31. bölüm / 55
Yıldız Paketi31 - Açlık
Bölümler 55Şu an: 31 - Açlık
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hiçbir tesadüf senin kadar mutlu etmemişti..
Soruyorum size, bir insan nasıl yemek yemeyi unutabilir? En temel ihtiyacı olan bir besin zincirini nasıl aklına getirmez?
Günlük hayatımda bile yemek yemeyi unutan biri olduğum için, bunu şahsi aptallığıma bırakıyordum.
Gün boyu ağzıma tek bir lokma bile koymamıştım, hatta belki bir günden de fazla zamandır..
Ne yapmaya çalışıyordum sahiden ben?
Acısız intihar etme yöntemini falan mı deniyordum?
Yaslandığım duvarın önüne çömelmiş şekilde otururken alnıma masaj yaparak ayağa kalkmaya çalıştığımda gözümün önü karardı.
Bu sefer hastalıktan değil, açlıktan bayılacaksın..
Hazır mısın peki buna?
Göz kapaklarımı ağır hareketle açıp kapatırken kulağım Mirza'nın karizmatik sesini işitti.
“İyi günler.” Bakışlarımı merdivenlere çevirdiğimde beklemediği anda karşısına çıktığım için şaşırmış ve sanırım biraz da endişelenmişti.
Sen yüzünün hâlini karşıdan görebiliyor musun Gülsima?
“Gülsima, rengin atmış bir şey mi oldu?” Arkamdan tartışma sesleri gelirken çene kasımı sıkarak kendimi güçlü göstermeye çalışıyordum.
Rengin kim?
“İyi değilsin Gülsima sen!” Sus!
Karşımdaki Mirza'yı ikişer görmeye başladığımda bozulan dengemi dengelemek için duvara tutundum. Çarpan kalbimi düşünmeden derin bir nefes alarak dudaklarımdan çıkan cümle kulaklarıma zor ulaştı. “Peşim.. Peşimde biri.. Peşimde biri var..” Mirza'nın siması gözbebeklerimden silinirken bedenim buz gibi zemine yığıldı.
Göz kapaklarım istem dışı usulca kapanmaya yüz tutarken belimden yukarısı Mirza'nın kollarındaydı.
Bilincimin açık veya kapalı olduğunu anlayamıyordum ama etrafımdaki sesleri kısık tonda da olsa işitebiliyordum.
Ben niye her bulduğum yerde bayılıyorum?
Güçlü biri olacağım sözde, nah güçlüyüm anasını satayım!
“Ne bu bıçak, Gülsima'nın peşinde olan kadın sen misin?” Ses tonu nedensizce fazla sahipleniciydi.
“Sen karışma bilmediğin olaylara!”
Yatıştırıcı sesiyle tekrar konuştuğunda gözlerimin önüne çizip dikmem gereken modeller gelip duruyordu.
“Rica ediyorum bırakın kızı, hasta zaten üzerine daha fazla gitmenize izin vermem.”
“Sana mı soracağım ulan ben komşumla olan husumeti mi?”
Mirza'nın kollarından ayrılmış olan bedenim duvara yaslıydı. Sağa doğru eğilmiş kafamı kuruyan boğazımdan çıkan mırıltılar ile yukarıya kaldırırken gözlerim hissizce açılıyordu.
Midem bulanıyor..
Çok kötü midem..
Tartışmaların sesi kısılmaya başladığında midem durduğu yerde çalkanmaya başladı.
İlk defa bu kadar uzun aç kalmıştı midem.
Durumun ciddiyetini geçte olsa anlamıştım.
Midemden nükseden yoğun acı tat boğazıma yaklaştıkça öğürme hissiyatıyla tek başımaydım. Elimi zor da olsa mideme bastırdığım gibi ufak bir öğürmeyle ağzıma gelen acı ve paslı sıvıyı çıkardım.
Ölümle ilk defa bu kadar yakındım..
Alnımda belirginleşen su damlacıkları şuurumun açık kalmasını oldukça zorluyordu.
Mirza'nın feryadı ile ruhsuz gözlerim gözlerinde gezindi. “Gülsima! Ambulansı ara!” Apartmanda gözüne kestirdiği ilk kişiye ambulansı aramasını söylediğinde hemen yanıma diz çöküp kafamı dik tutmaya çalıştı.
Boynumda akan sıvıyı cebinden çıkardığı peçeteyle silerken korku dolu gözleri her hareketimi dikkatlice izliyordu.
Kaybetme korkusunu yine benim yüzümden yaşıyordu.
“Ölemezsin, hayır bunu yapma Gülsima. Bana bu acıyı tekrar yaşatma ne olur!” Kapanmaya çalışan göz kapaklarımla göz teması kurmaya çalışırken, gözlerimi ona iyiyim yok bir şeyim dercesine açmak istiyordum ama bedenim buna izin vermiyordu.
Bakamıyorum gözlerine..
Ölüyorum ve midem çok sarsılıyor.
“Su getirin lan, yok mu bu apartmanda insan evladı? Kaybetmek üzereyim sevdiğimi, Allah rızası için su versin biri!” Titreyen sesi o kadar acı içinde çıkıyordu ki, ona bu korkuyu yaşattığım için gözümden bir damla gözyaşı aktı.
Su gelene kadar bilincimi açık tutmaya çalışıyordum ama kendimi o kadar kasıyordum ki, kalbim yeter diyordu.
Mirza'nın sesiyle kendimi uyanık kalmak için tekrar zorladım. “Dudaklarını aç Gülsima, ağzını arala bir iki damla su değsin midene lütfen.. Yapma bunu bana!” Kuruyan dudaklarımı hafifçe aralayıp elinde tuttuğu sudan bir yudum aldım. Telefonumun sesi apartmanda yankı yaparken Mirza eline aldığı gibi kulağına götürdü.
“Eliz Hanım şu an Gülsima'yı hastaneye götürüyorum, iyileştiği an size döner.”
“Ne bileyim lan ben? Kız ölüyor burada kapat hadi!” Aramayı sonlandırdığında yüksek mavi ışıklarla siren sesi şakaklarımı daha çok ağrıtmaya yetiyordu.
Mirza telefonu çantamın içine koyduğunda hiç zorlanıp, gücenmeden beni kucağına alarak apartmandan çıkıp ambulansa yetiştirdi.
Mirza Kanoğlu
Tekrar kaybetme korkusunu zirvede yaşamıştım..
Sevdiğim birini yine gözlerim önünde kaybedecektim..
Allah'ım lütfen Gülsima'yı kurtar!
Ambulansa yetiştireceğim diye kalp krizi geçirecektim. Mide ülserim o sırada artacağı tutmuştu ki, engellemeyi başarmıştım.
Sağlığımı riske atıyordum, ama Gülsima kadar riskte değildi.
Gülsima’ya ilk müdahale ambulansta yapılmıştı ve iki gündür yemek yemediği yetmezmiş gibi bağışıklık sistemi tamamen zayıf düşmüştü.
Neden bunu yapıyorsun kendine bee?
İyileşmek istemiyor musun Gülsima?
Hastanede müşahede altında tutulurken serumla yemek ve vitamin ihtiyacını karşılanıyordu. Uyutmaya karar verdiklerinde, başta konuşmak istedim ama uyandığında uzun uzun konuşabileceğimi söylediklerinde yatağın yanındaki koltukta oturdum..
Ellerim saçıma gittiğinde içim içime sığmayacak kadar panik duygusuyla kaplıydı.
“Neden bunu kendine yapar iyileşmek isteyen insan anlamıyorum?”
İki gündür yemek yememek ne demek?
Umarım bunu kendine bilerek yapmamışsındır..
Yatakta iki kolundan da seruma bağlıyken doğal kıvrımlı kirpiklerini hareket ettirmeye başladığında korkuya kapılan gözlerimi yüzüne sabitledim.
“Anne, ben ölüyorum.. Söz istediğin gibi giyineceğim ama beni sevgisiz büyütüyorsun.”
Söylemleriyle kırk yerimden bıçaklanmış gibi hissettim.
“Ben size ne yaptım da, beni kül tablası olarak kullanıyorsunuz hayatınızda?”
Yutkunamadığımı anladığımda elini tutmak istedim ama yapamadım.
“Neden hayatıma dair hep iftira atıyorsunuz? Neden, ben azıcık bir mutluluk istesem, tam hayatımı düzene sokmak istesem her bir köşeden bana attığınız iftiralar çıkıyor, neden?”
Zorla yutkunup ayağa kalktım ve yanına biraz yaklaştım. “Gülsima, geçti hepsi. Toparlamana az kaldı,” Yumuşak tonda konuşmuştum ki, sesimin titrediğini Gülsima bana bakınca fark ettim.
“İftira ve oyun üzerine kurulan hayatımın, tek bana zarar vermeyen parçasısın.” Buz gibi elini elimle birleştirip dudağını ıslattı. “Beni ayakta tutan tek kişisin, bana inanan ve gerçek sevgiyi hissettirmeyi amaçlayan tek kişisin.”
Sözleri kalbime ve mideme o kadar çok dokunuyordu ki, bu hissiyatı nasıl tarif edeceğimi bilemiyordum.
Ben kimseye iyi gelmemiştim ki..
“Sana ve ruhunu yeniden iyileştirecek kişiyim, seni bu saatten sonra kötü insanlara yem etmem.”
Alaycı bir gülüşle kafasını salladı.
“Kötü insanlardan hayatımız boyunca kurtulamayacağız, gerekirse içlerine sızacağız ama onları kazandırtmayacağız.” Yemin eder gibi söylediğinde elimdeki eline dudağımı kondurdum.
“Kaybetme korkusunu bir daha yaşatmanı istemiyorum bana Gülsima, buradan taburcu olunca yemek yemeye gidiyoruz.” Bakışları yine birden buz gibi olduğunda gözlerini benden kaçırdı.
Dudağın kenarı kıvrıldı Gülsima Hanım.
Cevap alınmıştır.
Bölüm etkileşimi
