41. bölüm / 55
Yıldız Paketi41 - Açığa Çıkan Geçmiş
Bölümler 55Şu an: 41 - Açığa Çıkan Geçmiş
- 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
- 2 2 - Anksiyete466 kelime
- 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
- 4 4 - Toz Madde742 kelime
- 5 5 - Göz Teması620 kelime
- 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
- 7 7 - Şiddet792 kelime
- 8 8 - Sil Baştan559 kelime
- 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
- 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
- 11 11 - Af dilemek577 kelime
- 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
- 13 13 - Yeni İş763 kelime
- 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
- 15 15 - Boğulma774 kelime
- 16 16 - İade1.020 kelime
- 17 17 - Toplu İğne971 kelime
- 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
- 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
- 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
- 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
- 22 22 - Yanmak1.121 kelime
- 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
- 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
- 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
- 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
- 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
- 28 28 - Isırma803 kelime
- 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
- 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
- 31 31 - Açlık942 kelime
- 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
- 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
- 34 34 - Semaver1.049 kelime
- 35 35 - İtiraf1.500 kelime
- 36 36 - Mail634 kelime
- 37 37 - Tehdit876 kelime
- 38 38 - Mermi1.353 kelime
- 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
- 40 40 - Kurallar1.288 kelime
- 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime · Okuduğun bölüm
- 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
- 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
- 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
- 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
- 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
- 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
- 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
- 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
- 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
- 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
- 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
- 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime
- 54 54 - Final2.025 kelime
- 55 Teşekkür Bölüm204 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sen; Aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel çaresizliğimsin.
-Cemal Süreya
Mavi ve kırmızı loş ışıkların sesi ofisin kapısında kesildiği anda iki polis memurunun ofise girdiğine şahit olduk.
Eliz'i alıp gider misiniz rica etsem?
Polis memurları yanımıza geldiğinde Mirza sahiplenmek ister gibi elimi kavramıştı. “Gülsima Asil hanginiz?” Polis memurunun gözleri bir bana bir de Eliz'e doğru gidip gelirken Eliz'in yüzünü yandan süzdüm. Kaşlarıyla benim olduğumu söylediğinde tam karşımda duran polisin gözlerine soğukkanlı bir şekilde baktım.
Ne yapmışım?
“Hakkınızda şikayet var hanımefendi, bizimle karakola kadar gelmeniz gerekiyor.” Cavcav senin soyunu kuruttum ama beynini kurutamadım.
Onun soyu bendim..
Hele bir ofisin başına geç, o zaman bak bakalım kim kimi yeniyormuş?
Mirza anlam veremeyen bakışlarını sergilerken savunmaya geçer gibi konuştu.
“Pardon memur bey, ne şikayeti var hakkında? Karakola gitmesine gerek var mı?”
Hallederiz şapşal yaa, sıkıntı yok yani.
Polis memuru koluma girdiğinde Mirza hemen önümü kesti. “Karakola gelmesini söylüyorsak ortada önemli bir şikayet var demektir beyefendi, lütfen zorluk çıkarmayın.” Kehribar gözleri korkuyla bakarken çaresizce gülümsedim.
“Gidip gelelim Mirza, alıştık en nihayetinde öyle değil mi?” Mirza elimi bırakmak istemezken güven verici şekilde tuttuğu eli sıvazladım.
“Bizi kimse ayırmaya cesaret edemez Mirza, benim gibi bir deccal varsa karşılarında hiçbir bok yapamazlar!” Ağzımı bozduğumu çok sonradan anladığımda koluma giren polis memurunun bakışlarına yakalandım.
“Ben de geliyorum karakola.” Polis aracına bindiğimde Mirza’da kendi arabasıyla bizi takip etmeye başladı.
Eliz ne halt yapıyordu acaba?
Kolumda polisle karakola giriş yaptığımızda Mirza bir an bile beni böyle bir durumda yalnız bırakmamıştı.
Allah'ım yiyeceğim ben bu şapşalı.
Komiserin soğuk odasında ellerim arkada bağlı dururken komiserin sesi odada yankılandı.
“Hakkında cinayete teşebbüsten şikayet var, savunma yapacak mısın?”
Siktir!
Cinayete teşebbüs mü? Yok, direkt seri katil daha uygun olurmuş yaa.
O Cavcav'ın şimdi kellesini almazsam o zaman cinayet zanlısı olayım.
Şaşkınlığım mimiklerimde belli olurken anksiyetem tutamazdı. Hayır sular seller gibi savun kendini kızım.
“Komiser Bey, kimseye öyle bir teşebbüste bulunmadım. Cevat Asil mi söyledi bunu size?”
