Bölüm 1: Cam Kırıkları ve Kül Tablası

Vaveyla Yazarı: Lu Lu

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: Bölüm 1: Cam Kırıkları ve Kül Tablası

Saint Jude Koleji’nin en üst katındaki A Blok koridoru, zil çaldığında bile çıt çıkarmazdı.

Geniş pencerelerden vuran sabah güneşi mermer zemini parlatıyordu ama o koridorda yürüyen dört kişi, etraflarındaki her şeyi görünmez kılan bir ağırlığa sahipti. Okul yönetimi için onlar birer öğrenci değil; bağış çekleri, yeni spor kompleksleri ve dokunulmaz soyadları demekti.

En önde Boran yürüyordu. Ceketinin yakası hafifçe kalkık, kravatı öylesine çözülmüştü ki sadece alışkanlıktan boynunda asılı duruyordu. Yüzündeki kibirli ve donuk ifade, etrafındaki kimseyi insan yerine koymadığının açık bir kanıtıydı. Sağında, her zamanki umursamazlığıyla sakız çiğneyip telefonundaki bildirimleri kaydıran Pamir vardı. Solunda ise cebine soktuğu elleri, dağınık siyah saçları ve kavgaya bahane arayan sert bakışlarıyla Koral ilerliyordu. Birkaç adım geriden, parmaklarının arasında gümüş çakmağını ritmik bir klik-klak sesiyle çeviren Saran geliyordu.

Yangın merdiveninin kilitli kapısına vardıklarında Boran kapıyı tek bir tekmeyle araladı. Burası okulun kör noktasıydı; duman altı olan, öğretmenlerin görmezden geldiği krallıklarıydı.

Pamir duvara yaslanıp sigarasını yaktı. "Müdür yine babamın asistanına mail atmış," dedi alaycı bir kahkahayla. "Devamsızlığım dönem sınırını aşmışmış. Sanki sene sonu beni bırakabilecekler gibi."

Koral trabzanlara yaslanıp sırıttı. "Bıraksalar da okulun yarısını satın alıp yine geçersin, dert ettiği şeye bak."

Saran çakmağını cebine atıp pencereden bahçeye baktı. Bakışları tek bir noktaya kilitlendi. "Bizim burslu hayalet teşrif etti."

Boran pencereye yanaştı. Bahçe kapısından içeri giren siluete baktı.

Mina.

Hava o kadar da soğuk olmamasına rağmen boğazına kadar sardığı solgun atkısı, bol hırkası ve sırtından hiç indirmediği ağır çantasıyla başı eğik yürüyordu. Bu okulda varlığıyla yokluğu birdi; tek farkı, bu dörtlü için sıkıcı ders saatlerini eğlenceli kılan kolay bir hedef olmasıydı.

"Hâlâ burada barınabileceğini sanıyor," dedi Boran, ses tonunda en ufak bir duygu kırıntısı yoktu. "Bugün ödev teslimi var değil mi?"

Pamir sırıttı. "Evet. Fizik raporları."

"Güzel," dedi Boran arkasını dönüp kapıya yönelirken. "Bugün rapor hazırlamakla uğraşmak istemiyorum. Gidip farenin elindekini alalım."

Mina, okulun arka girişindeki kapıyı iterken sol kaburgasına saplanan keskin sızı yüzünden bir an duraksadı, tırnaklarını avucunun içine batırdı.

Nefes al, dedi kendi kendine. Sadece sınıfa kadar yürü.

Dün gece evde yaşananlar zihninde zonkluyordu. Babasının devirdiği sandalyeler, kırılan rakı şişeleri, odasının kapısına inen yumruklar... Kaburgasındaki morluk kazağının altından tenini yakıyordu. Evde dayak yiyor, okula geldiğinde ise bu zengin züppelerin aşağılamalarına katlanıyordu. Ama okumak zorundaydı. Bu okuldan alacağı burs ve derece, o evden tek kaçış biletiydi.

