216. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA?
EN BÜYÜK CİHAD
"Sen haklısın ey Mûsâ — fakat karnımızı Firavun doyuruyor.”
Tarih boyunca nice kavim, zulmü görmesine rağmen geçim korkusuyla hakikatten yüz çevirdi.
Ez cümle: Mûsâ’nın haklılığını kabul edip yine de Firavun’un sofrasına sığınmak, insanlığın en eski zaaflarından biridir.
Tarih tekerrür eder; bugün de manzara değişmedi. Adaletsizlik açıkça görülüyor, hakikat dile geliyor; fakat birileri hâlâ, “Mevcut düzen ekmeğimi veriyor” diyerek zulmün gölgesinde yaşamayı tercih ediyor. Bu yüzden de her geçen gün çürüme derinleşiyor, imtihan büyüyor.
UYAN EY TÜRK MİLLETİ!
– Serdar Bayram
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA?
Bebek katili terörist başının "Ben de Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği paradigma'ya destek vereceğim" demesi, AK Partililerin "Erdoğan, Yeni Osmanlı projesi ile Amerika’nın Büyük Orta Doğu Projesi'ni bitirdi, Osmanlı’yı kuruyoruz" demeleri ve Amerika’nın yeni başkanı Donald Trump’ın "Erdoğan çok zeki bir adam, güçlü bir ordu kurdu, Suriye’nin anahtarını elinde tutuyor, Esad’ı da o devirdi" ifadeleri, tüm bunların Siyonizm’in kontrolündeki bir plan doğrultuasunda gerçekleştiğini göstermektedir.
Yeni Osmanlıcılık, büyüyerek küçülmektir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin başarıyla sonuçlanması için atılan bir adımdır. Sağ gösterip sol vurmaktır!
Terörist başının "Bahçeli ve Erdoğan’ın güç verdiği paradigma" dediği, Siyonizm planı doğrultusunda 1991’den bu yana sürdürülen BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) planının bir ayağı olan Yeni Osmanlıcılık oyunudur. Bu paradigma, bu oluşumdur. Bu oluşumda, ilk etapta YPG de Suriye’de Irak’taki Kürt Bölgesel Yönetimi gibi bir devletleşme yapılanmasına gidip Öcalan’ı Türkiye’deki yönetim ile anlaşıp, Türkiye’nin güneydoğusunun da içinde bulunacağı, Suriye, Irak ve Türkiye’yi içeren özerk bir Kürdistan’ın başına getirmeyi hedeflemektedir. İkinci etapta, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısının yıkılıp federal bir yapıya dönüştürülmesinden oluşan boşluk kullanılarak Kürtler, referandumla Türkiye’den ayrılıp bağımsızlığını ilan edecektir.
Bu sözde Kürdistan’ın iplerini elinde tutanlar, kısa süre içerisinde burayı "Büyük İsrail"e dönüştürecektir. Tüm bunlar, BOP’un İran ayağının da tamamlanması yahut orayla bir uzlaşma sağlanarak Büyük Orta Doğu Projesi’nin hedefine ulaşmasına vesile olacaktır.
Şimdi biraz geriye gidip, "Ben Amerika’nın Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlarından biriyim ve bu görevi yapıyorum" diyen Recep Tayyip Erdoğan’ı hatırlayalım. Daha başbakan olmadan önce Beyaz Saray’da Başkan Bush tarafından kabul edildiğini, ardından CHP ile anlaşıp anayasa değişikliğiyle başbakan yapıldığını, Irak ile başlayıp günümüzde Suriye ile tamamlanmasına bir adım kalan Büyük Orta Doğu Projesi’nde geldiği günden beri Amerika’nın yanında yer aldığını, Amerikan askerleri için dua ettiğini ve bölgede İsrail’in koruyuculuğuna soyunarak önündeki taşları hep kaldıran kişinin Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümeti olduğunu hatırlayalım.
Şimdi de BOP’un son adımı olan İran konusunun altyapısının, bizzat Sünni önderler eliyle AK Parti tarafından hazırlandığını görüyoruz. Daha geçenlerde TRT Genel Müdürü Mehmet Zahid Sobacı, Bursa Uludağ Üniversitesi’nde katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada TRT Farsça’nın yayın hayatına başlayacağını belirtip, "İran’ı rahatsız etmek zorundayız" ifadelerini kullanmış, daha doğrusu bunu ağzından kaçırarak bir planı deşifre etmiştir.
