238. bölüm · KÖKLER VE HAKİKAT – TÜRK’ÜN YOLU
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ?
KUR’AN’DA SALÂTIN VAKİTLERİ: HAZRETİ İBRAHİM’DEN GÜNÜMÜZE KOLAYLIK İLKESİ
Tengri’ye yönelişten İslam’ın salâtına: Her çağda Allah’a teslimiyetin vakti değişse de özü değişmedi.
– Serdar Bayram
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ?
Kur’an’da “salât”ın belli zamanlarda kılınması gerektiğini bildiren birkaç temel ayet vardır.Aşağıdaki ayetler namazın zamanına işaret eden ana metinlerdir:
1. HÛD SURESİ 114. ÂYET
“Gündüzün iki tarafında ve gecenin yakın saatlerinde salâtı dosdoğru kıl.Çünkü iyilikler kötülükleri giderir. Bu, düşünenlere bir öğüttür.” (Hûd Suresi, Âyet 114 — Yapay Zeka tercümesi)
Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namazı/duayı yerine getir. Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür. (Hûd Suresi, Âyet 114 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
“Gündüzün iki tarafı” → sabah (güneş doğmadan önce) ve akşam (güneş batmadan önce).
“Gecenin yakın saatleri” → yatsı veya gece namazına işaret eder.
Bu ayet en az üç vakte işaret eder: Sabah – Akşam – Gece.
2. İSRÂ SURESİ 78-79. ÂYETLER
“Güneşin batıya meyletmesinden gecenin karanlığına kadar salâtı yerine getir; bir de sabah vakti Kur’an’ı oku. Şüphesiz sabah vakti okunan Kur’an (salât) şahitlidir.” (İsrâ Suresi, Âyet 78 — Yapay Zeka tercümesi)
Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı/duayı yerine getir. Sabah Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah Kur'an'ı tanıklarca izlenmektedir. (İsrâ Suresi, Âyet 78 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
“Gecenin bir kısmında da, sana mahsus bir nafile olarak kalk, umulur ki Rabbin seni övülmüş bir makama ulaştırır.” (İsrâ Suresi, Âyet 79 — Yapay Zeka tercümesi)
Sana özgü bir davranış olarak, gecenin bir kısmında, o Kur'an'la meşgul olmak üzere uyanık ol/uykudan uyan. Böylece Rabbinin seni övgüye layık bir konuma ulaştırması umulur. (İsrâ Suresi, Âyet 79 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
“Güneşin batıya meyletmesi” (zavâl) → öğle vakti.
“Gecenin karanlığına kadar” → ikindi ve akşamı kapsar.
“Sabah vakti Kur’an” → sabah namazı.
“Gecenin bir kısmında nafile” → teheccüd (gece namazı).
Burada öğle, ikindi, akşam, sabah ve gece vakitlerine işaret vardır.Bu ayet, beş vaktin temel dayanağı olarak yorumlanır.
3. NÛR SURESİ 58. ÂYET
“Ey iman edenler! Elinizin altındakiler ve sizden henüz bulûğa ermemiş çocuklar, sizden üç vakitte izin istesinler: sabah namazından önce, öğle vakti elbiselerinizi çıkardığınız sıradave yatsı namazından sonra. Bunlar sizin için üç mahrem vakittir.” (Nûr Suresi, Âyet 58 Yapay Zeka tercümesi)
Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunanlarla, ergenlik yaşına gelmemiş olanlarınız sizden üç vakitte izin istesin: Sabah namazından/duasından önce, öğlen vaktinde elbiselerinizi çıkardığınızda, gün battıktan sonra yerine getirilen namazdan/duadan sonra... Kaygılanacağınız üç vakittir bunlar. Bunlar dışında size de onlara da bir günah yoktur. Aranızda dolaşırlar, birbirinize bakabilirsiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklıyor. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir. (Nûr Suresi, Âyet 58 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Burada üç özel zaman belirtiliyor: Sabah – Öğle – Yatsı.
Bu ayet, toplumda üç ayrı namaz vaktinin bilindiğini dolaylı olarak gösterir. Ama bu, “sadece üç vakit vardır” anlamına gelmez; sadece mahremiyet açısından örnek verilir.
