Yıldız Paketi kitap kapağı

37. bölüm / 55

Yıldız Paketi

37 - Tehdit

Vaveyla Yazarı: Beyza Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 55Şu an: 37 - Tehdit
  1. 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
  2. 2 2 - Anksiyete466 kelime
  3. 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
  4. 4 4 - Toz Madde742 kelime
  5. 5 5 - Göz Teması620 kelime
  6. 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
  7. 7 7 - Şiddet792 kelime
  8. 8 8 - Sil Baştan559 kelime
  9. 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
  10. 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
  11. 11 11 - Af dilemek577 kelime
  12. 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
  13. 13 13 - Yeni İş763 kelime
  14. 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
  15. 15 15 - Boğulma774 kelime
  16. 16 16 - İade1.020 kelime
  17. 17 17 - Toplu İğne971 kelime
  18. 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
  19. 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
  20. 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
  21. 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
  22. 22 22 - Yanmak1.121 kelime
  23. 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
  24. 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
  25. 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
  26. 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
  27. 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
  28. 28 28 - Isırma803 kelime
  29. 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
  30. 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
  31. 31 31 - Açlık942 kelime
  32. 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
  33. 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
  34. 34 34 - Semaver1.049 kelime
  35. 35 35 - İtiraf1.500 kelime
  36. 36 36 - Mail634 kelime
  37. 37 37 - Tehdit876 kelime · Okuduğun bölüm
  38. 38 38 - Mermi1.353 kelime
  39. 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
  40. 40 40 - Kurallar1.288 kelime
  41. 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
  42. 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
  43. 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
  44. 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
  45. 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
  46. 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
  47. 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
  48. 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
  49. 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
  50. 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
  51. 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
  52. 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
  53. 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
  54. 54 54 - Final2.025 kelime
  55. 55 Teşekkür Bölüm204 kelime

Bir dik duruşun; Kaç yenilgi, kaç gözyaşı, kaç kalp ağrısı ettiğini bilemezsiniz.
-Frida Kahlo

Ben gerçekten şans eseri falan yaşıyordum.
Benim yaşamam tamamen şans!
Hâlâ kazalardan kurtulmam cidden mucize gibi bir şey..
Babam olacak şahıstan gelen mesajdan sonra düşüncelerimi sağlıklı bir yöne çekmek hiç kolay değildi.
Mirza'ya beni evin önüne bırakması rica ettikten sonra yollarımız ayrılmıştı.
Binaya girmektense bahçenin bankında oturmayı tercih etmiştim. Cavcav ne anlatacaksın acaba Mirza hakkında?
Normalde kaale alıp da dinlemezdim ama, Cavcav gibi şahsın Mirza'yı ağzına sakız etmek istemiyordum.

Karşı sokaktan jilet gibi simsiyah takımları giyen Cevat Bey'in geldiğini görünce kollarımı göğsümde toplayarak kaldırımda dimdik durdum.
Gevele bakalım laflarını Cavcavcığım!
Tam karşımda durup gözlerini yüzüme odakladığında tek kaşımı kaldırdım.
“Seni dinliyorum, evet?” Sabırsızca konuşmaya başladığımda burnunu tutarak boğazını temizledi.
“Kuru kuru olmayacak demiştim ya hani, bu kendi markanı kurma olayı.. İşte sana verdiğim parayı kullanmadan önce senden yapmanı istediğim çok önemli bir detay var.” Ellerini pantalonun cebine attığında hissizce sözlerini dinliyordum.
Neymiş bakalım haspam?
Kaşlarımı belli belirsiz oynatırken alaylı bir mimik kondurdu yüzüne.
“Senin her kararına saygı duyarım, bu zamana kadar babalık görevini yapmamış olmanın verdiği azapla karşında beni ne olarak görürsen gör, hayatında her zaman tek başına mücadele edeceksin. Kimseyi hayatına pasta mumu etmeyeceksin!” Alaylı yüz ifadesinin yerini buz gibi bakışlar esir alırken dediklerini tane tane idrak etmeye çalışıyordum.
Kimseyi hayatına pasta mumu etmeyeceksin de ne demek ulan?
Niye ben tek başıma mücadele etmek zorundayım, özellikle de başımda bu kadar çiyan, yılan varken?
Konuşmanın Mirza'yla ne alakası var diye düşünürken kafama o an dank etti. Hayatıma Mirza'yı almamı istemiyordu.
Pardon, hangi sıfatla buna o karar veriyordu?
Gülmemeliyim, gülmemeliyim..
“Sen, gerçekten senin laflarını dinleyeceğimi falan mı sanıyorsun? Hah, bir de dalga geçer gibi hayatıma kimi alacağıma mı karar veriyorsun?” Sinir sistemim yay gibi verilmeye müsaitken karşımdakinin yapacağı hamleyi bekliyordum.
“Kendi markanı, yani kendi geleceğini kurmak istiyorsan üstelik bunu da benim yardımım ile yapacaksan, o Mirza denen heriften derhâl ayrılacaksın!” Tepem attıkça göz kapağım seyirme gösteriyordu ve ben yavaşça öfkeme teslim oluyordum.
Sakın beni tutmayın!
“Kendi geleceğimi ben kendi başıma, kendi kararlarımla kuracağım. Ayrıca senin parana falan da ihtiyacım yok benim! Senden para dilenen olmadı Cavcav, bunu sok kafana!” İşaretparmağımı kafasına doğru salladığımda tüm damarlarım uyuşuyordu.
O heriften derhâl ayrılacaksın..
Bok ayrılırım! Sanki onun sözlerine kulak asacakmışım gibi konuşmuyor mu bir de?
Orospu kılıklı!
“Baban hakkında kelimelerini düzgün seç Gülsima, neticede karşında bir aile ferdin var öyle değil mi?” Sessiz bir tonda konuşuyordu ve tırnaklarımı boğazına sarmak istiyordum.
“Siktir lan oradan, aile ferdiymiş hah! Sen hayırdır dayı yaa?” Elimi ona doğru sallarken elleri cebinde hiçbir şey yokmuş gibi beni izliyordu.
“Senin sözlerini dinleyeceğimi sanman o kadar zavallıca ki, ayrılmayacağım, beni anlıyorsun öyle değil mi? Ayrılmayacağım, kendi rızam olmadığı sürece ayıramazsın!” Omzunu parmaklarımla dokunur gibi ittiğimde öyle bir şey söyledi ki, şiddete başvurmak zorunda bırakmıştı resmen.
“Annen gibi illa seni sevmeyen biri için kendini pazarlayacaksın yani öyle mi?” Gözlerimin içinden ateş çıkarken bilincim kaybolmuşcasına yüzünün ortasına yumruğumu geçirdim. Bir iki adım sendelerken deli gücü yüklenmiş gibi kıyafetinden çekiştirerek arkasına doğru ittirmeye başladım.
Seni sikerim Cavcav!
“O dilinin yayını sikerim senin, ne dediğinin farkında mısın piç sen? Her ne kadar umursamasan da biri eşin, diğeri de kızın ulan!” Kıpkırmızı kalan yüzüne aldırmadan çenesinden tutup kafasını havaya kaldırdım.
“Seni yaşatmam, bak sen benim sözlerime inan çünkü yapmayacağım bir şeyi dilim söylemez benim.” Gücüm nasıl onu esir aldı anlamadım ama, sabrı taşmış gibi beni kenara iterek kendini elimden kurtarmıştı.
Ha bir de kenara itiyorsun?

