19. bölüm / 55
Yıldız Paketi19 - Ofis Kaosu
Bölümler 55Şu an: 19 - Ofis Kaosu
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kayıp Ruhlar Durağı mı?
Hayır!
Ruhlar Bölgesi?
Ona da hayır!
“Aptal Gülsima’nın Aptal Kırık Ruhu daha mantıklı bir sinema ismi şahsen!”
Dünden beri yaşadıklarımı sindirmeye çalışıyordum ama, tek kırık gibi hissettiğim ruhumla kalıyordum..
Makyajımı kusursuz sandığım şekilde tamamlayıp çantamla anahtarı alıp kapıyı çarparak evden ayrıldım.
Halamın dilini dikişler atılmış, riskli bir ameliyat geçirmiş.. Hem de dün kaldığım hastanede!
Tabii bu bilgileri dün eve geldiğimde halamdan öğrendim. Gram üzülme duygusu duymamış olmanın verdiği rahatlıkla yüzüne karşı yaptığım; dudaklarımı bastırarak samimiyetsiz bir tebessüm oldu.
Kurye kılıklısına kim bilir daha neler demiştim de, bilmemem sanırım bilmemden daha iyi.
Arabama doğru giderken düşünceler beynimi yemeye devam ediyordu. “Uzun bir süre sipariş vermek yok Gülsima!”
Allah'ım, ne olur dün son karşılaşmamız olmuş olsun.
Görünmek dâhi istemiyorum o herife.
Sabahın dokuzunda Asilzade Ofisi’ne adım attığım gibi Eliz Hanım’a görünmek zorundaydım.
Eliz ve saçma kuralları.
Kapısının önüne geldiğimde çantamı omzuma asarak yumruğumu hafifçe kapıya vurdum.
“Gel!” Sesinin mırıltısını duyduğum gibi kapıyı araladım.
“Eliz Hanım ben geldim de, habersiz bırakmayayım dedim sizi. Odama geçip tasarımlara başlamak isterim,” Kafasını memnuniyetle salladı. “Tabii ki hayatım, tasarım modellerin masanın üzerinde, kolay gelsin!” Son cümleyi kısık tonla söylemesi dikkatimi çekmiş olmasına rağmen yüzümde inanılmaz (!) tebessüm ifadesi vardı.
Ay öyle mi yani?
Bir şey derdim de neyse..
Oflayarak odama ilerlerken salık bıraktığım saçlarımı arkaya doğru atmak isterken kadrajıma burada olmaması mucize olan biri girdi.
Alihan?
“Resim öğretmeniyim dememiş miydi bu?” En kısık ses tonumla konuşurken beni fark etmesin diye gözlerimi hemen kaçırıp kenardan odama gitmeye çalıştım.
Fark etmesindi beni lütfen!
Sabah sabah tanıdık görmek ne demektir yaa..
Göz kapaklarım yerden tekrar onun olduğu yere kaydığında yanında simsiyah saçlı, yüz hattı mükemmel derecede hoş bir kadın vardı ve Alihan’la hararetli bir şekilde konuşuyorlardı.
Alihan’nın sevgilisi mi varmış?
Tartışma oluyordu yüksek ihtimalle..
“Sana ne Gülsima?” Odama girip kapımı yavaşça kapatmayı denerken kapı çat diye çarptığında gözlerim büyüdü.
Ben fark etmesin diyorum burada, kapı kardeş dalga mı geçiyorsun?
Odamın koridor kısmı, yani aktif olan bölge tamamen camdan kaplı olduğundan herkes beni görebiliyordu.
Ve tabii ki ben de onları..
Alihan'nın olduğu yer oldukça rahat gözükürken ses desibeli normalinden daha fazla çıktığında kaşlarım çatıldı.
“Yaa tanıdığım bir kız var, o seninle beraber devam etmemi istemiyor. Bırakmıyor yakamı ne yapayım?” Simsiyah saçlı kadına kâğıt uzatırken bu sefer kadının sesi aynı tonda çıktı. “Eceli olurum ben onun, bir daha senin adını bile ağzına alamaz!” Kadın topuklu ayakkabılarını yere vura vura çıkışa doğru giderken Alihan'nın yüzü gülüyordu.
Yüzü gülüyordu?
Kimmiş bee o kız?
Alihan'nın gözleri birden bana doğru döndüğünde oturduğum koltuktan yere düşecektim.
Bismillah yaa.
Kaşlarını havaya kaldırarak kapımı çalmadan odama girdi.
Hayırdır kardeş?
Dişlerini göstererek gülmeye devam ederken, “Buradasın demek, hayırlı olur mu bilmiyorum ama..” Odanın tamamını süzerek dudağını büzdü. “Bakışlarınla bana ümit verdiğinin farkındasındır umarım, on sekiz senedir..”
Ne diyorsun oğlum sen?
Çatık kaşlarımla mı sana ümit veriyorum orospu?
“Ay tüh ya öyle mi olmuş?” Bakışlarım küçümseyici hâle girerken iki elimi de sertçe masaya vurup ayağa kalktım. “Senin ağzına sıçarım Alihan, ters ters bakışlarımla bile ümit dolduğunun farkındaysan gırtlağını sıkarım!” Beni o kadar çok küçümsüyordu ki, bu dediğime bile sadece kafasını sallayarak kahkaha attı.
