38. bölüm / 295
KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
Bölümler 295Şu an: 23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
- 1 KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU181 kelime
- 2 İSTİKLAL MARŞI274 kelime
- 3 İLKSÖZ364 kelime
- 4 ÖNSÖZ587 kelime
- 5 HAKKIMDA243 kelime
- 6 ÖZGEÇMİŞİM TANITIM (ÖN BİLGİ) 11.723 kelime
- 7 ÖZGEÇMİŞİM TANITIM (ÖN BİLGİ) 2543 kelime
- 8 BU ESERİ HAZIRLAMA GEREKÇEM590 kelime
- 9 UYGULANAN METOT — İZLENEN YOL394 kelime
- 10 TANITIM — BÜTÜN ESERLERİ — YAPAY ZEKÂNIN DEĞERLENDİRMESİ881 kelime
- 11 GİRİŞ BEN HAKİKATİN YOLCUSUYUM782 kelime
- 12 ARKA KAPAK YAZISI360 kelime
- 13 SON SÖZ481 kelime
- 14 KİTAP TANITIM YAZISI375 kelime
- 15 MÜNÂCÂT182 kelime
- 16 1. TENGRİCİLİK: PANTEİST İNANÇ MI, KOZMİK TEVHİT Mİ?5.219 kelime
- 17 2. TENGRİCİLİK: TÜRKLERİN KADİM KÖK TENGRİ (GÖK TANRI) İNANCI3.560 kelime
- 18 3. TÜRKLERDE GÜNEŞ DOĞMADAN VE BATMADAN ÖNCE GÖK TENGRİ’YE DUA ETME GELENEĞİ828 kelime
- 19 4. . TÜRKLERİN DUASI602 kelime
- 20 5. TÜRK MİLLETİ VE İNANÇ KONUSU4.136 kelime
- 21 6. SÜMERLER GERÇEKTEN ÇOK TANRILI MIYDI?6.108 kelime
- 22 7. KÖK DİL ARAYIŞI VE TÜRKÇE Doçent Doktor Haluk Berkmen1.542 kelime
- 23 8. BATININ DİLİNİN ALTINDAN TÜRKÇE ÇIKTI!1.212 kelime
- 24 9. BABİL KULESİ VE DİLLERİN KARIŞMASI8.717 kelime
- 25 10. TÜRKLER KILIÇ ZORUYLA MI İSLAM'A GEÇTİ? TARİH, SİL BAŞTAN YAZILMAK ZORUNDA KALACAKTIR.3.026 kelime
- 26 11. MİLLETLERİN İNANÇ SERÜVENİ VE TÜRKLERİN TEKTANRICI MİRASI11.551 kelime
- 27 12. HAK İLE BATILIN MÜCADELESİ: TÜRK MİLLETİ VE ŞEYTANIN FISILTILARI543 kelime
- 28 13. FAŞİZMİN ÖLÇÜSÜ: IRKÇILIK VE DİNCİLİK Mİ, MİLLİYETÇİLİK VE DİNDARLIK MI?892 kelime
- 29 14. SOYDAN DEĞİL, HAKTAN YANA OLMAK: HAZRETİ İBRAHİM’İN DUASI VE GERÇEK MİLLİYETÇİLİK814 kelime
- 30 15. ANAV'DAN GÖBEKLİTEPE'YE: İLK UYGARLIKLARIN DOĞU’DAN BATI’YA YAYILAN KÜLTÜREL KODLARI VE TÜRKLERİN KADİM MİRASI1.131 kelime
- 31 16. BİR ATEİSTE CEVAP İSLAM BİR ARAP DİNİ MİDİR?2.219 kelime
- 32 17. TÜRKLERİN ANADOLU'DAKİ TARİHİ SANILANDAN ÇOK DAHA ESKİDİR1.255 kelime
- 33 18. TÖREYE VE KUR’AN’A GÖRE DOĞA MANİFESTOSU683 kelime
- 34 19. TEZ: HAZRETİ NUH’TAN OĞUZ KAĞAN’A – TÖRE’NİN İLAHİ KÖKENİ ÜZERİNE BİR İNCELEME2.437 kelime
- 35 20. KUR’AN’DA TUVA VADİSİ VE HAZRETİ MUSA’NIN KÖKENİ ÜZERİNE TARİHÎ VE KÜLTÜREL ALTERNATİF OKUMALAR4.265 kelime
- 36 21. AMERİKALI YAZARA GÖRE TÜM DÜNYANIN KÖKENİ ASLINDA TÜRK1.348 kelime
- 37 22. TABULAR YIKILIYOR…!TUFAN NEREDE? VE NE ZAMAN OLMUŞTU..!?2.270 kelime
- 38 23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı6.243 kelime · Okuduğun bölüm
- 39 24. TÜRKLERİN KÖKTENGRİ İNANCI – TEK TANRICILIK VE TEVHİD: HAKKIN TEMSİLCİLİĞİ2.743 kelime
- 40 25. TARİHTEN SONSUZLUĞA: TENGRİ, TEVHÎD VE KUTSAL DÜZENİN SÜREKLİLİĞİ2.199 kelime
- 41 26. TENGRİCİLİK'TEN İSLÂM’A GEÇİŞ: KARAHANLILAR DÖNEMİ VE SATUK BUĞRA HAN’IN DÖNÜM NOKTASI994 kelime
- 42 27. TARİHTEN SONSUZLUĞA: TENGRİ, TEVHÎD VE KUTSAL DÜZENİN SÜREKLİLİĞİ — KUT — İLÂHÎ MEŞRUİYET 1. KUT — İLÂHÎ MEŞRUİYET1.044 kelime
- 43 28. MİLLİYETÇİLİK VE DİNDARLIK8.630 kelime
- 44 29. CENGİZHAN YASASI MI —TÜRK TÖRESİ Mİ — İSLAM ŞERİATI MI [Yasa-Töre-İnanç]9.885 kelime
- 45 30. TEK DÜNYA DEVLETİ HAYALİ — BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ GERÇEKLERİ2.309 kelime
- 46 31. BİR KUR'ANI KERİM İLKESİ: TE' ÂRUF!2.536 kelime
- 47 32. ADALETİN ZALİMLE SINAVI: ALLAH İLE ALDATANLAR VE ZULÜM DÜZENİ3.601 kelime
- 48 33. TÜRK KİMLİĞİNİN SİLİKLEŞMESİ841 kelime
- 49 34. ALLAH DOSTLARININ MÜCADELESİ VE ZALİMLERİN TAVRI1.658 kelime
- 50 35. KUR'AN'IN İNİŞ SIRASINA GÖRE İLK DÖRT SURESİ (Kısa Tefsir ve Özeti)5.785 kelime
- 51 36. TÜRK BİRLİĞİ: MEDENİYETİN YENİ UFKU VE KÜRESEL BARIŞIN TEMİNATI2.038 kelime
- 52 37. LİDER KİM? TÜRK DÜNYASININ DAĞILAN MERKEZ GÜCÜ || 1. BÖLÜM678 kelime
- 53 38. KAYIP KİMLİK — “TÜRKÜM” DEMEK SUÇ MU OLDU? || 2. BÖLÜM565 kelime
- 54 39. TÜRK DÜNYASI NEDEN ÇİN'E YANAŞTI? İHANET Mİ, MECBURİYET Mİ? || 3. BÖLÜM586 kelime
- 55 40. SIĞINMACI POLİTİKASI VE TÜRK KİMLİĞİNİN EROZYONU — DEMOGRAFİ SAVAŞI BAŞLADI MI? || 4. BÖLÜM495 kelime
- 56 41. TÜRK KİMLİĞİNİ YENİDEN TANIMLAMAK — BİRLİK Mİ, ÇÖKÜŞ MÜ? || 5. BÖLÜM531 kelime
- 57 42. TÜRK BİRLİĞİ GERÇEKTEN MÜMKÜN MÜ? — HAYAL DEĞİL, STRATEJİ MESELESİ! || 6. BÖLÜM562 kelime
- 58 43. TÜRK BİRLİĞİ KURULURSA NE OLUR? — YENİ BİR MEDENİYET KUTBUNUN YÜKSELİŞİ || 7. BÖLÜM607 kelime
- 59 44. ARAPÇILIK MI, TÜRKCÜLÜK MÜ? — KİMLİĞİMİZİ KİME TESLİM ETTİK? || 8. BÖLÜM507 kelime
- 60 45. 15 MİLYON SIĞINMACI — TÜRK VARLIĞINA YÖNELİK SESSİZ İŞGAL || 9. BÖLÜM614 kelime
- 61 46. TÜRK DEVLETLERİ NEDEN ÇİN’E YAKINLAŞTI? — KOPUŞUN GİZLİ NEDENLERİ || 10. BÖLÜM600 kelime
- 62 47. TÜRK KİMLİĞİNİN GELECEĞİ VE YENİ BİR BİRLİK MÜMKÜN MÜ? || 11. BÖLÜM — SOMUT STRATEJİLER VE VİZYON479 kelime
- 63 48. YA TÜRKSÜN, YA MÜSLÜMAN: KURGULANMIŞ BİR AYRILIK HİKÂYESİ639 kelime
- 64 49. KİMLİK Mİ İNANÇ MI? MÜSLÜMANLIK ÜST KİMLİK OLAMAZ!789 kelime
- 65 50. TÜRK KÜLTÜRÜNDE VE MİTOLOJİSİNDE YARALI BİR GEYİĞİN ŞEHRE İNMESİ808 kelime
- 66 51. DOĞANIN SABRI TAŞTI: TÜRK TÖRESİ VE İLAHİ NİZAMİN SON UYARISI1.772 kelime
- 67 52. DUA MI, TEDBİR Mİ? GÖKTEN YAĞMUR DEĞİL, SORUMLULUK BEKLENİR928 kelime
- 68 53. ORMANI YAKAN, HAYATI YAKAR!634 kelime
- 69 54. ADALETİN ÖLÇÜSÜ: PEYGAMBER BİLE SORUMLUYKEN, KİMSE DOKUNULMAZ DEĞİLDİR2.540 kelime
- 70 55. TARİHİ KONUŞMANIN ASLI BUDUR1.362 kelime
- 71 56. TERÖRSÜZ TÜRKİYE Mİ?543 kelime
- 72 57. YENİ OSMANLICILIK, ÜMMETÇİLİK YENİ OSMANLICILIK NEDİR?3.551 kelime
- 73 58. TERÖR İLE MÜCADELEDE GERÇEKLER EN GÜÇLÜ SİLAHIMIZ OLACAKTIR!5.220 kelime
- 74 59. YENİ OSMANLICILIK DENİLEN ŞEY NEDİR?1.193 kelime
- 75 59. YENİ OSMANLICILIK DENİLEN ŞEY NEDİR?1.164 kelime
- 76 60. TÜRKLÜK VE ÜMMETÇİLİK TÜRK BİRLİĞİ VE YENİ OSMANLICILIK613 kelime
- 77 61. BÜYÜK TÜRK MİLLETİ: ZULME KARŞI SAFLARI SIKLAŞTIRALIM1.495 kelime
- 78 62. GÖĞÜN GÖLGESİNDE YÜKSELEN İMAN498 kelime
- 79 63. HIDIRELLEZ – TENGRİ’NİN BAHŞETTİĞİ UMUT GÜNÜ371 kelime
- 80 64. HIDRELLEZ NEDİR?497 kelime
- 81 65. 1926 ANKARA ANTLAŞMASI1.804 kelime
- 82 66. TÜRK MİLLETİ VE İSLÂM SANCAĞI — TEVHİD EHLİ638 kelime
- 83 67. TÜRKİYE CUMHURİYETİ: GELECEK İÇİN STRATEJİK YOL HARİTASI657 kelime
- 84 68. HİKAYE: GÜCÜN VE HAZIRLIĞIN ÖNEMİ431 kelime
- 85 69. ATATÜRK VE "TEK DÜNYA DEVLETİ", ATATÜRK VE "İSLAM DEVLETİ", ATATÜRK VE "TÜRK BİRLİĞİ”3.033 kelime
- 86 70. TARİH YENİDEN YAZILACAK — ATATÜRK’ÜN TÜRK TARİH TEZİ ÖNGÖRÜSÜ1.605 kelime
- 87 71. İMAN, ADALET VE HAKİKAT ÜZERİNE: ŞİRK, ZULÜM VE SESSİZ KALMANIN VEBALİ1.802 kelime
- 88 72. PROF. DR. ÜMİT ÖZDAĞ'IN FİLİSTİN MESELESİNE BAKIŞ AÇISI523 kelime
- 89 73. TÖREYE VE AYETE SADAKAT: HAİNLERE MERHAMET YOK!598 kelime
- 90 74. FİLİSTİN YÜRÜYÜŞÜNÜN PERDE ARKASI: GERÇEKLER VE BELGELER504 kelime
- 91 75. İBRAHİM’İN DUASI VE ALLAH’IN CEVABI: MİLLİYETÇİLİK, IRKÇILIK VE ADALET962 kelime
- 92 76. TÜRK MİLLETİ İÇİN GERÇEK ÇIKIŞ YOLU: MİLLİ BİRLİK VE MİLLİ HÜKÜMET744 kelime
- 93 77. KUR’AN’IN EVRENSEL MESAJI848 kelime
- 94 78. TARİHÎ TABLET, SİYASİ ALGI VE KUR’AN’IN SEÇİLMİŞLİK REDDİ1.602 kelime
- 95 79. NETANYAHU’NUN TEHDİTLERİ VE ATATÜRK’’LE UĞRAŞMANIN BEDELİ520 kelime
- 96 80. BİR HEDİYENİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ — EMANNÂME1.683 kelime
- 97 81. MEDİNE’DEN KUDÜS’E, İSTANBUL’DAN ANKARA’YA: KUR’AN MERKEZLİ LAİKLİK VE TARİHSEL SÜREKLİLİK545 kelime
- 98 82. HALİFELİK VE HADİSLER KONUSU871 kelime
- 99 83. TUNCELİ NEDEN DERSİM OLAMAZ!1.025 kelime
- 100 84. UYDURULMUŞ İSLAM — İNSAN UYDURMALARI || KUR’AN’DAKİ İSLAM — ALLAH SÖZÜ1.254 kelime
- 101 85. KUR’AN’IN ALLAH’IN SÖZÜ OLDUĞUNDA ŞÜPHE VAR MIDIR?858 kelime
- 102 86. HADİS GERÇEĞİ – SÖYLENTİ VE KONUŞMALAR1.255 kelime
- 103 87. NEBİ VE RESÛL ARASINDAKİ FARK1.848 kelime
- 104 88. İSLAM’DA KADER ANLAYIŞI1.766 kelime
- 105 89. KUR’AN PERSPEKTİFİNDEN: ALLAH'IN VAHYİ VE ŞEYTANIN VAHYİ667 kelime
