46. bölüm / 55
Yıldız Paketi46 - Gece Mavisi Ve Bordo
Bölümler 55Şu an: 46 - Gece Mavisi Ve Bordo
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime · Okuduğun bölüm
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mirza sadece gece ikiye kadar uykusuzluğa dayanmıştı, ben ise tasarımları daha sakin bir kafayla bitirmeye yoğunlaşmıştım.
Sabah ezanı okunurken Mirza'nın kıyafetlerini nihayet bitirmiş, ütüleme aşamasına geçmiştim. Kendi ölçülerime uygun tasarımları da hazırlayıp dikmek için kenara ayırmıştım.
Ütülemeyi bitirirken boynumu çıtlatarak yaptığım şaheserimi havaya kaldırıp inceledim.
Maşallah bee Gülsima.
“Aman aman bu ne ateş ayol?” Gece mavisi rengi öyle güzel geliyordu gözüme, uykusuzluktan saçmalıyor da olabilirdim..
İki tane askıyı elime geçirdiğim gibi bitirdiğim kıyafetleri dikkatlice demir askılığa astım. Kendim için tasarladığım şaheserleri de göz ucuyla incelerken alnıma masaj yapıyordum.
Dayan az kaldı.
Tasarladığım straplez cropun karın kısmından yukarısını sert kumaştan yapmıştım geri kalan kumaş ise, keten kumaştı. Göğüs kısmının iki tarafından sarkan altın sarı işlemelerin gerçekçi olması için gerçek boncuk kullanmıştım. Amacım; üzerime tam kalıp oturmasıydı ama oturmazsa, işte o zaman büyük olay çıkarırdım. Diğer tasarım parçası olan pantolonum ise geniş paçalıydı. Kullandığım altın sarı işlemelerin simli versiyonunu pantolonun bacak kısımlarına serpiştirmiştim.
Çanta ve ayakkabı tasarımını henüz bitirememiştim ama onları da bir şekilde bu modellere uydurmak zorundaydım.
Dikiş makinasının önüne tekrar geçtiğimde içeriden gelen yürüme sesiyle irkildim.
Mirza’dır bee.
Masamın başındaki kulaklığı kulağıma geçirip son ses müzik açarak kafamdaki tüm düşünceleri susturarak dikim işlemine geçmiştim.
Hadi bismillah, güzel çıkacak.
Umarım Mirza'ya tam denk gelir şu kıyafetler yaa.
Göz kapaklarım kendini salmak üzereyken kafamı hâlâ dik tutmak için uğraşıyordum.
Hay başlayacağım böyle işe!
Acelem ne abi benim?
Kıyafetlerimin dikimini hızlıca bitirip dikiş makinasının düğmesine bastığım gibi kafamı masaya yatırdım. Baskına uğramış gibi kapımın çalma sesiyle yerimden sıçrayarak kafamı kaldırdığımda kapı aralığında Mirza'nın gözlerini gördüm.
Ay ne oluyor ne oluyor?
“Ne oluyor oğlum?” Uykulu çıkan sesimle gözlerimi ovuşturuyordum.
“İşin nasıl gidiyor diye bakmak istedim, kaç kere vurdum kapıya duymadın ben de bir şey oldu zannettim.” Uyuyordum şapşal.
Soluklanıp ayağa kalktığımda elim hemen belime gitti.
Bel felci oluyorum, imdat!
Tamam yok bir şey.
“Bitti ben de bittim,” Askıdan kıyafetlerini çıkarıp Mirza'ya gösterdim.
“Önce görüşünü yorumla sonra hemen üzerinde dene şunları.” Eline tutuşturduğumda yatağım bana uyumam için göz kırpıyordu. Mirza'nın bakışları kıyafetin üzerinde süzülürken dudakların arasından bir ıslık çıktı.
“Yalnız fena ateş ediyorlar,” Koluna geçirip yüzünü bana doğru döndürdü. “Senin kadar ateş değiller ama.” Sözüyle ayakta uyuduğumun farkında bile değildim.