“Ben zaten bir şey yapmayacağım ama senden hoşlanmamam için de bir neden yok biliyor musun?” Yanıma yaklaşmaya başladığında göz seyirmesi yaşayarak saçıma doğru uzanmaya çalışan kolunu tüm gücümle kavradım ve gözünün içine baka baka kavradığım kolunu ters çevirdim.
Az önce keyiften sırıtan yüzü şimdi acı içinde şekil değiştiriyordu. Kolumu kurtarmaya çalışırken daha sıkı kavrayarak tırnaklarımı geçirdim. “Lan bıraksana Gülsima, koparacak mısın?” Sesini yükselttiği için tırnaklarımı derisine batırdım.
Buğulanan gözlerime, göğüs kafesimde çırpınan kalbime, buz tutmuş titreyen ellerime ve çenem ağrıyana kadar sıktığım dişlerime aldanmadan, “Siktir git çevremden Alihan,” dedim. Çene kasım seyirirken Eliz koşarak odaya daldı.
Alihan hâlâ yanımda acıdan kıvranırken Eliz’in panikle bakan gözleri bana döndü ve söylediği şeyle yutkundum. “Seni rahatsız mı etti?”
Seni rahatsız mı etti?
Daha çok ben onu ettim gibi ama, ilk o etti..
Gözlerim daha çok buğulandığında bir damla gözyaşım yanağımdan aşağı inerken burnumu çektim. “Gülsima, cevap ver o piç seni rahatsız mı etti?” Öyle yüksek bağırdı ki, içim ürperdi.
Ben kafamla onaylarken Eliz’de ellerimi adamdan ayırırken Alihan kısık sesiyle, “Piç olan sensi..” Cümlesini bitirmeden Eliz, Alihan'nın yüzüne dirsek attı.
Adamın yüzünü yamulttu?
Çıkan ses ortamda ölüm sessizliğini sağladı. Hızını alamayıp o protez tırnaklarıyla Alihan'nın yakasından tutarak ayağa kaldırdı ve, “Seni çıktığın yere geri sokarım, senin soyunu kuruturum!” Yüzüne tükürüp yaka paça odadan çıkardı. “Sinan, bir daha bu ofise erkek birey almıyorsun!” Kapının önünden çıkıştıktan sonra hızlıca yanıma yaklaşıp ellerimi tuttu.
Allah'ım benim niye dilim tutukluk yapıyor şu an?
Saçlarımı arkaya doğru atarken yüzümü avucunun içine aldı. “İyisin değil mi güzelim?”
Yutkunup dudağımı ıslattım.
“İyiyim çok teşekkür ederim,” Gözbebeklerim minnet duygusuyla parlarken kendimi Eliz’e sarılmış hâlde buldum.
Hayallerini küçümseyen, zorbalayan birine böyle bakıp nasıl sarılırsın?
“Sevindim, daha rahat işine odaklanabilirsin. Benim ofisimde ben varken hiçbir erkek barındırmam.”
Dizimi okşayıp odadan ayrıldı.
Kurye de barınmasa?
Kurye alınacak mı ofise?
Mesai saatlerime girmiş bulunmaktaydım, modellerin hepsi birbirinden hoşlardı lakin ben şu durumda bitik durumdaydım.
Saat akşam sekizi gösterirken toparlanmaya başlamıştım ki, sert yumrukla kapım tıklatıldı.
“Buyurun?” Oturduğum koltukta tek kaşım havada gelen kişiyi süzüyordum.
Alihan'nın yanındaki siyah saçlı kadın?
“Merhaba canım, umarım rahatsız etmedim?”
Görünüşüne göre ses tonu bir tık fazla kalın gibiydi.
Bugün yeterince rahatsız oldum ama neyse..
“Ne için gelmiştiniz?” Ses tonumu sabit tutmaya çalışıyordum ama sabırsız çıkması benim suçum değildi.
“Kahve söylemeyecek misin, azıcık uzun da anlatacağım konu.” Gözlerimi hızlıca kapatıp açtığımda elim telefona gitti ve iki filtre kahve söyledim.
Kadın karşımdaki koltuğa oturmadan önce elini uzattı. “Simay Dağ ben, muhasebeciyim.” Gamzeleri olduğunu fark ettiğimde aynı şekilde ben de gamzelerimi gösterdim. “Kendini tanıtmana gerek yok, hakkında fazlasıyla bilgiye sahibim.” Koltuğa kendinden emin bir şekilde oturarak lacivert gözleri yüzümde gezindi.
Muhasebe ile hiçbir alakam yok?
Sayısal nereden çıkıp girdi şu an yanıma?
Kısa süre sonra kahvelerimiz geldiğinde Simay bir yudum alıp gözlerini gözlerime sabitledi.
Benim gözler uykuya gidiyor hey!
“Paçozluk yapmayı nereden öğrendin? Ya da şöyle sorayım sen kendini ne sanıyorsun?”
Kahvesini masaya sertçe koyup dik dik bakmaya başladı.
Paçozluk?
Diva falanım bence ha ha ha. (!)
“Sözlerinizi anlayamadım, çok yorgunum kusura bakmayın.”
“Sen kim köpeksin de, Alihan ile beraber olmamı istemiyorsun orospu?” Uykulu gözlerim aniden yuvalarından çıkacak gibi parladı.
O kız ben miymiş?
Bölüm etkileşimi