Hatırlayalım, daha dün "Kardeşim Esad" deyip onunla ailece tatile çıkan Erdoğan, durup dururken Esad’ın zalim olduğunu anlamış ve Esad, "Esed" olmuş; Türkiye eliyle Suriye’de iç karışıklık çıkarılmış ve son olarak günümüzde HTŞ tarafından Esad düşürülmüştür. New York Times gazetesinde açıkça YPG’nin Pentagon, HTŞ’nin ise CIA tarafından desteklenip silahlandırıldığı yazılmıştır. Zaten HTŞ, El-Nusra ve IŞİD’in hepsi, El Kaide’nin devamıdır. El Kaide ise herkes tarafından kabul edilen ve bilinen Amerika’nın yetiştirip desteklediği, silahlandırıp kendi emelleri doğrultusunda kullandığı bir örgüttür.
Bu örgüt sayesinde hem Müslümanlar katledilmiş hem de İslam, terörle eşitlenmiş ve dünyaya yanlış bir izlenim verilmiştir. Aynı zamanda bu örgüt, BOP’un Orta Doğu’daki askerlerine dönüştürülmüştür. Bu terör örgütü, Gazze’nin yok edildiği bu çağda İsrail’e karşı tek bir kurşun dahi atmamıştır. Artık Amerikan askerleri yerine El Kaide 2.0, BOP için hükümetler yıkıp devletleri bölüp parçalamaktadır.
Şimdi başa dönelim. Atatürk, 100 yıl önce Nutuk’ta bizi uyardığı bir gerçeği dile getirmişti: Amerikan’ın tek dünya devleti projesi vardır. Bu proje, dünya üzerindeki tüm güçlerin, devletlerin, imparatorlukların bölünüp parçalanıp küçüldüğü; Sovyetler Birliği veya Yugoslavya örneklerinde olduğu gibi, yerlerine tüm dünyada tek bayrak, tek din, tek devlet şeklinde Amerikan (İngiliz, İsrail ve Amerika) şeytan üçgeninin, yani Siyonizm’in gücünü elinde bulunduracağı bir düzen kurmayı hedefler.
Atatürk bizi uyardı ve bu planın engellenmesi gerektiğini söyledi. Kendisi bizzat bu planı engellemiş ve Türk milletine, Türk birliği hedefiyle bu planı bozma emanetini bırakmıştır. Amerikalılar, Sovyetler Birliği’nin yıkılmasıyla birlikte bu plan doğrultusunda yeni stratejiler geliştirmiş ve Büyük Orta Doğu Projesi ortaya çıkmıştır.
Her şeyi apaçık ortaya koyan gerçek şudur: 40 yıl önce plan yapıp 40 yıl sonra milim sapmadan bu planı işleten Siyonizm’in oyununu bozacağını iddia edenlerin, uzun vadeli plan yapmak bir yana, burnunun ucunu dahi göremediği açıktır. Dün "hocaefendi" dedikleri ve devletin her kademesine atadıkları, hatta birlikte Ergenekon ve Balyoz operasyonları yapıp Türk ordusuna kumpas kurdukları; onların eliyle Türk ordusunun kozmik odasındaki tüm bilgi ve belgeleri Siyonizm’in bilgisine sundukları kişi Fethullah Gülen’di. Bugün ise onu FETÖ terör örgütünün lideri olarak tanımlıyorlar. Bunu da "Allah ve millet af etsin" diyerek geçiştirirken asıl fetöcüler ak parti içinde kendini kamufle ederken suçsuz er'ler ve çaycılar konuyla alakasız insanlar tutuklanmıştır.
Hâlbuki "Ben bu davanın (Ergenekon davasının) savcısıyım" diyen Recep Tayyip Erdoğan’dı. Aynı zihniyet Açılım adı altında terörle mücadele kanunlarını değiştirip Türk askerinin elini kolunu bağlayan; terörle mücadele yerine müzakere eden ve bunun sonucunda hendek savaşlarında 800’den fazla askerimizin şehit olmasına neden olmuşturlar. Tüm bu politikalar, yalnızca hata olarak değerlendirilemez.
Bu ve daha birçok yanlış, devletin çöküşüne neden olan hatalı politikalar, kimse tarafından istemeyerek yapılamaz. Bunların tümü bir plan doğrultusunda gerçekleştirilmiştir.