Yani benim tasarımım ya, ondan geçmiştir ateş.
“Teşekkürler hayatım, önemli değil. Hadi dene merak ediyorum üstüne olacak mı?” Teşekkürler hayatım, önemli değil mi dedim…?
Kapanmaya müsait göz kapaklarımı zor açık tuttuğumu fark eden Mirza, hemen kıyafetleri denemek için salona geçti.
Ay lütfen tam olsun üzerine.
Ölçüyü doğru aldın değil mi Gülsima?
“Doğru almadıysan..”
“Hayır, ölçü doğru. Ölçüde bir sıkıntı yok.”
Yatağımda oturmuş kafamı duvar dibinde olan yastığıma yaslayarak ayaklarımı sallandırıyordum. Mirza'nın hoş sesini duymamla aniden ayaklanıp odadan çıktım.
“Gülsima, bu ne?” Ay ne, ne?
Olmadı mı yoksa?
İçim içimi kemirirken anksiyetem tutmuştu sanırım. Kapalı olan salonun kapısının önünde stresten alt dudağımı dişliyordum.
“Sen nasıl bunu bu şekilde dikmeyi başarabildin, aklıma almıyor?” Ne olduğunu ses tonundan anlamaya çalışıyordum ama öyle belirsiz konuşuyordu ki, iyi mi yoksa kötü bir şey mi diyordu anlamıyordum..
Ellerimi kafama götürüp derin nefes alarak boğazımı temizledikten sakin bir şekilde konuştum.
“Olmadı mı Mirza, dar mı geldi, kalıbı mı oturmadı üstüne? Pantolon mu olmadı?” Soluklanıp ses vermeyince devam ettim. “Çok mu geniş olmuş yoksa, hangisi kötü, ne oldu söylesene bee adam, çatlatacak mısın burada beni?”
Cık sesi çıkarırken beklemediğim anda kapıyı açtı ve tam karşımda kusursuzca dikildi.
Oha!
Gözlerim omzundan ayak bileğine yavaşça kayarken ağzımı bir karış açmamak için yutkunmak zorunda kaldım.
Kelimelerim neden tükendi şu an benim?
Resmen ceket ve pantolon bedenine cuk diye oturmuştu, yanına gittiğimde büyüyen gözbebeklerimi kontrol edemiyordum.
“Tam bedenine göre olmuş, dön bakayım etrafında.” Kollarını iki yana açarak kafasını onaylarcasına salladıktan kıyafetin incelemem için izin verdi.
Ay gurur duymam gerekirdi şu an ama umarım hayal görmüyorumdur.
Bir kere etrafında döndükten sonra, “Güle güle giy şapşal,” dedim. Yüzümü avuç içine aldıktan gözlerimi gözlerine diktim.
“Beraberken her zaman seve seve giyeceğim, kendi kıyafetin hazırsa yarın annemlere gidelim mi?” Ay bir de annenler vardı değil mi?
Alnıma dudağını bastırdığında kalp ritmim yine zirveye dayandı.
“Kıyafetlerim hazır ama ayakkabı ve çanta hazır değil, onları da hallederim merak etme. Tanışalım bakalım o kadar bahsettin ayıp olmasın,” Ellerini yüzümden çektikten sonra arkamdan seslenmesiyle kapının önünde kalakaldım.
“Hayatıma bir Samsun havası aldıralım, çok iyi gelecek emin ol.”
Samsun?
Samsun'a da mı annenler?
Ay bayılacağım sanırım.
Mirza'ya doğru kafamı çevirdim.
“Haberleri var mı peki geleceğimizden?” O kadar uzun yola çıkacağız, bir zahmet habersiz gitmeyelim.
Ay Mirza ile uzun yol mu?
“Bir tek Ela biliyor, korkma annem ve Ela seni çok iyi karşılayacaklar.” Sakinleştirici sesiyle yanıma gelip beni kollarının arasına aldığında gözlerimi yüzüne çevirdim.
“Ela kim?” Sorgularcasına gözüm kısılırken hafif bir gülüşle cevapladı.
