4. bölüm / 55
Yıldız Paketi4 - Toz Madde
Bölümler 55Şu an: 4 - Toz Madde
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kâğıda yazdığım küfürlerin üzerine karalama yapıyordum ki, yanık kokusuyla odadan fırlar gibi çıktım.
Kahve suyu koymuştum, hay benim kafama..
Koşarak mutfağa vardığımda ocaktaki suyun bitmiş olduğunu ve cezvenin simsiyah olduğunu gördüm. Kendime söverek ocağı kapatarak camı sonuna kadar açtım.
Derin nefes alıp vererek mutfaktan çıkarken halamın da panikle odadan çıktığını gördüm.
“Ev mi yanıyor Gülsima, ne bu koku?” Sorduğu soru üstüne alaycı kişiliğim ortaya çıktı.
“Evet hayatım bak, birazdan havaya uçacağız!” Elimle halama öpücük gönderirken odadan İbrahim herifinin, “Yanıyorsun Fuat abiii!” diyerek yanımıza geldiğini gördüm.
“Senin ben yapacağın espriye sokayım, pis herif!” Midem dışına çıkacak gibi olduğunu anladığım an odama kapandım.
Herifi ve halamı gördüğüm her an kusabilirdim.
Kahve fikrini kafamdan def edip moda tasarımcı arayan ofis kurumlarına göz gezdirmeye başladım.
Burdur’da harika bulurdum ya ben işi.
Önümde açık olan deftere kıyafet tasarımı yaparken telefonuma üst bildirimine düşen hikâyesinde senden bahsetti bildirimiyle dumura uğradım.
Hayırdır aslan?
Bildirime tıkladığımda en çok istediğim çekilişi kazandığımı görmemle ağzım bir karış açık kaldı.
Ananı, en çok istediğim tasarım kalemlerini kazandım.
Çok şükür.
Kazandığım hesaba girip iletişim bilgilerimi ilettiğim an telefonu kenara koyup odada boş duvara bir süre bakındım.
İnanamıyorum, ben kazandım, ben ya. Ben!
Sevinç çığlığı attığımı yeni fark ettiğimde yanıma eniştemin geldiğini daha yeni idrak edebildim.
“Lan köpek ne işin var amına koyayım benim odamda?” Göğsünden itekleyerek kovmaya çalıştım ama gitmemekte ısrarcı davranıyordu.
“Neyi kazandın tam olarak?” Gözlerini kısarak yüzüme bakarken, “Piyango falan mı çıktı kız yoksa?” dediğinde pis pis sırıtıyordu.
Yüzüme doğru eğilmesini fırsat bilip sol gözüne sertçe yumruğumu geçirip sendelediğinde yakasından tutarak zar zor odadan çıkarıp kapımı kilitledim.
Orospunun pezevengi.
İKİ GÜN SONRA;
Güne çekiliş hediyemin dağıtıma çıktı mesajıyla başlamış, ardından da aynı kuryenin getireceğini görmüştüm.
Nasıl aynı kişi denk gelebilir aklım almıyor?
İlk defa sövmeden dinç uyanıp yüzümü yıkıyordum.
Sabah daha dokuz arkadaş..
Lütfen bir tebrik alayım, teşekkürler ediyorum.
Evde tek olduğumu düşünüyordum ki halamın yan sanayisinin burada olduğunu görünce yüzümü buruşturup ona döndüm. “Ula senin evin yok mu lan? Elalemin kızının evinde kalmaya utanmıyor musun piç kurusu?”
“Cık, cık, cık.. Küfür yakışıyor mu cidden sana? Ayrıca halanın sevgilisiyim, yarın evleniyoruz.” dediğinde bana bakmıyordu ve elinde beyaz küçük bir poşet tutuyordu.
“Küfür gittiği yere yakışıyor birader, iyi yarın siktirip gidersiniz o zaman,” dediğimde hâlâ bana bakmadan kafasını iki yana salladı.
“Ne demek hayır lan?” Üstüne doğru yürüyüp ne olduğunu çözemediğim poşeti hızlıca aldım ve suratına çarptım.
“Benim evimde siz ne boklar çeviriyorsunuz birader?” Soruma cevap vermeden üstüme doğru hızlı adımlarla geldiğini fark ettiğim gibi dumura uğradım ve aynı hızda adımlarımı geriye sardım.
“Sen o melek gibi görüntünü bozmadan Zübeyde’yle benim neler yapacağımızı hiç düşünme!” Bana keskin bir bakış atıp, “Şimdi o paketi BANA VER!” dediğinde öyle bir kuvvetli bağırmıştı ki, beynim ve kulaklarımın içi titremişti.
Siktir, bu nasıl bir akli bozuk canavar?
Hala ben seninle baş etmeye güçlüydüm, bu sıçtığımın herifiyle ne bok yiyeceğim ben hah?
Ayrıca bu poşetin içindeki bağımlı edici bir tozdu..
Sizin elinize bunu veremem!
Bakışları ürpertici hâle büründüğünde geri adım atmaktan sırtım dış kapıya yaslanmıştı ve kaçış yoktu.
Kaçış ne demek yok, olmak zorunda!
“Elindeki poşeti bana ver aptal!” dediğinde elimle tuttuğum poşeti havaya kaldırdım, hızlı bir hamleyle almak istediğinde poşetteki toz yerle bir olmuştu.
Siktir, her yere dökülmüştü.
Eniştem sinirden küfrederken eli boğazıma doğru gidecekken bacak arasına tekme atarak kendimi dış kapının dışına bıraktım.
Anahtarı son anda alıp kapıya kilitleyip kapının önüne çömeldim.
Gözlerim sinirden apartmanın penceresine kilitlendiğinde kuryenin apartmana girişini gördüm.
Ay bir de o vardı, off!
Kurye merdivenleri ikişer ikişer çıkıp tam önümde durduğunda kaşları çatıldı.
Abiciğim senin niye kaşların çatılıyor bee?
“Gülsima Asil?” Paketi bana doğru uzattığında kafamla onayladım.
Kehribar gözleri saçımda oyalanırken gitmeyi hiç düşünmüyor gibi bir hâli vardı.
Ne oluyoruz şu an? Ayrıca kurye niye bana öcü görmüş gibi bakıyordu?
Bak anksiyetem halayda şu an, ne diye süzüyor bu herif beni?
İkinci bir enişte vakası kaldıramayacağım, memur bey alo?
İmdat sanırım..
Saçıma doğru iyice baktıktan sonra, “Saçındaki toz ne tozu?” diye sordu.
Kek için kabartma tozu bitmiş ben de saçımdan çıkarayım dedim.
Bir dakika, saçımda o maddeden mi vardı gerçekten?
SIÇTIM!
Ağzım açık saçımı savurmak istediğim an, kurye kolumdan tutarak beni durdurdu.
Ananı, bacını, sülaleni, şu an…
Korkudan mı yoksa anksiyeteden mi bilmediğim bir duyguyla bakan ela gözlerim kuryenin keskin kehribar gözleriyle çakışınca telefonunu çıkarıp tuşlara basarak kulağına götürdü.
“Komiser şüpheli bir şahıs getireceğim yanına saçında şüpheli kokan bir toz bulunmakta!”
Dudağını ıslatıp konuşmasına devam etti. “Evet bıraktım polisliği ama şüpheli vatandaşları getirmeyeceğim demedim, tamamdır komiser!”
Şüpheli vatandaş?
Ben ?
Siktir lan oradan.
O poşeti sakince teslim edecektim, ne diye kaptım sanki.
Bölüm etkileşimi