Saçlarımı sinirle geriye doğru tararken gördüğüm şeyle aynı yere bir daha bakma gereksinimi duydum.
Cavcav’ın belinde silah vardı ve benim görmem için bilerek eline almıştı.
Çüş ne çekiyoruz biz burada?
“Amacın göz korkutmak onu anladık, ama beni onunla da korkutup istediğini bana tehditlerle yaptıramazsın!”
Sen beni tanımıyorsun, ben bile çoğu zaman kendimi tanımıyorum ki..
Silahı göstermelik olarak karnıma doğru hedef aldığında, dişlerini gösteriyordu.
O dişlerini senin tane tane söker, eline sayarım piç kurusu.
Fazla öfkeli olduğumdan vereceğim veya verdiğim tepkileri hesaplayamıyordum. Eli tetiğe gitmeden aynı sırıtışla konuştu. “Seni annen zorla dünyaya getirdi, seni doğurmamak için kırk takla attı ama sen o kadar inatçıydın ki, bir türlü anne karnından düşmedin ve nefret ede ede seni doğurdu.” Hem kin dolu hem de eğlenir sesle söylediğinde dişlerimi sıkarak gözyaşlarım yanağımdan süzüldü.
Ne, nasıl, neden?
Beni istemediğinizi keşke o zaman anlasaymışım da o duyguyu size yaşatmasaymışım.
Seni doğurmamak için kırk takla attı…
Seni nefret ede ede doğurdu…
“Neden peki? Madem istemiyordunuz gerek yoktu bana.”
Zaten şimdi de kimseye gerek olmuyorum ki..

Kafamdaki sesler susmak bilmezken Cavcav'ın eli tetiğe gittiğinde, “Annene zorluk çıkardığın için senin de çocuğun olmasın!” dedi. Namluyu karnıma bastırdığında ani bir hareketle bacak arasına dizimi geçirdim.
Siktir git lan oradan!
Buna da mı karar veriyorsun?
“Kim demiş anama çocuğu doğur diye, doğurmasaymış Allah Allah. Onun cefasını sen kim köpek oluyorsun da bana çektirmeye çalışıyorsun amına koyayım?” Dizimi geçirdiğim için silah yeri boylamış, kendisi ise iki büklüm kalmıştı.

Ayağımdaki topuklu botlara bakıp gözlerimi hırsla karşımdaki kıvranan adama sabitledim.
Soyunu sopunu çürütmezsem.. Çocuğum olmasın diye karnımdan vurup öldürecektin öyle mi beni?
İzle şimdi yapacağım kaosu!
Çektiği acıyı fırsat bilip, yakasından kavrayarak biraz ayakta tutmayı denediğimde bacak arasına topuklu ayakkabımı tekmeyle geçirdim.
Finish!
Acıyla inleyip iki büklüm yere boyladığında son kez çirkefleşmeyi unutmadım. “Allah sizin gibi erkeklerin belasını da versin, cezasını da. Geber ahmâk!” Saçlarımı savurarak binaya giriş yaptığımda, rahat bir nefes aldım.
Fazlasını bile hak ediyorsun Cavcav!

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.