4. TÂHÂ SURESİ 130. ÂYET
“Onların söylediklerine sabret;güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin hamdiyle tesbih et. Gecenin bazı saatlerinde ve gündüzün taraflarında da tesbih et ki hoşnut olasın.” (Tâhâ Suresi, Âyet 130 — Yapay Zeka tercümesi)
Artık, onların söylediklerine sabret; Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini överek tespih et! Gecenin bazı saatleriyle gündüzün iki ucunda da tespit et ki, hoşnutluğa erebilesin. (Tâhâ Suresi, Âyet 130 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Güneşin doğmasından önce → sabah.Batmasından önce → ikindi.Gecenin bazı saatlerinde → akşam/yatsı.
Yine üç ila dört farklı zaman dilimi anılır.
5. RÛM SURESİ 17-18. ÂYETLER
“O halde Allah’ı sabah-akşam tesbih edin. Göklerde ve yerde hamd O’nundur;akşam ve öğle vakti de O’nu tesbih edin.” (Rûm Suresi, Âyetler 17-18 — Yapay Zeka tercümesi)
O halde tespih Allah için. Akşama erdiğinizde de sabaha erdiğinizde de... Göklerde ve yerde hamt da O'na; gün sonunda da öğleye erdiğinizde de. (Rûm Suresi, Âyetler 17-18 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Sabah, akşam, öğle açıkça belirtilmiştir. Bu da en az üç vakti ortaya koyar.
6. KĀF SURESİ 39-40. ÂYETLER
“Onların söylediklerine sabret;güneş doğmadan ve batmadan önce Rabbinin hamdiyle tesbih et. Gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da tesbih et.” (Kāf Suresi, Âyetler 39-40 — Yapay Zeka tercümesi)
Artık onların söylediklerine sabret ve Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbinin hamdiyle tespih et! Gecenin bir kısmında ve secdelerin arkalarından O'nu tespih et! (Kāf Suresi, Âyetler 39-40 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Güneş doğmadan önce → sabah,Batmadan önce → ikindi,Gecenin bir kısmında → yatsı/teheccüd,Secdelerin ardından → namaz sonrası zikir.
Yine 4 farklı zaman görülüyor.
TOPLU TABLO
Ayet — Vakitlere İşaret — Açıklama
Hûd 11:114 Sabah, Akşam, Gece 3 vakit
İsrâ 17:78-79 Sabah, Öğle, İkindi, Akşam,
Gece 5 vakit (en kapsamlı)
Nûr 24:58 Sabah, Öğle, Yatsı 3 vakit.
(mahremiyet örneği)
Tâhâ 20:130 Sabah, İkindi, Akşam, Gece
4 vakit
Rûm 30:17-18 Sabah, Öğle, Akşam 3 vakit
Kāf 50:39-40 Sabah, İkindi, Gece 3-4 vakit
Hûd 11:114 Günün iki tarafında ve
gecenin yakın vakitlerinde 2 vakit
Tâhâ 20:130 Güneşin doğmasından
ve batmasından önce 2 vakit
İnsan 76:25 Sabah ve akşam 2 vakit
Tâhâ Suresi, Âyet 130: Artık, onların söylediklerine sabret; Güneş'in doğuşundan önce de batışından önce de Rabbini överek tespih et! Gecenin bazı saatleriyle gündüzün iki ucunda da tespit et ki, hoşnutluğa erebilesin.
Bu âyetin baş kısmından iki vakit çıkarıldığı gibi, son kısmından da iki vakit çıkarıldığı için,kimine göre bu âyet iki vakte, kimine göre ise dört vakte işaret etmektedir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Kur’an, beş vakit namazın isimlerini tek tek saymaz,ama farklı zamanlarda salât/tesbih emrini tekrar tekrar verir.
Bu ayetler bir araya getirildiğinde, sabah, öğle, ikindi, akşam ve gece (yatsı) vakitlerinin oluştuğu mantıksal bir bütün ortaya çıkar.
BU YÜZDEN:
“Kur’an’da 5 vakit namaz yok” demek eksik bir yorumdur,
“Ayetlerde 5 vakit açıkça yazıyor” demek de abartıdır.
GERÇEK NEDİR?
Kur’an ve Namaz Vakitlerinin Evrensel Kökeni
Kur’an, günün farklı zamanlarında düzenli olarak Allah’a yönelip salâtı ikame etmeyi emreder. Bu emir, Hazreti Muhammed’in tebliğiyle birlikte, İslam âlimlerinin çoğunluğuna göre beş vakte sistemleştirilmiştir. Ancak salâtın özü, bundan çok daha eskidir.
