134. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
GİRİŞ
Bu yazı; dinin siyasetle araçsallaştırılması, adaletin zedelenmesi, ahlaki çöküş ve toplumsal yozlaşma üzerine Kur’an ayetleri ve Türk töresi perspektifinden bir sorgulama niteliğindedir. Amaç; hakaretten değil hakikatten yana durmak, vicdanı ve aklı yeniden merkeze çağırmaktır. Çünkü bir toplumun yükselişi de çöküşü de önce kendi iç dünyasında başlar.
– Yapay Zekâ
– Serdar Bayram
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
Her gün başka bir musibet, her sabah başka bir felaket...Bu aziz milletin başına gelmeyen kalmadı.Oysa bu ülke, "dindarız" diyerek övünen, her fırsatta Allah’ın adını anan, her felaketin ardından Kur’ân-ı Kerîm okuyan kimselerce yönetilmekte.
Ama sormak gerekir: Yüce Allah’ın emirlerini gerçekten hayatlarına geçirdiler mi?
KUR’AN’DA YÜCE RABBİMİZ ŞÖYLE BUYURUR:
“Hiç kuşku yok ki, müminler kurtuluşa ermiştir.”
— Mü'minûn Suresi, 1. Âyet
Eğer durum buysa, önümüzde iki seçenek kalıyor:
Haşa! Ya Allah’ın kelamı olan Kur’an’da bir yanlışlık var ki bunu iddia eden zaten imansız olur.
Ya da Türkiye’yi 23 yıldır tek başına yönetenler, aslında Kur’an’ın tarif ettiği gerçek müminlerden değildir.
Başka bir açıklaması yok.Zira Kur’an’a göre mümin; adil, iffetli, dürüst, merhametli, akleden, emanete sahip çıkan, rüşvetten uzak duran, yetimin hakkını gözeten kişidir.
“Allah, size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” — Nisâ Suresi, 58. Âyet
PEKİ 23 YILIN SONUNDA NE OLDU?
“İmanlı ve ahlaklı nesiller” yetiştirme vaadiyle yola çıkanlar, bugün ahlaksızlıkla, liyakatsizlikle ve yozlaşmayla anılan bir neslin oluşmasına sebep oldular.
Bunu ne ben söylüyorum, ne sen... Bunu hakikat söylüyor.Bunu tarih yazıyor. Bunu sokaklar haykırıyor.
DİNDEN ÇIKIŞ REKOR SEVİYEYE ULAŞTI
Bugün geldiğimiz noktada, İslam’dan uzaklaşanların sayısı tarihî bir zirveye ulaşmış durumda.Ve bu öyle bir seviyedir ki, hiçbir Haçlı Seferi, hiçbir Moğol istilası, hiçbir dış müdahale bu millete bu kadar derin bir manevî tahribat verememişti.
Zira düşman açıktan geldiğinde millet kenetlenir, direnirdi.Ama bu kez yıkım içeriden geldi.Din, çıkar aracı yapıldı. İnanç, iktidarın kılıcı haline getirildi.
Kur’an'ın özünden sapıldı, hakikat perdelenip yerini gösterişe, şekle, siyasete bıraktı. Ve sonuç: Gençler artık ne camiye uğruyor, ne de Allah’a güven duyuyor. Vicdanlar suskun, kalpler yaralı, zihinler bulanık...
“Ey iman edenler! Allah'tan, kendisinden korkmaya yaraşır biçimde korkun. Müslümanlar olmanın/Allah'a teslim olmanın dışında bir hal üzere sakın can vermeyin.” — Âl-i İmrân Suresi, 102. Âyet
Fakat Müslüman olarak kalmak için evvela hakiki bir İslamî bilinç, adalet, ahlak ve hikmet gerekir. Bunlar olmayınca din, sadece bir tabela olur. Töre terk edilir, kalp kararır, iman söner...
Tarihte düşman dışardan gelirdi;Ama şimdi düşman içerde, din kisvesi giymiş, cehaletle ittifak kurmuş durumda.
VE UNUTULMASIN:
“Şüphesiz, Allah bir toplumu, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez.”
Her biri için onu önünden ve arkasından izleyen gözcüler vardır ki, kendisini Allah'ın emrine bağlı olarak koruyup denetlerler. Gerçek şu ki Allah, bir toplumun mâruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini/birey olarak kendilerine ilişkin olanı değiştirmedikçe, değiştirmez. Allah bir topluma bir perişanlık dileyince de artık onu geri çevirecek bir güç yoktur. Ve onlar için Allah'ın berisinden koruyucu bir dost da olamaz.
— Ra’d Suresi, 11. Âyet
TÜRK TÖRESİ DER Kİ:“Adalet mülkün temelidir.”Adaletin olmadığı yerde töre çürür, millet dağılır, toplum çöküşe gider.
Töremiz de Kur’an da aynı hakikati haykırır:
“Allah, bir toplumu, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez.” — Ra’d Suresi, 11. Âyet
VE YİNE BUYURUR YÜCE ALLAH:
“Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağar.”
— Yunus Suresi, 100. Âyet
Sormaz mı insan kendine?Bu yıkım neden üzerimize yağdı?Bu zillet neden bizimle?Bu azap niye eksik olmuyor?
Çünkü akıl terk edildi, hakikat unutturuldu, töre rafa kaldırıldı.
“DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?”
İnsanlara hayırda erginliği/dürüstlüğü emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? — Bakara Suresi, 44. Âyet
“AKLETMEZ MİSİNİZ?”
Şu iğreti, basit hayat bir oyun ve eğlenceden başka şey değildir. Sakınıp korunanlar için âhiret yurdu elbette ki daha iyidir. Hâlâ aklınızı işletemeyecek misiniz?
— En’âm Suresi, 32. Âyet
Tarih boyunca helak edilen tüm kavimlerin ortak vasfı zulmü meşrulaştırmaları, hakikati görmezden gelmeleri ve akıllarını kullanmamalarıydı.
ATALARIMIZ DER Kİ: “Ne ekersen, onu biçersin.”Etki - Tepki... Zaman ve sonuç yalan söylemez.
Bugün yaşadığımız her şey,geçmişte ektiklerimizin doğal sonucudur.Hiçbir bahane, hiçbir yalan, bu gerçeğe perde olamaz.
Bu bir imtihandır.Ve biz, bu imtihanda ne kadar kaldığımızı,aklımızla, vicdanımızla ve imanımızla göstermek zorundayız.
Kaynakça
Kur’an-ı Kerim
Mü’minûn Suresi, 1
Nisâ Suresi, 58
Âl-i İmrân Suresi, 102
Ra’d Suresi, 11
Yunus Suresi, 100
Bakara Suresi, 44
En’âm Suresi, 32
Orhun Yazıtları — Türk töresi, adalet anlayışı ve devlet ahlakı üzerine tarihî metinler.
Ziya Gökalp — Türk töresi, millet ve ahlak anlayışı üzerine eserler.
Yusuf Has Hacib — Devlet, adalet ve yönetim ahlakı üzerine öğütler içeren klasik eserler.
Kutadgu Bilig — Adalet, akıl, ahlak ve devlet düzeni üzerine temel kaynak.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
İZLETİ: (Facebook)
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
118. ÜLKEYİ CEHENNEME ÇEVİRDİLER...
