Yıldız Paketi kitap kapağı

50. bölüm / 55

Yıldız Paketi

50 - Kan Kaybı

Vaveyla Yazarı: Beyza Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 55Şu an: 50 - Kan Kaybı
  1. 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
  2. 2 2 - Anksiyete466 kelime
  3. 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
  4. 4 4 - Toz Madde742 kelime
  5. 5 5 - Göz Teması620 kelime
  6. 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
  7. 7 7 - Şiddet792 kelime
  8. 8 8 - Sil Baştan559 kelime
  9. 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
  10. 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
  11. 11 11 - Af dilemek577 kelime
  12. 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
  13. 13 13 - Yeni İş763 kelime
  14. 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
  15. 15 15 - Boğulma774 kelime
  16. 16 16 - İade1.020 kelime
  17. 17 17 - Toplu İğne971 kelime
  18. 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
  19. 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
  20. 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
  21. 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
  22. 22 22 - Yanmak1.121 kelime
  23. 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
  24. 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
  25. 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
  26. 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
  27. 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
  28. 28 28 - Isırma803 kelime
  29. 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
  30. 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
  31. 31 31 - Açlık942 kelime
  32. 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
  33. 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
  34. 34 34 - Semaver1.049 kelime
  35. 35 35 - İtiraf1.500 kelime
  36. 36 36 - Mail634 kelime
  37. 37 37 - Tehdit876 kelime
  38. 38 38 - Mermi1.353 kelime
  39. 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
  40. 40 40 - Kurallar1.288 kelime
  41. 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
  42. 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
  43. 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
  44. 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
  45. 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
  46. 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
  47. 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
  48. 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
  49. 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
  50. 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime · Okuduğun bölüm
  51. 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
  52. 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
  53. 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
  54. 54 54 - Final2.025 kelime
  55. 55 Teşekkür Bölüm204 kelime

Yanlış düşünebilir, yanlış anlayabilir veya yanlış yapabilirsin; ama yanlış hissedemezsin.
-Edith Wharton