Burada “İslam âlimlerinin çoğunluğu” ifadesini kullanmamın nedeni, bazı kişilerin Kur’an’dan üç, bazılarının ise iki vakit çıkarmasıdır. Yani işin özünde herkes anladığından sorumludur. Bir kimse “Ben Kur’an’dan beş vakit anlıyorum.” diyorsa ondan,bir diğeri “Ben iki ya da üç vakit anlıyorum.” diyorsa ondan sorumludur. Çünkü Kur’an’da kesin ve sayısal bir emir yoktur.
Bunun temel nedeni, Kur’an’da “namaz” kelimesinin geçmemesidir. Kur’an’da kullanılan kelime “salât”tır,ve “salât” kelimesi bağlama göre dua, destek, ibadet, yöneliş veya toplumsal dayanışma gibi farklı anlamlar taşır. Bu yüzden herkes “salât” kelimesini her geçtiği yerde “namaz” olarak yorumlamak zorunda değildir. Bu konuyu aşağıda daha geniş açıklayacağım.
KADİM DÖNEMLERDE SALÂT ANLAYIŞI
Peygamberler tarihi boyunca Allah’a yönelme (salât) ibadeti, her çağda farklı biçimlerde uygulanmıştır. Zira tevhid inancı tektir,fakat çağlar, toplumlar ve kültürler birbirinden farklıdır.
Tengricilik inancına sahip Orta Asya’daki Türkler, günde iki defa Tengri’ye yönelir, güneşin doğuşunda ve batışında ellerini göğe kaldırarak dua ederlerdi. Bu eylem, bir teslimiyet ve bağlanma anlamı taşıyordu; yani “salât”ın özünü yansıtan bir yönelişti. Bu gelenek, Kur’an’da geçen
“Doğunun da batının da Rabbi Allah’tır.” (Müzzemmil Suresi, Âyet 9 — Yapay Zeka tercümesi) ayetindeki anlayışla birebir örtüşmektedir.
Doğunun ve batının Rabbidir O. Tanrı yoktur O'ndan başka. O'nu vekil et! (Müzzemmil Suresi, Âyet 9 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Hazreti İbrahim, Kur’an’a göre Hanif idi; yani şirkten uzak, doğrudan Allah’a yönelen biriydi.
O da sabah ve akşam Allah’ı tesbih eder,
“Rabbim, beni ve soyumdan gelenleri salâtı ikame edenlerden eyle.” (İbrahim Suresi, Âyet 40 — Yapay Zeka tercümesi) diyerek salâtı kurumsallaştırmıştı.
"Rabbim! Beni, namazı/duayı yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et!" (İbrahim Suresi, Âyet 40 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
HAZRETİ MUSA DÖNEMİNDE DE AYNI ŞEKİLDE,
“Ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. O halde Bana kulluk et ve Beni anmak için salâtı ikame et.” (Tâhâ Suresi, Âyet 14 — Yapay Zeka tercümesi) buyrulmuştu.
"Hiç kuşkulanma ki ben Allah'ım! İlah yoktur benden başka! O halde bana ibadet et ve namazını/duanı, beni hatırlayıp anmak için yerine getir." (Tâhâ Suresi, Âyet 14 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Tevrat’ta da sabah ve akşam yapılan sunular (kurban ve dua vakitleri) vardı. Bu da günde iki vakit ibadetin, İbrahimî geleneğin bir devamı olduğunu gösterir.
Aynı şekilde İsrailoğulları da sabah ve akşam dualarını sistemleştirmiş, “Şema duasını” bu iki vakitte okumayı farz saymışlardı.
Tüm bu örnekler, Hazreti Muhammed’in getirdiği sistemin kökenininönceki peygamberlere dayandığını ve salâtın insanlık tarihi boyunca var olduğunu açıkça gösterir.
EMİRLERİN ÇAĞA GÖRE FARKLILAŞMASI
Kur’an, her dönemde Allah’ın mesajının aynı tevhid ilkesini taşıdığını bildirir:
“Biz her ümmete, ‘Allah’a kulluk edin ve tağuttan sakının.’ diye bir elçi gönderdik.” (Nahl Suresi, Âyet 36 — Yapay Zeka tercümesi)
Tamamı: Yemin olsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin, tâğutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi, yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün. (Nahl Suresi, Âyet 36 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Ancak bu tebliğ, her çağda toplumun yapısına, kültürüne ve şartlarına uygun biçimde düzenlenmiştir. Yani emirlerin özü değişmez, fakat uygulama biçimleri değişebilir.
