30. bölüm / 55
Yıldız Paketi30 - Belalı Yönetici
Bölümler 55Şu an: 30 - Belalı Yönetici
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime · Okuduğun bölüm
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ateşle oynamazsan, soğuktan ölürsün.
Uykuyla uyanma arasında arafta kalmış gibi kapanan göz kapaklarımı birden açtım. “Uykuya dalmış olamazsın Gülsima!” Gerçekten kurye yüzünden kalbine yenilip bir de uyudun mu?
Kaşımın üstünü kaşıyarak telefonumu bulmaya çalışıyordum.
Bu adam ben de; ne kalp, ne akıl ne de düşünce yapısı bıraktı anasını satayım.
Ekrandaki saate yüksek sesli küfür savurduktan sonra anahtarla çantamı alarak kapıyı çarparak evden çıktım.
Koş Gülsima koş!
“İki saate gelirim dedim, üç saat olmuş anasını satayım!” Merdivenleri koşar adımlarla inip otoparktaki arabamın kapısını tek elimle açarak kendimi koltuğa attım.
Koluma dolanan çantanın sapıyla uğraşırken kriz geçirmemek için çabalıyordum. “Çık ulan kolumdan!”
Bir de mesai ile mi uğraşacağım oğlum?
“Sanki çok düzenli çalışma düzenim varmış gibi,” Gaza yüklenmeye başladığı an arabanın harekete geçmediğini anlamak istemiyordum.
“Kâbus olduğunu hatırlatın bana!” Hiç yavaş olmayan kuvvetimle gaza tekrar yüklendiğimde asfaltın yere sürtünme sesiyle tekerleğin bir adım bile atmadığını anlamıştım.
Lütfen şaka olduğunu söyle bana.
“Bana bak araba, senin modelinden tut içinde olan tüm aletlerin ağzına sıçar, atomlara ayırırım lan!” Gaza basma yerine tekmemi geçirip araçtan öfkeyle indim.
Senin gibi arabaya tüküreyim!
“Ya bilerek mi yapıyorsunuz bunu bana, geç kaldım oğlum geç! Eliz'le yine beni kavgaya sürüyorsunuz amına koyayım yaa!” Tekmemi tekerleğe geçirdiğimde, tekerleğin hâli boynumdaki ve alnımdaki tüm damarları germeye yetmişti.
Porsche lan bu araba, bu kadar kolay mı tekerleğin patlaması? Gerçi eski modeli ama..
“Ay aklımı delireceğim şimdi!” Öfkemi yatıştırmak için arabanın etrafından biraz uzaklaşarak buğulanan gözlerimi gökyüzüne diktim.
Sakinim.
Sakinim.
Bir şey yok.
“Değilim ulan sakin falan,” Çalan telefonumu cebimden çıkarıp kulağıma götürdüm.
“Gülsima, bak benimle oyun oynamaya çalışma. Kaç saat oldu neredesin? Gelmeyeceksen madem, niye ayağına kadar gelmiş misafirini bekletiyorsun?” Ilımlı çıkan ses tonuyla daha çok öfkelenmek istemiyordum ama mümkün değildi.
“Kimmiş benimle görüşmek isteyen kişi? Ona göre geleceğim. Yoksa gelmem yarını bulacak..” Kısasa kısas yaptığımı ses tonumdan anladığı an, yutkunduğunu hissettim.
“Senin isteğin üzerine buradan haber vermiyorum ben, sonuç olarak her gün bile seni görmeye gelebilecek birisi.” Telefondan gelen cızırtılı sesten sonra telefonu başkasının aldığını anladığım an gözlerimi sıkıntıyla devirdim.
“Anneni bile o ela gözlerinden mahrum bıraktığına inanamıyorum gerçekten, ben seni ve torunumu görmek için gelmiştim ama.” İtici bir sesle konuşmasını bile kaldıramıyorken yüzüne nasıl bakmaya tahammül edecektim?
Ne torunu anasını satayım?
Gözlerim etrafımda cirit atarken kalın bir dal parçasını gözüme kestirdim.
“Sen ne torunundan bahsediyorsun lan? Kim dedi sana bu torun tombalak işini oğlum?” Kaşlarımı en sıkı şekilde çatarken söylediği isimle telefonu yere düşme sesiyle kapandı.
“Dilara Julia.”
Adi paçoz!
Ne yapacağımı bilmiyordum. Kafamı inanılır gibi değil dercesine sağa sola sallarken öfkeden yüzümün kızardığını hissediyor, tüm damarlarım öfkeden yanıyor gibiydi.
Ben nasıl, ben kaç tane oyunun içinde bir kül tablasıyım lan?
