7. bölüm / 55
Yıldız Paketi7 - Şiddet
Bölümler 55Şu an: 7 - Şiddet
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İçimde bitmek bilmeyen anksiyete atağı devam ederken, kehribar gözleri mi yoksa enişte olacak o herifi mi düşüneceğim derken bir yandan da apartmana girmeye çalışıyordum.
Sinsice adeta bir yılan gibi eniştemi bitirecektim..
Benden de ne yılan olur yaa..
Evin kapısını zorlanarak açtığımda kadrajıma eniştemin suratı girdi.
Tipine ettiğim.. Senin yüzünden süründüm lan ben!
Ters bakışlarım altında ezileceğine bana doğru adım adım ilerliyordu.
“Senin gelmişini geçmişini..” diye sövmeye başladığında zaten gergin olan vücudum tamamen kan yerine öfke pompalamaya başladı. “Kes lan ses teline sıçtığımın pezevengi!” Omuzlarında itekleyerek bana yaklaşmasını engelleyerek daha çok tepem atıyordu.
Ellerimi çamaşır suyuna batırmam lazım..
“Sen elalemin adamıyla fingirdeyip bir de utanmadan arabasına mı biniyorsun? Ne olmaya çalışıyorsun amına koyayım bizim başımıza sen?” Olduğum yerde mıh gibi çakılı kalmıştım sanki.
Ama hayır, bu şekilde donamazdım!
Sağ gözüm seyirmeye başladığında gözümün önüne gelen dâhice fikrimi hiç çıkarmak istemedim.
Yeni sipariş edeceğim kumaşları İbrahim Teflon denen herifin üzerinde dikmeye başlasam kim beni durdurabilirdi ki? Kafasından kumaşı derisinin arasından iğneyle delik deşik edip diksem işime gelirdi.. Hem de üşümemiş olurdu piç!
Sağ gözüm hâlâ seyirmeye devam ederken gözlerimi kısarak eniştemin gözlerine kilitledim. Gözlerimi ayırmadan yanımdaki masadan bardağı alıp tam sol kulağına tüm kuvvetimle çarptım.
Acı içinde yerde kıvranırken, “Bakalım başınıza ne olacakmışım?” dediğimde bardak kırdığım elime baktım.
Şaheserimle gurur duyuyorum okurum.
Zafer gülüşüyle elimdeki kanı yerde iki seksen uzanan eniştemin suratına Osmanlı tokadıyla çarptım.
Yüzünü daha çok acıyla buruşturduğunda kahkaha atıp koşarak odadan çıkacağım zaman kapı kilidini aldım ve kapıyı üzerine kapatıp kilidini çevirdim.
Allah'ım ben neyim böyle yaa?
Şimdi senin gelmişini geçmişini..
Demiştim senin kalıbına sıçayım diye..
Nefes nefese odama gidip telefonumdan polisin numarasını tuşlayıp kulağıma götürdüm. “Merhaba, ben bir ihbarda bulunmak istiyorum.”
***
İhbarımı yaptıktan sonra penceremden polisin gelmesini bekliyordum ki, odamın kapısı aniden sonuna kadar açıldı.
Büyük harflerle siktir!
Eniştemin kanlı yüzü karşımda bana tabiri caizse öküzün trene baktığı gibi bakmaktaydı, arkasında da sanki onun annesiymiş gibi duran halam bakıyordu.
“Sen bizi mi ihbar ettin orospunun kızı?” Halamın sesi kulağımı kanatırken iki saniyede nasıl sinir krizine girilir izleyin.
“Bana baksana gevşek sen?” Halama doğru büyük bir adım atıp saçını çekeceğim sırada eniştemin kollarımdan tutarak beni durdurduğunu görünce gözlerim fal taşı gibi açıldı.
O az önce beni mi tuttu?
Oğlum senin ben bekle sen!
“İMDAT! YARDIM EDİN!” Aralarından sıvışarak kaçmaya çalıştığımda halam tarafından saçlarımın çekildiğine şahit oldum.
Nesin sen bee bu güç ne?
