Yıldız Paketi kitap kapağı

53. bölüm / 55

Yıldız Paketi

53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği

Vaveyla Yazarı: Beyza Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 55Şu an: 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği
  1. 1 1 - Gülsima Asil300 kelime
  2. 2 2 - Anksiyete466 kelime
  3. 3 3 - Sürpriz Enişte637 kelime
  4. 4 4 - Toz Madde742 kelime
  5. 5 5 - Göz Teması620 kelime
  6. 6 6 - Vicdan Azabı665 kelime
  7. 7 7 - Şiddet792 kelime
  8. 8 8 - Sil Baştan559 kelime
  9. 9 9 - Kedi Fobisi656 kelime
  10. 10 10 - Hayatını Kurtardım866 kelime
  11. 11 11 - Af dilemek577 kelime
  12. 12 12 - Yeni Anlaşma916 kelime
  13. 13 13 - Yeni İş763 kelime
  14. 14 14 - Sarsıcı Geçmiş748 kelime
  15. 15 15 - Boğulma774 kelime
  16. 16 16 - İade1.020 kelime
  17. 17 17 - Toplu İğne971 kelime
  18. 18 18 - Aşk Sarhoşu541 kelime
  19. 19 19 - Ofis Kaosu1.016 kelime
  20. 20 20 - Alınan Ah1.316 kelime
  21. 21 21 - Yarım Ruhlar1.130 kelime
  22. 22 22 - Yanmak1.121 kelime
  23. 23 23 - Suçluluk1.128 kelime
  24. 24 24 - Hiçliğin İçindeki Boşluk1.417 kelime
  25. 25 25 - Yaralı İki Kalp1.020 kelime
  26. 26 26 - Acımasız Cümleler964 kelime
  27. 27 27 - Dilekçe Kâğıdı1.188 kelime
  28. 28 28 - Isırma803 kelime
  29. 29 29 - İntikam İsteyen Oyun1.110 kelime
  30. 30 30 - Belalı Yönetici894 kelime
  31. 31 31 - Açlık942 kelime
  32. 32 32 - Açık Sözlülük1.357 kelime
  33. 33 33 - Acı Hayat1.432 kelime
  34. 34 34 - Semaver1.049 kelime
  35. 35 35 - İtiraf1.500 kelime
  36. 36 36 - Mail634 kelime
  37. 37 37 - Tehdit876 kelime
  38. 38 38 - Mermi1.353 kelime
  39. 39 39 - Hatırlanmak1.164 kelime
  40. 40 40 - Kurallar1.288 kelime
  41. 41 41 - Açığa Çıkan Geçmiş1.169 kelime
  42. 42 42 - Eliz Asilzade1.005 kelime
  43. 43 43 - Birden Fazla İftira Ve Oyun1.558 kelime
  44. 44 44 - Şoke Eden Hamle1.046 kelime
  45. 45 45 - Özel Tasarım1.836 kelime
  46. 46 46 - Gece Mavisi Ve Bordo1.144 kelime
  47. 47 47 - Samsun Yolculuğu1.415 kelime
  48. 48 48 - Anne Sevgisi1.031 kelime
  49. 49 49 - Gizli Kaçma1.008 kelime
  50. 50 50 - Kan Kaybı1.216 kelime
  51. 51 51 - Hayata Dönüş1.234 kelime
  52. 52 52 - Hayati Hastalık785 kelime
  53. 53 53 - Kalp Yarısı Ölüm Sessizliği924 kelime · Okuduğun bölüm
  54. 54 54 - Final2.025 kelime
  55. 55 Teşekkür Bölüm204 kelime

Acı duyabiliyorsan, canlısın.
Başkalarının acısını duyabiliyorsan, insansın.
-Tolstoy

Daha hiçbir şey belirli değilken, imkânsızlığa bağlamak istemiyordum ama, Ela Kanoğlu olarak bu durumda ortaya tüm soğukkanlılığımı koymak zorundaydım..
Ben Ela Kanoğlu; abisinin huyunu ezbere bilen ve yengeme olan aşkını içtenlikle gözlemleyenim.
İkinizi evlendirip hala olmadan ilişkinizi imkânsız kılamazdım.
Abimin odasının koridorunda yürürken bir elimde telefonla yengeme doğru döndüm.
“Yengem, abimle iki dakika konuşmama izin verir misin? Biliyorum, seni sayıklıyor ama bana da kırgınlığı geçsin istiyorum.” Yengem buruk bir tebessümle kafasıyla izin verdiğinde hızla yanağına öpücük kondurup abimin kapısını tıklatıp içeriye adım attım.

