48. bölüm / 55
Yıldız Paketi48 - Anne Sevgisi
Bölümler 55Şu an: 48 - Anne Sevgisi
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime · Okuduğun bölüm
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sen sev beni.
Akşam uykuya dalar, sabah yeniden kalkar gibi.
Basit sade ama mucizevî.
Kalbim israf etmez seni.
Abiciğim mi dedi?
Ne, bu deli bozuntusu kadın gerçekten Ela mıydı?
Aman Allah'ım..
Çılgın jojuk seni!
Mirza aracı aniden kenara çektiğinde Ela’nın da aracı karşı tarafta park etmişti. Ela kafasını sağa sola çevirirken gözleri abisini arar gibiydi.
Buradayız aşko.
Kulaklarım Mirza'yı dinlerken gözlerimde Ela’yı izliyordu.
“Ela tam karşındayım abiciğim, otistik gibi hareketler yapma!” Ela’nın yüzünü nihayet gördüğümde yüzümde belli belirsiz bir tebessüm oluştu.
Kan çekti sanırım.
Amber gözleri gündüz vakti o kadar can alıcı parlıyordu ki, kız hâlimle ben bile etkilenme noktasına gelecektim. Bal rengi sarı saçlarını savurup bize doğru yürürken gözleri beni fark etmemişti.
Manken misin ne, bu afetlik gerçek mi?
“Yedin, düştün hatta kıza Gülsima!”
Mirza arabadan inip kardeşinin tam karşısında durduğunda, arabada onları kendime gelmiş hâlde izliyordum. “Off abi manyak olabilir misin acaba?”
Mirza Ela'nın yüzünü doğru eğildiğinde kaşlarını çattı. “Ben mi manyağım yoksa sen mi Ela? Ayrıca sen nereden böyle, Barış’la beraber?”
Barış sevgilisi miydi acaba?
“Şoför benim şoförüm, davet vardı oraya gitmiştim.” Saçını düzeltirken gözleri benim olduğum tarafta durakladığında suç işlemişim gibi hissetmiştim sanki bir ara.
Ay ne oluyor kız?
Beni biliyordu değil mi, evet biliyordu..
Bakışları bir sonuç çıkarmak ister gibi yüzümde oyalanırken yutkunma ihtiyacı hissedip dudaklarımı zorla da olsa yana kıvırdım.
Bir saniye bile bakışlarını üzerimden çekmeden oturduğum yerin kapısını açtı ve tüm neşesiyle konuştu.
“Ay sen tasarımcı yengemsin, hoş geldin güzelim!” O an bana kal gelmişti. Ciddi anlamda dumura uğratmıştı.
Yengem mi dedi?
Tasarımcı yengem..
Birden sarılışına karşılık veremediğimi fark ettiğimde hemen kollarımın arasına aldım. “Hoş buldum canım, Mirza bayağı bir bahsetmiş sanırım benden?” Ağzını yoklar gibi sorduğumda bilmiş bir şekilde dudaklarını birbirine bastırdı ve gözleri büyüdü.
“Her anınızı abimin ağzıyla dinledim desem, abim senin hakkında düşüncelerini katarak dizi gibi anlattı da biraz.” Bakışlarım Mirza'ya kaydığında neredeyse gözlerim buğulanma gösterecekti.
Şakasın..
Ay cidden mi?
“Mirza?” Onaylayıp bir şeyler anlatmasını beklerken Ela dilini dişlerinde gezdirip samimi bir kahkaha attı.
Şoför koltuğunda yerini alan Mirza'nın bedeni bana doğru döndüğünde kaşlarıyla Ela’ya arabasına gitmesini söylüyordu.
Kızı niye gönderiyorsun, anlatsana sen şu konuyu bir?
“Görüşürüz yengem evde,” Uzaktan elini dudağını götürüp bana öpücük attığı sırada arkasından gelen adama kafasını çarpmıştı.
Onları izlerken Mirza'nın sesi ona bakmamı sağladı.
“Bizi sadece Ela’ya anlattım, sana söylediğim sözleri tüm gerçekleri ile Ela’da biliyor. Sırdaşım gibi bir şey bu konularda.” Yalan söylediğini düşünmüyordum ama yine de bu şekilde açıklama yapmasına eridim sanırım..
Erime emojisi..
Yüzümü tatlılıkla büzüp burnundan öptüğümde aptal gibi sırıttım. “Şapşalsın Mirza bunu biliyorsun değil mi?” Kafamı koltuğa yasladığımda yandan ona bakışlar atıyordum.
“Teveccühünüz efendim,” Ufak bir kahkaha attıktan sonra arabayı çalıştırdı.
Hayatımın yeni sayfasını imzalamak üzereydim..
***
İki katlı müstakil bir evin önünde durduğumuzda evi inceleme fırsatını yakalamıştım. Krem tonlarına boyanmış ev yeni boyanmış gibi pasparlak duruyordu. Cam kenarları altın sarısına boyanmış, dış kapısı ise enine doğru uzundu. Bakır varakları olan balkondan Ela’yı gördüğüm gibi sesini işittim.
“Geldiler anne!” İçeriye doğru koşarak gittiğinde Mirza'nın ceketi hâlâ üzerimdeydi. Mirza arabadan inip kapımı açtığında ceketini kollarımdan geçirmeye çalışıyordum. Elini tutmak için uzattığında geri çevirmeden ben de uzattım, uzattığım gibi elimi kavrayarak koluna girmemi sağladı.
Kolunu ısırdığımın şapşalı.