- 106 90. KABİR AZABINI SAVUNANLARIN ENFAL SURESİ AYET 50'Yİ ÖNE SÜRMELERİNE CEVABEN:856 kelime
- 107 91. HADİS KONUSU GERÇEĞİ916 kelime
- 108 92. KUR’AN’A GÖRE DÜŞMAN KİMDİR?358 kelime
- 109 93. SİYASAL İSLAMCILAR: DİNİN RUHUNA EN BÜYÜK İHANET892 kelime
- 110 94. SİYASAL İSLAMCILAR: CEHENNEMİN EŞİĞİNDE BEKLEYENLER1.914 kelime
- 111 95. İYİYİ KÖTÜYLE KARIŞTIRDILAR; HAK İLE BÂTIL YER DEĞİŞTİRDİ593 kelime
- 112 96. ZAMAN YOLCULUĞUNUN EN BASİT HALİ: GÖKYÜZÜNE BAKMAK!463 kelime
- 113 97. İLÂHÎ MESAJIN SÜREKLİLİĞİ VE KUR’AN’IN KORUNMUŞLUĞU: İSLAM’IN EVRENSEL NİTELİĞİ ÜZERİNE455 kelime
- 114 98. "OKU!" EMRİ VE PEYGAMBERİN TEPKİSİ "OKU!" EMRİ VE PEYGAMBERLERİN VAHİY KARŞISINDAKİ TEPKİLERİ: TEVRAT VE KUR'AN3.167 kelime
- 115 99. HAKİKATİN KANITI: AKIL VE KUR’AN’IN IŞIĞINDA YARATILIŞ1.657 kelime
- 116 100. SELAM363 kelime
- 117 101. MEVLİD-İ NEBİ HAFTASI - KUTLU DOĞUM HAFTASI1.291 kelime
- 118 102. KUR’AN YETER DİYENLERE NEDEN DÜŞMANLIK EDİLİYOR? | HADİSLERLE DİN KURULUR MU?3.938 kelime
- 119 103. DİN VE SİYASET: HAKİKATİN YOLU889 kelime
- 120 104. KUR’AN’IN YETERLİLİĞİ VE AKLIN ROLÜ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME2.168 kelime
- 121 105. HALİFELİK: DİNÎ DEĞİL, SİYASÎ BİR KURUMDUR491 kelime
- 122 106. HİLAFET TUZAĞI: BATININ İSLAM DÜNYASINA KURDUĞU EN BÜYÜK KUMPAS1.140 kelime
- 123 107. ÜSÂME BİN ZEYD VAKASI1.273 kelime
- 124 108. ZAMAN | UZAKLIK | KUR'AN VE BİLİM1.199 kelime
- 125 109. İNSANLIĞIN VE TÜRKLERİN KÖKENİ: SİRİUS YILDIZI VE GİZEMLİ BAĞLANTILARI | HAZRETİ ADEM’İN CENNETİ3.418 kelime
- 126 110. KALBİ AKLETMEYENE LAF ANLATSAN NE YARAR? SADECE AKIL YETMEZ, BİLGİNLE KAYBOLURSUN!670 kelime
- 127 111. ALLAH BİLGİSİZ VE KÖTÜ MÜ?1.073 kelime
- 128 112. İLAHİ – YARATANIN SANATI - SONSUZ AŞK342 kelime
- 129 113. ÇALIŞMANIN VE HAK ETMENİN GÜCÜ365 kelime
- 130 114. KURAN MÜMINİ KİŞİNİN (TEK TANRICI) SALATI, NAMAZI1.491 kelime
- 131 115. LANETLİ VADİYE DOĞRU — LEYL VADİSİ804 kelime
- 132 116. KUR’AN’IN IŞIĞI, ATATÜRK’ÜN YOLU MAZLUMLARIN UMUDU: TÜRKİYE CUMHURİYETİ564 kelime
- 133 117. SESSİZLİĞİN İÇİNDE BAŞLAYAN TEHDİT —BİR KAYBEDİŞİN SİNYALİ689 kelime
- 134 118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...749 kelime
- 135 119. EĞİTİMDE ADALET, KUL HAKKI VE KUR’AN’A GÖRE HÜKÜM905 kelime
- 136 120. EY TÜRK! TİTRE VE KENDİNE DÖN!527 kelime
- 137 121. TARİHİ KONUŞMA MI?1.452 kelime
- 138 122. ZALİMLERLE BARIŞ OLUR MU? – KUR’AN VE TARİH IŞIĞINDA BİR UYARI1.803 kelime
- 139 123. ZALİME BOYUN EĞMEK ZULÜMDÜR!642 kelime
- 140 124. TÖREYİ UNUTANIN DEVLETİ DE KALMAZ!816 kelime
- 141 125. ŞEHİTLERİN SESİ: BU İHANETİ DURDURUN!263 kelime
- 142 126. İSLAM VE ADALET: ZULME KARŞI SUSMA!574 kelime
- 143 127. "LİDERE SADAKAT ŞEREFİMİZDİR" SLOGANI VE TÜRK TÖRESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME1.298 kelime
- 144 128. TÜRK BAYRAĞI TAŞIYAN GENÇLERE YAPILAN SALDIRILAR VE ŞİRK GERÇEĞİ934 kelime
- 145 129. İSLAM DÜNYASININ BEKA MESELESİ –HADİSLERİ ÇIKAR AMAÇLI YORUMLAMAK VE KÖTÜYE KULLANMAK2.875 kelime
- 146 130. BOLU KARTALKAYA YANGINI VE SUSKUNLUK: ADALET NEREDE?566 kelime
- 147 131. EZOTERİK TEORİLER275 kelime
- 148 132. ŞİRK NEDİR? NEDEN EN BÜYÜK GÜNAHTIR?3.427 kelime
- 149 133. ATATÜRK KONUSUNA GİRİŞ982 kelime
- 150 134. ATATÜRK VE DİN — GERÇEKLER VE İFTİRALAR1.250 kelime
- 151 135. ATATÜRK’ÜN DİL DEVRİMİ — GASTON DORREN'E CEVAP905 kelime
- 152 136. ATATÜRK VE TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÜZERİNE — BİR TEPKİ960 kelime
- 153 137. BEYAZ SARAY’DA TÂĞUTA TESLİMİYET: HAK DAVASINDAN KOPUŞUN İTİRAFI631 kelime
- 154 138. GERÇEKLERİ SÖYLEMEK ZORUNDAYIM: TESLİMİYET VE SAHİPLENMENİN TEHLİKESİ700 kelime
- 155 139. ATATÜRK VE DİL DEVRİMİ KONUSU ATATÜRK’E ATILAN BAZI İFTİRALARA CEVAPLAR...1.167 kelime
- 156 140. KIRK — 40 | TEVHİD MÜCADELESİ1.024 kelime
- 157 141. ATATÜRK DİNSİZ DEĞİL, DİN İSTİSMARINA KARŞIYDI965 kelime
- 158 142. ATATÜRK VE İNANÇ MESELESİ2.500 kelime
- 159 143. MUSTAFA ÖZTÜRK’ÜN ATATÜRK’E ATTIĞI İFTİRALARA CEVAP: GERÇEKLER ORTADA!890 kelime
- 160 144. BİR SÜKÛTUN ARDINDAKİ ÇIĞLIK: 12 ŞEHİT VE BİR MAĞARANIN GİZİ (SIRRI)947 kelime
- 161 145. HAMANEY’İ KOYNUNDAKİ YILAN ISIRDI PEJAK İRAN DEVRİM MUHAFIZLARINI ÖLDÜRDÜ BAŞLIKLI HABER GLOBAL CANLI YAYININA CEVAPTIR!975 kelime
- 162 146. İSRAİL DEVLETİ TÜRK HAZAR DEVLETİ MİDİR?498 kelime
- 163 147. MEDİNE SÖZLEŞMESİ ÜZERİNDEN FEDERALİZM ÜRETME YANILGISIEDİP YÜKSEL’İN İDDİASINA KUR’AN VE TARİH MERKEZLİ CEVAP690 kelime
- 164 148. PKK İLE YÜRÜMEK, İSRAİL İLE YÜRÜMEKTİR152 kelime
- 165 149. KUR'AN MEALLERİNİN YASAKLANMASINI SAVUNANLARA CEVAPTIR535 kelime
- 166 150. KUR’AN MEALLERİ YASAKLANABİLİR Mİ? | KUR’AN’IN IŞIĞINDA İSLAM, DEMOKRASİ VE LAİKLİK1.425 kelime
- 167 151. LÂİKLİK, LOZAN VE ATATÜRK DÜŞMANI KRİPTOLAR509 kelime
- 168 152. TÜRK MİLLETİ İÇİN BİR UYARI VE GERÇEKLERLE YÜZLEŞME ÇAĞRISI1.663 kelime
- 169 153. TARİHTE KARESİOĞULLARI VE OSMANLI'NIN İLİŞKİSİ: KURULUŞ OSMAN DİZİSİNDEKİ YANLIŞLAR420 kelime
- 170 154. MUSTAFA ÖZTÜRK’ÜN İDDİA ETTİĞİ GİBİ, İSLAM'DA BABADAN OĞULA SALTANAT DEVRİNİ HAZRETİ ALİ Mİ BAŞLATTI?856 kelime
- 171 155. HAZRETİ MUHAMMED’İN SOYU HAZRETİ İBRAHİM’E DAYANIYOR. HAZRETİ İBRAHİM İSE SÜMERLİDİR. SÜMERLİLER DE TÜRK’TÜR!793 kelime
- 172 156. BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI: ÖZGÜRLÜK MÜ, DAYATMA MI?1.249 kelime
- 173 157. TÜRKİYE’DEKİ YÜRÜYÜŞLER VE GERÇEK GÜNDEM611 kelime
- 174 158. “TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL” SLOGANI VE GERÇEKLER1.543 kelime
- 175 159. HİCRET DEĞİL, İHANET!472 kelime
- 176 160. BÜYÜK TUZAĞA DİKKAT978 kelime
- 177 161. KUR’AN MEALLERİ NEDEN HEDEFTE? TESADÜF MÜ, DERİN BİR PLAN MI?849 kelime
- 178 162. KUR’AN MÜMİNLERİNE ÇAĞRI: ZULME BOYUN EĞMEYİN388 kelime
- 179 163. ZULÜM AFFEDİLMEZ: KUR’AN’A GÖRE KISAS, ŞİRK VE ZALİMLERİN AKIBETİ810 kelime
- 180 164. ALLAH’IN EMİRLERİYLE ŞEKİLLENEN TÖRE: TÜRK TÖRESİ VE KUR'AN’DA ORTAK İLKELER1.963 kelime
- 181 165. KUR'AN’DA DEMOKRASİ VE LAİKLİK ÜZERİNE709 kelime
- 182 166. KUR'AN’A GÖRE DEVLET: ÜNİTER Mİ, FEDERAL Mİ? EDİP YÜKSEL'E ELEŞTİREL BİR YAKLAŞIM948 kelime
- 183 167. YAPAY ZEKAYA, "EDİP YÜKSEL FEDERAL BİR SİSTEMİ NEYE DAYANDIRIYOR OLABİLİR?" DİYE SORDUĞUMDA, VERDİĞİ CEVAP:1.426 kelime
- 184 168. KUR'AN'DA ŞERİAT, TÜRK'TE TÖRE: LAİKLİĞİN, HUKUKUN VE DEMOKRASİNİN ASLI856 kelime
- 185 169. LAİKLİK, BİZATİHİ İSLAM’IN ÖZÜDÜR; KUR’AN’IN TA KENDİSİDİR1.087 kelime
- 186 170. GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ALLAH’IN ÖRNEK BİR KULUDUR!4.451 kelime
- 187 171. MUHAMMED MUSTAFA İLE MUSTAFA KEMAL'İN MİRASI NEDİR?1.813 kelime
- 188 172. NUH TUFANI VE MU KITASI İNCELEMESİ4.358 kelime
- 189 173. HİTİTLER TÜRK MÜDÜR, DEĞİL MİDİR?1.783 kelime
- 190 174. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK3.961 kelime
- 191 175. 19 KOD MUCİZESİ: ALLAH’IN İMZASI — MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İLE BAĞLANTISI2.591 kelime
- 192 176. TENGRİCİLİK, ŞAMANİZM VE İSLAM: İNANÇLARIN İZİNDE KÜLTÜREL DEVAMLILIK861 kelime
- 193 177. RİSALET VE NÜBÜVVETİN SON BULMASI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME1.557 kelime
- 194 178. KÜRT MESELESİ, ÜNİTER DEVLET VE TARİHSEL GERÇEKLİKLER978 kelime
- 195 179. CUMHURİYET ÜZERİNE YANLIŞ ANLAMALARA CEVAP1.697 kelime
- 196 180. EDİP YÜKSEL’İN BİLMEDİKLERİ1.583 kelime
- 197 181. KÜRTLERİN SONU FİLİSTİNLİLERDEN- GAZZE’DEN BİN BETER OLACAK!454 kelime
- 198 182. KUR'AN MUCİZELERİ8.795 kelime
- 199 183. KADİM İZLERİN SESİ: TÜRK’ÜN SÜMER’DEN ANADOLU’YA UZANAN YOLU657 kelime
- 200 184. TARİHTEN SONSUZLUĞA: TENGRİ, TEVHÎD VE DEVLETİN SÜREKLİLİĞİ729 kelime
- 201 185. İNSANLIK TARİHİNİ YENİDEN YAZACAK GİZEMLİ ANTİK TABLETLER938 kelime
- 202 186. ATATÜRK'ÜN MU KITASI ARAŞTIRMASI ATATÜRK VE MU KITASI - TÜRKLERİN KÖKENİ1.519 kelime
