8.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 63Şu an: 8.bolum
  1. 1 1-bolum1.620 kelime
  2. 2 2.bolum2.090 kelime
  3. 3 3.bölüm1.489 kelime
  4. 4 4.bolum1.342 kelime
  5. 5 5.bölüm1.139 kelime
  6. 6 6.bölüm1.094 kelime
  7. 7 7.bolum796 kelime
  8. 8 8.bolum1.068 kelime · Okuduğun bölüm
  9. 9 9.bolum960 kelime
  10. 10 10.bolum1.428 kelime
  11. 11 KARAKTERLER
  12. 12 11.bolum1.023 kelime
  13. 13 12.bölüm1.196 kelime
  14. 14 13.bolum954 kelime
  15. 15 14.bolum992 kelime
  16. 16 15.bolum1.470 kelime
  17. 17 16.bolum1.092 kelime
  18. 18 17.bolum1.096 kelime
  19. 19 18.bolum1.269 kelime
  20. 20 19.bolum891 kelime
  21. 21 20.bolum1.125 kelime
  22. 22 21.bolum474 kelime
  23. 23 22.bolum421 kelime
  24. 24 23.bolum531 kelime
  25. 25 24.bolum357 kelime
  26. 26 25.bolum1.269 kelime
  27. 27 26.bolum377 kelime
  28. 28 27.bolum1.193 kelime
  29. 29 28.bolum420 kelime
  30. 30 29.bolum394 kelime
  31. 31 30.bolum348 kelime
  32. 32 31.bolum421 kelime
  33. 33 32.bolum1.217 kelime
  34. 34 33.bolum1.103 kelime
  35. 35 34.bolum319 kelime
  36. 36 35.bolum273 kelime
  37. 37 36.bolum305 kelime
  38. 38 37.bolum697 kelime
  39. 39 38.bolum1.165 kelime
  40. 40 39.bolum306 kelime
  41. 41 40.bolum333 kelime
  42. 42 41.bolum282 kelime
  43. 43 42.bolum543 kelime
  44. 44 43.bolum346 kelime
  45. 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
  46. 46 45.bolum317 kelime
  47. 47 46.bolum514 kelime
  48. 48 46.5344 kelime
  49. 49 47.bolum470 kelime
  50. 50 48.bolum429 kelime
  51. 51 49.bolum648 kelime
  52. 52 50.bolum811 kelime
  53. 53 51.bolum396 kelime
  54. 54 52.bolum538 kelime
  55. 55 53.bolum482 kelime
  56. 56 54.bolum334 kelime
  57. 57 55.bolum296 kelime
  58. 58 56.bolum506 kelime
  59. 59 57.bolum284 kelime
  60. 60 58.bolum320 kelime
  61. 61 59.bolum814 kelime
  62. 62 60.bolum337 kelime
  63. 63 61.bolum264 kelime

8. Bölüm — Sessizliğin Ardında

Kyra, odasının cam kenarına oturmuştu.
Dizlerini kendisine doğru çekmiş, ellerini sessizce dizlerinin üzerinde birleştirmişti. Dışarıda akşamın ağır sessizliği vardı. Sokak lambaları birer birer yanıyor, camın yüzeyinde soluk yansımalar oluşturuyordu.
Ama Kyra dışarıyı gerçekten izlemiyordu.
Bakışları camın ötesinde olsa da zihni bambaşka bir yerdeydi.
Dean'de.
Parkta geçirdikleri o gün durmadan gözlerinin önüne geliyordu.
Dean'in elindeki dondurmanın erimesine aldırmadan yaptığı saçma mimikler...
Yaprakların üzerine kendisini atışı...
Onu güldürmek için söylediği anlamsız şeyler...
Ve taş köprüde yürürken bir anda ciddileşip söylediği o cümle:
"Sen gülünce dünya biraz daha yaşanır gibi oluyor."
Kyra gözlerini kapattı.
O cümleyi hatırladığında göğsünde garip bir sıcaklık oluşuyordu.
Uzun zamandır kimse ona böyle bakmamıştı.
Birileri onunla konuşmuştu.
Birileri ona yardım etmişti.
Ama Dean farklıydı.
Dean, Kyra'nın kendisini nasıl gördüğünü değiştirmeye başlamıştı.
Onun yanında Kyra, yalnızca burslu öğrenci değildi.
Geçmişiyle tanımlanan biri değildi.
Ailesinin sorunlarını sırtında taşıyan biri değildi.
Sadece...
Kyra'ydı.
Ve belki de bu yüzden Dean'den uzaklaşmak bu kadar zor geliyordu.
Kyra gözlerini açtı.
Gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Çünkü başka bir yüz zihninde belirdi.
Babası.
O soğuk bakışlar.
O tehditkâr sessizlik.
Ve birkaç gün önce duyduğu sözler...