NAMAZ VAKİTLERİNİN SAYISI DA BUNA DAHİLDİR:
NEREDEN BİLİYORUZ?
1. İBRAHİMÎ GELENEĞİN SABAH VE AKŞAM VURGUSU
Hz. İbrahim’in yaşadığı dönemle ilgili dolaylı veriler hem Kur’an’da hem Tevrat’ta “günün iki ucu” (sabah–akşam) vurgusu yapar.
KUR’AN’DAKİ İLGİLİ AYETLER:
“Günün iki tarafında ve gecenin yakın vakitlerinde salâtı ikame et.” (Hûd Suresi, Âyet 114)
“Güneşin doğmasından ve batmasından önce Rabbinin hamdiyle tesbih et.” (Tâhâ Suresi, Âyet 130)
“Sabah ve akşam Rabbinin adını an.” (İnsan Suresi, Âyet 25)
Bu ayetlerdeki “günün iki tarafı” (طرفي النهار – tarafeyin-nehâr) ifadesi, birçok klasik müfessir tarafından sabah ve akşam olarak yorumlanmıştır. Bu, erken dönem peygamberlerdeki salâtın iki vakit şeklinde olabileceğine işaret eder.
2. TEVRAT’TA (İBRAHİMÎ GELENEK DEVAMI)
Tevrat’ta da Hazreti İbrahim ve sonrasında gelen İbranî peygamberlerde sabah–akşam ibadeti geçer:
“Ve sabahleyin İbrahim erkenden kalktı, Rabbin huzuruna çıktı.” (Tekvin/Genesis 19:27)
“Ve Rab, Musa’ya dedi: Sabah ve akşam kurbanını sun.” (Çıkış/Exodus 29:39)
Bu ibadet geleneği İbrahim’den beri devam eder ve Musa döneminde sabah–akşam kurbanı şeklinde kurumsallaşır. Dolayısıyla Yahudi ibadetinde de (Şema duası) iki vakit sistem mevcuttur.
3. SONUÇ: HAZRETİ İBRAHİM DÖNEMİNDE “İKİ VAKİT SALÂT” YORUMU
Kur’an’da İbrahim’in salâtı ikame ettiği bildirilir (İbrahim 14:40).
Hûd 114 ve Tâhâ 20:130 gibi ayetlerde günün iki ucu (sabah–akşam) vurgulanır.
TEVRAT GELENEĞİ BU İKİ VAKTİ AÇIKÇA İÇERİR.
Bu nedenle birçok araştırmacı (örneğin Elmalılı, Râzî, Mircea Eliade, Geo Widengren, Jean-Paul Roux) erken dönem salâtın iki vakit olduğunu, sonrasında zamanla artırıldığını belirtir.
ÖZETLE
Kur’an’da “İbrahim iki vakit kıldı” diye açık bir ifade yoktur.
Ancak Hûd 114, Tâhâ 130, İnsan 25 gibi ayetler ve Tevrat geleneği birlikte okunduğunda,İbrahimî salâtın sabah ve akşam olmak üzere iki vakit şeklinde uygulandığı sonucuna yorumla ulaşılır.
Benim şahsi fikrimi yazının en sonunda yazacağım.
TOPARLAYALIM
İbrahim döneminde: Günde iki vakit.
Musa ve İbranî toplumlarda: Üç vakit.
Hazreti Muhammed ile birlikte: Beş vakit olarak sistemleşmiştir.
Doğruyu yalnız Allah bilir.
Bu, Allah’ın dininin özünün değişmez,fakat biçimsel uygulamalarının çağlara göre farklılaşabilir olduğunun açık bir göstergesidir.
GERÇEK OLAN ŞU:
Kur’an, günün farklı zamanlarında düzenli olarak Allah’a yönelip salâtı ikame etmeyi emreder. Bu emir, Hazreti Muhammed’in tebliğinde beş vakte sistemleştirilmiş, fakat özü itibariyle bütün peygamberlerde her gün Allah’a yönelmek, hatırlamak ve şükretmek üzerine kuruludur.
Yani asıl maksat, sayılardan değil, süreklilikten ibarettir. Önemli olan, her gün Allah’ı anmak, O’na yönelmek ve içsel salâtı diri tutmaktır.
ŞİMDİ FARKLI GÖRÜŞLERE GELELİM...
Kur’an’dan 2 veya 3 vakit çıkaranlar bu ayetleri farklı bir dilsel ve bağlamsal şekilde yorumluyorlar.
