36. bölüm / 55
Yıldız Paketi36 - Mail
Bölümler 55Şu an: 36 - Mail
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nasıl bir his biliyor musun?
Oda çok geniş ama sığamıyorsun,
bak kapı orada ama çıkamıyorsun,
pencere açık ama nefes alamıyorsun.
-Cemal Süreya
Cevat Bey, kısık ve hırslı tonla cümlesini tamamladığında elini masaya vurarak odadan ayrıldı. Mirza'nın boynunda olan kafamla babamın gidişini izledikten sonra mutluluğumu bozmak istediğini anladım.
Şantaj ve tehditlerine başlayacak gibiydi..
Sarılmayı bırakıp saatin çoktan dokuzu geçtiğini gördüm ve önüme düşen saçlarımı arkaya attım. “Ben artık gideyim, her şey için teşekkür ederim.” Hayranlıkla gözlerime bakarken gözlerimi kaçırmam gerekiyordu, ama tersini yapıp tam gözünün içine odaklandım.
“Gülsima?” Aniden ismimi söyleyip gözbebekleri titrediğinde kafamı sebebizce ne oldu dercesine salladım.
Neyim var, ne oldu yine bee?
“Burnun.. Burnun kanıyor!” Cebinden çıkardığı peçeteyle müdahale etmesine izin vermek zorunda kalmıştım.
Burnum neden kanar ki?
Hayatımda daha önce hiç kanamamıştı.
Mirza bir elini enseme koyup kafamı havaya kaldırdı ve peçeteyi burnuma tampon yapmaya başladı.
Beni kan tutar desem..
Midem..
Başım dönüyor..
“Mirza durmadı mı?” Neredeyse ağlamaklı tonda konuştuğumu fark ettiğimde zorla yutkundum.
Bana ettiğin laflar hakkında konuşmak isterdim.
“Gülsima, şimdi sakin ol tamam mı?” Sözüyle gözlerimi panikle büyüttüğümde burnumdan çektiği peçeteye gözüm takıldı ve mideme bir hâller oldu..
Kan tutmazdı beni (!)
Şakaklarıma saplanan keskin ağrıyla Mirza'nın yeni peçete alarak burnuma tampon yaptığına şahit oldum. Peçete tutan elini titreyen elimle kavradığımda, “Başım çok dönüyor, geçmedi mi Mirza?” dedim, sesimin nazlı çıktığını çok sonradan anladım..
Koltuğun kenarına uzanmak istediğimde Mirza izin vermedi. “Yatıp uyuman çok riskli, çok kötü olduğunu fark edebiliyorum ama ilk müdahaleyi yaptım.. Kan durmuyor Gülsima,” Ne demek kan durmuyor lan?
Sen ne dediğinin farkında mısın?
Senin bu soğukkanlılığın beni çıldırtıyor.
Gözlerimin kaydığını fark ettiği gibi beni sarsmadan kucağına alarak ofisten çıkardı.
Ölecek miyim gençliğimi yaşayamadan?
“Hastaneye gitmemiz gerekiyor.” Arabasına bindiğimde bilincim yerindeydi ama beynim uyuşuktu.
Elimi burnuma götürdüğümde parmağımın kana boyandığını gördüm. Alnıma masaj yaparak kafamı arkaya yasladım.
Ciddi bir şeyim vardı..
Ölecektim.
Ya kanserdim ya da beynim kanıyordu..
Kafamı arkaya attığımda, solumda araba kullanan Mirza'ya bakışlarımı çevirdim.
“Beynime pıhtı atar mı, ya da beynim kanar mı Mirza?” Dişlerimi sıkarak gözlerimin buğusunu almaya çalışıyordum ki, Mirza'nın gözleri bakışlarımı fark etti.
“Kötü şeyleri aklına getirme güzelim, stresten dolayı olmuş olmalı..” Direksiyondaki kemikli yapılı elindeki eklem yapıları ölüyü andıracak kadar kansız duruyordu.
Vücudum sinyal mi veriyor?
Ölüyor muyum daha iyileşmeden?
Hastaneye Mirza kolumdan destek olarak giriş yaptığımızda, yoğun burun kanamamı yaklaşık beş dakikada durdurmuşlardı.
Biraz daha geç kalsaydık, beyin kanama riskimin artabilme ihtimalini duyunca sanki o an, beynim parçalanmış gibi hissettim. Acili görünce kendimi hemen sedyeye salmıştım.
“Gülüm, taburcu olabilirsiniz dedi doktor. Nasıl hissediyorsun?” Bir elim midemin üstünde gözlerimi tavana dikmiş dinlenme ihtiyacımı karşılıyordum.
Hastane acilin sedyesinde..
“Tükenmişlik sendromuna girdim sanırım, ya da hiç oradan çıkamadım. Ölümden döndüm ve yine sen beni kurtardın.” Sırtımı dikleştirerek sedyeden kalkıp karşımdaki Mirza'ya acı bir tebessüm ettim.
“Mirza, hayatımdaki olaylar senden hoşnut galiba. Senin hayatın hoşnut mu?” Ne diyordum ben?
Ben ne saçmalık yapıyordum şu an..
“Uzatma seviyorsun işte, sanki hayatında Mirza kadar çok sevgi göstermişler de sana..”
Dudağı sevimli bir şekilde yana kıvrıldı ve elimi tutup kendi kalbinin üstüne yerleştirdi.
Kalbi benim anksiyete atağımdan daha gürültü atıyordu.
“Hoşnut olduğunu az önce kendin söyledin,” Kalbinden öpmek istediğim an kendimi frenleyerek kafamı eğdim.
Kalbini öpersem normal ritmine döner mi?
“Bana âşık olduğunu o şekilde itiraf edeceğini tahmin etmiyordum..” diye itirafta bulundum. Hastaneden çıkarken elini her zaman belimden tutuyordu.
“O an en doğrusunu yaptım diyelim.. Mutluluğumuzu mu bozacak Allah aşkına?” Histerik gülüşle arabaya binerken beynim daha babanın huyunu tanımıyorsun diyordu.
Elbet tanımıyorum.
Ama saygı duyacağını öngörüyorum..
“Bozamaz, iyileşmek isteyen iki ruhu birbirinden asla koparamaz.” Buna başta ben izin vermezdim.
Mirza memnuniyetle arabayı çalıştırırken gelen mesaj sesiyle telefonumu elime almam bir oldu.
Cevat Asil kişisinden mail mi?
Mailin üzerine tıkladığım gibi yazdığı yazıyla ikinci bir burun kanaması geçirecek gibi oldum.
‘Yarım saat sonra halanın evinin önünde ol, sana âşık olan varlık hakkında iyi dileklerimi sunacağım.’
Mum da getireyim mi dileklerinden sonra belki üfleme gereksinimi duyarsın Cavcav?
Bölüm etkileşimi