Abim üstü yarı çarşafla kapalı, kolunda kelebek serum ve normal serumla kapının önündeki beni seçmeye çalışıyordu.
Zamanında müdahale edildiği için gözüme bayağı bir toparlamış gözüküyordu, en azından yüzüne renk gelmişti.
Abi ben seni iyileştiğine bile sevinemiyorum ki, ben bunu nasıl söyleyeceğim sana?
Abimin her zamanki sinirli sesini duyduğumda gözyaşlarımı bastırmayı denedim. “Ela senin ne işin var kızım burada?” Deme ama böyle..
Kendimi açıklamak için ağzımı açmıştım ki, “Abi ben konuşmak..” Gözlerini büyüterek beni susturdu.
“Ne konuşması Ela, ha ne konuşması? Yaptığın yanlışı gayette iyi biliyorum ben.” Yattığı yerden biraz doğruldu.
“Gülsima nerede?” diye sorduğunda gözlerimi kaçırmak zorunda hissettim.
“Nerede benim sevdiğim kadın Ela?” Derin bir nefes alıp tebessüm ettim.
“Abi beni affetmedin mi?” Bana bu şekilde kırgın olmasına çok üzülüyordum..
Abimin yanına doğru gözlerim yaşlı yavaş yavaş giderken bakışlarını yüzümde sabit tutuyordu.
Sağ yanağımı ıslatan bir damla gözyaşını refleksle yok ettikten sonra abime sarılmak için hamle yaptığımda kendini geri çekti.
“Yaptığın büyük bir yanlıştı Ela, Gülsima nerede bana onu desene?” Kafamı sağ yatırıp dudağımı büzdüm.
“Şirinlik yapma Ela, abim ne diye geldin hem sen buraya?” Abim dediği yerde gözyaşlarım istemsizce yanağımdan süzüldü.
Zaten doluyum.
Kendini geri çekse de kollarımı abimin boynuna doladım. “Ela bir şey mi oldu, sen ağlamazdın?” Burnumu çekerek kollarımı geri çektim ve yatağın ucuna oturdum.
“Ayrıca Gülsima hakkında bir şey niye demiyorsun kızım, nerede lan benim sevdiğim?”
Sinirlendiğini bakışlarından anladığımda dudaklarım kontrolsüzce oynadı.
“Abi siz ne zamandır sevgilisiniz, ve çokta mutlusunuz. Allah mutluluğunuzu daim kılsın. Ama siz evlenmeyi düşünüyor musunuz?” Sesimin titremesini kontrol altına aldığımda abim oturur vaziyette dikkatlice beni dinledi.
“Nereden esti bu bir anda?” Gözleri gözlerimde bir amaç arar gibi titrerken zorla yutkundum.
“Gülsima nerede yüz kere aynı soruyu dile getirtme bana!” Yaptığı baskıdan ötürü pat diye söylemek zorunda kaldım.
“O çok sevdiğin, o çok değer verdiğin ve kaybetmekten deli gibi korktuğun kadın ölümcül bir hastalığa yakalanmış abi! Beyin tümörü son evre,” Dudaklarımdan ani bir hıçkırık çıktığında gözyaşlarım sicim gibi aktı. Ama anlatmaya devam etmek zorundaydım. “İyileşme şansı yok abi, yok! Anlıyor musun? Tedavisi var ama etki edip etmeyeceği belli değil,” Abim göz seyirme gösterdiğinde bakışları birden bomboş ve hissizce bakmaya başladı.
Ağzı açıldığında otomatik olarak kafasını salladı. “Ne diyorsun lan sen, şaka falan yapmaya çalışıyorsan ümüğünü sıkarım senin!”
Alayla güldüm.
“Aynen abi, bunun da çok güzel şakası olurdu yaa! Ah, keşke şaka olsa. Sen burada sağlıkla iyileştin ama kalbinin yarısı ölüm sessizliğine büründü abi.” Abimin gözleri kapıya doğru panikle kaydığında kafamı çevirdiğim gibi yengemin sorgulayıcı bakışlarına maruz kaldık.
***