1. “İKİ VAKİT ” DİYENLERİN YORUMU
Kur’an’da salâtın vakitleri en net biçimde şu iki zamanla ifade edilir:
“Güneşin doğmasından önce” (sabah)“Güneşin batmasından önce” (akşam)
Bu iki vakit birçok ayette tekrarlandığı için (Tâhâ 130, Kâf 39-40, Rûm 17-18),bazılarına göre bu, iki ana namaz vaktine işarettir:
Sabah (fecr)
Akşam (güneşin batışına yakın)
Kur'an-ı Kerim'de "fecir", şafak vakti, tan yerinin ağarması anlamına gelir ve bu kelime oruç, namaz, gece-gündüz döngüsü gibi konularla ilgili çeşitli ayetlerde geçer. "Aksam" kelimesi ise akşam vakti anlamına gelir ve çoğunlukla namaz vakitlerini, gün batımını ifade eder.
ARGÜMANLARI:
Kur’an hiçbir yerde “öğle”, “ikindi”, “yatsı” gibi isimleri geçirmez.
“Salât” emri iki uç zamanı (gündüzün başı ve sonu) kapsar.
Diğer vakitlerde “tesbih” emri vardır ama “salâtı ikame edin” emri yoktur.
Bu nedenle “namaz” aslında iki defa kılınmalıdır derler.
Yapay Zekaya göre: Ancak bu yorumun zayıf noktası:İsrâ 17:78 gibi ayetlerde güneşin batıya meyletmesinden gecenin karanlığına kadar olan geniş zaman dilimini göz ardı etmeleri. Bu ifade, aslında birden fazla vakti kapsar (öğle + ikindi + akşam).
2. “ÜÇ VAKİT ” DİYENLERİN YORUMU
Bu görüş daha dengelidir.
Üç vakti şöyle yorumlarlar:
1. Sabah (fecr)→ “Güneş doğmadan önce Rabbinin hamdiyle tesbih et.” (Kâf 39)
2. Akşam (meğrib)→ “Güneşin batmasından önce.”
3. Gece (işâ)→ “Gecenin bir kısmında da tesbih et.”
DELİLLERİ:
Nûr 24:58’de geçen “üç özel vakit” ifadesi: sabah, öğle, yatsı. Bu, zaten toplumda bilinen üç salât vaktini ima eder.
Kur’an’da öğle ve ikindi açık isim olarak geçmez, sadece “gündüzün iki tarafı” gibi genel ifadeler vardır.
“Salâtü’l-vustâ” (orta namaz, Bakara 238) ifadesi de bu üç vaktin ortası (ikindi) olabilir, bu da toplamda 3 vakti güçlendirir.
SONUÇLARI:
Bu yorumda namaz üç defa kılınır:
Sabah
Akşam
Gece (yatmadan önce)
Ama isteyen, “gündüzün iki tarafında” ifadesine göre öğleyi ve ikindiyi ayrı vakit olarak da değerlendirebilir.
Son olarak 5 vakit diyenlere tekrar bakalım
3. “BEŞ VAKİT ” DİYENLERİN FARKI
Klasik İslam anlayışı, bu ayetleri birleştirip sistemleştirir:
Güneşin batıya meyletmesi (zavâl) → öğle
Gündüzün iki tarafı → sabah ve ikindi
Gecenin yaklaşması → akşam ve yatsı
Bu, Kur’an’daki farklı ayetlerin bir araya getirilmesiyle oluşturulan bir sistemdir; ama Kur’an’da “beş” sayısı açıkça yazmaz. Yani beş vakit, Kur’an’a ters değil ama tümdengelimsel bir yorumdur.
ÖZET TABLO
GÖRÜŞ - VAKİT SAYISI - TEMEL DAYANAK YORUMU
2 vakit Sabah – Akşam Tâhâ 130, Kâf 39-40 “Gündüzün iki tarafı” ifadesi sadece sabah ve akşamdır
3 vakit Sabah – Akşam – Gece Nûr 58, Hûd 114 Gündüzün iki tarafı + gecenin yakın vakti
5 vakit Sabah – Öğle – İkindi – Akşam – Yatsı İsrâ 78-79, Hûd 114, Nûr 58Farklı ayetlerin toplamından sistem çıkarılır
SON DEĞERLENDİRME
Kur’an’da “beş vakit” kelimesi geçmez. Ama Kur’an günün farklı vakitlerinde salâtı ikame etmeyi emreder. Bu, insanın zaman bilincini diri tutan bir sistemdir.
