13. bölüm / 55
Yıldız Paketi13 - Yeni İş
Bölümler 55Şu an: 13 - Yeni İş
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime · Okuduğun bölüm
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayır yani bu sahneye de dâhil olmak zorunda mısın abi?
Eliz Hanım’ın üzerine doğru ilerlemiş vaziyette bir kere daha kehribar gözlere yakalandım.
Oha ama ya!
Elinde tuttuğu yıldız desenli paketi Eliz’e doğru uzatırken mimikleri bana bakarak ‘vay anasını’ der gibiydi.
Gerçekten alakan seviyen zirvede yani kurye bey..
“Eliz Asilzade?” diyerek teyit edip onay aldıktan sonra paketi bıyık altı sırıtışıyla teslim ettiğinde hafif bir öksürük imasıyla odadan yavaşça ayrıldı.
Anladık anladık.
Elim kalbime gittiğinde Eliz, paketi masaya doğru fırlattığında keskin bakışları bana döndü. “Üslubunu ve bana olan saygını korumak şartıyla işine başla,” Masamın altından ufak olmayan siyah poşet çıkarıp bana doğru uzattı. “Al komisyonun, şimdi gel odanı göstereyim.” Az önce saydırdığım soruları görmezden geldiğini anlamamış olduğumu mu zannetti?
Peki anlamında kafamı onaylayıp peşinden gittim.
Hem aldığım komisyon hiçte hafife alınacak bir incelikte değildi.
Ben şoke!
Odasından çıktığımızda aynı koridorun sonunda durduğumuz kapının yanındaki tabela dikkatimi çekmişti.
Gümüş yazıyla özenle yapılmış olduğunu apaçık ortadaydı.
Gülsima Asil - Moda Tasarımcı
Ağzımın hafiften açıldığını fark edince hemen silkelendim. Altın ve gümüş varakları olan kapıyı açtığında gözlerim adeta büyülendi.
Odanın geneli pastel renkleriyle bütünleşmiş, masa ve sandalye buz mavisi rengiyle yerleştirilmişti. Odanın genişliğini ise bir sınıf büyüklüğünde diyebilirdim.
Gözlerim manzaraya bakarken Eliz önüme geçmiş konuşmaya başladı. “Tasarımda daha çok ilham alabileceğin tonları tercih ettim, bu renkleri seçmemin sebebi ise, ortamdan sıkılıp bunalmaman ve daha çok seri bir şekilde üretmen.” Sessizce dinlerken eliyle çantamı işaret etti. “Örnek tasarımlarını getirdiysen görmek isterim,” Işıltısıyla karşımda gülümserken, “Aa tabii ki!” deyip çantamı masaya koyup tasarımlarımı çıkardım.
Sahte bir gülümsemeye sahte mimikle cevap vermeyi unutmadım.
En çok sevdiğim, aynı zamanda üniversitede profesörler tarafından övülen kıyafet tasarımımı incelerken yüz ifadesine dikkatlice bakıyordum. Gözlerim yüzünde cirit atarken onun ilk mimik ifadesi yüzünü buruşturmak oldu.
Pardon?
Kaşlarım anlamsızca kasılırken tasarımı masaya fırlatır gibi atıp yüzüme baktı. “İlkokul çağında mısın, yoksa sadece geniş bir hayal gücüne sahip anaokul veledi mi?” Ağzım bir karış açılırken duyduklarımı idrak edemedim.
“Efendim?” Düğüm düğüm olmuş boğazımla konuşmak epey zor oluyordu.
Öfkelenme Gülsima! Öfkelenme! Sakin ol! Sinirlerine mukayyet ol!
“Ben cümleyi şöyle toparlayayım, yaz dizilerini fazla izledin ve orada ofisteki çizimleri kendi fikrince karalama yaptın, öyle değil mi?” Eliyle tasarımımı gösterip bir daha ekledi. “Iıı çünkü, bu tasarım anca dizilerde olur.” Boğazımdaki tükürük yavaş yavaş mideme inerken gözlerim sinirden doluyor, istemsizce tırnaklarımla avuç içlerimi deşiyordum.