- 203 187. TARİHTE "LAİKLİK" – TÜRKÇE KARŞILIĞI "USÇULUK (AKILCILIK), AYRIMSIZLIK" İLKESİNİ İLK UYGULAYAN ULUS TÜRKLERDİR955 kelime
- 204 188. FATİHA SURESİ 7 AYET TEVSİRİ | KUR'AN-İ KERİMİ DOĞRU ANLAMAK999 kelime
- 205 189. AHKÂF SÛRESİ’NİN 15. ÂYETİ TEFSİRİ617 kelime
- 206 190. TÜRKLERİN ANADOLU´DAKİ TAPUSU SHEMSAHARA TABLETİ1.005 kelime
- 207 191. LÜTFEN BU YAZIYI OKUYUN, OKUTUN, ARŞİVLEYİN…695 kelime
- 208 192. UYAN TÜRK! HAİM NAHUM’UN GÖLGESİ VE ZİHİN ESARETİ634 kelime
- 209 193. ĞAŞİYE SURESİ TÜRKÇE MEALİ VE KISA TEFSİRİ:1.504 kelime
- 210 194. MUHALEFET İÇİN TEK YOL: BİRLİK VE DİRAYET395 kelime
- 211 195. HUZURLU VE SAĞLIKLI BİR YAŞAMIN SIRRI452 kelime
- 212 196. 2030 YILINA KADAR DÜNYADA GERÇEKLEŞMESİ BEKLENEN DEĞİŞİMLER483 kelime
- 213 197. LAİKLİK, DEMOKRASİ VE TÜRKLER KUTADGU BİLİG VE TÜRK TARİHİ2.534 kelime
- 214 198. 12 ADALAR KONUSU — YUNAN İŞGALİ3.791 kelime
- 215 199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA?1.804 kelime
- 216 200. GÜNÜMÜZDE YE'CÛC VE ME'CÛC529 kelime
- 217 201. MÂÛN SURESİ TÜRKÇE MEALİ VE KISA TEFSİRİ1.084 kelime
- 218 202. EMEVİ CAMİİ’NDE NAMAZ KILINIR MI?EMEVİ CAMİİ’NDE NAMAZ NEYE İŞARETTİR?2.969 kelime
- 219 203. MUAVİYE DİZİSİ 1. BÖLÜM ÜZERİNE ELEŞTİREL BİR İNCELEME973 kelime
- 220 204. EMEVÎLER İMAN ETMEDİLER, TESLİM OLDULAR KISA ANLATIM — GERÇEKLER551 kelime
- 221 205. MUAVİYE BİN EBU SÜFYAN ATALARI VE ÇOCUKLARI1.005 kelime
- 222 206. EMEVİ ANLAYIŞI ARAP IRKÇILIĞINDAN BESLENMEKTEDİR3.813 kelime
- 223 207. EMEVÎLER DÖNEMİ VE İSLAM'IN ADALET ANLAYIŞI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME640 kelime
- 224 208. YENİ OSMANLI PROJESİ’NİN ALTINDA YATAN GERÇEKLER3.167 kelime
- 225 209. 2. İHANET AÇILIMI: ANADOLU’YU TÜRKSÜZLEŞTİRME PROJESİ1.038 kelime
- 226 210. CAMİLER NEDEN BOŞ? EMEVİ ZİHNİYETİNDEN ARINIŞ VE İNANÇ DEVRİMİ774 kelime
- 227 211. ÇEPNİLER KİMDİR — HEDEF NEDİR?4.538 kelime
- 228 212. TÜRK TARİH MANİFESTOSU — TEZLER DEĞİŞİR, HAKİKAT ASLA1.302 kelime
- 229 213. ORTA ASYA’DAN KARADENİZ’E: TUFAN MİTİNİN TÜRK KÜLTÜRÜNDEKİ SÜREKLİLİĞİ VE BİLİMSEL YANSIMALARI1.373 kelime
- 230 214. PKK AÇIKLAMALARI VE TÜRKİYE’NİN KARŞI KARŞIYA OLDUĞU TEHLİKE ÜZERİNE1.048 kelime
- 231 215. KUR’AN’IN ŞURA AYETİ BİR KURUMA DÖNÜŞSEYDİ NE OLURDU?ELBETTE CUMHURİYET OLURDU — Şura 42:38296 kelime
- 232 216. ÜMMET NE? VAR MI? VARSA NEREDE?KUR’AN’DA ÜMMET1.489 kelime
- 233 217. İNANCIN KUDRETİ: ZİHNİN VE RUHUN BİRLEŞTİĞİ SINIR — DUANIN SIRRI1.045 kelime
- 234 218. KORKUNUN TERS YÜZÜ: İNANÇLA YENİDEN DOĞMAK — ATATÜRK VE İNANÇ845 kelime
- 235 219. ZAFERE GİDEN YOL: İNANCIN EYLEME DÖNÜŞMESİ — KORKUSUZLUK1.364 kelime
- 236 220. KUT’UN SIRRI: TANRI İLE İNSANIN ORTAK ALANI — KADER VE KUT BİLGİSİ1.215 kelime
- 237 221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ?3.654 kelime
- 238 222. İBRAHİM’İN MİRASI: SOY DEĞİL, YOL ” → HEM İNCİL HEM KUR’AN BAĞLANTISINI VURGULAR1.964 kelime
- 239 223. VARLIĞIN LÜTFU: YOKLUKTAN VARLIĞA GEÇİŞ VE ALLAH’A ŞÜKÜR BORCU1.244 kelime
- 240 224. GERÇEK ÇİLE NEDİR? – İSLAM’DA HAKİKÎ MÜCADELE ANLAYIŞI478 kelime
- 241 225. SALDIRGANLIĞIN PSİKOLOJİSİ: EKSİKLİKTEN GELEN ÇIĞLIK484 kelime
- 242 226. HAZRETİ ZÜLKARNEYN ÜZERİNE BİR YOLCULUĞUN BAŞLANGICI435 kelime
- 243 227. KİMLER HAZRETİ ZÜLKARNEYN OLAMAZ!823 kelime
- 244 228. HAZRETİ SÜLEYMAN — TEVRAT’TAKİ GOG-MAGOG ANLATISI — BÜYÜK İSKENDER: KRONOLOJİK SIRALAMA469 kelime
- 245 229. HAZRETİ İBRAHİM — HAZRETİ SÜLEYMAN — TEVRAT’TAKİ GOG-MAGOG ANLATISI — BÜYÜK İSKENDER: KRONOLOJİK SIRALAMA268 kelime
- 246 230. OĞUZ KAĞAN’IN DA TABLOYA EKLENMESİ1.270 kelime
- 247 231. ZOR ZAMANLARDA ORTAYA ÇIKAN GENETİK RUH “ALLAH’IN ORDUSU ” TÜRK MİLLETİ! — ZÜLKARNEYN - OĞUZ KAĞAN659 kelime
- 248 232. KUR’AN’DAKİ GİZLİ TÜRK: ZÜLKARNEYN’İN SIRRI VE TÜRK MİLLETİNİN KADERİ!1.112 kelime
- 249 233. HER TÜRK HAKANI BİR ZÜLKARNEYN’DİR!343 kelime
- 250 234. ZÜLKARNEYN: TÜRK MİLLETİNE İŞARET EDEN İLAHİ SEMBOL515 kelime
- 251 235. HAZRETİ ZÜLKARNEYN? ARTIK TOPARLAYIP SON NOKTAYI KOYMA VAKTİ GELDİ!702 kelime
- 252 236. ZÜLKARNEYN VE BEŞBALIK: UYGUR TARİHİNDE KADİM ŞEHİRLERİN İZİNDE485 kelime
- 253 237. ZÜLKARNEYN HAKKINDA İLK ARAŞTIRMALARIM11.766 kelime
- 254 238. ERGENEKON DESTANI VE ZÜLKARNEYN: [OĞUZ-ODİN] TÜRKLERİN GİZEMLİ KURTULUŞ HİKÂYESİ8.719 kelime
- 255 239. HAZRETİ ZÜLKARNEYN’İN SEFERLERİ KISA TOPARLAMA VE YENİ BİLGİLER [OĞUZ’UN ODİN’E DÖNÜŞMESİ]5.052 kelime
- 256 240. ODİN VE OĞUZ KAĞAN AYNI KİŞİ OLABİLİR Mİ?434 kelime
- 257 241. ZÜLKARNEYN, ERGENEKON DESTANI – NEVRUZ BAYRAMI – TSÜK'Ü HUNLARI – JUAN JUAN'LAR (CÜCENLER)2.774 kelime
- 258 242. OĞUZ KAĞAN DESTANINDAKİ İT-BARAKLAR – YE’CÜC-ME’CÜC BAĞLANTISI ÇİFT BOYNUZ SEMBOLÜ ZÜLKARNEYN – OĞUZ PARALELLİĞİ609 kelime
- 259 243. TAŞLARA KAZINAN SIR – HAKASYA’DA ZAMANI AŞAN BİR MESAJ364 kelime
- 260 244. HAKASYA ABAKAN TARİH MÜZESİ: SONSUZLUĞUN VE HAFIZANIN TAŞLARA KAZINDIĞI DİYÂR971 kelime
- 261 245. ZÜLKARNEYN’İN GİZEMİ ÇÖZÜLDÜ: GÖK ÇADIRLI, GÜNEŞİ BAYRAK EDİNEN HÜKÜMDAR3.924 kelime
- 262 246. TÜRK HAKANLARININ TANRI KUTUYLA BİRLİKTE YÜKSELİŞİ: ATİLLA'DAN ZÜLKARNEYN'E747 kelime
- 263 247. GÖK ÇADIR, GÜNEŞ BAYRAK: TÜRK HAKANLARININ KUTLU YÜRÜYÜŞÜ693 kelime
- 264 248. TÜRK HAKANLARININ TANRI KUTUYLA YÜKSELİŞİ: ATTİLA'DAN ZÜLKARNEYN’E – TÖRENİN BUYRUĞU2.187 kelime
- 265 249. ATATÜRK’Ü NİÇİN ANIYORUZ? ATATÜRK’Ü ANMANIN TAHLİLİ — YENİ BİLGİ VE BELGELER538 kelime
- 266 250. DELİLLERİYLE ATATÜRK'ÜN SOYAĞACI971 kelime
- 267 251. ABDULLAH ÖCALAN İÇİN YENİ BİR İMAJ MI İNŞA EDİLİYOR?432 kelime
- 268 252. TÜRK TÖRESİ VE LAİKLİĞİN KÖKLERİ: SELÇUKLU’DA OSMANLI’YA UZANAN BİR GELENEK917 kelime
- 269 253. LAİKLİĞİN MODERN ÇAĞDA TÜRK YORUMU: ATATÜRK VE TÖRE’NİN YENİDEN DOĞUŞU689 kelime
- 270 254. TÜRK TÖRESİ VE KUR’AN’DA YÖNETİM İLKELERİ: ŞURA, ADALET VE HÜRRİYET1.217 kelime
- 271 255. EY TÜRK MİLLETİ! UYANIŞ, DİRİLİŞİN; DİRİLİŞ DE KURTULUŞUN ANAHTARIDIR!584 kelime
- 272 256. BİRLEŞİM DESTANINI ÇAĞIMIZDA YAZMAK BİZLERE GÖREVDİR872 kelime
- 273 257. EY TÜRK GENÇLİĞİ — ATATÜRK DER Kİ838 kelime
- 274 258. ATATÜRK’ÜN ÇAĞRISI810 kelime
- 275 259. SİNE-İ MİLLETE DÖNMENİN VAKTİDİR!460 kelime
- 276 260. ATATÜRK’ÜN BİRLEŞİM ÇAĞRISI365 kelime
- 277 261. GAFLET UYKUSU — BİLGE KAĞAN DER Kİ — UYARI670 kelime
- 278 262. OĞUZ KAĞAN’IN SESLENİŞİ514 kelime
- 279 263. BU, OĞUZ KAĞAN’IN BUYRUĞUDUR; BİLGE KİŞİLERİN YAZDIĞIDIR299 kelime
- 280 264. OĞUZ KAĞAN’IN UYARISI402 kelime
- 281 265. TARİH ŞAHİTLİK EDER: ATATÜRK’E İFTİRALARA KARŞI HAKİKATİN SESİ365 kelime
- 282 266. KILIÇLA FETHEDİLEN DİYAR KAYBOLUR; KALPLE FETHEDİLEN EBEDİYEN YAŞAR — ALP ER TUNGA568 kelime
- 283 267. FETİH: KILIÇLA DEĞİL, KALPLE OLUR — KUR’ÂN’IN FETHİ1.044 kelime
- 284 268. ALP ER TUNGA DESTANI: BİR MİLLETİN OĞLU1.211 kelime
- 285 269. KUR’AN’IN ZÜLKARNEYN’İ, TARİHİN TÜRK KAĞANLARI: BİR MEDENİYET ARKETİPİ ANALİZİ — KIYAS1.076 kelime
- 286 270. TURAN ÜLKÜSÜ VE OĞUZ KAĞAN’IN MİRASI — ALP ER TUNGA — ATATÜRK1.276 kelime
- 287 271. BİR MİLLETİN DİRİLİŞİ: ATATÜRK’ÜN İMAN, AKIL VE VATAN MÜCADELESİ1.707 kelime
- 288 272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR745 kelime
- 289 273. OĞUZ KAĞAN’IN ZÜLKARNEYN OLDUĞU İDDİASI: TARİHSEL KAYNAKLARDA BU YORUM VAR MI?795 kelime
- 290 274. HAZRETİ İBRAHİM — TÜRKLER1.664 kelime
- 291 275. ESKİ TÜRKÇEDE “PEYGAMBER” KAVRAMI VE TARİHSEL KARŞILIKLARI758 kelime
- 292 276. PEYGAMBERLİK VE ŞAMANLIK/KAMLIK: TARİHSEL-KAVRAMSAL BİR İNCELEME733 kelime
- 293 277. “TÜRKİYE ARTIK ESKİ TÜRKİYE DEĞİL ” SLOGANI VE GERÇEKLER 2543 kelime
- 294 278. ÜZERİMİZE ÇÖKEN SESSİZLİK: TÜRK MİLLETİ NEREYE GİDİYOR?1.157 kelime
- 295 279. ZULÜM ASLA KALICI DEĞİLDİR263 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BOZKIRDAN GELEN HANİF SES
Göğe yönelmiş her dua, bir ism-i azam taşırdı: Tengri.Onlar put yapmadılar, aracı koymadılar.Dağ başında, rüzgârın sesinde, tevhidin yankısı vardı.