Önündeki dosyaları kenara koyup dirseklerini masaya sabitleyerek tam gözümün içine baktı.
Bakın, sinirden ağlayıp bayılabilirim.
“Evet, kasten yaralama ve cinayete teşebbüs şikayetlerinden yargılanıyorsun, ayrıca topuklu botla bilinçli olarak yaralamışsın.” Engel olamadığım kaşlarım çatılırken olanı gayet sakin bir şekilde dile getirdim.
“O yaralamayı yaptım evet inkâr etmeyeceğim, hatta yaptığımı sonuna kadar savunacağım çünkü laflarıyla taciz ettiğine kayıtsız kalamazdım.” Saçlarımı arkaya savurup tekrar ekledim. “Ben onu durduk yere yaralamadım komiserim, o adam o an bana yaptıklarını, dediklerini sonuna kadar inkâr edecek ama ben size gerçekleri anlatıyorum hatta şahidim bile var.” Buğulanmaya başlayan göz pınarlarımı silerken, “Lütfen o şahidimi dinleyip öyle karar verin.” dedim. Komiser taciz lafından sonra arkasını yaslayıp şahidimi çağırmak için kapıdaki polis memuruna işaret yaptı.
O adamı haklı çıkaramazsınız.
Mirza odaya girdiğinde nedensizce kalbim hızlanmıştı, komiser beklemeden hemen konuya girdi. “Oo Mirza Bey, hanımefendinin şahidi misin?”
Mirza kafasıyla onayladı. “Kolay gelsin komiserim, evet her zaman şahidiyim.”
Bunlar birbirini nasıl tanıyorlardı? Nasıl yani?
Neyse..
Yüzümü kara çıkarma Mirza, lütfen.
Lütfen doğruları anlat.
İki elimle ağzımı kapatıp Mirza'nın bir adım arkasında duruyordum.
“Şu kasten yaralama olayını bir de senden dinleyelim, bakalım hanımefendi ile uyuşuyor mu anlattıkların?”
Lütfen uyuşsun.
Off aşırı geriliyorum.
“Komiserim şimdi biliyorsunuz ki, Cevat zaten karanlık işlerde rol atlamış bir şahıs. Önceden de narkotik şubede görev alırken ismi fazlasıyla geçiyordu, beni de tanıyorsunuz diye biliyorum.” Gözbebeklerim Mirza'nın üstünde büyüyüp küçülürken şaşkınlığımı gizlemeye çalışıyordum.
Narkotik şubede miydin?
O yüzden mi sürekli karakoldaydık biz bir ara seninle?
Ay ben inanamıyor..
“Bir zamanlar az bilek burkmadık bu karakollarda komiserim.” dediğinde şaşkınlığımı gizlemeye çalışıyordum.
“Asıl olaya gelirsek, Cevat’ın hanımefendiye yönelik birçok lafla tacizi bulunmaktadır. Ayrıca hanımefendinin hanesine de yönelik bir tacizi olmuştur, sözde babası ama babalık haricinde her şeyi yaşatmaya çalışıyor komiserim.” Kirpiklerim ıslandığında kafamı yere doğru eğmek zorunda kaldım.
Gözyaşımı görmeyin rica ediyorum..
“Cevat Asil'in, sevgilime yönelik hiçbir şikayetini ciddiye almamanızı öneriyorum. Tehdit, şantaj, darp, silah çekme, taciz her halt Cevat'a aittir komiserim.” Mirza yanıma yaklaşıp elini belime koyduğunda bakışlarımı yüzüne doğru çevirdim.
“Gülsima’nın hiçbir suçu yok aksine yaşadığı hayatın mağduru kendisi.”
Yaşadığım hayatın mağduruyum..
Beni bu kadar iyi anlatamazsın yaa..
Komiser ikna olmuş gibi kafasını olumla salladı. “Sicili temiz gözüküyor hanımefendinin, Mirza'nın da hiçbir zaman yalan söylediğine rast gelmedim. Çıkabilirsiniz!” Elimi kalbime koyarak odadan ayrıldığımızda kollarımı Mirza'nın boynuna sıkıca doladım.
“Teşekkür ederim, teşekkür ederim.” Göz pınarlarımdan akan yaşlarımı kirpiklerimi kırpıştırarak azaltmaya çalışıyordum.
“Teşekküre gerek yok Işıltım, ama seninle bir şey konuşmak istiyorum.” Tereddütlü sorduğu soruyla kendimi geri çektim. Karakoldan çıktığımızda esen rüzgârda gözlerim daha çok buğulanıyordu.
