14. bölüm / 55
Yıldız Paketi14 - Sarsıcı Geçmiş
Bölümler 55Şu an: 14 - Sarsıcı Geçmiş
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İki Hafta Önce;
Eliz Asilzade
Ofisimin açılışı yaklaşık bir aya yakın bir zaman oluyordu ve ben daha yeni eleman toplamaya başlamıştım.
Başvuru ekranım önümde açık dururken odamın boyası için gelen adamla ilgileniyordum. “Bol simli olsun o duvar!” Talimatımla adam fırçayı hemen boyaya batırırken başvuru ekranıma ilk başvuru düşmüştü.
Allah'ım çok şükür!
Hemen sandalyeme geçip gelen başvuruyu inceleme koyuldum.
İsim Soyisim - Gülsima Asil
CV - Dokuz Eylül Üniversitesi mezunu, iş arıyor, moda tasarımcılık bölümünün en iyisi.
Alaylı gülüşle CV yazısını es geçtim.
Bölüm ve ilgi alanı - Moda Tasarım, tasarımcılık
Başvuru formundaki telefon numarası gözüme kırmızı kalemle çizilmiş gibi battığında, hem hafızama hem de defterime not ettim.
“Kimsin peki sen? Araştırmaya git bakalım hayatım,” Aklıma gelen fikirle hemen hacker arkadaşım Dilara’nın numarasını tıkladım.
Bakışlarım etrafta oyalanırken boyacı usta izin isteyip odadan ayrıldı. “Bu sefer kurban kim aşko?” Ses tonu heyecanlı gelirken hemen konuya daldım.
“Gülsima Asil’in hemen çetelesini çıkarıyorsun, bilgilerini sana yolluyorum. Gün içinde bana her haltını bildirmiş ol lütfen.” Rica etme stilimi artık ezberlemiş olduğu için sorun çıkarmadan onayladı.
Aramayı sonlandırıp hâlâ önümde duran başvuru ekranına sinsice bakmakla yetindim.
“Her şeyini öğrendikten sonra, seninle işimizi halledeceğiz Gülsimacığım!” Elim dudağıma gittiğinde kısa süreliğine ekrana daldım.
Yarım saat sonra;
Dokuz Eylül Üniversitesi demek, madem bu kadar en iyisisin ne işin var senin benimle?
“Gerçi sen de haklısın, beni tanımadan başvuru yaparak musallat olma fermanını imzaladığını nereden bileceksin?” İçimden kıkırdarken telsiziminden gelen sesle panik oldum.
“Ne oluyor lan?” İlk konuşan ben olduğumdan Sinan’ın ilk sesini algılayamamıştım.
“Dilara Hanım ofise girmek istiyor Eliz Hanım!”
Ay ne var bunda?
“Ee bunu niye telsizle bildiriyorsun Aptal? Bilmiyor musun izin verip vermeyeceğimi?” Telsizi öfkeyle kapatırken Dilara kapımı çalmadan pat diye içeriye girdi.
Yerimden doğrulurken gözlerim Dilara’nın üzerinde cirit atıyordu. Az önce yaptığı saygısızlığı şimdilik kapatıp önem verdiğim olaya atıldım.
“Ne buldun hemen dökül bakalım,” Oturmasını işaret ettiğimde masamın başına tekrar oturdum ve bir şeyler söylemek için telefona yönelmiştim ki, Dilara istemediğini söyledi.
“Nereden başlayayım ki?” derken yüz ifadesi dümdüzdü.
Kaşlarım çatılırken bir sorun mu var der gibi baktım.
“İşe almadan da hiçbir sorunu yok, ama ben geçmişinde takılı kaldım.” Giydiği ceketi düzeltirken saçlarını savurdu.
“Takılacak ne buldun geçmişinde? Sanki benim geçmişim çok mu iyi yerden geliyor Dilara, herkesin illla ki bir kusuru var.” Ben sıralamaya devam edecektim ama Dilara anlatmaya başladığında dikkatlice dinledim.