"Aileni seviyorsan... Dean ile arandaki şeyi unut."
Kyra'nın boğazı düğümlendi.
Parmakları birbirine daha sıkı kenetlendi.
Ailesi...
Küçük kardeşi...
Evleri...
Onların güvenliği...
Her şey bir anda Dean ile arasında görünmez bir duvara dönüşmüştü.
Kyra başını eğdi.
"Ne yapacağım?"
Sesi o kadar kısıktı ki odanın sessizliğinde bile zor duyuluyordu.
Bir tarafında Dean vardı.
Diğer tarafında ailesi.
Ve Kyra, ilk kez iki taraf arasında kalmıştı.
Dean'e gerçeği anlatmak istiyordu.
Ona neden uzaklaşmak zorunda olduğunu söylemek istiyordu.
"Ben senden uzaklaşmak istemiyorum."
Bu cümleyi söylemek istedi.
Ama söyleyemiyordu.
Çünkü korkuyordu.
Ya ailesine bir şey olursa?
Ya babasının söyledikleri yalnızca bir tehdit değilse?
Ya Dean yüzünden sevdiklerini kaybederse?
Kyra gözlerini kapattı.
İçinde büyüyen ağırlık nefes almasını bile zorlaştırıyordu.
Tam o sırada...
Bir ses duydu.
Çok uzaktan geliyormuş gibiydi.
Ama aynı zamanda kulağının hemen yanında fısıldanmış kadar yakındı.
"Kyra..."
Kyra'nın gözleri bir anda açıldı.
Kalbi hızlandı.
O sesi tanıyordu.
Yıllar geçse de tanıyacaktı.
Çünkü bazı sesler yalnızca kulaklarla duyulmazdı.
Bazıları insanın hafızasına kazınırdı.
Kyra yavaşça başını kaldırdı.
"Riven..."
İsmi dudaklarından neredeyse bir fısıltı olarak çıktı.
Gözlerinden biri doldu.
Bir damla yaş yanağından aşağı süzüldü.
Zihnindeki ses yeniden konuştu.
"Böyle susmazdın sen."
Kyra'nın nefesi titredi.
"Ne zaman seni kırmak isteseler, gülerek karşı koyardın."
Kyra başını iki yana salladı.
"Ben artık o kişi değilim."
Sesi kırılmıştı.
"Artık eskisi gibi değilim."
Bir an sessizlik oldu.
Fakat Riven'ın sesi bu kez daha güçlü bir şekilde zihninde yankılandı.
"Senin kalbin hâlâ doğruyu biliyor."
Kyra gözlerini kapattı.
"Korkmak seni kötü yapmaz..."
Kyra'nın dudakları titredi.
"...ama vazgeçmek seni sen olmaktan çıkarır."
Kyra'nın gözlerinden bir damla daha yaş süzüldü.
Riven'ın sesi devam etti.
"Hatırla, Kyra."
Zihninde geçmişten bir görüntü belirdi.
Riven'ın gülümsemesi...
Yan yana geçirdikleri günler...
Karanlığın içinde birbirlerine destek oldukları zamanlar...
Ve o eski, sıcak his.
"O duvarların arasında da..."
Ses bir an durdu.
"...karanlıkta da sen bana ışık olmuştun."
Kyra'nın göğsü sıkıştı.
"Şimdi kendi karanlığından neden kaçıyorsun?"
Kyra uzun süre hiçbir şey söylemedi.
Gözleri kapalıydı.
Ama zihnindeki bütün sesler birbirine karışıyordu.
Dean'in kahkahası...
Babası tarafından söylenen tehdit...
Riven'ın sesi...
Hepsi aynı anda zihninin içinde dönüp duruyordu.
Sonunda Kyra derin bir nefes aldı.
Gözlerini açtı.
Bu kez bakışlarında yalnızca korku yoktu.
Kararlılık da vardı.
Kendi kendine sessizce düşündü:
Dean bana güldüğümde, dünyada bir yerim varmış gibi baktı.
Babası bana sustuğumda, ait olmadığımı söyledi.
Ama Riven...
Kyra gözlerini tekrar kapattı.
Riven bana hep kim olduğumu hatırlattı.
Başını kaldırdı.
Artık karar vermesi gerekiyordu.
Birinin ona çizdiği hayatı mı yaşayacaktı?
Yoksa korkusuna rağmen kendi kararını mı verecekti?
Kyra pencerenin önünden kalktı.
Ellerini sıktı.
"Ben..."
Sesi hâlâ titriyordu.
Ama bu kez geri çekilmedi.
"...kim olduğumu unutmayacağım."
O gece Kyra'nın içinde küçük bir karar doğdu.
Henüz nasıl hareket edeceğini bilmiyordu.
Henüz Dean'e ne söyleyeceğini de bilmiyordu.
Ama en azından sessizce kaybolmayacaktı.