– Kaynak: W. Radloff
– Türklerin Eski Dini; Reşat Genç
– Eski Türk Dini
Bu bölümde, “Tengri İnancı ve Şamanlık” başlıklı çalışmayı bazı eklemelerle paylaşmak istiyorum. Bu yazı, Tengri inancında Şamanlığın yeri üzerine yapılan bir incelemedir. Çalışmanın büyük bir bölümü Aytaç Bozkuyu’na aittir. Dileyenler, Google üzerinden arama yaparak metnin tamamına ulaşabilirler. Yazının sonunda kaynakça belirtilmiştir.
Bu çalışmanın devamında, Türk kozmolojisinde tevhid anlayışının tarihsel sürekliliğini, sembolik dili ve vahiy kavramı bağlamında ele alan “Tengri’den Kur’an’a: Türk Kozmolojisinde Tevhid Sürekliliği, Semboller ve Vahiy” başlıklı, görsel destekli akademik bir analiz sunulacaktır.
23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK
Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
1. BÖLÜM
TENGRİ İNANCINDA ŞAMANLIĞIN YERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
ÖZET
Türklerde görülen dinsel motifler Tengricilik inancı üzerinden şekillenmiş, tahrif olmuş, türemiş ve esinlenmiştir.
Tanrı kelimesi, Göktürk ve Uygur dönemlerinde yazılmış olan Türk yazıtlarında Tengri olarak karşımıza çıkar. Türklerde Tengri, tapınılan tek unsur olmuştur. Bu inançta Tanrılar, Tanrıçalar ve Tanrılar ailesi yoktur. O tektir, doğumsuz ve ölümsüzdür.
Bu bakımdan Türklerin tanrı inancı, tarih öncesi dönemlerdeki inanç sistemleri içerisinde benzersizdir. Mısır tanrı olarak firavunlarını görüyor, Roma ve Batı birbirleriyle mücadele eden, doğan ve ölen tabiat tanrılarına inanıyor, Araplar, Çinliler ve Hintler tabiat güçlerine ve putlara inanıyorlardı.
Türkler ise Tanrının tekliğinden ve rakipsizliğinden hiçbir dönemde ödün vermemiş, onu somutlaştırmamış hatta simgesel bile olsa resmini çizmemiştir.
Bununla birlikte Bozkır kanunları olarak gördüğümüz Töre, Türe geleneğinde Tengri’nin resmini çizmek büyük bir suç olmuştur.
Bu bağlamda Şamanlık Türklerin inancında değil sadece bazı uygulamalarında vardır. Bu çalışmada Tengri inancıyla Şamanizmin kavramsal ayrımını belirlenmeye çalışılmıştır. Din, kişinin kutsalla ilişkisini belirleyen inançlar ve doğmalar bütünüdür. Din, kişinin, alın yazgısına bağlı gördüğü üstün bir güç ya da ilkeye inancıdır; bu inancın sonucu olan bir yaşama kuralı yaratabilecek zihinsel ve ahlaksal tutumudur.
Din, bir yandan, insanların anlayamadıkları, alın yazgılarına bağlı gördükleri ve karşısında güçsüz kaldıkları doğa ve toplum olaylarını üstün güçlerle açıklama eğilimlerini, bir yandan da, bu nitelikteki tasarımların, kurallar, törenler ve birçok biçimlerde örgütlenmesini belirtir.
Bir bakıma dinler ruhsal dünyaya açılan kapılardır.
Dinlerin nasıl ortaya çıktığına yanıt verebilmek için çok uzak geçmişe eğilmek gerekir. Uzak geçmiş, arkeologların ve tarih öncesini inceleyen tarihçilerin araştırmalarından ortaya çıkmaktadır.
Diğer bir kaynakta, Taş Devri’nde hatta daha öncesinde kalmış yaşayış ve düşünüş biçimlerinin, günümüzde hala tarih öncesine benzer bir yaşam süren ve “ilkel” olarak nitelendirilen az sayıdaki topluluk kalıntılarıdır.
İnsanların inançlarındaki gelişimi ve değişimi tanımlamaya çalışan kültür bilimcileri aralarında küçük noktalarda ayrılmalarına rağmen, genel olarak ana çizgide birleşirler.
Kültür Evrimcilerine göre insan, düşüncenin ilk aşamasında kişisel bir tanrı tasarlayabilme yeteneğinden yoksundur:Bu canlılık dönemidir. Bu dönemde her çeşit doğa olgusunda, göktaşlarında, kayalarda, ağaçlarda, çağlayanlarda, şimşekte, hayvanlarda, kanda, ay ve güneş tutulmalarında, yaşlı adamlarda, kadınlarda, cinsel yaşamın belirli durumlarında, sara hastalığında ve birçok şeyde değişken ölçüde, eşit olmayan bir güçte kendini gösteren, belirsiz, korku verici, güçlü ve gizine erişilmeyecek bir”güc”e inanış vardı.
Bu düşünceye karşı çıkanlara göre ise, insanlar en ilkel dönemde bile bir tek iyi tanrı düşüncesini taşımışlardır; çok tanrıcılık, bu ilk ve özgün inancın çöküşü sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu tezin savunulması olanaksız değildir; çünkü, ilkel toplulukların, özellikle Pigme’lerin arasında, basit ve kaba bir biçimde de olsa, tek tanrıcılığın bulunduğuna ilişkin deliller vardır.
Bazı ilkel kabilelerde görülen ”Ulu Tanrı”ya inanışında, bu tür tek tanrıcılığın kalıntısı olduğu açıktır. Fakat ilkel topluluklarda “Ulu Tanrı” çoğunlukla geri plandadır: Ona tapılmaz, erkek ya da kadın olabilir.
En eski Türk inancı olan Tengricilik, Tanrıcılık temelinde moniteist (tek tanrı) bir yapı barındırır. Türklerin Şamanlık ile tanışmasına kadar geçen evrede uygulamalardan (ritüel) yoksun, ancak geleneklerle yürütülen bir inanç yapısı mevcuttu.
Türklerin geniş coğrafyalara yayılması, Tengri inancı uygulamalarını çeşitlendirmiş hatta bazı bölgelerde Şamanlığın etkisinde kalmıştır.
“Şamanizm” terimi ilk kez, Rusya'nın 1552'de Kazan Hanlığını ele geçirmesinden sonra ortaya atıldığını kitabımın ilk yazısında detaylı anlatım. Bakınız: ŞAMANİZM Mİ TENGRİCİLİK Mİ?
Kendilerini Tanrı buyruğunu yaymaya adayan Türkler, Dünya düzenini sağlamak amacıyla mücadele etmişlerdir. Ancak bunu diger kültürlerdeki misyoner faaliyetlerle karıştırmamak gerekir. Türk inancına göre kişioğlu özgür iradersiyle Tanrıya ulaşmalıdır.
Evreni ve kişioğullarını yaratan Tanrı’nın aynı zamanda yüksek ahlak özellikleri taşıdığına inanılmıştır. Araştırmacılara göre, arı bir Gök kültü bulunan Hunlar’da gerçek bir dinle karşılaşılmakta, Göktürkler’de ise Tanrı bütünüyle manevi bir güç durumuna gelmektedir.
Tengri İnancının Türkler’e özgü bir inanç olduğu ”Tengri” sözcüğünden anlaşılmaktadır. Bu sözcük bütün Türk lehçelerinde yer almasının yanı sıra, birçok Asya topluluğu dillerine giren ortak bir kültür öğesidir. Türkçe olan Tanrı sözcüğü en açık biçimde Çince yazılmış bir metinde Hun imparatoru Mete’nin unvanları arasında geçmektedir.
İmparatorluğun kuruluşunu Çin imparatoruna haber veren bir mektubunda, Asya Hun hükümdan Mao tun, "göğün tahta çıkardığı büyük şan yü" ünvanını kullanıyordu.Oğlu ve halefi, kendisinden daha da azametli sözlerle bahsetmiştir : "Göğün ve toprağın can verdiği ve güneşle ayın mevkiine çıkardıkları, Hiung nu kavminin büyük şan yü'sü ".
Şan yü, arz üzerinde, bütün kainatın iradesi ve tüm yardımıyla hüküm sürmektedir.
Tebaası önünde, göğün oğlu ve göğün kopyası gibi görünür. Bir Çin kaydına göre Asya Hunları hükümdarlarını "göğün oğlu" diye isimlendirirlerdi. Aslında hükümdar ünvanı olan şan yü kelimesinin de manası "büyük" ve "geniş" idi, ve bu da temsil ettiği göğün böyle olmasından ileri gelirdi.
Sonraki asırlarda da, ilahi lutufkarlık nazariyesi kuvvetini kaybetmemiştir. Orkun Türk kitabelerinin bir yerinde şu sözleri okuyoruz : "Tengriteg tengride bolmuş Türk Bilge kağan".
Aslına bakılırsa Türkçe’de “Allah” anlamında kullanılan Tanrı kelimesi, “Gökyüzü” ve “Şafak” manalarına gelen “Tan”dan türemiştir. Orta Asya Türk boylarında daha çok “Gökyüzü” anlamında kullanılmıştır.
Çağatayca’ Tengri, Yakutça’da Tangora, Tanara, Altaylarda Teneri, Sümerce’de Tingir, Dingir, Oğuzca’da Çalap, Çelep, Kazanlar’da Tengri, Teri ve birçok şekillerde yazılmıştır.
Kaşkarlı Mahmud, Tanrı kelimesini şöyle açıklamıştır: ”Tengri, yüce Tanrı manasına gelir.”
Türkler’de ay tengri, kün tengri, kün ay tengri söyleyişleriyle idi, izi, ugan, çalap çalab, bayat ve günümüzde Orta Asya’da yaygın olan kuday kelimeleri de bulunmaktaydı.
Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre gibi Türk inanç sisteminin öncülerinin sözlerinde ve eserlerinde anlatılan Tanrının Türklerin başka dinlere inanmadan önceki hissini barındırdığı açıktır.
Günümüz Orta Asya’sında yaşayan Türk dillerinde Tengri kelimesi “Tanrı” ve “gök” manalarını ifade etmektedir.
Türkiye Türkçe’sinde Tanrı kelimesi yalnız “Allah” karşılığında kullanılmıştır.
Orhun Abideleri’nde Tengri kelimesi daima ilahi bir kudreti ifade eder. O’nun iradesiyle iktidara gelen hükümdar, Tengri gibi, Tengri doğumlu ve Tengri tarafından yaratılmıştır.
Türk milletini koruyan, düşmana galip gelmesini sağlayan hep Tengridir. Bazı kaynaklarda O’nun Türk Tangrisi olarak zikredildiğinde görülmektedir.
TÜRKLERİN TENGRİ İNANCINA GÖRE:
Tengri tektir, eşi ve benzeri yoktur.
Yaratıcıdır; bilinen ve bilinmeyen her şeyi o yaratmıştır.
Buyurur, iradesine uymayanları cezalandırır.
İnsanlara Kut ve Ülüğ bağışlar ama bunları layık olmayanlardan geri alır. Canlılara yaşam verir. Ölüm O’nun iradesine bağlıdır. Sözlerine ve emirlerine Töre denir. Tengri buyrugundan kimse ayrılamaz, kut verir yada alır.
Bu tanrı hayvan veya insana benzer (zoomorfik, antropomorfik) özelliklere sahip değildir.
Eski Sümer, Yunan ve Roma tanrı anlayışlarıyla var olan tanrıların tanrıçalarla evlenmesi (kutsal evlilik) inancına Türk tanrı anlayışında rastlanmaz.