“Ailesi yok Gülsima’nın, annesi dört yaşındayken terk etmiş. Babası desen hiçbir kayıtta raporlu değil, halasıyla güzel bir sitede oturuyor ama halası da sarhoşun teki, Gülsima’dan doğduğundan beri hiç haz etmiyormuş. Kızın tek hayata tutunduğu şey tasarım yapmak, hayali için küçüklüğünden beri çaba sarf ediyor. Hayalini kurduğu andan itibaren hiçbir Allah'ın kulu destek olmamış Gülsima’ya, her taraftan yıkmaya çalışmışlar ama Gülsima yılmamış ve hayalini en çok istediği yerde mezun etmiş,” Boğazını temizlemek için durduğunda gözlerindeki acıma duygusunu gördüm.
Ama böyle birine acımak değil, gururla bakmak yakışır.
Kafamı kaşıyıp dudağımı ıslattım. Gerçek anlamda sarsılmıştım ama böyle birini pohpohlamak bünyemde yoktu bir kere.
Tasarımlarını zorbalamaya başlarsam ne kadar ileriye gidebilir?
“Anladım, annesi kimmiş peki? Neden terk etmiş öğrenebildin mi? Ayrıca sen bu kadar bilgiyi nasıl toplayabildin?” Etkilendiğimi saklamak için öfkemi bir yerlerden çıkarmam gerekiyordu.
“Sultan Soytürk, kızının terk etmeden önce full giyimine ve görünüşüne takmış durumdaymış. Dört yaşında biri nasıl modaya uygun kıyafet kombinleyebilir ki? Annesi de ‘sen bulacaksın modaya uygun kıyafet’ diyerek baskı yapıp duruyormuş, en sonunda Sultan Hanım dayanamamış ve kızını halasının yanına bırakıp terk etmiş.”
Şüpheleri sen daha çok üstüne çekiyorsun Dilara sanki..
En son sorduğumu soruyu es geçmesi aklımdaki şüpheleri birebir çekiyordu. Son sözünü söylemiş gibi ayaklandığında kafamda hâlâ söylediği isim dönüyordu.
Sultan Soytürk, rakibim olan ofisin kurucusu.
Kendime gelip Dilara’nın önünü kestim. “Bu kadar ayrıntılı bilgiyi toplaman tuhaf Dilara, Sultan Soytürk’e mi çalışıyorsun doğruyu söyle!” diyerek sesimi yükseltim.
Anlamamış ve şaşırmış hâlde gözlerini yüzümde gezdiriyordu. “Ne anlatıyorsun Eliz sen? Ben.. Araştırmamı söyledim sadece neresi tuhaf bunun? Çalışmayı nereden uydurdun?”
“Bana masal anlatma Dilara Julia! O kadından başka kimden öğreneceksin ki bu kadar bilgiyi?” Omzundan itip dolan gözlerimi durdurmaya çalışıyordum. “Sen kimsin ki?” Dolan gözlerimi bastırmak için ağzımdan çıkan son sözle mıh gibi çakıldım.
Karşımdaki Dilara’nın yanağından alan gözyaşlarıyla ‘Sana inanamıyorum’ gibi bakıp konuştu. “Ben kim miyim, yoksa ben nasıl bir aptalım da senin gibi katil birine bilgi getiriyorum?” Gitmek istediğinde kolundan tutarak gitmesini engelledim. “Ya bırak lan kolumu!” diyerek karşı çıktığında bırakmadım. Söylediği söz yüzünden gözüm seyirirken ani bir hareketle yanağına tokadımı indirdim.
Omuzlarımdan öyle bir ittirdi ki, olduğum yerde sendeledim. “Scheiße Eliz, bir daha da sana nah bilgi getiririm! Paçandaki bokları temizle, ondan sonra çevre edin!” Kapıyı yüzüme çarpar gibi kapattığında sinirden çığlığı bastım.
Senin musallatın olacağım Gülsima!
Bölüm etkileşimi