Birkaç Gün Sonra
Velhurst Akademisi'nin koridorları yine her zamanki gibi kalabalıktı.
Öğrenciler sınıflara giriyor, öğretmenler koridorlarda ilerliyor, birbirinden farklı konuşmalar taş duvarlarda yankılanıyordu.
Ama Kyra'nın içinde büyük bir sessizlik vardı.
Son birkaç gündür Dean'le doğru düzgün konuşamamıştı.
Onu göremediği her gün, içinde daha büyük bir huzursuzluk oluşmuştu.
Sabah okula gelirken bile aklından aynı sorular geçiyordu.
"Acaba iyi mi?"
"Neden benimle konuşmuyor?"
"Görüşemedik..."
Bir an durdu.
Belki bugün konuşabilirlerdi.
Belki Dean'e her şeyi anlatmak zorunda kalmadan önce en azından onunla birkaç dakika geçirebilirdi.
Belki...
Kyra sınıfın kapısına geldi.
Çantasının askısını daha sıkı tuttu.
Derin bir nefes aldı.
Sonra kapıyı açıp içeri girdi.
Fakat daha ilk adımını attığında bir şeylerin farklı olduğunu fark etti.
Sınıftaki konuşmalar yavaşladı.
Birkaç öğrenci ona baktı.
Sonra fısıltılar başladı.
Kyra bunu anlamaya çalışırken kapının yeniden açıldığını duydu.
Ve o an...
Kalbi duracakmış gibi oldu.
Kapıda Dean vardı.
Kyra'nın gözleri büyüdü.
Bir an nefes almayı unuttu.
Onu günlerdir görmemişti.
Dean içeri girdi.
Her zamanki gibi görünüyordu.
Sırt çantası omzundaydı.
Saçları hafifçe dağılmıştı.
Üniforması kusursuzdu.
Duruşu yine aynıydı.
Ama bir şey değişmişti.
Gözleri.
Dean'in gözleri Kyra'ya gitmedi.
Tek bir kez bile.
Kyra'nın kalbi ağırlaştı.
İçinden istemsizce bir kelime çıktı.
"Dean..."
O kadar kısık söylemişti ki yalnızca kendisi duydu.
Dean duymadı.
Ya da duyduğu hâlde duymamış gibi yaptı.
Başını Kyra'nın bulunduğu yöne çevirmeden sınıfın içinden ilerledi.
Kyra'nın gözleri onu takip etti.
Bir bakış bekledi.
Küçücük bir gülümseme...
Bir baş hareketi...
Herhangi bir işaret...
Hiçbir şey.
Dean sırasına geldi.
Çantasını bıraktı.
Sandalyeye oturdu.
Defterini çıkardı.
Sonra kitabını açtı.
Sanki sınıfta Kyra yokmuş gibi.
Sanki aralarında hiçbir şey yaşanmamış gibi.
Sanki parkta birlikte geçirdikleri o gün hiç olmamış gibi.
Sanki hastanede sabaha kadar onun yanında oturan kişi Dean değilmiş gibi.
Kyra olduğu yerde kaldı.
Göğsünün içinde ağır bir boşluk oluştu.
Ne olduğunu anlamıyordu.
Bir şey mi yapmıştı?
Dean neden böyle davranıyordu?
Babasının söyledikleri mi?
Yoksa Dean artık gerçekten ondan uzaklaşmak mı istiyordu?
Kyra'nın gözleri dolmaya başladı.
Ama ağlamadı.
Başını eğdi.
Çantasının askısını sıkıca tuttu.
Çünkü bazen insanın canını en çok bağırışlar yakmazdı.
Bazen sessizlik daha ağır olurdu.
Bazen bir insan seni terk etmezdi.
Sadece...
susardı.
Gözlerinin içine bakmadan yanından geçerdi.
Sanki hiç tanışmamışsınız gibi davranırdı.
Sanki birlikte güldüğünüz o anların hiçbir anlamı yokmuş gibi.
Ve bu...
Terk edilmekten bile daha fazla acıtabiliyordu.
Kyra yavaşça sırasına oturdu.
Dean birkaç sıra ötede sessizce kitabına bakıyordu.
İkisi aynı sınıftaydı.
Aynı havayı soluyorlardı.
Aynı duvarların arasında oturuyorlardı.
Ama aralarında görünmeyen, aşılması imkânsız bir mesafe oluşmuştu.
Kyra başını kaldırıp Dean'e son bir kez baktı.
Dean yine bakmadı.
Kyra gözlerini yavaşça indirdi.
Ve o an fark etti...
Bazen bir insanın senden uzaklaşması için kapıyı çarpıp gitmesine gerek yoktu.
Bazen sadece gözlerini senden kaçırması yeterdi.
Çünkü bazı vedalar kelimelerle yapılmazdı.
Bazıları...
sessizlikle başlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.