9.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 63Şu an: 9.bolum
  1. 1 1-bolum1.620 kelime
  2. 2 2.bolum2.090 kelime
  3. 3 3.bölüm1.489 kelime
  4. 4 4.bolum1.342 kelime
  5. 5 5.bölüm1.139 kelime
  6. 6 6.bölüm1.094 kelime
  7. 7 7.bolum796 kelime
  8. 8 8.bolum1.068 kelime
  9. 9 9.bolum960 kelime · Okuduğun bölüm
  10. 10 10.bolum1.428 kelime
  11. 11 KARAKTERLER
  12. 12 11.bolum1.023 kelime
  13. 13 12.bölüm1.196 kelime
  14. 14 13.bolum954 kelime
  15. 15 14.bolum992 kelime
  16. 16 15.bolum1.470 kelime
  17. 17 16.bolum1.092 kelime
  18. 18 17.bolum1.096 kelime
  19. 19 18.bolum1.269 kelime
  20. 20 19.bolum891 kelime
  21. 21 20.bolum1.125 kelime
  22. 22 21.bolum474 kelime
  23. 23 22.bolum421 kelime
  24. 24 23.bolum531 kelime
  25. 25 24.bolum357 kelime
  26. 26 25.bolum1.269 kelime
  27. 27 26.bolum377 kelime
  28. 28 27.bolum1.193 kelime
  29. 29 28.bolum420 kelime
  30. 30 29.bolum394 kelime
  31. 31 30.bolum348 kelime
  32. 32 31.bolum421 kelime
  33. 33 32.bolum1.217 kelime
  34. 34 33.bolum1.103 kelime
  35. 35 34.bolum319 kelime
  36. 36 35.bolum273 kelime
  37. 37 36.bolum305 kelime
  38. 38 37.bolum697 kelime
  39. 39 38.bolum1.165 kelime
  40. 40 39.bolum306 kelime
  41. 41 40.bolum333 kelime
  42. 42 41.bolum282 kelime
  43. 43 42.bolum543 kelime
  44. 44 43.bolum346 kelime
  45. 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
  46. 46 45.bolum317 kelime
  47. 47 46.bolum514 kelime
  48. 48 46.5344 kelime
  49. 49 47.bolum470 kelime
  50. 50 48.bolum429 kelime
  51. 51 49.bolum648 kelime
  52. 52 50.bolum811 kelime
  53. 53 51.bolum396 kelime
  54. 54 52.bolum538 kelime
  55. 55 53.bolum482 kelime
  56. 56 54.bolum334 kelime
  57. 57 55.bolum296 kelime
  58. 58 56.bolum506 kelime
  59. 59 57.bolum284 kelime
  60. 60 58.bolum320 kelime
  61. 61 59.bolum814 kelime
  62. 62 60.bolum337 kelime
  63. 63 61.bolum264 kelime

9. Bölüm — Sessizliğin Bedeli

Dean sınıfta sessizce oturuyordu.
Kalemi parmaklarının arasındaydı ama yazdığı tek bir kelime bile yoktu. Defterinin açık sayfasında birkaç anlamsız çizgi vardı; kalemin ucunu kâğıda değdiriyor, sonra tekrar kaldırıyordu.
Parmakları hafifçe titriyordu.
Gözleri önündeki deftere sabitlenmişti.
Ama zihni sınıfta değildi.
Kyra'nın birkaç dakika önce söylediği o tek kelime hâlâ kulaklarında yankılanıyordu.
"Dean..."
O kadar kısık söylemişti ki sınıftaki hiç kimsenin duymamış olması mümkündü.
Ama Dean duymuştu.
Ve o ses, günlerdir kendisini zorla uzak tuttuğu bütün düşünceleri yeniden ortaya çıkarmıştı.
Kyra'nın yüzündeki ifade...
Gözlerindeki soru...
Ve kendisine bakarken taşıdığı o kırgınlık...
Dean başını kaldırmak istedi.
Fakat yapamadı.
Çünkü zihninde babasının sesi yeniden yankılanmaya başlamıştı.
Birkaç Gün Önce
Tyven Corporation'ın kırk sekizinci katındaki ofis yine her zamanki gibi sessizdi.
Dean, babasının masasının karşısında duruyordu.
Babası ise pencerenin önünde durmuş, aşağıdaki şehre bakıyordu.
Dean'in yüzünde öfke vardı.
Ama babasının yüzünde hiçbir duygu yoktu.