“Kalbinin yarısı ölüm sessizliğine büründü de ne demek?” Buğulanmaktan artık batmaya başlayan gözlerimi bir Mirza'ya bir de Ela'ya çevirirken çene kasımı güçlükle sıkıyordum.
Ben ölüyor muydum?
Mirza yataktan kolundaki iki serumu da tek hamleyle koparıp yere attığında beni kendine doğru çekti ve sımsıkı sarıp sarmaladı.
Mirza'nın âdemelması zorla aşağıya kaydığında ne olduğunu öğrenmek istiyordum, çünkü benden bir şey saklanıyordu.
“Güzelliğim, gözlerinde yaşam bulduğum Işıltım, Ela seni doktorun yanına götürsün olur mu?” Anlamsızca Mirza'nın dediklerini düşünürken Ela'ya baktım.
“Mirza, sen iyi misin önce? Ben seni kaybettik sandım ölüp ölüp dirildim şapşal.” Kollarımı boynuna dolayıp iki yanağından da öptüm.
“Ben çok iyiyim bebeğim, sen iyi değilsin değil mi Işıltım?”
Ben hem de hiç iyi değilim Mirza…
“Hastaymışım ölümcül bir hastalık dedi doktor. Eğer ölümcül ise tedaviye gerek var mı ki?” Mirza avucuyla yüzümü avucunun arasına aldığında gözleriyle yüzümü izledi.
“Tedavin neyse onu kesintisiz ve sorgusuz sualsiz kabul ediyorsun Gülsima, bunu bize yapma ne olur..” Dudağımı dişlediğimde kalbim çok hızlı atmaya başladı.
“Kaybetmek istemiyorum ben seni, ruhumu.. Senden güç alıyorum ben şapşal’ım..” dediğimde Mirza'nın gözlerinin dolduğunu fark ettim.
Hayatım, biz iyileştiriyoruz aslında birbirimizi.
Değil mi?
Ela koluma girdiğinde odadan ayrılmak üzereydik. “Yengem, gel doktor hanım sana tedavilerin nasıl işleyeceğini anlatsın olur mu?” Boş duvara bakıyormuşum gibi Ela'nın gözlerine bakıp kaldım.
“Dürüst ol Ela, kurtulma şansım yok değil mi? Mirza'yla evlenemeyecek miyim?” Ela hemen kafasını olumsuzca salladı ve gözlerini kırpıştırdı.
“Deme öyle, kurtulman için elimden gelenin fazlasını yapacağım. Evleneceksin, hala olacağım ben daha..” Acı bir şekilde dudağımı kıvırıp doktorun odasına doğru ilerledik.
“Buyurun, oturun lütfen!” Doktor bizi sevimli tebessümle karşıladığında hissizce masanın önündeki sandalyeye oturdum.
Canım, ruhum yanıyor..

Doktorun sözleri bıçak gibi beynimi delip geçiyordu resmen.
“Kemoterapi tedavisi ile başlamayı düşünüyorum öncelikle, vakit kaybetmeden tedavi için işlemlere başlamamız gerekiyor.” Elimi alnıma götürüp titreyen bacağımı sabit tutamıyordum.
Ölüm vardı ucunda ama bunlar hâlâ iyileşmemi düşlüyorlardı.
Ölecektim, gençliğimin baharında.. Hiçbir şey yapamadan.
“Yenge, hemen yarın tedaviye başlıyorsun.” Dudağım titrerken nefes almakta zorluk çektiğimi fark ettim. Ellerim boynuma gittiğinde sanki birisi tarafından boğulduğumu hissediyordum.
“Ölmek istemiyorum, ben.. Ben Mirza'nın yanında kendimi çok iyi hissediyorum, doktor hanım gerçekten Mirza benim ilacım.”
“Gülsima Hanım, anlıyorum hissettiklerinizi ama sevdiğiniz kişi sadece ruhunuzu iyileştirebilir, bilimsel olarak dediğiniz mümkün değil..” Hayır, mümkün.. Niye mümkün olmasın ki?
Elimle ağzımı kapatıp Ela'ya bakış atıp odadan zor nefes alarak çıktım, çıktığımda Mirza'nın bedenine çarptığımda gözlerim karardı. “Mirza.. Sen benim ilacımsın, bana zehirli ilaç verecekler ama sen gibi iyileştirmeyecek beni, aksine ölüm var onun ucunda..” Olduğum yerde dizlerimin üstüne çöktüğümde bembeyaz zemine baygın gözlerle bakıyordum.
Mirza'nın hatrı için o tedaviye başlayacaktım, peki tedavi sonrasında mutlu olacak mıydık?
Kalbinin yarısı ölüm sessizliğine mi bürünecek gerçekten?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.