“Kız kardeşim, özellikle de o seni çok sevecek.”
Eminim öyle olur.
Genelde benden nefret ederler ama.
“Aileni umarım severim Mirza,” Umutsuz bir tonda konuştuğumu fark ettiğinde yatıştırıcı şekilde yanağımı sevdi.
Yalnız ailen beni sever değil, umarım ben severim dedim.
“Ailem sensin benim, onlarla sen olmasaydın pek aram yoktu.”
Zorlayan yok canım.
Konuyu tebessüm ederek kapattığımda, “Ben gideceğim de, senin kıyafetini de üzerinde göreyim ondan sonra gideyim olur mu?” dediğinde amansızca paniğe kapılmıştım.
Şimdi mi?
Hareketlerime yansıyan panik duygusuyla odama geçip kapıyı konuştuktan sonra kapattım. “Tamam ütüleyim hemen denerim,” Ay ne yapacağım?
Sakin ol Gülsima.
Ütülemeyi sonlandırırken üzerimdeki kıyafeti çıkarıp tasarımımı giyiyordum. Saçlarımı elimle düzeltip boy aynasından bedenimdeki straplez cropu inceledim.
Ee bu tam benim kalıbıma göre olmuş.
Çok şükür!
Ne dar ne de genişti; aksine tam üstüme oturmuş hatta göğüs kısmı bayağı bir sıkı olmuştu. Arkamı dönüp dikiş kısmına baktığımda acaba dikerken mi fazla germişim diye düşündüm..
Neyse böyle en azından sıkıntı çıkarmazdı.
Sonuç olarak en korktuğum tasarım istediğim gibi olmuştu.
Sıra pantolonu giymeye geldiğinde aklıma hava durumu gelmişti. Ben üzerime ceket almalı mıydım acaba?
Aman kombini bozmaya ne gerek var?
Pantolonu belime kadar çekiştirirken bel kısmı hafiften dar mı olmuştu ne? İki parça kıyafet giyeceğim diye nefes nefese kalmıştım şaka gibi.. Pantolonun özellikle ışıltılı kısımlarına aynada bakarken kendi kendimle ufak bir çığlık kopardım.
Kız neşesi lan bu!
“Yalnız bordo nasıl bu kadar beni yansıtabilir?” Kendi kendime öpücük atarken Mirza'nın seslenmesiyle hafif ürperme yaşadım.
Kendimi kaptırmış onu unutmuştum..
Tüh!
“İyi misin Işıltım sen?” Kapının kulpunu kavrayıp aşağıya çektiğimde şık gülümsememi sundum. “İyiyim sen nasılsın şapşal?”
Nutku tutulduğunu anladığımda gözleriyle harikasın diyordu.
Gözleri beni rahatsız etmeyecek şekilde süzerken son durak olarak ela harelerimde durdu.
“Bordo bayağı bayağı senin renginmiş Işıltım, âşık olunası bir afetsin..” Ee yuh hayatım..
Kafasını yere eğip kaşlarını havaya kaldırarak hafif öksürdü. “Üzerine uygun ceket falan var mı?”
Şey kombin bu, ceket düşünmedim.
“Kombinim sadece bunlardan oluşuyor serserim,” Daha fazla üstelemeyeceğini bildiğim için üstümüzdeki renklerin ne kadar uyumlu olduğunu daha yeni fark ettim.
Gece mavisi ve bordo uyumu mükemmel.
“Tamamdır güzelim, yarın sabahtan yola çıkarız. Buradan alırım seni,” Yüzüme karşı eğilip tekrar alnımdan öptü. “Bugün dinlen, her şey için çok teşekkür ederim. Tasarım boyunca izleyemedim ama içimden senin için etmediğim dua olmadı.” Gözlerim yuvalarında titrerken elinden kavradım.
“Aramızda teşekkürün lafı olmaz, kendini suçlamazsan sevinirim. Varlığını hayatıma dâhil ettikten sonra her zaman benim duam sen oldun Mirza.”
Bölüm etkileşimi