"Onunla görüşmeyi bırak."
Dean birkaç saniye boyunca cevap vermedi.
"Kyra'dan mı bahsediyorsun?"
Babası yavaşça ona döndü.
"Başka kimden bahsettiğimi düşünüyorsun?"
Dean'in çenesi gerildi.
"O benim arkadaşım."
Babası soğuk bir gülümsemeyle karşılık verdi.
"Senin arkadaşın olabilecek biri değil."
Dean yumruklarını sıktı.
"Bu kararı sen veremezsin."
Odadaki hava bir anda ağırlaştı.
Babası birkaç saniye boyunca oğluna baktı.
Sonra sesini yükseltmeden, neredeyse sıradan bir şey söylüyormuş gibi konuştu.
"Eğer bu çocukla görüşmeye devam edersen, kaybedeceğin şeyin ne olduğunu biliyor musun?"
Dean cevap vermedi.
Babası bir adım yaklaştı.
"Senin arkadaşın..."
Kısa bir sessizlik oldu.
"...ölmüş bir arkadaş olacak."
Dean'in yüzündeki ifade dondu.
Bir an boyunca hiçbir şey söyleyemedi.
Bu bir tehditten daha ağırdı.
Çünkü babasının sözlerinin arkasında yalnızca öfke değil, gücü ve bağlantıları da vardı.
Dean bunu biliyordu.
Babası istediği zaman insanların hayatlarını değiştirebilecek güce sahipti.
Ve Dean'in en büyük korkusu artık kendisi değildi.
Kyra'ydı.
Dean başını eğdi.
Dudaklarından yalnızca bir cümle çıktı.
"O benim arkadaşım, baba."
Babası soğuk bir şekilde güldü.
"İşte sorun da bu."
Dean başını kaldırdı.
Babası devam etti.
"Bazen birini korumanın tek yolu ondan uzak durmaktır."
Dean'in gözleri dolacak gibi oldu ama bunu belli etmedi.
Çünkü o an babasına karşı çıkmanın Kyra'yı daha büyük bir tehlikeye atabileceğini düşünüyordu.
Bu yüzden sustu.
Ve o sessizlik...
Şimdi sınıfta otururken hâlâ boğazını sıkıyordu.
Kalemin elinden kayıp masanın üzerine düştü.
Tak.
Dean irkildi.
Gerçeğe döndü.
Başını kaldırmadı.
Ama Kyra'nın hâlâ ona baktığını hissediyordu.
İçinde korkunç bir pişmanlık büyüyordu.
Onu korumak istediğini düşünmüştü.
Fakat şimdi kendisine sormadan edemiyordu:
Ya onu korumaya çalışırken gerçekten kaybedersem?
Dean'in parmakları masanın kenarına sıkıca kapandı.
Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.
Koridorlardaki öğrenciler sınıfa girmeye başlamıştı.
Zil çalmıştı.
Sınıf kısa sürede doldu.
Sandalyeler hareket ediyor, kitaplar açılıyor, öğrenciler birbirleriyle konuşuyordu.
Fakat Dean için bütün sesler uzaktan geliyormuş gibiydi.
Sonra kapı bir kez daha açıldı.
Bu kez içeri giren kişiyle birlikte sınıftaki hava değişti.
Kane.
Kane'in bakışları sınıfa girer girmez Kyra'yı buldu.
Dudaklarının kenarında küçümseyici bir gülümseme oluştu.
Kyra onu görünce istemsizce gerildi.
Dean bunu fark etti.
Pencere kenarındaki arka sırada oturuyordu.
Her şeyi görebiliyordu.
Kane'in Kyra'ya doğru ilerleyişini...
Kyra'nın bakışlarını kaçırışını...
Sınıftaki birkaç öğrencinin konuşmayı kesmesini...
Dean'in içindeki bütün içgüdüler "kalk" diye bağırıyordu.
Ama bedeni hareket etmiyordu.
Çünkü babasının sesi zihninde yeniden yankılanmıştı.
"Ona yaklaşırsan ölür."
Dean'in eli masanın kenarında sıkıştı.
Kane, Kyra'nın sırasının yanında durdu.
Bir süre ona baktı.
Sonra Kyra'nın yüzüne doğru eğildi.
"Ne oldu?"
Kyra cevap vermedi.
Kane'in yüzündeki gülümseme biraz daha belirginleşti.
"Benimle yemeğe gelmek ister misin?"