Öte yandan kitâbelerde yer alan “Türk Tanrısı” ifadesinden hareketle bu tanrının millî bir ilâh olduğunu düşünmek doğru değildir. Çünkü kitâbeler bir bütün halinde okunduğunda burada konu edinen göktanrının bir kabile ilâhı ya da millî tanrıdan ziyade evrensel bir tanrı olduğu söylenebilir.
“Türk Tengrisi” ifadesini Türklerde, Yahudilerde olduğu gibi “Kavim Tanrısı” diye anlayanlar var. Bu yanlış anlamadır.
TANRI BİRDİR…
Bilge Kağanda Tanrı’nın Türk’ü koruduğunu anlatırken, Türk Tanrısı ifadesini kullanmıştır.
Göktürk yazıtlarındaki inancın temelinde Tanrı vardır. Tanrılar değil…Türk İnancında Tanrı, yeri, göğü ve ikisi arasındakileri, insanoğlunu yaratan Sonsuz Gök’ün kendisidir.Yani Sonsuzluktur. Her şey geçicidir ve ebedi olan O’dur.
“Zamanı Tanrı yaşar. İnsanoğlu hep ölmek için türemiş.” Kül Tiğin anıtında geçen bu özlü söz, bize, Tanrı’nın ölümsüz, insanın ise ölümlü olduğunu göstermektedir.
O halde, Göktürklerde bilebildiğimiz kadarıyla evrensel dinlere yaklaşan bir Tanrı anlayışı hâkimdir. Ancak bu Tanrı, Türk Tanrısıdır, başka bir milletin tanrısı değildir. Evreni de yaratan odur. Yere suya kutsallık verende odur.
Orhun Abidelerine göre Tanrı, evrenin ilk nedenidir, yani yaratıcısıdır. Göktürklerin kağanlık kurması onun isteği ile olmuştur.
Bizanslı tarihçi Simokattes, Göktürklerin ırmak, dağ, orman gibi doğa varlıklarına saygı gösterdiklerini ama yalnızca yerin göğün yaratıcısı bildikleri tek bir Tanrı’ya taptıklarını bildirmektedir.
Tengri inancını esasları, eski Çin ve başka kaynaklardan, Orhun yazıtları ile öteki eski Türkçe belgelerden az çok belirlenebilmektedir. Bu konuda en önemli kaynak ise Orhun Kitabeleri, söylenceler, savlar ve geleneksel uygulamalardır.
Tanrı düşüncesinin, toprağa yerleşmiş topluluklardan daha çok avcılık, çobanlık ya da hayvancılıkla geçinen göçebe topluluklara özgü olduğu bilindiğinden, bu inancın kökeni, Asya bozkırlarına bağlanmıştır.
Türk tarihi ve kültürüyle ilgili araştırmalarıyla tanınmış bilim adamlarına göre Tanrı inancı bütün Türklerin ana kültüdür. Bu kült, Hunlar, Tabgaçlar, Göktürkler, Uygurlar gibi eski Türk topluluklarında inanç sisteminin başında yer alır. Türkler, disiplinli bir hayat ve toplum düzenleri yüzünden ”Tek Tanrı” düşüncesine çok erken çağlarda erişmişlerdi.
Türk İnancını başka kültürlerde görülen mitolojilerle ve Panteonlarla karıştırılması yanlıştır. Hatta sıklıkla ifade edilen Şamanlık Türk inancına sadece büyücülük, şifacılık ve çeşitli ruhlarla girebilmiştir. Türk inancını şamanizm gibi Dünyanın birçok bölgesinde görülen uygulamalarla anlatmaya çalışmak bilimsellikten uzaklaşmaktır.
Bu önemli ayrımı yapabilmek, Türk sosyolojisini, psikolojisini, etimolojisini hatta eski Türk dilini bilmeyi gerektirir. Bu bağlamda Tengri İnancının hangi süreçlerden geçerek olgunlaştığını bilmek önem kazanmaktadır. Türk Tengri inancında bulunan Totemizde bile herhangi bir unsuru Tanrı kabul etmek yoktur. Türklerin Ongun kabul ettiği hayvanlar aynı kişi oğullarında olduğu gibi kutsal ruhlar taşımaktadır.
TÜRKLERLE AYNI COĞRAFYADA YAŞAYAN KURTLAR KUTSİYET DERECELERİNE GÖRE RÜTBELENDİRİLMİŞTİR.
Gökkurt, Bozkurt, Kızılkurt ve Karakurt buna örnek gösterilebilir. Aynı şekilde geyiklerde Türk inancında kutsiyet kazanan hayvanlardandır. Türkler kutsal saydıkları Alageyiğin ardından Avrupaya ve Anadoluya kadar gelmişlerdir.
Ongun kültü, doğalar kültü ve atalar kültü, düşünce gelişimi olarak Tengriciliği tamamlayan unsurlardır.
TÜRKLERİN ATALAR KÜLTÜ; ”Dünyada yaşarken ruhsal yönden kudretli kişilerin öldükten sonrada, ailelerini ve toplumlarını korumaya devam edeceği” inancına dayanmaktaydı.
Bu kütsel inançtan da anlaşılacağı gibi, Eski Türkler her insanın bir ruha sahip olduğuna inanmaktaydılar. Eski Türklere göre ruhsal kimlik ölümle yok olmuyor, varlığını ölümden sonra da devam ediyordu.
Türk mezar anlayışının ölüm ötesi inancının oluşumu ruhların ölümsüzlüğü ile bağlantılıdır. Eski medeniyetlerin inanç temelinde bulunan iyi kötü mücadelesi, Türklerin anlayışında farklı bir yer edinmiştir.
Türk inancına göre Tanrı iyidir, ışıktır, kut verir, dengeyi sağlar sonsuz boyutta sonsuzdur. Tek Tanrı dini inançları olan atalarımız günde iki defa, doğarken ve batarken güneşe dönüp Sonsuz Tanrı’yı hatırlayıp, O’nu övüp, O’na tapınırlardı.
Bu sanıldığı gibi güneşe tapmak değildi. Güneş Tanrı’nın insanoğluna en yakın dışa vurumuydu. Tanrı inançlılar, Tanrıya yakınlaşmak ve Tanrı’nın dışavurumu sayılan her şeye karşı da saygılı ve sevgili olmak durumundaydılar.
Kötülerle uğraşarak kötülüğü önlemek de bu inancın temellerindendir. Türklere göre Tanrıya en yakın yerler dağların zirveleriydi.
Ulu zirvelerde sessizce ve saygıyla edilen yakarışlar ki Türkler buna Öt mek der Tanrıya kurulan kutsal bağlantının göstergeleriydi.
Tanrının huzurunda erkekler kemer tokalarını çözer, yere diz çökülür, börk çıkarılır ve göğse vurularak çok etkileyici bir sesle kut istenirdi. Tanrı inancında olanlar için Tanrı her yerdedir. Yeryüzü tapınaktır. Dağların tepelerin uygun yerleri, suların başı, ağaçların altı yada çadırların, evlerin içi Tanrı’yı tek tek yada topluca anmak için tapınaktır.
Tanrı’yı anmak, O’na ulaşmak isteyen için her yer tapınaktır. Ayrıca tapınaklar yapılmaz.
Açık havada güneşi ya da ayı görmek için en uygun yerler ataların inancındaki tapınma için yeterlidir. Tanrı’nın evi diye bir kavram ataların inancında yoktur. Çünkü Tanrı’nın evi olmayan ev yoktur.
SONSUZLUK BİR EVE, BİR YAPIYA NASIL SIĞAR?
Türk Kültleri tamamen Tengricilik içinde değerlendirilmelidir. Bu inancın temelleri ve içeriği dışarıdan gelmemiş; aynı “Türk dili ve Türk abecesi” gibi Türk’ün kendi sosyal yaşamının içinden çıkmış ve Türk kültürü ile beraber şekillenmiştir.
Bu inancın kaideleri, yazılı metinlere dayanmadığı ve sadece inananlar aracılığı ile sözlü ve uygulamalı olarak geniş zamanlara ve bölgelere taşındığı için; bir çok süreçten geçmiş ve kısmen farklı ama benzer anlayışların etkileriyle de gelişmiş, ilerlemiştir.
DAHA BİR ÇOK İNANCIN İÇİNDE TENGRİCİLİK İZLERİNİ BULMAK MÜMKÜNDÜR.
Tengri İnancını araştıranlar, karşılaştıkları kültleri daha farklı pagan inançları ile kıyaslamışlardır.
Türk’ün kültlerini Türk Tanrısından, onun yaratıcı kudretinden ve ona yapılan yakarışlardan ayrı değerlendirmişler ve Türk’ün bir dönem yada bazılarınca her dönem sözde Şamanizm dinine bağlı olduğu gibi hatalı bir fikre kapılmışlardır.
Hatta Türk Tengriciliğinde bulunan Doğalar Kültü anlayışını Tanrılar, Tanrıçalar, yarı insan yarı hayvan gibi yanlış tanımlayarak yanlışa düşmüşlerdir.
Uçsuz bucaksız Bozkıra hakim olan Türkler, doğa ile iç içe olması sebebiyle onu tanımlamış, anlamlandırmış ve doğadan faydalanmayı bilmiştir. Kişioğlunun tini olduğu gibi, çevrede bulunan Tanrı yarattığı her bir nesnesinde ruhunun olduğunu düşünür. Bu ruhsallık inancı son derece geniş bir spritüel anlayışı da beraberinde getirmiştir.
Oysa Şamanizm ilkel kavimlerde görülen, ruhlarla insanlar arasında aracılık yaptığı ve hastaları iyileştirme gücüne sahip olduğu kabul edilen şamanlar çerçevesinde yoğunlaşan inanç sistemidir. Ata ruhlarına, doğa varlıklarına dayanan eski bir Asya dinidir. Şamanlığın ne zaman ortaya çıktığı, ne gibi değişiklikler geçirdiği kesin olarak bilinmemektedir. Şamanlık ilk insanın korkularından, duygularından hatta ihtiyaçlarından ortaya çıkmış.
Dünyanın farklı bölgelerinde, insanların iletişime girmediği zamanlarda Tarih ve din bilimi açısından, şamanizmin doğuşu ve kaynağı gibi, “şaman” sözcüğünün de nereden geldiği, nasıl bir anlam taşıdığı kesin olarak belirlenememiştir.
BU KONUDA ÜÇ FARKLI GÖRÜŞ ÖNE SÜRÜLMEKTEDİR:
1. Şaman kavramı, Hindistan’daki Pali dilinde “ruhlardan esinlenen kişi” anlamına gelen samana sözcüğünden türemiştir.
2. Şaman kavramının kaynağı, Sanskritçe’de “budhacı rahip” anlamına gelen samana sözcüğüdür.
3. Şaman kavramı, Mançu dilinde “oynayan zıplayan, bir iş görürken sürekli olarak hareket eden ”anlamındaki saman kavramından gelir.
İlk olarak 13. Yüzyılda kullanılmış olan şaman sözcüğünün eski Türkler arasında kullanılmadığını öncelikle belirtmek gerekir. Eski Türklerde şaman sözcüğünün yerine Kam sözcüğü kullanılmıştır.
Eski Türklerin tapınaklarında dini törenleri yöneten özel görevliye “Kam” denildiği, eski Çin kaynaklarından anlaşılmaktadır.
Daha önce de belirttiğim gibi “Şamanizm” terimi ilk kez, Rusya'nın 1552'de Kazan Hanlığını ele geçirmesinden sonra ortaya atıldığını kitabımın ilk yazısında detaylı anlatım. Bakınız: ŞAMANİZM Mİ TENGRİCİLİK Mİ?
Eski Türk toplulukları arasında Şamanlığa benzer bir inancın varlığını kanıtlayacak bir belge bulunmamaktadır.
Büyük ihtimalle bu şekilde Kök/Gök Tengriciliği yozlaştırılmak istendi; ona alternatifler sunularak Türklerin kafası karıştırılmak ve Tengriciliğ’in tek tanrılı kökünden koparılması amaçlandı, diye düşünüyorum.
Altay Türkleri’nin günümüzde şaman anlamında kullandıkları “Kam” sözcüğü, araştırmacılara göre en az 5. Yüzyıldan bu yana yaşamaktadır.
Bu tinsel öncü Kırgız Türklerinde “Baksı” olarak da geçmektedir. Fakat “Baksı”, “Kam” dan farklı olarak; aksakaldır, bilgedir, ozandır, şairdir, müzisyendir.
Bahsettiğimiz Baksı tabirine en uygun kişilik Korkut Ata’dır. Bu yönleriyle de Kam'dan farklı incelenmesi de gerekir. Uygur Türklerinde "şaman" hastalıkları gideren, acıları dindiren, çılgınlıkları, saraları yatıştıran, hastalara ilaç yapan kimse anlamında, “otacı” diye anılmıştır.
Çin kaynaklarına göre, Kırgızlar'da şamanın adı Gan'dır. Altaylılar şamana Kam, kamların yönettikleri törenlere de "kamlama" demişlerdir.
Moğolca’da şamanın karşılığı ise Böğe’dir.
Kaşgarlı Mahmut’un Sözlüğünde “Kam arvaş arvadı” (Kam büyü yaptı) ve “Kamlar kamug arvaştı” (Kamlar anlaşılmayan sözler söyledi) şeklinde yazmakta ve bu tinsel öncülere doğrudan Kam denilmiştir.
Bütün bunlarla birlikte, bozkırlar alanındaki dinsel inançların şamanlığa bağlanması bir gelenek haline gelmiş ve Eski Türk dininin temel niteliğini oluşturduğunda bir görüş birliği oluşmuştur.
Buna etken 19. yüzyılın ikinci yarısında özellikle Rus araştırmacıların Sibirya’da yaşayan Türk kökenli halklar arasında yaptıkları incelemelerdir.