“Üniversitede profesörler tarafından övülen ve birinciliğe layık olan tasarımlarımı getirdim Eliz Hanım, moda tasarımcılık hakkında bir bilginiz yok anladığım kadarıyla.” Tartışmadan olabildiğince uzak durmaya çalışıyordum lakin karşımdaki yelloz beni her an çileden çıkaracak gibi bakıyordu.
“İnsan tabii, hangi üniversiteden mezun olduğunu merak ediyor, moda tasarımcılık hakkında bilgim olup olmadığını bilemezsin canım.” Kollarını göğsünde toplayıp bir adım daha bana doğru yaklaştı. “Sahi hangi saçma salak üniversiteden mezun oldun aşkım?” Alay edip küçümsediği her hâlinden anlaşılırken kalp ritmim çok hızlı referans değiştiriyordu.
Panikatak ve anksiyete geçiriyorum imdat.
“Dokuz Eylül Üniversitesinden mezunum güzelim!” Yüzüne karşı tüm samimiyetimle kınar gibi gülerken ani yüz ifadesinin düşüşü keyfimi daha çok yerine getirdi.
Çantamı alıp odadan ayrılırken son kez seslendim. “Dokuz Eylül Üniversitesi’ne gidip moda tasarımcılık bölümünün en iyisini sorup soruşturursan her halükarda yolun bana çıkacak hayatım!” Eliz’e uzaktan öpücük atıp ofisten koşar adımlarla çıkarken güvenlik görevlisinin yan bakışlarına maruz kaldığımı hissettim.
Ay Eliz’e tıkadım mis gibi lafı.
Eve geldiğimde otoparka aracı dikkatlice park edip siteye doğru yürürken halamın sesine benzer bir sesle neye uğradığımı şaşırdım. “Kız Gülsima, nereden böyle çırpıcı?” Etrafa bakınırken halamın iğrenç yüzüyle bakıştım.
Sen ciddi misin?
Neden saldınız abi bunu?
Elimle sorduğu soruyu geçiştirirken, “Kes sesini, çek kafanı camdan!” dedim. Elimdeki poşeti görmüş olacak ki yine avazı çıktığı kadar bağırdı.
Yine içmiş sıçtığımın şahsı!
“Kız içki mi aldın yoksa canın halana?”
Camın tam önünde durup kısık sesle, “Siktir git evin içine!” dedim ama der demez beni açığa verdi. “Küfredilir mi bee halaya?”
Koşarak siteye girip merdivenleri üçer üçer çıktım ve daire kapısını zorla açıp arkamdan hızla kapattım. Halamın olduğu cama doğru koştuğumda onun da bana doğru yaklaştığını gördüm. Beni görür görmez yaptığı ilk hareket sarılmaya çalışması oldu.
“Leş gibi kokuyorsun amına koyayım! Çekil, yaklaşma ulan bana!” Gözüne çarpan para dolu poşetimi almaya çalıştığında arkama sakladım. “Ne var lan o poşetin içinde? Para var değil mi? İşe mi girdin orospu sen?” Ard arda sıraladığı sorulardan kaçmak istediğimde telefonum bangır bangır çalmaya başladı.
Çantamdan telefonumu çıkarmaya çalışırken elimdeki poşet hangi ara halamın eline geçti hiç anlamadım.
Sıçayım!
Kimin aradığı ile ilgilenmeden kulağıma götürdüm. Telefon kulağımdayken poşetin içini karıştıran halamın yakasından tuttuğum gibi kafamı geçirip sendelemesini sağladığım an poşetimi sağ salim almayı başardım.
Nefes nefese kalmış şekilde odama koşup kapıyı arkamdan hızla kilitledim.
Eşyalarımı yatağıma atarken telefondaki şahıs en nihayetinde konuşmayı başardı.
“Gülsima, Eliz Asilzade senin geçmişindeki kişilerle birlikte yaşadığın her olayı biliyor.”
Bölüm etkileşimi