Nasıl ki 10 milyondan fazla sığınmacının Türkiye'ye getirilmesi tesadüf değilse, bu da aynı planın bir parçasıdır. Bu sayede, hem Kürdistan’ın yani Büyük İsrail’in oluşacağı bölgeler boşaltılarak daha kolay işgal edilir hale getirilmiş, hem Türk kimliği büyük bir tehlike altına sokulmuş, hem Anadolu’nun jeopolitik yapısı tehdit edilmiş, hem de ileride ihtiyaç duyulursa Türkiye’de bir iç savaş çıkarılmasının yolu açılmıştır.
Tüm bu gerçekler ortadayken, hatta sığınmacıları geri göndermeme bahanesi olarak kullanılan Esad yönetimi dahi ortadan kalkmışken, Recep Tayyip Erdoğan, Suriyelilerin "başımızın üstünde yeri var" diyerek daha fazla sığınmacının ülkeye gelmesinin de önünü açmaktadır. Sadece bu mesele dahi Türkiye Cumhuriyeti’nin ciddi bir beka sorunudur.
BOP'un (Büyük Orta Doğu Projesi) 7 aşamasının tamamlanmasının ardından – ki bu büyük ihtimalle Türkiye'nin yönetiminin de değiştiği döneme denk gelecektir – plan sahipleri, eninde sonunda Türk milletinin uyanacağını biliyordu. En geç Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşı ve sağlık durumu nedeniyle görevi bıraktıktan sonra, Türkiye'de yönetimin milli bir hükümetin eline geçmesi ihtimalini dahi düşünerek hareket etmişlerdir. Bu süreçteki hamlelerin, milli bir hükümetin elini zayıflatmak için tasarlanmış bir planın sonucu olduğunu düşünüyorum. Ekonomi lsi çökmüş bir ülkenin ordusu savasamaz. İç dinamikleri tarumar edilmiş bir devlet kendini savunamaz. Bölünüp parçalanmış bir millet topyekun bir istiklal mücadelesi bir kurtuluş savaşı veremez.
Anlaşılan, 40 yıl önce sadece BOP planı yapılmamış; Türkiye'de de başka bir plan devreye sokulmuş ve siyasal İslamcıların açıkları ve faşist anlayışları kullanılarak bir plan işletilmiş tam da BOP’un açıklandığı zamana denk gelecek şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimi de esir alınmıştır. Böylece bölgede BOP'un işlemesinin önündeki en büyük engel aşılmıştır. Aslında Türkiye Cumhuriyeti, BOP'ta açıklanmayan 8. devlettir. Hem gizli müttefik hem de en büyük tehlike arz eden rakiptir.
Türk milleti gaflet uykusundadır ve onu uyandırmak insan işi değildir. Nitekim bugüne kadar uyandırmak mümkün olmamıştır. Fakat yüce Allah, siyasal İslamcıları öyle bir çıkmaza sürüklemiştir ki kötü emellerine kalkan yaptıkları dinimiz İslam ile karşı karşıya gelmişlerdir. Tarih hiçbir ihaneti affetmemiştir ve affetmez. Siyasal İslamcıların geldikleri son nokta, açık bir şekilde Kur’an duvarına çarpmaktır. Bu çıkmaz, Türk milletini Kur'an-ı Kerim yani dinimiz İslam ile Recep Tayyip Erdoğan yani AK Parti hükümeti arasında bir seçim yapmaya zorlamaktadır. Türk milletini yalnız Allah uyandırabilirdi. Türk milleti ya zalimin zulmüne ortak olacak ya da Allah'ın ipine sarılıp Allah'ın boyasını esas alarak şuurlanacak ve gaflet uykusundan uyanacaktır.
Evet, yazımızın başında belirttiğimiz gibi, bebek katili terörist başının umut hakkı kapsamında affedilmek istendiği gerçeği, tüm şehit yakınlarına, gazilere ve Türk milletine yapılan bir zulümdür. Bu düpedüz ihanettir ve hiçbir gerekçeyle doğru gösterilemez. Bu, zina yapmaya ya da alkol içmeye benzemez. Kur’an’a göre Allah’ın tek düşmanı zalimdir ve zulümdür. Her şey ortada olduğu halde her şeyi bir kenara bıraktım.
