290. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR
GİRİŞ
Atatürk'ün din ve Türk tarihi konusundaki görüşleri, çoğu zaman kulaktan dolma iddialarla değil; kendi döneminde hazırlanan resmî eserler, konuşmaları ve tarih çalışmaları üzerinden değerlendirilmelidir. Bu yazı, söz konusu kaynaklar ışığında bir değerlendirme niteliği taşımaktadır.
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR
Atatürk’ün hem dine hem de Türk kimliğine bakışını anlamak için başvurulacak en sağlam ve resmî kaynaklardan biri Türk Tarih Tezidir. Bu büyük çalışma, Türk milletinin kökenini, inanç yapısını, medeniyet tarihini ve İslamiyet’le olan ilişkisini bilimsel temelde yeniden ele alır.
Türk Tarih Tezi’nde İslamiyet, Türklerin kadim tevhid inancıyla örtüşen, hatta o inancı daha da pekiştiren bir dönüşüm olarak değerlendirilir.Türklerin tarih boyunca Tek Tanrı fikrine sahip oldukları; Gök Tanrı inancının putperestlikten tamamen ayrı, saf ve yüksek bir tevhid anlayışı olduğu vurgulanır. Bu nedenle Türklerin İslam’ı kabulü zorlamayla değil, fıtrî bir uyumla, kendi öz benliklerine uygunluğu sebebiyle gerçekleşmiştir.
Atatürk’e göre İslam dini, Türk milletinin ruhuyla çelişen bir inanç değil; tam tersine, onu yücelten, tamamlayan ve disipline eden bir hakikat olarak konumlanır. Bu yaklaşım yalnızca Türk Tarih Tezi’nde değil; Türk Tarihinin Ana Hatları, Medeni Bilgiler, Vatandaş İçin Medeni Bilgiler ve çeşitli nutuklarında da açık biçimde yer alır.
Türk Tarih Tezi, Atatürk’ün hem Türk kimliğini, hem de İslam’ın özündeki tevhid, akıl, adalet ve ahlak prensiplerini birleştirdiği temel metindir. Ancak Atatürk’ün vefatından sonra bu tez, dönemin CHP yönetimi tarafından yavaş yavaş müfredattan çıkarılmış, üzeri örtülmüş ve Türkiye uzun yıllar kendi tarihsel kimliğinden uzaklaştırılmıştır. Bugün hâlâ süren tartışmaların ve Atatürk konusunda ortaya çıkan yapay kutuplaşmanın asıl kaynağı da budur.
Artık belgeler açık, hakikat meydandadır: Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türk milletinin hem aklına hem imanına rehberlik etmiş büyük bir önderdir. Kökleri mazide, yüzü istikbalde olan bir millet tasavvurunu inşa ederken, İslam’ın saf tevhid anlayışıyla Türk kimliğini yan yana getirmiştir.
Bu mesele, tarihin ışığında artık netleşmiş ve hak ettiği şekilde anlaşılmıştır.
ATATÜRK’E SALDIRANLAR —
Bunların yaşadığı şey İslam değildir; bu anlayış gerçek Müslümanlıkla da bağdaşmaz. Onların Peygamber tasavvuru Hazreti Muhammed değil, Arap ırkçılığıyla temellenmiş Muaviye zihniyetidir.
1. Peygamber anlayışlarının temeli Arapçı Muaviye çizgisidir.
2. Din diye benimsedikleri ise uydurulmuş hurafelerden ibarettir.
3. Yaşadıkları şey din değil, Arap örf ve adetlerinin din diye sunulmuş kültürüdür.
Oysa İslam evrensel bir dindir; hiçbir kavme mahsus değildir. Hazreti Âdem’den Hazreti Muhammed’e kadar kesintisiz biçimde tebliğ edilen hakikatin adıdır İslam. İlk prototipi, yani tek tanrıcılık anlayışının kadim kökü ise Kök Tengriciliktir. Bununla birlikte İslam bir “Türk dini” de değildir; zira İslam, Allah’ın tüm insanlığa gönderdiği ilahi öğretiyi ifade eder. Türk milleti bu ilahi öğretiyi binlerce yıl önce töreye dönüştürmüş ve bu sayede tarih boyunca tek tanrıcı kalmayı başarmıştır.
Tek tanrı inancı Türk’ün genine, DNA’sına işlemiştir. Kur’an’da “İbrahim milleti” olarak anılan bu öğreti, aslında tevhidin özüdür. Kur’an’daki şeriat ne ise, Türkteki töre odur. Türk milleti tarihin en eski ve en köklü tevhid anlayışına sahip milletidir; Allah’ın davasını ezelden beri temsil eden bir millettir. Bu davanın son zuhur ettiği bölgenin Arap yarımadası olması, davayı Arapların tekelinde kılmaz. Nitekim Arap toplumunun büyük kısmı, Hazreti Muhammed’in vefatından hemen önce ve sonra bu davayı taşımaya layık olmadığını göstermiştir. “İslam medeniyeti” dediğimiz şey Türklerle birlikte yükselmiştir. Emevilerden sonra başlayan gerçek altın çağ, akılcı anlayışın hâkim olduğu ve bu anlayış sayesinde İslam’ı kabul eden Türklerle vücut bulmuştur. Daha sonra aklın üzeri örtülmüş, dini bilgi ezbere dökülmüş; gelenekçi anlayışın mistisizm ve kehanetle birleşmesi Türk milletini hem kültüründen hem tarihsel misyonundan uzaklaştırmış ve büyük zararlar vermiştir. Allah’a sonsuz şükürler olsun ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Ehlibeyt ile birlikte mezara gömülmek istenen Kur’an-ı Kerim’i oradan çıkarıp önce Türk milletiyle buluşturmuş, ardından tüm dünyanın önüne yeniden koymuştur. Böylece yeni bir akıl çağı doğmuş; Kur’an’daki gerçek İslam, Yaşar Nuri Öztürk gibi âlimlerin katkısıyla yeniden gün yüzüne çıkmaya başlamıştır. Allah nurunu tamamlayacaktır. Bu internet çağında, sahipkıran çağında, Zülkarneyn –Oğuz damgası taşıyan millet ile bu nur tamamına erecek; Kur’an’daki İslam ve Türk töresi tüm dünyanın önüne konacaktır, inşallah.
HAKİKAT BUDUR. NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!
Kaynakça
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk.
Mustafa Kemal Atatürk, Vatandaş İçin Medeni Bilgiler.
Türk Tarihinin Ana Hatları, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti, 1931.
Tarih I–IV, Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yayınları.
Afet İnan, Medeni Bilgiler ve M. Kemal Atatürk'ün El Yazıları.
Afet İnan, Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler.
Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları.
Kur'an-ı Kerim.
Yaşar Nuri Öztürk, Kur'an'daki İslam.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR | VİDEO 319
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR | VİDEO 319
İZLETİ: (Facebook)
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR | VİDEO 319
272. ATATÜRK’ÜN GERÇEK GÖRÜŞÜ: TÜRK TARİH TEZİ’NDE AÇIKÇA MEVCUTTUR | VİDEO 319