İçimi yiyen hatta içimi kemiren bir duygu hissediyordum.
Ne yapmıştım ben, buna nasıl göz yummuştum? Hadi, yumdum diyelim evdekilere ne diyecektim?
Sıçtım ben yaa!
Bomboş gözlerle gittikleri yolu izlemeye devam ederken arkamdan Mirza'nın keskin sesini duymamla boğazıma bir yumru oturdu.
“Ela nerede, Gülsima gördün mü Ela’yı?” Ela uçtu, Ela gitti.. Aaa!
Donuk bir hâlde olduğumu anlamasın diye tatlı bir tebessüm kondurdum yüzüme. Ona doğru dönerken içimi kemiren duyguyu fazla bastırmış olacağım ki, gerçekleri bir bir dökülmeye başlamıştım.
Allah beni ne yapmasın!
Aptal mıyım yoksa dürüst mü şu an?
“Mirza, Ela kaçtı!” Kafasını yavaşça sola yatırıp kaşlarını büzdü ve gözlerini yüzüme sabitledi.
Şapşal şey seni.
“Nasıl, nereye, kime kaçtı güzelim?” Yanıma yaklaşıp elini yanağıma yasladı.
Ela beni çok pis harcayacaktı ama, benlik bir durum yoktu ki yani?
“Akgün diye konuştuğu sevgilisi varmış onunla gittiler ama çok uzun ayrı kalmadan geri gelecek, söz verdi.” Durumu izah edeceğim diye resmen dokuz doğurmuştum.
Anksiyetem yine arttığında elim kalbime gitti.
Mirza'nın âdemelması aşağıya kaydığında gülerek kehribar gözlerini gözümün tam içine odakladı.
Ben.. Ben yokum bu konuda.
“Sen kaçmasına müsaade ettin mi gerçekten Gülsima? Bunu yaptın mı cidden?” Sanırım ilk defa bana sinirleniyordu. Ve ben bu durumda ne yapacağımı bilmiyordum. Lanet olsun ki!
Sinirden olduğunu bildiğim gözlerim nemlenirken yutkundum.
“Ela sadece yardımcı olmamı istedi, ben zaten olayı anlamadan Akgün geldi ikisi gittiler. Engel olamadım, çünkü yardımcı bile olamadım ki!” Mirza bir adım geri gidip gözlerini gökyüzüne kaldırıp sabır diler gibi konuştu. “Akgün kim amına koyayım? Kimmiş lan o lavuk kardeşimi alıp öylece gidebilir? Sen nasıl güvenip gönderdin kardeşimi Gülsima, gizlice kaçıyor ve tek sen biliyorsun.. Abisi olarak bana ne zaman söyleyecektin acaba güzelim?” Tüm damarları gerildiğinde çene kasımı var gücümle kasıp bana zarar vermeyeceğini bildiğim hâlde adımlarımı yavaşça geri geri çektim.
“Mirza, şapşal sevgilim özür dilerim hata yaptım. Farkındayım, ama müdahale etmeme fırsat olmadı ki!” Nurten Hanım'ın bakışlarına yakalandığımda kapının önünde kollarını göğsünde toplamış bizi izliyordu. “Sen biricik oğluma aptal diye mi hitap ediyorsun kızım?”
Konumuz bu mu abla? Kızın kocaya kaçtı hey!
Dudağımı ıslatıp konuşacağım sırada Mirza kafasını annesine doğru çevirip benim adıma cevapladı. “Aptal anlamında demiyor anne o hitabı, konu o değil ayrıca Ela sevgilisiyle kaçmış.” Nurten Hanım'ın tiz çığlığıyla soluğu yanımda alması bir oldu.
“Evdeki kaosu fırsat bilip kaçtı ve sen de yancısı olarak yardımcı mı oldun gerçekten?” Üstüme gelmeyin, sinirden ağlama huyum çıkacak şimdi!
Hayır, bir de haklıyım. Ama kendimi savunamıyorum.
“Ben hiçbir yardımda bulunmadım, sadece Ela bana söyledi ve dediğini de ben engel olamadan yaptı..” Bakışlarım Mirza'da durduğunda kırgınlıkla bakıyordu kehribar gözleri.
Sevgilim..
“Ela'nın sevgilisi yok, ayrıca o yaşta sevgili yapmaması gerektiğini konuşmuştuk onunla. Kızımın üstüne iftira atmıyorsun öyle değil mi?” Nurten Hanım tek kaşını kaldırmış üstüme gelirken Mirza annesi kolundan tutarak durdurdu. “Gülsima iftira atmıyor anne, gitme kızın üstüne öyle! Doğruları söylüyor ama ben en çok arkamızdan iş çevirmesine kırgınım.” Arkandan ciddiyim iş çevirme gibi bir niyetim yoktu.
“Ben arkandan iş çevirmedim Mirza, sen babanla ilgilenirken saniyelik bir anda söyledi ve iş birden oldu bittiye geldi.” Nurten Hanım ikimizden sıkılmış olacak ki, telefonunu çıkarıp kulağına götürerek yanımızdan uzaklaştı.
“İzin vermişsin, resmen kızı gözünün önünde kaçırmışsın Gülsima. Annem falan neyse de, abisiyim lan ben onun. Ela Hanım da maşallah abisini satıp yengesine özel hayatını anlatmış,” Gözleri gözlerime değdiğinde kalbim ağrıdı. “Yengesi de kaçmasına göz yummuş.” Yapma böyle ne olur?
“Saçmalama istersen Mirza, genç bir kızın okulunu okurken erkeğe kaçmasına izin verecek biri miyim lan ben? Erkeğe kaçması onun hiçbir bokuna yaramayacak tek zararı hayatını altüst etmesi olacak. Bunu idrak edebiliyorum,” Kollarını iki yana açıp tek gözünü kırptı. “Bunu bilerek kaçmasına yol vermişsin ama Gülsima! Bunları biliyordun da kaçtıktan sonra mı aklına dank etti, hah?” Senin gırtlağını şimdi..
“Neden beni anlamak istemiyorsun Mirza?” Mirza içli bir nefes çektikten sonra işittiğim cırtlak kadın sesiyle evin bahçe kapısına baktım.