“Sen önceden narkotik şubede olduğun için mi eskiden hep karakoldaydık biz?” Mirza'nın konuşmasından önce benim aklıma takılan soru işaretlerini yok etmem gerekiyordu.
“Bir sene öncesine kadar narkotikte görev alıyordum, geçen seneden beri kuryelikteyim.” Üstü kapalı anlattığı olay daha çok merak dürtüsü oluşturuyordu.
“Özel değilse.. Neden mis gibi polislik mesleğini bırakıp kuryeliği seçtin?” Yüzü kasıldığında ela harelerimi yüzünde gezdirmeye başladım.
“Arabaya binince anlatayım, gel.” Arkasından hızla ilerleyip arabaya bindiğimde bedenini bana doğru döndürdü. İçli bir nefes bıraktıktan sonra kehribar gözlerini gözlerime sabitledi.
“Bu hayatta en çok değer verdiğim ve hayattaki tek kişi olan kuzenimi madde kullanımından sebep, baskın yaptığımız olay yerinde gözlerimin önünde kaybettim.” Korkuyla büyüyen gözlerime, açılan ağzımı kapatan ellerim eşlik ederken diyecek bir şey bulamıyordum.
“Onu kaybettikten sonra yaklaşık bir sene girdiğim depresyonu ve psikolojik etkiyi aşamadım. Daha sonra kuryelik aklıma yattı, tabii bu mesleği polislik kadar severek yapmıyorum ama kafamı bir şeylerle meşgul etmek zorundaydım.” Kehribar gözleri o kadar acı dolu bakıyordu ki bu, ses tonuna nasıl yansımayıp hâlâ sakin bir tonda konuşabiliyordu anlamıyordum.
Benim bile gözlerimin içi titrerken pür dikkat söylediklerini dinliyordum.
“Kaybettiğim kuzenimden başka kimse yoktu hayatımda, ne aile ne arkadaş ne bir dost. Kaybetme korkusunu o kadar iyi anlıyorum ki, hayatta en çok ondan korkuyorum sanırım..” Dudaklarımdan çıkan bir hıçkırıkla gözlerimi kapatıp açtığımda yanağımı ıslatan gözyaşlarımı silmek yerine Mirza'nın elini sıkıca kavradım.
“Psikolojimin biraz düzeldiğini fark ettiğim an, seninle karşılaştım. Baktığım ela gözlerinde o an ruhumun yeniden iyileşmek istediğini anlamamıştım.” Kavradığım elimi tutup dudağına götürdü. “Taa ki, kader bizi sürekli karşılaştırana kadar. Hayatımdaki kimsesizliği senin tek bir bakışının dolduracağını bilemezdim, seni kaybetmek istemiyorum Işıltım..”
Gözlerindeki derin bakışı gördüğüm gibi avucumu yanağının içine aldım. “Önceki yaşattığım korkular için özür dilerim, bundan sonra hayatta sadece sen ve ben varız. Başın sağ olsun, ben bu yaşadıklarını bilsem sana o kadar şeytanca davranmazdım..”
Saçımın bir tutamını kulağımın arkasına koyup gülümsedi. “Senin bana karşı davrandığın her ruh hâlin bana iyi geliyordu, özür dileme ve artık geçmiş olaylar için kendini suçlama.”
Şapşallavoski..
Ne diyordum bee ben?
Mahcup bir şekilde gülümseyip yanağımdaki gözyaşlarını yok etmeye çalıştım.
“Her neyse, içini döktüysen benimle ne konuşmak istiyordun?”
Boğazını temizleyip burnunu çekti ve arabayı çalıştırmak için anahtarı çevirdi.
“Eliz bizi ayırmak için neler yapıyor Işıltım, onun benim hakkımda dilekçe yazma sebebi neymiş?” Kasılan sesinin altında yatan öfkeyi sezmiştim.
Gerçek kaos ofise gidince mi başlayacaktı?
Gaza biraz fazla yüklendiğinde eklem yerleri gergin ve soğuk duruyordu. Direksiyonu çeviren elleri sabırsız ve acımasız gibiydi.
Sakin oluyoruz arkadaşlar!
“Ofise gidince sakince konuşsak olur mu Mirza, bu konuyu?”
Kafasını sağa sola yatırıp çene kasını sıktı.
Bu sefer harbi delirmişti.
“Ofiste zaten yeterince konuşulacak güzelim, özellikle o Eliz Asilzade ile.” Önümüzdeki keskin virajı öyle hızla dönmüştü ki, panikatağım kalbimden çıkacak gibiydi.
İlk defa Mirza'nın bu denli öfkelendiğine şahit oluyordum.
Ve, sanırım benden daha beterdi..
Bölüm etkileşimi
