52. bölüm / 55
Yıldız Paketi52 - Hayati Hastalık
Bölümler 55Şu an: 52 - Hayati Hastalık
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime · Okuduğun bölüm
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi…
Ve aşk öyle haindir ki; nerede imkânsız varsa gider onu sever…
-Özdemir Asaf
Göğüs kafesimde küt küt kan pompalayan kalbim, nefes almamı bu denli neden zorluyordu?
Mirza’yı ölümden döndürdüğüme mi şaşırayım yoksa odadan çıktığım gibi içime oturan kaldırım taşı ağırlığındaki hissiyata mı şaşırayım?
Kolumu duvara yaslayıp elimle sandalyenin koluna tutunduğumda güçlü bir basınçla sünizlerime doğru ağrı saplandığında maskeden kurtulmak istedim ama engel olamadığım öksürükle tutunduğum sandalyeye hemen oturdum.
Maskenin ipini asıldığımda kafamı öne doğru eğmiştim ki, ağzımdan gözümün önünde zemine düşen kan damlasıyla göz kapaklarım titrerken gözbebeklerim kararır gibi oldu.
Ne oluyor bana şu an?
Hiçbir duyguyu hissetmezken dudağımın üstünde hissettiğim ıslaklıkla elimin o bölgeye gitmesi bir oldu.
Kan?
Evet, kan..
“Neden, neyim var benim?” Kanın durması için kendi kendime tampon yapacağım sırada beynimden aldığım kuvvetli sancıyla dişlerimi sıkarak vücudumu kastım.
Kasarak kendimi tehlikeye atıyordum..
Ama korkuyorum..
Çok korkuyorum.
“Kasma kendini, yapma bunu!”
Kendine gel Gülsima.
Çantamdan peçeteyi çıkarana kadar ağzıma bozuk metal tadı gelmeye başladığında, anladım ağzımdan kan gelmeye devam ettiğini.
Burnum kanamıştı önce ama ağzımdan niye kan gelsindi ki?
Maskeyi yırtar gibi yere attığımda üstümdeki önlüğü ve boneyi de tek hamlede çıkarıp kenara koydum. Nefesim düzensizleştiğinde beyaz hastane ışığı beynimin daha çok zonklamasını sağlıyordu.
İmdat!
Bayılacak gibi hissettiğimde peçeteyi alıp burnumu havada tutarak tampon yapmaya çalıştım ama hâlim perperişandı.
“Ela, Ela neredesin?” Sesim bile baygın gibi çıktığında kafamı dengede tutmakta çok zorluk çekiyordum.
Mirza hayata tutundu Gülsima, mutlu olsana.
Gülsima senin sayende Mirza'nın kalbi atıyor, niye ağzın yüzün kan içinde kalan kişi sen oluyorsun?
Sevinçten mi?
Yoksa Mirza'nın daha kötü olması için mi?
“Kesin sesinizi ne alaka?” İç sesi susturmayı başardığımda koridordan köşeyi dönerek ışığı alan amber gözleri gördüğümde, kafam bir sağa sola gidip duruyordu.
“Ela, doktor çağı..” Duyduğum en son ses, cümlemi tamamlayamadan Ela'nın güzel sesli bağırış sesiydi.
***
Ela Kanoğlu
Yengeme ne olduğunu idrak edemeden Akgün'e haber vermiş ardından vakit kaybetmeden ilgili doktorun odasında soluğu almıştık.
Ciddi bir durumu yoktur değil mi?
Yengemin yanına vardığımda ismimle beraber doktoru çağırmamı söyleyecekti ama, tam sırada dudaklarında gördüğüm kanla hemen paniğe kapılmıştım.
Akgün ve ben yengeme ne olduğunu öğrenmek için doktorun odasındayken, annem ise abimi normal odaya aldıkları için henüz olup bitenden haberi yoktu.
Yengeme gerekli tahliller yapılmış ayılmasını bekliyorduk, doktor hasta hakkında konuşmak istediğinde hemen atıldım.
“Yengemin nesi var doktor hanım?” Doktor boğazını temizleyip ellerini masada birleştirdi.
