15. bölüm / 55
Yıldız Paketi15 - Boğulma
Bölümler 55Şu an: 15 - Boğulma
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Geçmişinden mi yoksa bilinçaltına yerleştirdiği psikolojik etkiden mi kaçmaya çalışıyorsun?
Duyduklarımı yavaş yavaş sindirmeye çalışırken telefonun ucundaki şahsın kim olduğunu mu yoksa Eliz’in bu bilgiye nasıl ulaştığına mı tepki vermeliydim?
Kimsenin bilmediği geçmişimi Eliz gibi biri nasıl bilebilirdi?
Titreyen dudaklarımdan, “Ne?” Nidası dökülürken telefon suratıma kapandı.
Travmatik an yaşanıyordu ve ben aptal gibi odanın ortasında çakılı kalmıştım.
Kulağımdan telefonu yüz hizama getirdiğimde sinirden mi neden olduğunu bilmediğim kahkaha atıverdim.
“Edindiğin bilgiyi çok güzel kullandırtacağım ben sana Eliz Hanım!” Ekranı kapatmak istediğimde ise ‘Siparişiniz dağıtıma çıkmıştır, gün içinde teslim edilecektir.’ mesajıyla ikinci bir şok dalgası yaşadım.
“Ay aklımı fırlatacağım şimdi ama, ben hiçbir İnternet sitesine girmedim bile. Kimin kargosu bu anasını satayım?” Ellerimi saçlarıma götürdüğümde sinirden ve şoktan kendime zarar verme dürtüsü içime doğuyordu.
Umarım işler yolunda gitmezse sonunda intihar girişiminde bulunmam.
“Ay yok daha neler, aptalsın zaten Gülsima! İyice bu düşüncelerle aptallaşma,” Derin bir nefes alarak odadan çıktığımda, halam elinde ekmek bıçağıyla bana bakıyordu.
Önce tövbe estağfurullah,
Sonra Bismillah.
Kafamla ‘ne var’ dercesine işaret yaptığımda dişlerini göstermeye başladı.
“Mal mısın pardon da, sızmaya hazır olduğun apaçık ortada. Neyin raconu hayatım bu?” Ses tonumla küçük düşürücü etkime aldığımda küfür mırıldanarak üzerime gelmeye başladı.
Hayır ya şaka yapıyor ablası!
Portmantoda asılı olan beyzbol sopasını elime geçirdiğimde bir adım yaklaştım. “Kısasa kısas sıçtığımın zıkkımı, yaşadıklarım zaten bana yetiyor, daha fazla üzerime gelip benim ashaplarıma dokunursan o elindeki bıçağı bu sefer benim elimde kanlı vaziyette görürsün.” Gözleri kısa süreliğine olsa da ürkmüş bakıyordu.
Sopayı bacağına dokundurduğumda o anki şokla elindeki bıçağı ayağımın dibine düşürdü.
Geberesice.
Bir elimde bıçak diğer elimde beyzbol sopası tutarken bu kadar tehlikeli gözüktüğümü aynadaki görüntüme bakınca fark ettim.
Nedense içimdeki travmayı bundan daha tehlikeli görüyordum.
Elimdekileri odama doğru fırlatır gibi attığımda kapımı kapattım. Öğürme sesiyle bir hışımla arkamı döndüm ve halamın hangi salak yerde sızdığını merak ettim.
Ciddiyim ya sen geber ya ben yaa!
Banyoya girdiğimde klozetin önüne bağdaş kurmuş hâlde uyukluyordu.
Haspam.
Kafasına elimle vurup, “Kalk lan hödük! Çarpıldığın an direkt tahtalı köyü boylarsın, ha gerçi bu da benim işime gelir vallahi ne yalan söyleyeyim.” Kıkırdarken tişörtümde baskı hisseder hissetmez ayaklarımın yerden kesildiği fark ettim.
Hayır, bu nasıl mümkün..
İç sesimin bile konuşmasına müsaade etmeden duş başlığının ipi halam tarafından boğazıma dolanmış olduğunu anlamam uzun sürmedi.