Bazı Rus ve Türk araştırmacıları şamanlığı, Türklerin islamdan önce bağlı oldukları din saymışlardır. Yurdumuzda Eski Türk dini alanında ilk çalışma Ziya Gökalp tarafından yapılmış olup, bu çalışmasında eski Türk dinine şamanizm denilemiyeceğine dikkat çekmiş, hatta bu tezini ısrarla savunmuştur.
Günümüzde bu alanda çalışmalar yapan bazı Türk kültür bilimcileri şamanlığın Türkler’e özgü olmayıp bütün Asya’ya yayıldığını (Samoyedler’den Endonezya adalarına kadar) ve Amerika kızılderili kültüründe de benzerlerine rastlanan bir sihir sistemi olduğunu söylemektedirler.
Şamanlığın eski Türk topluluklarının diniyle bir ilgisi olmamasına rağmen, arada şaşırtıcı benzerlikler bulunması doğal sayılmalıdır.
Özellikle eski Türk inancı olan Tengriciliğin uygulamalara açık olması, Şamanlığın ise inançlara uyum sağlayabilme özelliği, yayıldığı bölgelerdeki halkın ruh dünyasında kolayca uyarlanabilmesi benzerliğin sebepleri arasında gösterilebilir. Böylece şamanlık eski Türkler’in inançlar sistemini yavaş yavaş işlemeye başlamış, zaman içinde neredeyse ayrılmaz bir bütünlüğe ulaşmıştır.
Şamanlığa mensup kimselerin fikrince dünya bir sürü katlardan ibarettir. Yukarıdaki on yedi kat, ışık alemi olan semayı ve aşağıdaki yedi veya dokuz kat da karanlıklar alemini meydana getirirler. Sema katlarıyla aşağıdaki dünyanın katları arasında, insanoğullarının oturduğu yeryüzü vardır, böylece yeryüzü, üzerinde yaşayan bütün insanlar ile birlikte, zikredilen her iki dünyanın tesiri altında bulunur.
Çin kaynaklarından anlaşıldığına göre eski Orta Asya Şamanizm’inin temelleri Güneş, yer, su, atalar ve ocaklar yani ateş kültleriydi.
Bu bağlamda Asya halklarının inandığı şamanlığın temelinde insan ve doğanın birlik ve beraberliği ve de uyumu düşüncesi yer alır. Evren, dünya, insan, hayvan ve bitkiler alemi bir bütün olarak düşünülür. Dünya ve Gök, yaratma eylemini birlikte işbirliği halinde gerçekleştirmektedir.
Bunlar bütün varlıkların yaratıcısı olmalarından ötürü kutsaldır. İşte bu yüzden Asya’nın göçebe halklarında Gökle, yer suyu sayma ve bunlara saygı gösterme, bu göçebe halkların inanışlarının özünü oluşturuyordu.
Hep “göçebe” deriz; oysa Kazım Mirşan ve Haluk Tarcan’dan öğrendik ki, Türkler göçebe değil, göçmendir — yani yürüyen medeniyetin sahibiydi. Bakınız:
TÜRKLER; GÖÇMEN’DİRLER, GÖÇEBE DEĞİLDİRLER.
Göçmen, yeni bir yurt, yeni bir vatan aramak için topraklarından ayrılıp göç eden kişilerdir. Tarihsel gerçek şudur ki, Türkler;
Yerleşik Uygarlıktan gelirler, ilk kentleri kurmuşlardır. örneğin: izginti uquzun, Qazan; Ant uruğ, Kuybişef; Ür-Apa, Orinburg; Oq-omığ, Buhara; Ata-oğ, Turfan; Ëb-Ïs bolıq; Miran; Qapığ-Qağan, Samarkent, vb..
Ön-Atalarımız sırayla, önce buzul dönemi, sonra buzların erimesiyle oluşan tufanlardan, en sonra da kuraklıktan kaçarak kendilerine yeni yurt’lar, yeni vatan’lar aramak için yazı sahibi, ileri derecede bilgi sahibi, Göçmenler olarak yola koyulmuşlar, gittikleri ve yerleştikleri yeni yurtlarında Dip Kültürü oluşturmuşlardır. Yazı ve yazının içerdiği bilgilerle bu yöreleri ışıklandırmışlardır. (Haluk Tarcan)
Yazının devamında göçebe olarak tekrar edilmiş.
Olduğu gibi aktarıyorum.
Dağın eteğinde yada zirvesinde, nehrin yada gölün kıyısında, yolun yada atın bağlandığı direğin yanında bir göçebenin tanrıya yakarışında, bir kurt’un Cumhuriyeti'nin başkenti olan Kızıl şehrinin yakınlarında Dokuz Bulak adı verilen bir su kaynağı vardır.
Türklerde 9, 19, 90, 99, 900 şeklinde bir sıralama önem kazanır.
Slav kökenli kültürel anlamda Türkleşmiş olan Boşnaklarda Bosna Irmağı’nın 99 kaynaktan beslendiği söylenir.
Moğollarda güneyde 99, kuzeyde 77 tanrı vardır. Ayrıca 17 ve 19 diğer kutsal ve önemli sayılar olarak görülür.
Kahramanlar üçlü yol kavşakları arasında kalırlar ve seçim yapmaya zorlanırlar. Yine Moğollarda göğün dokuz oğlu olduğu kabul edilir.
Dokuz Arka; eski dönemlerde soyluluk gösterme ve belli etmesi açısından, bir kişinin babasından itibaren geriye doğru dokuz atasının sayılıp açıklanmasıdır.
Moğollarda Arban Gurban adı verilen dokuz tıp tanrısı vardır. Nart destanlarında da zaman zaman bu rakama rastlanır. Örneğin Demirci Debet’in dokuz oğlu olduğu söylenir.
Kaynak: Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt.
13 W.Radlof, Sibiryadan Seçmeler, çev. Ahmet Temir, M.E basımevi, İstanbul 1976, Sayfa 215 ulumasında özetle tüm yaşamında ortak bir bilinç ile doğaya dönük inanç vardır.
Şamanizim de ruhların hiyerarşik bir düzeni olduğu gibi iyi ve kötü ruhlar olarakta ayrılmaları göze çarpar. Oysaki Türk Tengri inancında Tengri yarattığı ruhların ve bedene bürünmüş kişi oğullarının arasında altlıküstlük ilişkisi bulunmaz. Aslında Şamanlığın, Tengri İnancı içine girebildiği en rahat yer, ruh inancı ve kültürel uygulamalarıdır.
Şamanlık etkisinin daha yogun görüldüğü Altay Türkleri’ne göre, insanın ruhu, doğmadan önce gökte bulunur. Her şeyin sebebi olan ruhlar, doğumda da etkin bir görevlidir. Doğuma yardımcı olan ruhların yanı sıra bunu engellemeye çalışan kötü ruhlar yani Körmösler vardır. Şamanlık daha çok uygulama üzerine şekillenmiştir. Oysa Tengri inancındaki ruhsal evren anlayışı şamanlığı etkilemiş ve unsurları ayıklamayı zorlaştırmıştır. Örneğin, Orhun yazıtlarında anlatılan Umay Türk ruhçuluğunun en bariz göstergesiyken şamanlığın oluşturduğu mitlere kolayca yerleştirilmiştir. Günümüz Türkistanına bakılarak Şamanlığın daha az görüldüğü Anadolu Oğuz Türklerinde hala varlığını devam ettiren ruhçuluğun en güzel göstergesi “Al ruhlar”dır.
Al Ruhlar arasında en sık dile getirilen Albasan’dır. Orta Asya Türklerinde Albastı; Batı Türklerinde Albastı, Alkarısı; Altaylar’da Almıs; Yakutlar’da Abası; Osmanlı metinlerinde ise Albız olarak geçer.
Eski Türk geleneklerinde iki türlü Albastı’dan söz edilir. Bunlardan birincisi “Kara Albastı” dır ki, Anadolu’da günümüzde halen halk inançlarında yaşayan kötü ruh “Karabasan” sözcüğüne karşılık gelir.
Diğeri ise “Sarı Albastı”dır. Sarı Albastılar Şamanlar’ın okuduğu dua ve ilahilerle rahatlıkla kovulabilirler. Bunlar çoğunlukla loğusa kadınlara görünürler. Ancak Kara Albastılar tehlikelidirler ve sadece “Ocaklı” tabir edilen çok kuvvetli Şamanlar tarafından ortadan kaldırılıp kovulabilirler.
Abdülkadir İnan “Makaleler ve İncelemeler” adlı kitabında Al Ruhları şöyle tanımlamıştır.”
Al Ruhu tarihten önceki zamanlarda, tarih devirlerinde tasavvur edildiği gibi, kötü bir ruh olmamıştır. Bu ruh eski Türk Panteonu’nda kuvvetli, belki koruyucu Tanrılar’dan biri olmuştur.
Bugünkü Türk inançları onun kötü bir ruh olduğunu gösterdiği halde bazı emareler de, onun bir zamanlar koruyucu ruh olduğunu bildirmektedir.” Şamanlık ile Türk Tengri inancının en önemli ayrımlarından biri de Ölü gömme adetleridir. Bilindiği gibi Tengri İnancı başlangıçta uygulamasızdı. Ancak zamanla yaşanılan olaylar (Bozkır halklarında çok sık görülen ruhsal deneyimler) kültürel öğelere dönüşerek kuşaktan kuşağa aktarılmıştır.
Ataların ruhlarını kutsal sayan Türkler ölümden sonraki hayat için bazı uygulamalar geliştirmişlerdir. 10. Yüzyılda Oğuzlar’da büyük bir kişi öldüğü zaman ev biçiminde bir mezar hazırlanır, ölü, giysisi ve silahları ile buraya gömülürdü. Mezara ayrıca kımızda koymak unutulmazdı. Mezar kapatılıp bir Kümbet haline getirildikten sonra, ölenin atlarından yüzlercesi kesilip, eti yenir, derileri ile başları sırıklara asılırdı. Nihayet ölünün yaşarken öldürdüğü düşman sayısı kadar tahtadan Balballar yapıp mezarın başına dikmek adetti. Oğuzlar’ın inanışına göre, ölü kendisne kurban edilen atlara biner ve tahta heykellerle simgelenen düşmanlarıda ölüler dünyasında ona hizmet ederdi.
Türkler, kendi ölülerinin mezarlarına “Bark” dedikleri küçük bir ev yapmayı da ihmal etmezlerdi. Göktürk kağanları ve özellikle Kül Tigin için yapılan barklar, taştan yapılmış ve oymalarla süslenmişti.
Barkın içine yazılarda yazılırdı.. Bu evin içinde ayrıca Tanrı’ya verilecek kurbanlar için bir sunak yeri bulunur ve ölününde bir resmi ile heykeli saklanırdı. Çin tarihçilerine göre Kül Tigin'in de böyle bir resmi yapılmıştı.
Bu resim Kül Tigin o kadar çok benziyordu ki, Bilge Kağan hergün barka geliyor ve kardeşinin resmine bakarak ağlayıp, gidiyordu. Ayrıca Türkler ölüleri gizli olarak gömerlerdi. Ruhların rahatsız edilmemesi ve yer altı oda mezarı olan Kurgan’ın tahrip edilmemesini sağlamak başlıca amaçlarıydı.
Ayrıca mezarlar çok temiz ve bakımlı tutulur, süslenir, çiçeklenir. Ruhun ölmezliğine inanıldığı için "ölüm” kelimesi yerine “dünya değiştirdi”, “göçtü”, “don değiştirdi”, “hakka yürüdü” gibi terimler kullanılır. Ayrıca “ruhu şad olsun” deyimide Tanrı inancından kalmadır.
Ruhun öbür alemde rahar ve huzurlu yani hükümdar gibi yaşaması için temennidir. Anadolu’da hala kullanılır. Türk inancına göre ölü evden çıkarken parlak eşyaların üzeri örtülür, ev yıkanır, ölünün ayakkabısı kapının önüne koyulur ve eşyaları ihtiyacı olanlara verilirdi. Bu örneklerden de anlaşıldığı gibi güçlü bir ruhçuluk inancı bulunmaktadır.
Gök Türkler ‘de ölülere yapılan törene Yuğ (veya Yoğ) adı verilirdi. Birisi ölünce cenazesi önce çadırına konurdu. Bütün yakınları ölünün adına kurban olarak bir koyun ve bir at kesip çadırın dışına bırakırlar.
Sonra feryat ederek atları çadırın çevresinde yedi defa koştururlar, çadırın giriş kısmının önünden geçerken bıçakla yüzlerini çizerler.
Böylece kan ile gözyaşı birbirine karışır. Sonra ölüyü gömmek için uygun bir gün seçilir. Bir kimse bahar ve yaz mevsiminde ölmüşse, cenazesi ağaçların yaprakları dökülünceye kadar, güz veya kış mevsiminde ölmüşse ağaçlar yaprak çıkarıncaya kadar bekletilirdi.
Önce ölünün atı yakılarak külleri, kullandığı eşya ile birlikte ölü ile gömülür. Gömme günü ölünün bütün yakınları kurban için çeşitli şeyler getirir, mezarın çevresinde at koşturarak feryat eder ve yüzlerini yaralarlar.
Ölü gömüldükten sonra mezarı üzerine dikilen taşlar (Balbal) yenilen düşmanın öbür dünyada galip gelene hizmet edeceğine işaret ederdi. Orkun yazıtlarında, Bilge Kağan'ın kardeşi Kül Tegin'in ölümü dolayısıyla yaptığı matem merasimine komşu boylardan gelen heyetler arasında yas tutan (Yoğçı) ve ölüye ağlayan (Sığıtçı) kişilerin bulunduğu belirtilmektedir. “Atalar” ve “Ölüler kültü” birbirini destekleyen iki önemli inanç sistemi olarak Türkler’in tarihinde hep ön planda yer almıştır. “Yatırlar”, “Türbeler” ve “Adak yerleri” bu denli etkin bir halk inancı olarak yaşayabildiyse, bunun en önemli nedeni, Eski Türk Kültürü’ndeki “Atalar Kültü” dür.