“Nereye kaçıyordun hee zilli? Bu ihbarın hesabını vermeden bu evden çıkamazsın!” Yüzümü kendi yüzüne doğru sabitlediğinde saçıma daha çok asıldı.
“Sizin katiliniz ya ben olacağım ya ben olacağım.” Dişlerimin arasından konuşurken eniştem elinde en sevdiğim tasarım resmimi almış bana doğru geliyordu.
“Anaokul bebekleri gibi bunları boyayınca çok mu iyi yerlere geldiğini sanıyorsun sen?” Münasip bir yerine tekmemi geçirmeyi denemeye çalışmıştım ki halamdan yanağıma sağlam bir tokat yedim.
Abi siz ne boktan insanlarsınız?
Attığı tokattan etkilenmemiş şekilde karşılarına dikildim. “Abi siz ne boktan birisiniz amına koyayım? Bırak piç sen de saçımı!” Halamdan zorla kurtulup eniştemin elinde olan tasarımımı almak istediğimde resmen benimle dalga geçmeye başladı. Elindeki resmi bir aşağı bir yukarı hareketler yaparak hâlinden memnun görünüyordu.
Ama ben değildim.
Ağlamak istemiyordum ama sinir sistemim izin vermiyordu.
Gözlerim dolmaya başladığında boğazıma teller batıyordu.
“Karşında senin çocuk veya bebek yok siktiğimin herifi!” Tekmemi bacak arasına geçirip hızımı alamayıp kafasına kafamı geçirdim. İki büklüm yerde yuvarlanırken halam saçımdan tutarak yüzüme tokat atacağı sırada kolundan sertçe tutup ters çevirip duvara doğru fırlattım.
Yaşanan arbedede düşen tasarım resmimi alıp gözyaşlarımı akıttım.
Eniştem dişlerinin arasından bir şeyler mırıldanmaya başladığında kapı ziline şükrettim.
Gözyaşlarımı hızlı bir hamleyle yok edip saçlarımı düzeltip gerçekçi bir tebessümle kapıyı açtım.
Karşımda yine aynı kuryeyi görünce kapıyı yüzüne kapatmak istedim ama yanında polis memurları varken yapamazdım.
Bugün pazar tabii yaa çalışmıyor..
“İhbar için gelmiştik,” Muhatap sahibi kurye olunca anksiyetem yine aynı seviyeye çıkıyordu.
“Evet ihbarı ben etmiştim, içeride etkisiz hâle getirdim şahısları. Buyurun!” Polisler içeriye girdiğinde yerde acı içinde kıvranan kişileri görünce bir anda bana bakmaya başladılar.
Ne oldu abi? Pardon memur bey?
Gözlerim şu an kıpkırmızıydı, Allah kahretmesin.
“Siz mi darp ettiniz hanımefendi?” Aralarından biri böyle bir soru sorunca gözlerimi belerttim.
“İkisi de bağımlı memur bey, o maddenin etkisindelerken bana saldırmaya çalıştıkları için kendimi savundum.”
Yalan değildi, saldırmışlardı bana.
Halam ve eniştemi dışarıya çıkarırlarken kurye bana döndü. “İfade için karakola gelmek zorundasın, yine bayılmazsın değil mi?”
Ay aşko, benim en büyük hobim bayılmak sen ne diyorsun?
“Oradan bakılınca her gittiği yerde bayılan biri gibi mi duruyorum?” diye sorduğumda kuryenin dudağı kenara kıvrıldı ve önden geçmem için işaret yaptı.
Düştün değil mi düştün?
Kes be iki harekete düşseydik şimdiye torunlarımız vardı..
“Oha abart lütfen!” Yine içimden söylediğimi sandığım bir an yaşanıyordu.
Sıçtım.
“Sana demedim, benim hayal evrenim var da..” deyip yanından ayrılıp önden yürümeye başladım.
İyice kendini şizofreniye çıkar Gülsima lütfen..
Bu bir ricadır!
Kuryeyle arabaya bindiğimizde dediği söz beynimde dönüp durdu.
“İbrahim Teflon'un o maddeden kurtulması gerekiyor, ölmemesi lazım..”
Pardon?
Bölüm etkileşimi