DOLAYISIYLA:
Beş vakit sistemi, Kur’an’a aykırı değil; ama “Kur’an yalnız beş vakti söylüyor” da denemez.
Asıl mesaj, düzenli ve vakitli bir şekilde Allah’la bağlantıyı sürdürmektir.
KENDİ YORUMUM: SALÂTIN GÜNÜMÜZDEKİ PRATİK YORUMU
Buraya kadar anlattıklarım araştırmalarımın sonucuydu. Şimdi gelelim kendi yorumuma.
HAZRETİ MUHAMMED’İN UYGULAMALARI
Bazı rivayetlerde Hazreti Muhammed’in bazı durumlarda namaz vakitlerini birleştirdiği veya iki vakitte kıldığı görülür. Örneğin sahih kaynaklarda, seferde veya meşakkatli durumlarda öğle ile ikindi, akşam ile yatsının birleştirildiği rivayet edilmiştir.(Buhârî, Mevâkîtü’s-Salât, 10; Müslim, Salâtü’l-Müsâfirîn, 49)
Bu, ibadetin özünün kolaylık üzerine kurulu olduğunun açık göstergesidir.
KOLAYLIK İLKESİ VE KUR’AN-Î TEMEL
Kur’an’da Allah, kullarına zorluk değil kolaylık dilediğini açıkça bildirir:
“Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez.” (Bakara Suresi, Âyet 185 — Yapay Zeka tercümesi)
Tamamı: Ramazan o aydır ki; insanlara kılavuz olan, iyi-kötü ayrımıyla hidayetten kanıtlar getiren Kur'an, onda indirilmiştir. O halde bu aya ulaşanınız onu oruçlu geçirsin. Hasta olan veya yolculuk halinde bulunan, tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Tutulmamış olan günleri tamamlamanızı, sizi doğru yola kılavuzladığı için Allah'ı yüceltmenizi ister. Ve sizin şükretmeniz umulmaktadır. (Bakara Suresi, Âyet 185 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
“Allah kimseye gücünün yeteceğinden fazlasını yüklemez...” (Bakara Suresi, Âyet 286 — Yapay Zeka tercümesi)
Tamamı: Allah hiçbir benliğe, yaratılış kapasitesinin üstünde bir yük yüklemez/teklifte bulunmaz. Her benliğin yaptığı iyilik kendi lehine, işlediği kötülük kendi aleyhinedir/kişinin hem kendisini hem başkaları için kazandığı onun lehine, yalnız kendi nefsi için kazandığı onun aleyhinedir/kişinin kendi emeği ile kazandığı lehine, başkalarının sırtından kazandığı aleyhinedir. "Ey Rabbimiz! Unutur yahut hata edersek bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize, güç yetiremeyeceğimiz şeyleri de yükleme. Affet bizi, bağışla bizi, acı bize. Sen bizim Mevlâ'mızsın. Gerçeği örten nankörler/inkârcılar topluluğuna karşı yardım et bize!" (Bakara Suresi, Âyet 286 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Kullarım sana benden sorarlarsa ben Karîb'im, gerçekten çok yakınım. Dua edenin çağrısına, bana çağırıp yakardığı anda cevap veririm. Hadi onlar da bana karşılık versinler, bana inansınlar ki doğru ve iyiyi bulabilsinler. (Bakara Suresi, Âyet 186 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
“Allah sizin üzerinize bir güçlük yüklemek istemez, fakat sizi tertemiz kılmak ister.” (Mâide Suresi, Âyet 6 — Yapay Zeka tercümesi)
Tamamı: Ey iman sahipleri! Namaza/duaya duracağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın; başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı meshedin/yahut yıkayın. Eğer cünüp iseniz iyice temizlenin! Hasta yahut yolculuk halinde iseniz yahut biriniz tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin: Yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah size zorluk çıkarmak istemiyor. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor ki, şükredebilesiniz. (Mâide Suresi, Âyet 6 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Bu ayetler, Allah’ın dininde zorluk değil kolaylık esas olduğunu ortaya koyar. Dolayısıyla ibadet, insanı yoran değil, ruhen arındıran ve kolaylaştıran bir yaşam biçimi olmalıdır.
GÜNÜMÜZ KOŞULLARINDA UYGULAMA
Ben kendi adıma, günümüz koşullarında özellikle fabrikada çalışan, band sistemiyle üretimde olan birinin beş vakti düzenli şekilde kılmasının hem temizlik hem de vakit açısından çok zor olduğunu gözlemliyorum.