Tengri inancının din adamı sınıfı yada tapınak sosyalizmi yoktur. Kişioğulları ruhunun temizliği kadar toplumda Ocak sahibidir. Ocak kutsaldır. Tanrı kişi oğullarına özgür bir irade vermiştir. Oysaki Şamanlıkta ırsi ve marazi bazı özelliklerin bulunduğu iddia edildiği gibi, aksine olarak, ruhlar tarafından şamanlığa davet edildiğine inanılan bu kimseye Sibirya kavimleri arasında korku ile karışık bir saygı gösterildiği de bilinir.
Nitekim, ilk şamanın ortaya çıkışına dair efsanelerde, ruhlarla münasebette bulunduğuna inanılan şamanın, üstün kabiliyetleri ve farklı bir yaradılışı bulunduğu kabul edilir. Bu yönüyle Tengri inancından ayrılır.
SONUÇ
Dünya tarihine birçok alanda katkı sağlamış Türklerin İnançları, dinler tarihi açısından irdelenmesi gereken önemli konulardan biridir.
Türkistan, Moğolistan, Güney Asya hatta Amerikada bile izlerine rastlanan Şamanizmin Türklerin en eski inancı olmadığı araştırmalarla ortaya çıkmıştır.
Tengri inancı özünde evreni yaratan, düzeni sağlayan kişi oğullarına Kut veren, cinsiyeti olmayan sonsuz güce sahip yaratıcıdır.
Anadolu Türklerinin folklorik uygulamalarından anlaşılıyor ki Türkler hangi dine inanırsa inansın genetik hafızaya kodlanmış gibi Tanrı inancını kuşaktan kuşağa aktararak yaşamıştır.
Tengri İnancının en derin izlerini Anadoluda görmemiz mümkündür. Tengri Türk düşüncesine göre Evrendir, sonsuzluktur ve kadiri mutlaktır. Bu incelememizde amacımız Şamanlığın Tengri inancının hangi unsurlarına sızdığını bilimsel veriler ışıgında gösterebilmekti.
Tengri İnancı sonsuz bir evrense Şamanlık sadece evren içinde bir yıldızdır. Tengri sadece bizim geçmişimiz değil, daha fazla bizlerin geleceğidir. Türkleri ve kişioğlunu kurtaracak tek yol Tengri'dir.
Tengricilik daha felsefi ve tek tanrılı bir kozmik anlayış sunarken, Şamanizm daha çok ritüel merkezli, çok ruhlu ve aracılık üzerine kurulu bir uygulamadır. Tengricilikte doğa zaten kutsaldır, aracıya gerek yoktur. Şamanizmde ise doğanın içindeki güçlerle iletişim kurmak için şamanlara ihtiyaç vardır.
Kaynakça:
– Aytaç Bozkuyu
Selçuk Arı
Namık Kemal Zeybek, Türk’ün İnancı, Doğan Yayıncılık, İstanbul 2017
Dinler Tarihi Ansiklopedisi, Medya Ofset 1999
Gyula Nemeth, Attila ve Hunları, Ankara Ünlversitesl Basımevi Ankara Divanı Lüğat’t-Türk, çeviri Besim Atalay, Ankara 1941
Muharrem Ergin, Orhun Abideleri , İstanbul
1970 Orhan Türkdoğan, Türk Tarihinin Sosyolojisi, İstanbul 2003
Bahaddin Öğel ,Türk Kültürü’nün Gelişme Çağları iki, M.E. Basımevi, İstanbul 2001
Ergun candan, Türklerin Kültür Kökenleri, Sınır Ötesi Yayınları, İstanbul 2002
Michael Harner, Şamanın Yolu, çeviri Rezzan Pişkin , Bursa Ruhsal Araştırmalar Derneği Aylı Derğisi Cemal Şener ,Türklerin Müslümanlıktan Önceki Dini Şamanizm, İstanbul 1997
W.Radlof , Sibiryadan Seçmeler, çeviri Ahmet Temir, M.E basımevi, İstanbul 1976
Haluk Tarcan, Kazım Mirşan
2. BÖLÜM
TENGRİCİLİK, HANİFLİK VE KUR’AN BAĞLAMINDA KOZMİK DÜZEN, KUT İNANCI VE TAMGALAR
TENGRİ SEMBOLLERİ:TENGRİCİLİK:
Bu görseller Tengricilik – Türk kozmolojisi – runik işaretler – dünya ağacı – yönler ve kut anlayışı etrafında dönen sembollerin bir kolajı.
1. DAİRE İÇİNDEKİ ARTI / DÖRT YÖN SEMBOLÜ
(Oğuz Kağan damgaları – kozmik düzen)
TENGRİCİLİK SEMBOLÜ:
BU SEMBOL:Dört yönü (doğu–batı–kuzey–güney)Dünyanın merkezi (axis mundi)Hâkimiyet ve düzen fikrini temsil eder.
Bu sembol “dinî ikon” değil,devlet aklı + kozmik düzen sembolüdür.
Oğuz Kağan anlatılarında “Güneş doğudan doğar, batıdan batar; hakan ortadadır.”
YANİ BU İŞARET:“haç” değildir kutsal put değildir evren tasavvurudur.
DAHA DERİN AÇIKLAMA:
TENGRİCİLİK SEMBOLÜ: "Çember içindeki artı" veya haç, Türk mitolojisinde Baş Tanrı Tengri'yi sembolize eden kadim bir damgadır. Daire evreni (sonsuz göğü), içindeki artı ise dünyayı düzene sokan dört ana yönü temsil eder.
DEVLET AKLI VE HÂKİMİYET: Türk devlet geleneğinde bu sembol, "Dünyanın Merkezi" (Axis Mundi) fikriyle birleşir. Hükümdar, bu dört yönün (kozmik düzenin) merkezinde oturur ve Tengri'den aldığı "Kut" (yönetme yetkisi) ile yeryüzünde düzeni (tüz) sağlar.
KOZMİK DÜZEN: Sembol, evrenin bir kaos değil, belirli bir merkez ve yönler etrafında dönen bir nizam olduğunu vurgular. Bu yüzden sadece bir inanç objesi değil, aynı zamanda siyasi ve askeri bir vizyonu da (cihan hakimiyeti mefkuresi) ifade eder.
ÖZETLE; bu damga hem Tengriciliğin en temel simgelerinden biridir hem de Türklerin dünyayı algılama biçimini, yani kozmik düzen ile devlet yönetiminin iç içe geçmiş halini gösterir.
TASVİR DEĞİL, BİR TASARIMDIR
DİNİ İKON: Genellikle Ortodoks Hristiyanlık gibi inançlarda, kutsal kişileri (İsa, Meryem, azizler) betimleyen ve önünde dua edilen sanatsal resimlerdir.
BU SEMBOL: Bir "resim" değil, evrenin işleyişini gösteren bir şemadır. Tengri somut bir varlık olarak resmedilmez; bu sembol O'nun yarattığı kozmik düzenin (yasaların) matematiksel ve yönsel bir ifadesidir.
SİYASİ MEŞRUİYET VE DEVLET AKLI Sembol, sadece bireysel bir inancı değil, devletin varlık sebebini temsil eder.
Türk kozmolojisinde "Gök'te tek bir Tanrı varsa, yer de tek bir hükümdar olmalıdır" anlayışı hakimdir. Daire içindeki artı, hükümdarın dünyanın merkezinde (Axis Mundi) durduğunu ve dört yöne de hakim olarak Tengri'den aldığı "Kut" ile adaleti sağladığını gösteren bir mühürdür.
FELSEFİ VE BİLİMSEL BİR MODELDİR
Bu işaret; mevsimleri, elementleri ve yönleri kapsayan bir yaşam döngüsü modelidir.
Eski Türklerde din, devlet yönetimi ve astronomi birbirinden ayrı değildir. Bu nedenle sembol; hem bir inanç (Tengricilik), hem bir siyasi otorite (Hanlık), hem de bir evren bilgisi (kozmoloji) içeren "bütüncül bir düzen" simgesidir.
ÖZETLE: "Dini ikon değildir" derken, bu sembolün bir "tapınma aracından" ziyade, Türklerin dünyayı yönetme ve evreni anlama biçimini gösteren bir üst akıl ürünü olduğu kastedilmektedir.
2. SEKİZ KOLLU / ÇAPRAZ DÖNEN İŞARETLER (GAMALI BENZERİ)
Bu semboller çok yanlış bilinir.
ASIL ANLAMI:Hareket eden evrenZamanın dönüşüKut’un dolaşımı
TENGRİCİLİKTE: Evren statik değil, canlıdırTengri “oturmaz”, iş görür
Bu işaret Aryan / Nazi sembolü değildirHint, Türk, Sümer, İskit, Altay ortak kozmik işaretidir
“DÖNEN KUT” FİKRİNİ ANLATIR
3. DÜNYA AĞACI – YUKARI/AŞAĞI EKSENİ (sağ üstteki dairesel çizim)
BU ÇİZİM: Üst dünya (Gök) Orta dünya (İnsanlar)Alt dünya (Yer altı)şeklinde üç katlı evreni gösterir.
ÇOK KRİTİK NOKTA:
TENGRİCİLİKTE: Tanrı gökte ama evrenin dışındadır
Ağaç Tanrı değil, bağlantıdır
BU, KUR’AN’DAKİ: “Allah göklerin ve yerin nurudur”ifadesiyle çelişmez, aksine kozmik bir dildir.
4. KURT + YARIM AY + DİK ÇİZGİ
BU SEMBOL: Kurt = soy / yol göstericiAy = zaman / döngü
Dik çizgi = insanın yönelişi
ÖNEMLİ: Kurt tapınılan varlık değildirTotem değil, mitolojik rehberdir
“Türk’te hayvan kutsallığı yoktur, sembolizmi vardır.”
5. RUNİK (GÖKTÜRK) YAZILI DAİRESEL MÜHÜR
BU TARZ MÜHÜRLER: Koruyucu yazıAntlaşma damgası Kut niyazı
AMA: büyü kitabı değilgizli tarikat işareti değil
Bunlar sözlü kültürün mühürleşmiş hâlidir.
6. ORTADAKİ ORİN BENZERİ FİGÜR (çok önemli düzeltme)
BU: Norse (İskandinav) Odin figürüdür.
Ancak neden aynı kolajda?
ÇÜNKÜ:Odin – Tengri – An/El gibi figürler aynı kozmik baba arketipinin farklı coğrafyalardaki yansımalarıdır.
EN KRİTİK SONUÇ (ÖZET)
BU SEMBOLLER: ayrı bir “din” kurmazputperestlik oluşturmazİslam’a rakip değildir
Bunlar: ✅ İslam öncesi tevhid arayışı ✅ kozmik düzen dili ✅ sembolik anlatım
KUR’AN’IN YAPTIĞI ŞEY:
Bu dili mitten arındırıp vahye bağlamaktır.
TENGRİ → HANİFLİK → KUR’AN
Semboller, Ayetler ve Tevhid Sürekliliği
1. GÖK – TENGRİ – YÜCELİK SEMBOLÜ (Daire / Üst eksen)
TENGRİCİLİKTE:
TENGRİ;görünmezmekânla sınırlı değildoğmamış, doğurmamışgöğün “kendisi” değil, üstünde olan
Bu, Tanrı’yı cisimleştirmeyen bir anlayıştır.
KUR’AN KARŞILIĞI:“GÖZLER O’NU İDRAK EDEMEZ; O İSE GÖZLERİ İDRAK EDER.”
Gözler onu fark edip kavrayamaz. Oysaki O, gözleri görür/bilir. O Latîf'tir, lütfu çok olduğu halde kendisi görülemez; Habîr'dir, her şeyden haberdardır.— En‘âm Suresi, 103. Âyet
“Ne doğurmuştur O, ne doğurulmuştur!:— İhlâs Suresi, 3. Âyet
BAĞLANTI: Tengri = gökte oturan bir varlık değil
Allah = göğün sahibi→ Mekânsız yücelik ortaklığı
2. DÖRT YÖN / MERKEZ (DAİRE İÇİNDEKİ ARTI)
TENGRİCİLİKTE: Dört yön → düzen
Merkez → hakan / insanKozmos → kaotik değil, ölçülüdür
Bu sembol “evren Allah’ın koyduğu dengeyle ayakta” fikrini taşır.
KUR’AN KARŞILIĞI: “Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.”— Rahman Suresi, 7. Âyet
“Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.” — Kamer Suresi 49. Âyet
BAĞLANTI: Kozmik düzen fikri → tevhidin doğrudan öncülü
3. KUT İNANCI (DÖNEN / SEKİZ KOLLU İŞARET)
TENGRİCİLİKTE:
KUT: Tanrısal güç değildirTanrı’dan gelen yetki ve sorumluluktur
Kalıcı değil, ahlâkla bağlıdır
YANİ:Tanrı mutlakİnsan emanetçidir
KUR’AN KARŞILIĞI:“ŞÜPHESİZ BİZ EMANETİ GÖKLERE, YERE VE DAĞLARA SUNDUK…”
Biz emâneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi.— Ahzâb Suresi, 72. Âyet
“ALLAH DİLEDİĞİNE MÜLKÜ VERİR, DİLEDİĞİNDEN ALIR.”