Diyelim ki ben yanılıyorum ve Recep Tayyip Erdoğan, boynundaki Yahudi üstün cesaret madalyasına rağmen Siyonizm'in oyununu bozmuş, BOP'u bitirmiş ve Osmanlı'yı diriltmek üzere. Böyle dahi olsa hiçbir şey değişmez. Terörist başının affedilmesi tek başına yeterlidir. Ama bunun üstüne bir de hedefine ulaştırılıp siyasal bir kimlik ile özerk bir bölgenin başına geçirilmesi, Kur'an-ı Kerim'e çarpmaktır. Bu, Kur’an'ın bunu yapanları çarpmasına yol açacak ve devlet çökecektir. Bu, Allah’ın vaadidir. Bunu yapan bir devletin çökmesi haktır. Buna destek veren milletin helak olması ise kaçınılmazdır.
"Yeryüzünde dolaşıp bir bakmıyorlar mı ki, nasıl oldu kendilerinden öncekilerin sonu? Onlar kuvvet yönünden bunlardan daha ağır ve baskındılar. Toprağı eşip deşip didik didik etmişlerdi. Ve yeryüzünü, bunların imar ettiklerinden çok daha fazla imar etmişlerdi. Ve resulleri onlara açık-seçik deliller getirmişti. O halde, Allah onlara zulmediyor değildi. Doğrusu, onlardı öz benliklerine zulmedip duranlar." — Rum Suresi, 9. Âyet
"Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki kendilerinden öncekilerin sonları nice olmuş görsünler? Onlar, hem kuvvetçe hem de yeryüzündeki eserler bakımından bunlardan daha zorlu idiler. Ama Allah onları günahları yüzünden yakaladı. Ve Allah'a karşı bir koruyanları da olmadı." — Mü’min Suresi, 21. Âyet
"Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir?"
EY TÜRK MİLLETİ, TİTRE VE KENDİNE DÖN!
UYAN ARTIK VE SEÇİMİNİ YAP!
Kaynakça
Kur'an-ı Kerim.
Nutuk. Ankara: Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları.
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk (1927).
TBMM. Tutanak Dergisi ve Resmî Konuşma Kayıtları.
Cumhurbaşkanlığı. Cumhurbaşkanlığı resmî açıklamaları ve konuşmaları.
Dışişleri Bakanlığı. Türkiye'nin Suriye ve Orta Doğu politikalarına ilişkin resmî açıklamalar.
NATO. Resmî belgeler ve zirve bildirileri.
United Nations. Suriye, Irak ve mülteci krizine ilişkin raporlar.
UNHCR. Türkiye'deki sığınmacılar hakkında istatistik ve raporlar.
CIA. Kamuya açıklanmış tarihî belgeler.
U.S. Department of Defense. Suriye ve Irak operasyonlarına ilişkin raporlar.
Congressional Research Service. Turkey: Background and U.S. Relations raporları.
Council on Foreign Relations. Middle East ve Turkey analizleri.
International Crisis Group. Türkiye, PKK ve Suriye üzerine raporlar.
Carnegie Endowment for International Peace. Türkiye ve Orta Doğu üzerine analizler.
RAND Corporation. Türkiye, Suriye ve bölgesel güvenlik raporları.
Brookings Institution. Türkiye ve Orta Doğu politikaları üzerine araştırmalar.
The New York Times. Suriye iç savaşı ve ABD politikaları hakkında haber ve analizler.
Reuters. Türkiye, Suriye ve uluslararası gelişmelere ilişkin haber arşivi.
BBC News. Türkiye ve Orta Doğu dosyaları.
Anadolu Ajansı. Türkiye'deki resmî açıklamalar ve gelişmeler.
Resmî Gazete. Kanunlar, anayasa değişiklikleri ve yürürlüğe giren düzenlemler.
Not: Bu yazıda yer alan uluslararası ilişkiler, jeopolitik, siyasal süreçler ve küresel aktörlere ilişkin değerlendirmeler, yazarın kamuoyuna açık bilgi, tarihsel gelişmeler ve çeşitli kaynaklardan yaptığı analiz ve çıkarımlara dayanan görüş ve iddialarıdır. Bu değerlendirmeler, kesinleşmiş yargı veya hukuken ispatlanmış vakıalar olarak değil; tartışmaya açık siyasi ve tarihî yorumlar kapsamında ele alınmalıdır. Okuyucuların farklı görüşleri ve ilgili birincil kaynakları da inceleyerek kendi değerlendirmelerini yapmaları tavsiye edilir.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
İZLETİ: (Facebook)
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
199. NEDİR BU BAHÇELİ VE ERDOĞAN'IN GÜÇ VERDİĞİ PARADİGMA? | VİDEO 247