Örneğin gün boyu yağ, metal tozu veya kirli ortamda çalışan biri için sürekli abdest tazelemek hem güç hem de imkânsız olabilir.
Ayrıca bir yaştan sonra erkeklerde görülebilen idrar damlatma veya kaçırma gibi durumlar da göz önüne alındığında,gün boyu çalışan bir insanın hem temizlik açısından hem de vakit bulma açısından tam anlamıyla hazırlanması çoğu zaman mümkün olmayabiliyor.
Allah ise kullarının hayatını zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak ister.
Bu yüzden ben, Kur’an’ın ruhuna uygun olarak, günün iki temiz ve sakin zamanında,yani sabah kalktığımda ve gece yatarken tertemiz şekilde salât etmeyi en mantıklı ve anlamlı yol olarak görüyorum.
RUHSAL BOYUT
Ben bazen iki vakit kılabildiğim gibi, elimden geldiğince işyerinde 3 veya 5 vakti de kılmaya çalışıyorum. Ama kılmadığım vakitlerde de ruhen, zihnen ve kalben Allah’a yöneliyorum.Çünkü Kur’an, salâtın yalnızca fiziksel hareketlerle değil, kalben yöneliş ve sürekli zikir halinde olabileceğini söyler:
Yani çalışırken salâtı ikame ediyorum
“Onlar, ayakta, oturarak ve yanları üzerindeyken Allah’ı zikrederler.” (Âl-i İmrân Suresi, Âyet 191 — Yapay Zeka tercümesi)
Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah'ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: "Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!" (Âl-i İmrân Suresi, Âyet 191 — Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk tercümesi)
Yani Kur’an Müslümanı için salât;sadece belli saatlerde değil, yürürken, çalışırken, otururken ve yatarken bile Allah’ı hatırlayıp şükretmektir.
ALLAH NİYETLERİ EN İYİ BİLENDİR
Özetle günümüz insanı için en sade, en mantıklı ve en uygulanabilir salât biçimi, sabah erken saatte ve gece yatmadan önce tertemiz şekilde Allah’a yönelmektir.
Ancak asıl olan sayı değil, niyet ve samimiyettir.
ZİRA KUR’AN DER Kİ:
“Şüphesiz Allah, kalplerin özünü en iyi bilendir.” (Lokman, 31:23)
“Rabbin, içinizde olanı en iyi bilendir.”(İsrâ, 17:25)
Bu nedenle herkes kendi imkânı, hayat şartı ve iç huzuruna göre en doğru ve kolay olan yolu belirlemelidir. Allah’ın dini kolaylıktır; önemli olan şekil değil, kalbin teslimiyetidir.
Kaynakça
Kur’an-ı Kerim ve Tefsir Kaynakları
1. Kur’an-ı Kerim. (Çeşitli sureler: Hûd 11:114; İsrâ 17:78–79; Nûr 24:58; Tâhâ 20:130; Rûm 30:17–18; Kāf 50:39–40; İbrahim 14:40; Nahl 16:36; Âl-i İmrân 3:191; Lokman 31:23; İsrâ 17:25; Mâide 5:6; Bakara 2:185, 186, 286.)
2. Öztürk, Yaşar Nuri. Kur’an-ı Kerim Meali – Türkçe Çeviri ve Açıklamalı Meal. İstanbul: Yeni Boyut Yayınları, 2011.
3. Elmalılı Hamdi Yazır. Hak Dini Kur’an Dili. İstanbul: Azim Dağıtım, 2009.
4. Fahreddin er-Râzî. Mefâtihu’l-Gayb (Tefsîru’l-Kebîr). Beyrut: Dârü’l-Fikr, ts.
5. Taberî, Muhammed b. Cerîr. Câmiu’l-Beyân fî Te’vîli’l-Kur’ân. Beyrut: Dârü’l-Ma‘rifa, ts.
6. Kurtubî, el-Câmi’ li Ahkâmi’l-Kur’ân, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut.
7. Elmalılı Hamdi Yazır, Hak Dini Kur’an Dili, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.
Hadis ve Fıkıh Kaynakları 6. Buhârî, Muhammed b. İsmail. Sahîh-i Buhârî, “Mevâkîtü’s-Salât” bölümü.7. Müslim, İmam. Sahîh-i Müslim, “Salâtü’l-Müsâfirîn” bölümü.8. İbn Kesîr, İsmail. Tefsîru’l-Kur’âni’l-Azîm. Beyrut: Dârü’l-Fikr, 1986.