Dolabının önüne gelip titreyen elleriyle şifreyi çevirdi. Çantasından çıkardığı fizik raporunu tam dolaba koyacaktı ki sert bir el dolabın kapağını büyük bir gürültüyle çarparak kapattı.

Mina irkilse de başını kaldırmadı. Parfüm kokularından kimin geldiğini biliyordu.

"Günaydın, burslu," dedi Pamir, dolaba yaslanıp kıza tepeden bakarak.

Koral kızın elindeki dosyayı tek bir hamlede çekip aldı. Sayfaları kabaca çevirdi. "Bak sen, grafikler, analizler... Tam da Boran’ın projesine layık bir çalışma."

Mina kafasını kaldırıp Koral’ın elindeki dosyaya uzandı. "Ver onu bana. Üzerinde günlerce çalıştım."

Koral dosyayı havaya kaldırıp alaycı bir ifadeyle kızın boyunun yetmeyeceği bir yüksekliğe çekti. "Çalışmasaydın. Bizim için yapmış oldun işte, fena mı?"

Mina gözlerini Boran’a çevirdi. Boran tam karşısında duruyordu; elleri ceplerinde, dudaklarında küçümseyen soğuk bir tebessüm vardı. "Boran, lütfen," dedi Mina dişlerini sıkarak. Sesinin titremesini engellemeye çalışıyordu ama içindeki çaresizlik onu tüketiyordu. "Bursumun devam etmesi bu nota bağlı."

Boran bir adım öne çıktı. Kıza doğru eğildi, gözlerinin içine boş ve kibirli bir bakışla baktı. "Bize ne senin bursundan Mina? Sen bu okula bizim verdiğimiz vergiler ve bağışlarla lütfedilip alındın. Görevini yapıyorsun işte. Bizim yerimize çalışıyorsun."

Boran elini uzatıp Koral'ın elindeki dosyanın kapağını yırttı. Mina'nın adının yazdığı ilk sayfayı buruşturup yere attı, ardından ayakkabısının tabanıyla üzerine bastı.

"Kendi adımı yazmam için temiz bir kapak ayarla," dedi Boran dosyayı Pamir’e fırlatırken.

Mina yerdeki ezilmiş kâğıda baktı. Gözlerinde ne bir damla yaş belirdi ne de öfke patlaması yaşandı. Sadece kaskatı kesildi. O kadar alışkındı ki ezilmeye; evde babasının tekmeleri, okulda bu çocukların kibirleri... Tek yaptığı derin bir nefes alıp başını yeniden öne eğmek oldu.

Pamir kızın bu tepkisizliğine sinirlenerek dolabın kapağına bir tekme daha attı. "Şu kıza bayılıyorum ya, canlı cenaze gibi. Ne yapsan bağırmıyor bile. İnsanın daha çok vurası geliyor."

Saran kenarda durmuş, hiçbir şeye karışmadan olanları izliyordu. Çakmağının kapağını kapattı. "Zil çalıyor. Hoca koridora çıkmadan sınıfa geçin, uğraşmaya değmez."

Boran kıza son bir kez baktı. Mina’nın bu ezik, tepkisiz hali canını sıkıyordu. Bir insanın bu kadar gurursuz, bu kadar hissiz olması ona sadece acınası geliyordu. Kızın gerçek bir cehennemin içinde boğulduğu, bu yüzden onların yaptığı hiçbir şeyin canını yakmaya yetmediği aklının ucundan bile geçmiyordu.

"Ders çıkışı dolabını açık bırak," dedi Boran soğuk bir sesle. "Kimya notlarını da alacağız."

Dörtlü, arkalarında bıraktıkları yıkımı gram umursamadan, kahkahalar atarak sınıfa doğru yürüdü.

Mina koridorda yapayalnız kaldığında yere eğildi. Çamurlu ayak iziyle kirlenmiş ilk sayfasını yerden aldı, katlayıp cebine koydu. Kaburgasındaki sızı derin bir nefes almasını engelliyordu ama dişlerini sıktı, dolabını kilitledi ve başını bir milim bile kaldırmadan sınıfın yolunu tuttu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

3okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.