Şöyle yakar: "Ey mülkün/saltanatın Mâlik'i/sahibi olan Allahım! Sen mülkü/saltanatı dilediğine verir, mülkü/ saltanatı dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltip aziz edersin, dilediğini alçaltıp zelil kılarsın. İmkân, mal ve nimet senin elindedir. Sen, her şeye kadirsin.”— Âl-i İmrân Suresi, 26. Âyet
BAĞLANTI: Kut = ilahî lütufMülk = Allah’ın tasarrufu→ Aynı akıl, farklı dil
4. DÜNYA AĞACI / ÜÇ ÂLEM (ÜST–ORTA–ALT)
TENGRİCİLİKTE: Üst âlem → gökOrta âlem → insanAlt âlem → ölüm / bilinmezlik
Bu bir hiyerarşi değil, varlık katmanlarıdır.
KUR’AN KARŞILIĞI:“YEDİ GÖĞÜ VE YERDEN BİR O KADARINI YARATAN ALLAH'TIR.”
Allah O'dur ki, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yaratmıştır. Emir/iş ve oluş onlar arasında sürekli iner ki, Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve Allah'ın bilgi bakımından her şeyi kuşattığını bilesiniz.
— Talâk Suresi, 12. Âyet
“Sizi yerden yarattık. Tekrar oraya göndereceğiz. Ve oradan sizi bir kez daha çıkaracağız.”
— Tâhâ Suresi, 55. Âyet
BAĞLANTI: Çok katmanlı evren → Kur’an’da açık biçimde vardır
Ama aracı varlık yoktur
5. KURT / REHBER FİGÜRÜ
TENGRİCİLİKTE:
KURT: Tanrı değildirRuh değildirPeygamber de değildiryol gösterici semboldür
KUR’AN KARŞILIĞI: “Andolsun ki her ümmete: ‘Allah’a kulluk edin, tağuttan sakının’ diye bir elçi gönderdik.”
— Nahl Suresi, 36. Âyet
BAĞLANTI: Türk mitolojisindeki rehberlik →Kur’an’da vahiy ile kurumsallaşır
6. HANİFLİK – KIRILMA NOKTASI
HANİFLİK:
put yokaracı yokkabile tanrısı yokgöğe yöneliş var
KUR’AN KARŞILIĞI:“ İbrahim ne Yahudi idi ne Hristiyan; o hanif idi, Müslüman idi.” — Âl-i İmrân Suresi, 67. Âyet
BAĞLANTI: Tengri inancı → mitolojik dilHaniflik → sadeleşmeKur’an → vahiy ile netleşme
SONUÇ (ÇOK NET)
TENGRİCİLİK: putperestlik değildirilk vahilerdendir ayrıca günümüzde ✅ tevhidi arayan kozmik bilinçtir
HANİFLİK:✅ tevhidin sade hâlidirKUR’AN:✅ tevhidin vahiy ile tamamlanmış hâlidir
VAHYİN KUR’AN İLE KORUNMUŞ HÂLİDİR
Kur’an yeni bir Tanrı getirmedi,unutulmuş olanı yeniden hatırlattı.
KORUNMUŞ OLDUĞU İÇİN VAHYÌN TAMAMLANMIŞ SON HÂLİDİR!
Rusya/Hakasya bölgesinde kaya resim alanında betimlenmiş Kün-Ay tamgası ve Şanlıurfa/Göbeklitepe sütunlarından birine işlenmiş Kün-Ay tamgası… ve Doğu Türkistan’dan bir Kün-Ay tamgası…
Güneş sembolü olan dairenin ortasında yer alan oyuk, Türklerde yaruk ırkını, yani aydınlığı sembolize eder. Artık aydınlığın baskın olmaya başladığı zaman dilimini yani ilkbahar ekinoksunu müjdeler.
(Ekinoks; Güneş ışınlarının Ekvator'a dik vurması sonucunda aydınlanma çemberinin kutuplardan geçtiği an. Gündüz ile gecenin eşit olması durumudur.)
Oğuz Kağan ve Kün-Ay tamgası
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
Mehmet Kenan Yelken'in https://www.kenanyelken.com sitesinden okuyalım:
TAMGALAR:
Günümüzde kullanılan Latin alfabesinin, bir Ön Türk devleti olan Etrüsk alfabesinden doğduğu belgelerle kanıtlanmış durumdadır.
Latin alfabesinde harfler tek başına bir anlam ifade etmez. En az 2 harfin yan yana gelmesi ile anlamlı bir tümce oluşturur.
Ancak Ön Türkçe yazı sistemi böyle işlemez. Ön Türkçe yazı sisteminin tohumu tamgalar’dır.
ND - NT
AND - ANT
And yada Ant Yemin, Söz, Yakın akraba demektir.
Anda ise Türkçe ve Moğolca da Yeminli Kardeş, Kan Kardeşi demektir.
ND - NT Татдан And - Anf kelimelerinin Yazıya dökülmüş halidir.
AS - SA
AS
Kalın 'S' dir ve Tamga karşılığı AS dır.
(Günümüz S harfi ile benzerliğe dikkati Latin" nin köküne inebilmişmidir?)
Tamgalar çizgi, çizgiler, nokta ve noktalamalar ile ifade edilir ve her tamganın bir anlamı vardır.
Bunlar doğanın anlam kazanmış imgeleridir. Birim zamanda, en az çaba ile, en çok şey anlatma güdüsü ile ortaya çıkmışlardır. Japonca ve Çince'de bugün hala "tamga" sistemi kullanılmaktadır.
Dolayısı ile, Anadolu coğrafyasında herhangi bir yerde
Orta Asya'dakinin aynısı olan ancak ileriye tarihlenmiş tamgaların keşfedilmesi, her iki coğrafyadaki insanlar arasında bir ilişkinin varlığını kanıtlamış olur.
[Orta Asya'dan bildiğimiz tamgaları Anadolu'da kayalar üstünde görüyorsak, sizce bu bir tesadüf olabilir mi?
Gelelim Göbekli Tepe ile Türk tamgaları arasındaki İlişkiye..
Bir Türk tamgası, Göbekli Tepe D yapısında merkezi sütunlardan birisinin üzerinde görülmektedir.
Bu sembol Türkler tarafından kullanılmış olan "Kün-ay" sembolüdür. Ve çok değerlidir. Güneş ve Ay'ı temsil eden bu sembol, baharın ilk ayının ilk gününü işaret eder.
Ayrıca bu sembol hükümdarlık sembolü olarak da kullanılmıştır. Osmanlılarda da "mihr ü mah" (güneş ve ay) olarak bilinirdi.
Resimde dikilitaş üstündeki kabartma ve altında da Türk tamgaları görülmektedir.
Uygur Özerk Türk bölgesinde yaşayan ve Türkçe konuşan halka Hakaslar adı verilmektedir. Hakas Türkleri Hristiyan olmakla birlikte kamlık inanış ve adetlerine devam etmektedirler.
Resimde Hakasya bölgesinde bulunan "Kün-Ay" sembolü görülmektedir ve MÖ 17.000 yılına tarihlenmiştir.
Bu tamgayı Göbekli Tepe-7: Kozmolojik Temeller yazımdaki açıklamalarla birleştirmek gerekirse; Kamlık inancına göre kötü ruhlar güneş ve ay ile mücadele ederler. Çünkü güneş ve ay iyilik yaparlar.
İyi ile kötünün bu mücadelesinde kötüler galip gelirse güneş ile ayı karanlıklar alemine götürürler. İşte o zaman güneş ve ay görülmez. Bu bildiğimiz güneş ve ay tutulmasıdır.
Yukarıdaki resimde güneşi sembolize eden daire ile altında yer alan ay şekli, muhtemelen tamga ile de ifade edilen bir güneş tutulmasını göstermektedir.
Dolayısı ile dikilitaşta yer alan şeklin Türklere ait olan "Kün-Ay tamgası" olduğu kesindir.
Bir örnek daha verelim.
Resimde görülen, Doğu Türkistan'da Uygur Türk bölgesinde (Sincan) keşfedilen ve yaklaşık 3.000 yıl öncesine tarihlenen "bir tapınak-sunak"tır. Güneş sunağı olduğu düşünülmektedir.
Sunağa üstten bakıldığında görülen şekil ise; dışarıda bulunan daire ve içinde 90 derece ile birbirini kesen çap çizgileri ile "Tengri (Gök Tanrı) tamgası"dır. İçte görülen şekil ise yukarıda açıkladığım "Kün-Ay" tamgasının şeklidir.
Şimdi de Göbekli Tepe'de bulunan bir taş tablete ve üzerindeki Türk tamgalarına bakalım.
Tabletin sol tarafında bulunan ucunda ok işareti bulunan yılan kıvrımlı şekil "OZ tamgası"dır ve öbür dünyaya geçerek orada var olmayı, yeniden var olmayı, tanrıya erişmeyi anlatır.
Ortadaki şekil
"UÇ tamgası"dır ve "lider, bayrak, tanrı" anlamları vardır.
Sağdaki şekil ise "AT tamgası"dır. Ölüm sonrasında "göğe yükselmeye hak kazanmış kişi veya "nam yapmış kişi" ifadesidir.
Bu üç tamganın bir sıra ile ve anlam içerecek şekilde yazılmış olduğunu kabul etmek gerekir. Ancak burada tam olarak neyin vurgulandığını söylemek benim haddime değil, bu konuda bir yetkinliğim de yok.
Onun için bu konuyu rahmetli Kazım MİRŞAN ve onun yolundan giden Haluk TARCAN gibi bu işe gönül vermiş kişilere bırakmak gerekir diye düşünüyorum.
TÜM YAZI GÖBEKLİ TEPE - 10 ÖNTÜRKLERİN İZLERİ
https://www.kenanyelken.com/gobeklitepe-onturkler-tamgalar
– Mehmet Kenan Yelken
TENGRİCİLİK İLE DİĞER DİNLERİN KARŞILAŞTIRILMASI YAZISININ SON KISMI
SONUÇ
Tengricilik, insanlık tarihinin ilk inanç sistemi olması ile birlikte, Türklerin ilk, tek tanrılı, benliğine, düşünce sistemine, yaşam tarzına uygun "gerçek" inanç sistemidir.
Tengricilik; kendisinden binlerce yıl sonra ortaya çıkan Zerdüştlük, Mani Dini, Animizim gibi dinler ile Musevilik, Hristiyanlık ve İslamiyet'i etkilemiş, uygulamalarını bu dinlere aktarmıştır.
Tengricilik'te var olan iyeler bugün Semitik dinlerde şeytan, melek, cin olarak varlıklarını sürdürmektedir.
Dili Türkçedir, inanışı Türkçedir, duaları Türkçedir, Tanrı'nın ve iyelerin adları Türkçedir, uygulamaları Türk örf ve adetlerinden gelir, Türk'ün "kült"lerini yansıtır, Türk'ün atavatanında doğmuştur, onbinlerce yıldır Türklerledir ve varlığını sürdürmektedir.
Her "Türk" için; Tengri Dini'ni sahiplenmesi, özellikle gençlerimize öğretmesi/aktarması, yaşatması bir gerekliliktir! koruması ve
TENGRİ BİZ MENEN !
Mehmet Kenan Yelken TENGRİCİLİK İLE DİĞER DİNLERİN KARŞILAŞTIRILMASI YAZISININ SON KISMI
https://www.kenanyelken.com/tengricilik-ve-diger-dinler
Kaynakça
1. KUR’AN-I KERİM
Kur’an-ı KerimEn‘âm 103 İhlâs 3 Rahman 7 Kamer 49 Ahzâb 72 Âl-i İmrân 26, 67 Talâk 12 Tâhâ 55 Nahl 36
2. TÜRK KOZMOLOJİSİ – TENGRİCİLİK
İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Yayınları
Bahaeddin Ögel, Türk Mitolojisi, Türk Tarih Kurumu
Abdülkadir İnan, Eski Türk Dini Tarihi, Kültür Bakanlığı Yayınları
Mircea Eliade, Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi
Jean-Paul Roux, Türklerin ve Moğolların Eski Dini, Kabalcı Yayınları
3. TAMGALAR – GÖBEKLİ TEPE – ÖN TÜRK TEZLERİ
Mehmet Kenan Yelken,
Göbekli Tepe – Ön Türkler ve Tamgalar
Tengricilik ve Diğer Dinler
https://www.kenanyelken.com
Kazım Mirşan, Türklerin Tarihi ve Yazıtlar
Haluk Tarcan, Ön Türkler ve Uygarlık
4. KARŞILAŞTIRMALI DİNLER – HANİFLİK
W. Montgomery Watt, İslam Düşüncesinin Oluşumu
Toshihiko Izutsu, Kur’an’da Tanrı ve İnsan
Muhammed Esed, Kur’an Mesajı
5. SEMBOLİZM – KOZMİK DÜZEN
Carl Gustav Jung, İnsan ve Sembolleri
Joseph Campbell, Kahramanın Sonsuz Yolculuğu
René Guénon, Geleneksel Semboller
Ayriyeten bkz.
https://kubeyhatun.wordpress.com/2013/07/14/13-sembollerin-gizemi-tengri-damgali-hatti-gunesi-%E2%99%A5-oz-damgasi-svastika-gamali-hac/
https://yenidenergenekon.com/293-tengri-simgesi/
AKADEMİK DÜRÜSTLÜK NOTU (önemli)
Bu metin:vahiy eşitliği iddiası değildirKur’an’a alternatif değildirTengriciliği din olarak dayatma değildir
Bu metin: ✅ tevhid arayışının tarihsel sürekliliğini✅ Türk kozmik hafızasını✅ Kur’an’ın bu arayışı tashih edip tamamladığını ortaya koyar.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
İZLETİ: (Facebook)
23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
23. TENGRİ İNANCI VE ŞAMANLIK Tengri’den Kur’an’a Tevhid Anlayışı