Tarihsel ve Mukayeseli Din Araştırmaları 9. Widengren, Geo. The Ascension of the Apostle and the Heavenly Book. Uppsala: Lundequistska, 1950.10. Eliade, Mircea. Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi. (Çev. Ali Berktay). İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2003.11. Roux, Jean-Paul. Türklerin ve Moğolların Eski Dini. (Çev. Aykut Kazancıgil). İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2002.12. Widengren, Geo. Muhammad, the Apostle of God, and His Ascension. Uppsala, 1955.13. Causse, Jean. La prière dans le Proche-Orient ancien. Paris: Éditions du Cerf, 1997.
Yahudi ve Hristiyan Metinleri 14. Tevrat (Eski Ahit). Tekvin/Genesis 19:27; Çıkış/Exodus 29:39.15. The Hebrew Bible. Tanakh: Torah, Nevi’im, Ketuvim. Jewish Publication Society, 1985.16. The New International Version (NIV) Bible. Grand Rapids: Zondervan, 2011.
Modern Araştırmalar ve Makaleler 17. Sarı, Hüseyin. “Kur’an’da Salât Kavramı ve Namazın Vakitleri.” Diyanet İlmî Dergi, c.56, s.3, 2020.18. Altuntaş, Halil. “Kur’an’da Namaz Kavramı Üzerine.” İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2019.19. Güngör, Mehmet. “İbrahimî Gelenekte Dua ve İbadet Vakitleri.” İslamî Araştırmalar Dergisi, 2017.20. Yazıcıoğlu, Mustafa. Kur’an ve İbadet. Ankara: Diyanet Yayınları, 2018.
Yapay Zeka ve Çağdaş Yorum Kaynakları 21. ChatGPT (OpenAI, 2025). Kur’an ayetlerinin çağdaş dil çözümlemesi ve yapay zekâ temelli tercüme önerileri.22. Bayram, Serdar. Kur’an’da Namaz (Salât) Vakitleri Üzerine Notlar. (Kişisel araştırma ve derleme, 2025).
Tarihî ve Dinler Tarihi Kaynakları
Eliade, Mircea. Dinler Tarihine Giriş, Kabalcı Yayınları, İstanbul, 2003.
Widengren, Geo. The Ascension of the Apostle and the Heavenly Book, Uppsala University Press, 1950.
Ocak, Ahmet Yaşar. Türkler, Türkiye ve İslâm, İletişim Yayınları, İstanbul, 2010.
Roux, Jean-Paul. Türklerin ve Moğolların Eski Dini, Kabalcı Yayınları, İstanbul, 2002.
Kafesoğlu, İbrahim. Türk Milli Kültürü, Ötüken Neşriyat, İstanbul, 2018.
Clauson, Gerard. An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish, Oxford University Press, 1972.
Mukayeseli Din Araştırmaları
Armstrong, Karen. Tanrı’nın Tarihi: Yahudilik, Hristiyanlık, İslam, Alfa Yayınları, 2016.
Boyce, Mary. Zoroastrians: Their Religious Beliefs and Practices, Routledge, 1979.
Nigosian, Solomon A. World Religions: A Historical Approach, Bedford/St. Martin’s, 2000.
Modern Araştırmalar ve Akademik Çalışmalar
Cragg, Kenneth. The Call of the Minaret, Oxford University Press, 1985.
Nasr, Seyyed Hossein. İslâm ve Modern İnsan, İnsan Yayınları, 1992.
Schimmel, Annemarie. İslam’ın Mistik Boyutları, Kabalcı Yayınları, 2001.
Özetle
Bu kaynakça;
Kur’an’daki salât kavramının farklı bağlamlarda kullanımını,
namaz vakitlerinin tarihsel gelişimini,
Tengricilik, İbrahimî gelenek ve tevhid inancı arasındaki paralellikleriakademik temelde destekler.
____________________________________
İZLETİ: (YouTube)
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ? | SALAT 3 | VİDEO 159
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ? | SALAT 3 | VİDEO 159
İZLETİ: (Facebook)
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ? | SALAT 3 | VİDEO 159
221. KUR’AN’DA NAMAZ (SALÂT) VAKİTLERİ — İKİ Mİ, ÜÇ MÜ, BEŞ Mİ? | SALAT 3 | VİDEO 159