“Tanıştığım, hayatımı bombok eden herkesten nefret ediyorum amına koyayım!” Gözüme kestirdiğim kalın dal parçasını elime alıp arabamın ön camına tüm gücümle vurdum.
“Hepinizin soyunu sopunu sikeyim!” Cama daha kuvvetle vurmaya devam ederken yanaklarımı ıslatan gözyaşlarım en büyük destekçim olurken saçlarım vurma kuvvetimden dolayı darmadağın oluyordu.
Ön camı tuzla buz ettikten sonra öfkemi alamayıp diğer camları da kıracaktım ki, şakaklarıma saplanan acı ağrı sendelememe neden oldu.
Elimin kaldırma kuvvetini bile yitirmeye başladığını anladığımda iki elimi de şakaklarıma götürmek zorunda kaldım. Olduğum yere çömelmek istediğimde gözlerimin kararmasıyla ani bir şekilde arabama tutundum.
Patlamış tekerlek gözüme yine battığında, “Hala ve enişte sizin de ecdadınızı sikeceğim!” dedim, genizden gelen bir sesle.
Gökyüzüne tekrar bakmak için zonklayan göz kapaklarımı havaya kaldırdığım gibi, camdan bana doğru bakan insanları görmeyi beklemiyordum.
O kadar ses yaptın, nasıl bakmasınlar?
Midem aniden boğazıma çıkmak için nüksettiğinde avucumla arabanın kaputuna tutundum.
Sinir, stres, baskı, öfke yasak mı sana?
Yemek yemeyi bile unutmuştum..
Bayılacağımı hissetmiyordum ama hastaneye gitmem gerekiyordu. “Gülsimacığım ne bu gürültü canım? Bebek uyutmaya çalışıyorum biraz rahat dur!”
Aysel ablanın sesiyle ona doğru bakmak istediğimde yapamadan başka birinin sesi kulaklarıma ulaştı. “Aynı halan gibi davranmaya başladın ama sen de hee! Yetti ama ne bu canım sürekli sizin leş kokunuza, sizin bu damızlık öküz gibi öfke sorunlarınıza katlanmak zorunda mıyız?” Gözlerimi bina yöneticisinin söylediği sözlerine fal taşı gibi açtığımda kafam sadece öfke yüzünden ağrı yapmaya başladı.
O bana damızlık öküz gibi mi dedi?
“Evde tek ben yaşıyorum, dünden beri. Önceki günlerde madem rahatsızdın niye gelip uyarıda bulunmadın? Şimdi ben burada iki ses yaptım diye mi o cırtlak sesinle kulağımı kanatıyorsun?” Ciddi anlamda cırtlak sesi vardı ve bundan tüm mahalle rahatsızdı.
“Yalnız ben senden kat ve kat güzel ayrıca da evliyim. Damızlık öküz gibi öfke sorunlarına çare bul yoksa..” Parmağını yüzüme karşı savururken cümlelerine alayla güldüm.
Güzellik ve evlilik hakkında mı şu anlık konumuz?
“Madem evlisin o kocana söyle, asıl o damızlık öküz gibi meyhanelerde gezmesin!” Yüksek sesle kahkaha atarken azabından kaçmak için binanın bahçesinden koşarak çıkıp sokağa attım kendimi.
Sen önce ailenin yöneticiliğini yap manyak!
Göğüs kafesimden çıkmak için çırpınan kalbimi yormamak adına kaldırıma oturduğum gibi cırtlak sesli bir çığlık işittim.
İçten bir kahkaha tufanı atıp, saçlarımı elimle kavradım ve üç tur atarak at kuyruğu yaptım.
Dilim iki dişimin arasında sırıtırken gözünü benim olduğum yere sabitlemişti. Hızla kaldırımdan kalkıp topukladığım an dümdüz son sürat koşmaya başladım. Nefes nefese kalmamı umursamadan arkama baktığımda elinde bıçakla bana doğru koşmaya devam ediyordu.
Manyak karının elinde bıçak vardı.
Koşmaya devam ederken çantamın fermuarını açıp içine göz gezdirdikten sonra önüme bakmayı unutmuştum ki, önünde durduğum binaya elinde paket tutan Mirza'nın girdiğini gördüm.
Şansım yaver gidiyordu.
Arkama son kez baktığımda hâlâ peşimde olduğunu fark ettim. “Sikeceğim ama şimdi!” Binaya giren Mirza'nın arkasından fark etmeden binaya girip sırtımı duvara yaslayarak ellerimi yüzüme götürdüm.
Sanırım, ya ben ya da Mirza hastanelik olacaktı..
Bölüm etkileşimi
