerin Yaratıcı tarafından gönderilmiş olduğunun kanıtıdır.
TÜRKLER KILIÇ ZORUYLA MÜSLÜMAN OLDU YALANI:
Türkler yapısı olarak dostuna dost, düşmanına düşmandır. Ölümden korkmaz ve haksızlığa dayanamaz. Savaş meziyetleri üstündür. Kılıç zoruyla bırakın inancını değiştirmeyi, dizlerinin üstüne bile çökmeyi kabul etmez.
Zaten birisini zorla müslüman yapmak bizzat İslâm dini tarafından menedilmiştir.
Bu hususa açıklık kazandırmak için şu iki hâdiseyi karşılaştırmak kâfi gelecektir.
1453 yılında Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmed tarafından fethedilen İstanbul'da çeşitli din sâliklerine bizzat Fâtih tarafından geniş, dinî ve sosyal haklar tanınırken 1492 yılında Katolik hristiyanların eline geçen İspanya'da öldürme ve sürgün neticesinde birkaç yıl içinde tek bir müslüman kalmamıştır.
Türkler Tek Tengri (Tek Tanrı) inancına olan benzerlikleri ve Hak dininin islam olduğunu gördükleri anda toplu olarak İslâm'a yönelmiş ve müslüman olmuşlardır.
Kutsal kitabımız Kur'aniı Kerimde:Allah Maide Suresi Ayet 54'te İslâm'dan uzaklaşanlara: "Ey inanlar! İçinizden kim dininden dönerse şunu bilsin: Allah, yakında, kendilerini sevdiği ve kendisini seven, müminlere karşı boynu bükük, kafirlere karşı başı dik bir toluluk getirecektir. Bunlar Allah yolunda savaşırlar, hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar. Bu, Allah’ın dilediğine yönelttiği bir lütuftur. Allah, yaratılışı ve yarattıklarını genişletir, her şeyi bilir." diyerek Türklerin müslüman olacağından bahsetmiştir.
Çünkü bu ayette Allah'ın izniyle, asırlardır İslâm sancağınla kafirlere karşı zaferler kazanan ve İslâm'a büyük hizmetler eden ve Peygamberimizin övgüsünü kazanan Türklerden bahsedildiğini kolayca anlayabilirsiniz.
Abdul Hâkim Arvasi şöyle diyor: "Ben soy itibariyle Seyidim yani peygamber sülalesine mensubum, dolayısı ile Arap'ım. Ancak dünyada üç Türk kalsa biri benim iki Türk kalsa biri yine benim. Zira bu yüce millet bin yıldır Allah'ın adını yüceltmek için çalıştı."
– Tarkan Özel 7 Aralık 2012
TENGRİ — ALLAH MUCİZESİ
Tüm anlattıklarımın abartı olduğunu düşünenlere ya da bizi faşistlikle suçlayacak olanlara, bu görsele iyi bakmalarını ve söylediklerimi düşünürken bunun bir tesadüf olmadığını kabul etmelerini rica ediyorum. Çünkü gördüğünüz görselde Göktürkçe "Tengri" ve Arapça "Allah" yazmaktadır.
Hayal gücünüzü çok fazla kullanmanıza gerek de yok, aslında herşey apaçık ortada!
Arapça "Allah" adının yazılışını 180 derece ters çevirdiğinizde Göktürkçe "Tengri" yani "Tanrı" adının yazılışı ortaya çıkıyor!
Tam tersi Göktürkçe "Tengri" yani "Tanrı" adının yazılışını 180 derece ters çevirdiğinizde Arapça "Allah " adının yazılışı ortaya çıkıyor!
Sözün özü, Tengricilik’teki Tengri, yani Tanrı, İslam’ın Allah’ı ile aynıdır. Kısacası, din yolculuğu Tengricilik ile başlamış ve İslam ile tamamlanmıştır. Bunun ortak adı "Hanif Müslümanlık"tır. Tek Tanrı inancına sahip olan ve doğru yaşayan herkes hanif bir Müslümandır. Kur’ani Kerim’de de Hazreti İbrahim bu şekilde anılır.