“En son yaptığım tektiklerde rastladığım bulgu; hayati bir durum ne yazık ki hanımefendi.” Ne demek istediğini anlamamış olduğunu kaşlarımı çatarak tepki gösterdim.
Hayati bir durum derken?
“Bakın, benimle hastalığı neyse açık açık konuşabilirsiniz. Ölümcül bir hastalıktan mı bahsediyorsunuz?” Doktorun gözleri dolu dolu olduğunda anlamıştım..
Hayır, hayır..
Daha çok genç..
“Erkenden fark edilseydi aslında, çok güçlü tedavilerle hastalığı önleyebilirdik, dönüşü çok çok zor olan bir sürece adım atmış bulunuyor.” Pardon?
Gözlerim doktorun gözlerini sorgularcasına titrerken gözyaşlarımı bastırmak için güçlü bir yutkunma ihtiyacı hissettim.
“Tam hastalık adı nedir doktor hanım?” Kanser olduğunu anlamam uzun sürmemişti ama yine de emin olmak istiyordum.
Doktor dudaklarını birbirine bastırıp tam söyleyeceği sırada Akgün odaya girdi. “Sevgilim, abin Gülsima diyerek sayıklıyormuş.” Akgün'e doğru kafamı çevirdiğim için sağ gözümden akan tek damla gözyaşını ani bir refleksle yok edip acı bir tebessüm kondurdum yüzüme.
Abim sevdiğini sayıklıyor ama sevdiği ölümcül bir hastalıkla mücadele etmek üzere..
Bir yandan iyileşen kalp, diğer yandan hançerlenmiş bir kalp..
Akgün'e odadan çıkması için kafa işareti yaptığımda buğulanan gözlerimi doktora çevirdim.
“Beyin tümörü, son evre. Eğer hasta, uygulayacağımız tedavi veya tedavileri kabul ederse iyileşme şansı bir nebze var ama,” Konuşmasına devam edemedi çünkü kafamı çoktan yere eğip kollarımın arasına almıştım.
“Bazı hastalarda belirti fark edilmeyip çok hızlı yayılabiliyor, veya fark edip de anlamamış olması da olabilir.” Saçlarımı dağıtıp dudaklarımı ıslattım.
“Emin misiniz, yani tek bir raporda çıkabiliyor mu?” Abim öğrenirse kıyameti bize koparırdı.
Abimden önce yengem…
“Tek bir belgeyle elbette çıkmaz, çok fazla farklı dosyalardan baktım tüm tahlillerine. Yani eminim,” Sağ gözümden süzülen yaşlarla nefes almak için odanın dışına çıktım.
Nefes alamıyordum.
Adımlarımı abimin odasına doğru ilerletmek isterken yengemin sesi tüm duygularımı yerle bir etmeye yetti.
Duygusallığı at kenara aptal Ela.
Gülsima bunu bilmeyecek, şu anlık. Önce abimi görmeli.
“Neyim varmış benim Ela?” O kadar tatlı bakıyordu ki, dişlerimi sıkmak zorunda kaldım.
Melek gibisin yenge.
Benden önce doktor sorusunu yanıtladı.
“Gülsima Hanım, bilmeniz gereken hayati bir durum var maalesef ki, söylemek zorundayım çünkü tedaviyi isteyip istemediğinizi ancak bu şekilde öğrenebilirim.” Sakın! Sakın, söyleme.
Şu an olmaz!
Gözbebeklerim yuvalarında titrerken doktora söylememesi için kafamı sağ sola çeviriyordum.
“Yengem, abim gözünü açmış seni sayıklıyormuş gel abimin yanına gidelim. Sen önce bir güç al, ondan sonra doktor hanım neyin olduğunu söyler.” Doktora samimiyetle gülümsedikten sonra yengemin koluna girdim.
“Cidden beni mi sayıkladı gözünü açar açmaz?” Kafamla onaylarken dişlerimi dudağıma geçirip yengemle kol kola abimin odasına doğru yürüdük.
Sizin aşkınız imkânsız kalamaz, kalmaması için elimden geleni yapacağım.
Bölüm etkileşimi