Sınıftaki konuşmalar tamamen kesildi.
Herkes onları izliyordu.
Kyra başını kaldırdı.
Yüzünde korku vardı ama sesi bu kez sakindi.
"Hayır."
Tek kelime.
Kane'in yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Ne dedin?"
Kyra tekrar konuşmadı.
Kane'in bakışları sertleşti.
Ve ardından sınıfta ani bir ses yankılandı.
Kyra'nın başı yana döndü.
Sınıf bir anda sessizliğe gömüldü.
Dean'in bedeni düşünmeden tepki verdi.
Sandalyenin hareket ettiğini hissediyordu.
Ayağa kalkmak için elini masaya koydu.
Kalbi hızla çarpıyordu.
Kalk.
İçindeki bir ses ona bunu söylüyordu.
Onu yalnız bırakma.
Fakat tam o anda babasının sözleri yeniden zihninde yankılandı.
"Ona yaklaşırsan ölür."
Dean'in hareketi yarıda kaldı.
Eli masanın kenarında dondu.
Dişlerini sıktı.
Ayağa kalkamadı.
Kane birkaç saniye sonra geri çekildi.
Sınıftaki öğrencilerden bazıları bakışlarını kaçırdı.
Bazıları ise olanları sessizce izlemeye devam etti.
Kyra yavaşça başını kaldırdı.
Gözleri Dean'i buldu.
Dean'in kalbi o anda daha da ağırlaştı.
Kyra'nın yüzünde öfkeden çok başka bir şey vardı.
Kırgınlık.
Sanki yaşanan olaydan daha fazla acı veren şey, Dean'in hiçbir şey yapmamasıydı.
Kyra ona bakıyordu.
Hiçbir şey söylemiyordu.
Ama gözleri sanki tek bir soru soruyordu:
"Neden?"
Dean'in boğazı düğümlendi.
Başını kaldırmak istedi.
Kyra'nın gözlerine bakmak istedi.
Ama yapamadı.
Bakışlarını kaçırdı.
Ve o anda Kyra'nın yüzündeki son umut kırıntısı da söndü.
Kyra başını çevirdi.
Tek kelime söylemedi.
Dean ise olduğu yerde kaldı.
İçinde birbirine zıt iki duygu savaşıyordu.
Bir tarafta Kyra'yı kaybetme korkusu vardı.
Diğer tarafta onu koruyabilmek için uzak durma zorunluluğu.
Ama Dean artık ikisinin aynı anda mümkün olmadığını anlamaya başlamıştı.
Çünkü susmak da bir seçimdi.
Ve bazen insan hiçbir şey yapmayarak da birini incitebilirdi.
Ders boyunca sınıfta alışılmadık bir sessizlik vardı.
Öğretmen konuşuyor, tahtaya yazılar yazıyor, öğrenciler not alıyordu.
Fakat Dean hiçbirini dinlemiyordu.
Gözleri zaman zaman Kyra'nın sırasına kayıyordu.
Kyra başını kaldırmıyordu.
Defterine bakıyor, öğretmeni dinliyormuş gibi davranıyordu.
Ama Dean onun da hiçbir şey dinlemediğini biliyordu.
Aralarında birkaç metre vardı.
Fakat o birkaç metre, Dean'e hayatındaki en uzun mesafe gibi geliyordu.
Dean kalemini yeniden eline aldı.
Bu kez parmakları daha fazla titriyordu.
Kendi kendine fısıldadı:
"Özür dilerim..."
Kyra duymadı.
Belki de böylesi daha iyiydi.
Çünkü Dean'in söylemek istediği hiçbir şey, yaptığı sessizliği geri alamazdı.
O gün ilk kez şunu anladı:
Birini korumak için kendisinden uzaklaştırmak...
Onu gerçekten korumak anlamına gelmeyebilirdi.
Bazen korumak istediğin insanı en çok yaralayan şey, tam da senin sessizliğin olurdu.
Dean gözlerini kapattı.
Ve zihninde tek bir düşünce kaldı:
"Onu kaybetmek istemiyorum."
Ama artık bunun için ne yapacağını bilmiyordu.
Çünkü önünde iki yol vardı.
Babasının çizdiği yol...
Ve Kyra'ya götüren yol.
İkisinin arasında kalmıştı.
Ve ilk kez Dean, kendi hayatında verdiği kararların gerçekten kendisine ait olup olmadığını sorgulamaya başladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

6okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.