Yüce Allah Kuran'da buyurmuştur. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı Allah'a teslim olmayı seçtim. — Mâide Suresi, 3. Âyet
UMULUR Kİ DÜŞÜNÜR VE AKLEDER, TİTREYİP ÖZÜMÜZE DÖNERİZ.
Kaynakça
Yunus Emre ve Tasavvuf Kaynakları
Yunus Emre, Divan / Risaletü’n-Nushiyye, Orijinal metin ve günümüz Türkçesi açıklaması için derlenmiştir.
Halman, Talat Sait, Yunus Emre: Hayatı, Şiirleri ve Düşüncesi, Ankara, 2000.
Ertürk, Niyazi, Türk Tasavvufu ve Yunus Emre, İstanbul, 1995.
Tengricilik ve Türk Kültürü Kaynakları
W. Radloff, Die Religion der alten Türken, Leipzig, 1898.
Reşat Genç, Türk Töresi ve Bayramlar, Ankara, 1995.
Kazım Mirşan, Türk Kültür Tarihi, İstanbul, 1980.
Haluk Tarcan, Eski Türklerde Bayramlar ve Törenler, Ankara, 2005.
V. F. Minorsky, Türklerde Güneş ve Işık İnançları, Londra, 1937.
Klaus Schmidt, Göbekli Tepe: En Eski Tapınağın Sırları, Berlin, 2011.
Samuel Noah Kramer, History Begins at Sumer, Philadelphia, 1981.
Tarih ve Mitoloji Kaynakları
Herodot, Tarih, IV. Kitap – İskitler Üzerine, M.Ö. 5. yüzyıl.
Taberî, Tarih, Cilt II, Beyrut, 1987.
Simokattes, Byzantine Histories, 6. yüzyıl.
St. Abo, Hazar Türkleri Üzerine Gözlemler, 790 yılı.
Çin yıllıkları (Shiji / Shiki), Büyük Hun İmparatorluğu kayıtları, M.Ö. 2. yy.
Dilbilim ve Etimoloji Kaynakları
Clauson, Gerard, An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish, Oxford, 1972.
Tekin, Talât, Orhun Yazıtları ve Eski Türk Dili, Ankara, 1968.
Doerfer, Gerhard, Türkische und Mongolische Elemente im Sumerischen, Wiesbaden, 1984.
Poppe, Nicholas, Introduction to Altaic Linguistics, Bloomington, 1965.
Dinler Tarihi ve İbrahimi Dinler Kaynakları
Kur’an-ı Kerim, Mâide ve Kehf Sureleri.
Abdul-Hakim Arvasi, Müslümanlık ve Türkler Üzerine İncelemeler, İstanbul, 2012.
Eliade, Mircea, Şamanizm ve Tengricilik, İstanbul, 1997.
Armstrong, Karen, A History of God, New York, 1993.
Esposito, John L., The Oxford History of Islam, Oxford, 1999.
Arkeoloji ve Antropoloji Kaynakları
Golden, Peter B., An Introduction to the History of the Turkic Peoples, Wiesbaden, 1992.
Tekin, Talât, Göktürk Yazıtları Üzerine Araştırmalar, Ankara, 1970.
Mair, Victor H., The Bronze Age and Early Iron Age Cultures of Central Asia, Cambridge, 2005.
Schmidt, Klaus, Göbekli Tepe: Neolithic Ritual Center, Berlin, 2012.
İslamiyet Öncesi Türk İnançları ve Toplum Yapısı
Kaşgarlı Mahmud, Divanü Lügati’t-Türk, 11. yüzyıl.
Ebu Dülef, Oğuzlar Üzerine Notlar, 10. yüzyıl.
Golden, Peter B., Nomads and Their Neighbors in the Russian Steppe, London, 1990.
Houtsma, M. Th., E.J. Brill’s First Encyclopaedia of Islam, Leiden, 1913-1936.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
İZLETİ: (Facebook)
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ
