55. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler53.bolum
Bölümler 63Şu an: 53.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime · Okuduğun bölüm
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Boş binanın arka kapısından içeri süzülen Dean, içerideki uğultulu sessizliğin kendi fırtınasını nasıl bastırdığını hissetti. Bu kez yanında ne bir silah ne de bir plan vardı; sadece yılların biriktirdiği, paslanmış sorularla yüklüydü.
Ve sonra, geniş, tozlu salonun tam ortasında Riven’ı gördü.
Kapüşonu gölgeli bir maske yaratıyordu, ama Dean’in hafızası o silueti anında tanıdı. Yıllar sonra, dimdik ayakta… Fakat artık o eski tanıdık değildi. Dean’in adımları salonun sessizliğini bozduğunda, Riven yavaşça başını çevirdi. İki çift göz, zamanın kırıldığı o üç saniye boyunca birbirine kilitlendi.
Dean’in boğazına bir yumru oturdu, ama gözlerindeki yaşı hızla bastırdı. Bir yutkunuşun ardından birkaç adım daha attı.
“Demek… yaşıyordun,” dedi Dean. Sesi, içindeki kaynamaya inat, buz gibiydi.
Riven, nefesini tutarken gözlerinin dolduğunu hissetti, o da bastırdı.
“Dean…” diye fısıldayabildi. “Ben”
“Kes.” Dean’in sesi bu kez sert ve keskin çıktı. “Beni dinlemeden önce konuşma. Ben bu anı yıllarca kurguladım. Ölmüşsündür diye düşündüm. Belki de her şey bir yalandı. Ama sen yaşıyormuşsun. Kyra senin için ağlarken, ben senin yasını tutarken… Sen onun katiliyle berabermişsin.”
Riven başını utançla eğdi. Gözyaşları, kirli yanaklarında iz bırakarak süzüldü.
“Zorundaydım…”
“ZORUNDA MIYDIN?” Dean’in öfkesi birkaç adım daha yaklaştırdı onu. “Bize tek kelime etmeden gittin. Gözümüzün önünde öldüğüne inandık. Ve şimdi… Silas’ın yancısı mısın? Ona ne verdin Riven? Hayatını mı? Yoksa ruhunu mu?”
Riven hıçkırarak konuştu. “Ben… seni korumak için, Kyra’yı korumak için… kalmak zorundaydım. Bizi tehdit etti, seni tehdit etti. Ne yapsaydım, Dean? Başka ne yapabilirdim ki?!”
Dean’in yumrukları titriyordu. Gözlerini kapattı, bir anlık kontrol için savaştı.
“Bize inansaydın… birlikte kurtulurduk.”
Riven’dan gelen sessizlik ağırlaştı. Ardından, neredeyse işitilmeyecek bir fısıltı duyuldu:
“Ben kendime bile inanmıyordum.”
Dean geri çekildi. Kalbinde yeni bir yara açılmıştı; kardeşinin bıraktığı bir yara. Daha acıydı, ama yine de belki de hâlâ sevebileceği tek şeydi.
“Silas’ın sonunu getireceğim,” diye ilan etti Dean, sesi artık bir kararname gibiydi. “Beni durdurmaya kalkışma. Eğer karşıma çıkarsan, seni de geçerim.
Arkasını dönüp kapıya doğru yürüdü.
Tam eşikteyken, Riven’in sesi arkasından yankılandı:
“O seni bekliyor, Dean.”
Dean durdu. Başını yavaşça çevirdi.
“Ben de onu.”
İkisi arasında yükselen duvarlar, yılların getirdiği mesafe kadar kalındı; yıkılabilir ama kolay değil. Dean, sırtını dönüp gitmek üzereydi, gözleri karanlıkta öfke, hayal kırıklığı ve kırılmış bir sevgiyle parlıyordu. Ancak son bir düşünce onu durdurdu. Hafifçe başını çevirdi, sesi boğuk, kırılmış bir fısıltıydı:
“Sen yoksa… Silas’ı seviyor musun?”
Riven tek bir adım bile atmadı. Bu soru, onu tam kalbinden delip geçmişti. Gözleri Dean’in sırtına takılı kaldı. Dudakları titredi, gözleri doldu, ama…
Cevap gelmedi. Sadece sessizlik.
Riven ne “evet” diyebildi, ne de “hayır.”
Dean başını öne eğdi. Derin bir nefes aldı. Gözlerindeki parlaklık yavaşça söndü.
“Kyra vuruldu… ama sen hâlâ onun yanındasın.”
Bu sefer sesi nefretten çok yorgunluk taşıyordu. Sanki savaşmayı bırakmak üzereydi.
Riven yine sessiz kaldı. Çünkü söyleyeceği her şey ya bir yalan olacaktı ya da katlanılması çok ağır bir doğru.
Dean, arkasında sessizce ağlayan Riven’ı bırakarak, son bir kez bakmadan yürüyüp gitti. Cevap gelmemişti, ama bazı sessizlikler, en gürültülü çığlıklardan daha çok şey anlatırdı.
Bölüm etkileşimi