“Mirza!” Kadın kim?
Kahverengi saçları güneşte parlarken yüz hatları gayet doğal ve kemikliydi. Koyu kahverengi gözleriyle Mirza'yı resmen yiyip bitiriyordu.
Kaşlarım olaya dâhil oldu.
Giydiği mini elbiseyi dizine kadar olan çizmeyle tamamlamış üstüne de kısa blazer ceket giymişti.
Kombinin gözüme fazla güzel geldi, hayırdır?
Mirza'nın gözleri kadında takılı kaldığında dumura uğramış gibi bir bana bir kadına gözleri gidip geliyordu.
Eski sevgilin değil mi aptal?
Anlamadım mı sandın?
Tamam, şimdi hiç yapmadığımız tartışmayı da yaptık ya gidebilirsin eski sevgilinin kollarına!
Umarım planlı bir şeyin içinde yer almıyorumdur.
“Esma, ne işin senin burada?” Esma samimiyetsiz samimiyetsiz gülerken gözleriyle beni süzmüştü.
İyi süzgeç olur senden biliyor musun?
“Nurten annemi ziyarete gelmiştim, ama seni uzun zamandır görmüyordum vallahi çok iyi geldin!” Mirza'ya yapmacık tebessümle sarılmak istediğinde önüne geçip Esma’ya sarılır vaziyette buldum kendimi. Fakat Esma beni kenara itip Mirza'yı kendine doğru çektiğinde sinirden ufak bir kahkaha tufanı attım.
Şekerim sen ne tatlısın öyle!
Kıskançlık gülümsemesi sunarken kafamı Mirza'ya çevirdim ve kışkırtıcı şekilde konuştum. “Eski sevgilin sanırım,” Gözlerim bahçeye giren başka bir kişiye kaydığında Esma'ya sevgilim diye seslendiğini duydum.
Ne oluyoruz yaa?
Uzun boylu, yeşil gözleriyle bizi inceleyen adamda bakışlarım gözlemci edasıyla oyalanırken Esma samimiyetsizce konuştu. “Berat sen hanımefendiyle burada bizi bekle, ben Nurten anneye bakıp hemen geliyorum.” Yere bakıp gözlerimi anlık olarak Mirza'ya çevirdiğimde fazla öfkeli bakıyordu. Kışkırtıcı konuşmama devam ettim. “Yaa Berat, nasılsın görüşmeyeli?” Oyun oynadığımı anlasın diye otuz iki diş sırıtıp tek gözümü sadece onun göreceği şekilde kırpmıştım. Berat olayı çaktığında içinde bir yerlerde kıskançlık duygusunu seziyordum.
“İyidir vallahi güzelim, senden ne haber?” Çığlık atmak istiyorum, kuduruyor Mirza şu an.
Mirza Esma’yla eve girmekten son anda dayanamayıp vazgeçtiğinde Berat’ın üzerine doğru yürümeye başladı. “Sen sevdiğime iş mi koyuyorsun ulan? Esma’yı da al siktir git evin çevresinden.” Ama niye öyle dedin ki?
“Oldu paşam başka, iş falan koyduğum yok kıskanmış belli ki doğal olarak ben de kıskandım.. Asıl sen benim sevdiğime iş koyuyorsun gibi geldi!” İkisinin kavga edeceği sinyalini aldıktan sonra araya girmek istedim. “Berat'ın bir suçu yok Mirza, oyunu ben başlattım!” Sesimi hemen savunma şeklinde kesti. “Onu savunma, oyunu hiçbir zaman sen başlatmadın.” Kısa süreliğine gözümün içine bakıp, “Ortada bir suç varsa benim suçum, geç şimdi ileriye!” dedi ve ben oraya kalbimi bıraktım.
Ay ay!
Hemen de beni savunurmuş şapşal!
“Ama sana hâlâ çok kırgınım Gülsima,” Dudağımı büzerken yanıma gelip bahçeden çıkacağımız sırada Berat'ın öfke dolu sesini işittiğimizde ikimizde arkamızı döndük.
“Mirza Bey, biricik Esma’ma iş koymuşsun!” Mirza'nın zor çıkan nefesini duyduktan sonra iki büklüm olmuştu, Berat'ın kaçarken elindeki kan damlayan bıçağını görmemle köşeden dönen Nurten Hanım'ın, Berat'ın kafasına sopa indirmesiyle kaçıncı şoku yaşadığımı bilmiyordum.
Aman Allah'ım..
Gözlerimi kapatıp açtığımda hemen Mirza'nın yanına diz çöküp yarasına bakmaya başladım. Acı içinde inlemelerini duydukça gözlerim daha çok buğulanıyordu.
Bir şey yok, bir şeyi yok, bir şey yok.
“Gülsima.. Sen.. Bakma..” Kafamı hızla iki yana salladım.
“Sus Mirza, şu anlık yorma kendini!” Tişörtünde gezen ellerimin ikisinin de kanla boyandığını fark ettiğimde atacağım çığlığı zorla içime gömdüm.
Sıkmamalıydım kendimi.
Bıçaklanmıştı şapşal.
Yarası olduğu kısmı bulup tampon yapacağım sırada, Mirza'nın çenesini kasarak sıktığını dişlerinden fark ettiğimde vücudunu fazla kasıyordu.
Ve bu yaralı biri için tehlike demekti.
Kasma kendini.
Zar zor çıkan sesimle, “Kasma lütfen kendini, çok kan kaybediyorsun Mirza, kendini kasma!” dedim ama nafileydi.
Tam midesinden yaralanmıştı ve neredeyse kendisi tampon yapacaktı ama buna izin vermezdim.
Kollarını tutup yarasının üzerinden çektiğimde tüm sokağı ayağa kaldıran acı feryadı haykırdım.
“Biri ambulansı arasın acil, çok kan kaybediyor.. Ölecek! Allah'ını seven biri ne olur ambulansı arasın!” Gömleğini çıkarıp yarasına tampon yapmaya çalışıyordum ama ellerim o kadar çok titriyordu ki, odaklanamıyordum.
“Nurten anne ambulansı ara ne olur, yardım et anne!”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.