48. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler46.5
Bölümler 63Şu an: 46.5
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime · Okuduğun bölüm
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Silas henüz beş yaşındaydı, o yetimhaneye götürüldüğünde.
Ama burası, dışarıdan göründüğü gibi sıcak ve neşeyle dolu bir yer değildi.
Boyalı duvarları, pencerelerindeki çiçek desenli perdeleriyle sevecen bir yuva izlenimi veriyordu; oysa içeride bambaşka bir dünya gizlenmişti.
Koridorlarında çocuk kahkahaları değil, bastırılmış hıçkırıklar yankılanıyordu.
Her duvarda sessiz bir korku asılıydı.
Bu yer, çocukların hayallerini değil, kabuslarını büyütüyordu.
Silas buraya gelmeden önce, annesi ve babasıyla birlikte yaşıyordu.
Fakat o evde mutluluk denen şey çoktan yok olmuştu.
Babası, öfkesini şişelerde boğan, borç batağına saplanmış bir adamdı. Her gece sarhoş döner, sessizliğin içine fırtına gibi girerdi.
Evin duvarları, bağırışlarını ve darbelerini ezberlemişti.
Silas, annesinin arkasına saklanarak hayatta kalmayı öğrenmişti.
Yine de küçük kalbi umut doluydu.
Bir gün büyüyüp annesini koruyacağına, ona güvenli bir ev sunacağına inanırdı.
Ama kader, bu hayali çok erken elinden aldı.
Bir gece, babası borçlarını ödeyemeyince her şey bitti.
Adam, çaresizliğini ölümle sonlandırdı.
Annesi ise, kederini uyuşturucuda aradı.
Bir süre sonra o da, oğluna sarılmadan, sessizce hayatı terk etti.
Ve Silas...
O gece uyandığında evde ölümün sessizliği vardı.
Çıplak ayakları soğuk zemine bastı, annesinin yanına gitti.
Kadının teni buz gibiydi, ama Silas bunu anlamayacak kadar küçüktü.
Onun yanına kıvrıldı; sıcaklık aradı, annesinin uyanmasını bekledi.
Ama sabahlar geçti, geceler bitti, annesi hiç uyanmadı.
Yedi gün boyunca, küçük bir çocuk annesinin cansız bedeniyle yaşamaya çalıştı.
Açlıktan, korkudan, yalnızlıktan tükenene kadar...
Komşuların ihbarıyla gelen polis kapıyı kırdığında, köşede titreyen o çocuğu buldu.
Silas’ın dudaklarından yalnızca birkaç kelime döküldü:
“Annem uyanmıyor... ben çok üşüdüm...”
Ve ardından bayıldı.
---
Yetimhanede İlk Gün
Uyandığında bembeyaz bir tavana baktı.
Başucunda duran kadın, yabancı ve ifadesizdi.
“Soğuk bir sesle, ‘Kalk. Kahvaltıya geç kalıyorsun,’ dedi.”
Burası, yetimhane denen yerdi.
Ama burada ne sıcak bir ses vardı, ne de şefkat dolu bir el.
Gözetmenlerin yüzleri taş gibiydi, çocukların gözlerinde ise aynı boşluk: terk edilmişliğin karanlığı.
Silas geceleri uyuyamazdı.
Yatağında sessizce tavana bakar, annesinin sıcaklığını hatırlamaya çalışırdı.
Ama zamanla gözyaşlarını tutmayı öğrendi.
Ağlamanın kimseyi geri getirmediğini, sevmenin yalnızca acı getirdiğini anladı.
Yine de içinde bir parça hâlâ inatla yaşamayı sürdürüyordu.
Bir umut kırıntısı…
Bir fısıltı gibi yankılanan bir ses:
> “Bir gün buradan kurtulacaksın.
Sadece dayan.”
Bölüm etkileşimi