“Senin mi işine gelir sürtük, yoksa senin buradan yok olman mı?” Çırpınmaya çalışsam da yere uzanmıştım bir kere, ölüm fermanı imzalamış Gülsima olarak savaş vermekteydim. “Bence ikisi de ikimizin işine gelecek!” Boğazımdaki baskıyı daha çok arttırmaya devam ederken gözlerimin kaydığını hissediyordum.
Hissizlik duygusunu da kaybediyordum sanırım.
Ruhunu kaybediyorsun salak!
Duş başlığının ipinin sonuna geldiğinde hepsini boğazıma bağlamış, üstüne üstlük düğüm atmaya çalışıyordu. Uzandığım yerden tüm gücümle kalkmaya çalıştım ve başardım.
Nefesim kesilmeye yüz tuttuğu an hemen boğazıma sarılan koca ipten kurtulmak oldu. Kısa sürede boğazımdakinden kurtulduğumda halam yarı baygın şekilde savunmasızca bana bakıyordu.
Sanırım şaşkınlık belirtisi göstermeye çalışıyordu.
Saçından tuttuğum gibi klozetin kapağını açtım ve arkasına geçip kafasını gömdüm.
Sız sen orada, oraya layıksın!
Banyodan çıkıp kapıyı kapattığım an holde yere çökmüş hâlde gözyaşlarımı akıttım.
Kimsem yoktu,
Allah kahretmesin ki, benim kimsem yoktu.
Kafamı tavana kaldırdığımda sessizce kendi kendime konuştum. “Kimsem yok, bir ben.. Bir ben varım, ve bu benim hayatım. Kimsesizlerle dolu hayatım, adım gibi; Gül gibi hayatını kendi kurmaya çalışan ama Sima’sız olan, Gülsima.”
Zilin sesine kulak verdiğimde hemen olduğum yerden doğruldum aynada hızlıca gözyaşlarımı sildiğimde zoraki yutkunmayla kapıyı açtım.
Allah belanı vermesin kurye, yine mi sen ulan?
İçimdeki ses yüz ifademe yansımasındı lütfen, “Gülsima Asil?” Elinde tuttuğu gri kargo poşetlerine bakarken kafamı olumsuz anlamda salladım. “Ben sipariş vermedim, bir yanlışlık olmuş.”
Kaşlarının altından bakış atarken gözlerimi kaçırdım ve kaçırdığım an söylediği cümleyle gözlerim gözlerini buldu. “Ağladın mı sen?”
Susar mısın kurye belası?
“Hayatım seni ilgilendirmez, ayrıca o paketleri de evet ben sipariş verdim.” Elindeki paketleri sakince alırken gözleri boynuma kaydı.
Siktir!
Hem yalan söyledim, hem de boynumda boğma izi kalmış olabilirdi.
Kapıyı sen niye açıyorsun ki zaten?
Sessizlik hâkimken kapıyı kapatma eylemine geçmiştim ki, eliyle kapatmamı engelledi.
Sorguya hazır ol Gülsima!
“Boynundaki izler daha önce yoktu diye hatırlıyorum, nasıl o kadar morardı?” Ses tonundaki endişeye anlam veremedim.
Al işte morarmış bir de!
Nasıl fark edemedim?
“Önceden var olmadığını nereden biliyorsun, beni her gördüğünde boynuma mı bakıyorsun sen manyak?”
diye tersleme gereksiniminde bulunduğumdan ötürü her seferinde öfke sorunları yaşadığımı anladım.
“Bu kadar belirgin mor renkte boğulma izleri ‘ben buradayım’ diye bağırınca insafı olan kişilerin gözüne çarpıyor işte,” Yumuşak ses tonu beynimi uyuşturmaya meyilliydi sanki.
Hâlimi kendim hariç birinin anlayıp dile getirmesi gözlerimi buğulandırıyordu.
“İyiyim ben, iyi günler!” Konunun üzerini hemen kapatıp kapıyı da aynı şekilde kapattığım an boğazımdan ufak bir hıçkırık çıktı.
Gözlerim önümü görmemi engelleyecek kadar buğulandığında kapının önüne çöküp hıçkıra hıçkıra gözyaşı döktüm.
‘Kimsem yok diye ağlarken kuryenin zile basma olayı da düşüncerimdeydi..’
Bölüm etkileşimi