Ceketini giydiğim için kombinim o kadar rezil duruyordu ki, oluşan görüntüyü kafamdan def etmeye çalışıyordum. Evin kapısına doğru asil adımlarla ilerlerken bakışlarımı Mirza'ya çevirdim.
Benim için babasının evlatlıktan reddettiği eve geliyordu.
Ve yüzünde hiçbir kızgınlık veya kırgınlık yoktu..
Kapıyı Mirza'nın annesi olduğunu düşündüğüm orta yaşlarda, güzel tatlı yüzüne yakışan karamel saçlarını at kuyruğu yapmış, zayıf ama fiziği yaşına göre gayet yerinde olan bir kadın açtı.
Yüz hatlarından sadece Mirza'yı gördüğünde gülümsediği için göz kenarları kırışıklık gösteriyordu. Onun haricinde bebeksi bir yüze sahipti. Mirza'nın gözlerinin aynısı karşımızdaki kadında olduğunu bana çok kısa bir bakış attığında fark edebilmiştim.
Kadının tüm odağı Mirza’daydı.
“Oğlum, Mirza’m. Annem benim, kokuna kurban olduğum yavrum!” Kadın öyle bir özlem giderici feryat ediyordu, içimde bir yerlere dokunduğunu hissettim.
Annesi Mirza'yı sarılmak için kendine doğru çekip sarıp sarmaladığında boşta kalan ellerimi önümde birleştirip mahzun bir ifadeyle ikisini izledim.
“Annem sen nerelerdeydin, nasıl özlediğimi bilemezsin yavrum benim.” Annesi Mirza'nın ensesini kavrayarak kendine bastıra bastıra gözyaşları döküp feryat ederek hasret giderirken elim titreyerek kalbime gitmişti.
Neden böyle hissediyordum?
Gözümün içinin acıyarak yandığını hissettiğimde yine aynı teller boğazıma batarak yutkundum.
“Mirza’m, annesinin bir tanesi.” deyip Mirza'nın sol yanağına öpücük kondurduğunda Mirza sadece sarılma eylemini yapıyordu. “Yakışıklı oğlum benim, ilk göz ağrım annesinin bebeği,” Diğer yanağından da öptüğünde öyle güzel hasret gideriyordu ki, bu anne sevgisi böyle bir şey miydi?
Yanağımdan süzülen bir damla gözyaşını hızlıca yok ettiğimde kafamı hafifçe öne doğru eğip buğulanmaya başlayan gözlerimi kurutmaya çalıştım.
Ben de ayrı kalmıştım annemden ama o beni hiç böyle bağrına basmamıştı.
Benden nefret ediyordu..
“Annen seni düşürmek için çok uğraştı ama inatçılığın yüzünden doğdun.”
“Annen seni nefret ede ede doğurdu..”
“Annen seni terk etti.”
“Annen seni hiç istemedi.”
Önceden babam olacak şahsın söyledikleri aklıma geldikçe çene kasımı var gücümle sıkıp güçlü görünmeye çalıştım.
Elim iki yanağımdaki ıslaklıkları yok ettikten sonra Mirza'nın bakışları benim varlığımı nihayet hatırlamış gibi fark etti.
Beni iyi karşılayacak mı annen?
“Anne, sana tüm hayatımı önüne serdiğim sevgilimi getirdim.” Kadının tam karşısında yerimi aldığımda gözlerimin kızardığını hissediyordum. Kadının kehribar gözlerinde şefkat duygusu gördüğümde tüm samimiyeti ile bana gülümsedi.
Bana şefkatle bakıp gülümsedi..
Mirza belimden tutup beni yanına çektiği gibi yanağıma tatlı bir öpücük kondurdu.
Annesinin yanında..
Gözlerimi şaşkınlıkla Mirza'ya çevirdiğimde annesi elini uzatıp, “Emekli stilist Nurten Kanoğlu ben.” dediğinde gözleri yavaşça üzerimdeki kıyafette oyalandı.
Mirza sanki az önce hiçbir şey yapmamış gibi yandan hayranlıkla benim ve annesinin sohbetini izliyordu.
Baştan sona süzmeye devam ederken ben de o arada kendimi tanıtacaktım ki, söylediği sözle afallama yaşadım. “Üzerindeki ceketi çıkarabilir misin, o kadar soğuk yok?” Sorgular gibi Mirza'ya baktığımda ceketi dudağımı büzerek çıkarıp Mirza'ya teslim ettim.
Beni vuracak mısın abla?
Kurşuna falan mı dizecek bu beni?
“Abart Gülsima!”
Eli straplezimin kumaşına gittiğinde gözleri gözlerimle buluştu. “El emeği tasarımı bu kıyafet, kim tasarladıysa işin ehli olmalı.” Dudağını beğendim imasıyla büzdüğünde kalbimin hızlandığını hissettim. “Oldukça başarılı bir tasarım, nereden aldın veya kimden aldın canım bunu?” Kirpiklerim kaşlarıma kadar değerken şaşkınlıkla ne tepki vereceğimi unutmuştum.
Ay dur kız, şey benim tasarımım..
Biraz heyecan yaptım daa..
Müstakbel anam, yerim!
Hafif bir öksürükle tebessümle cevapladım. “Mirza'nın ricası üzerine kendim tasarladım, ayrıca Mirza'nın kıyafetini de ben tasarladım. Kendimi tanıtmayı unuttum; Gülsima Asil, moda tasarımcıyım efendim.”
Bölüm etkileşimi
