33.bolum

Vaveyla Yazarı: 𝑹𝒆𝒊𝒂𝒏𝒂 ⭐

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 63Şu an: 33.bolum
  1. 1 1-bolum1.620 kelime
  2. 2 2.bolum2.090 kelime
  3. 3 3.bölüm1.489 kelime
  4. 4 4.bolum1.342 kelime
  5. 5 5.bölüm1.139 kelime
  6. 6 6.bölüm1.094 kelime
  7. 7 7.bolum796 kelime
  8. 8 8.bolum1.068 kelime
  9. 9 9.bolum960 kelime
  10. 10 10.bolum1.428 kelime
  11. 11 KARAKTERLER
  12. 12 11.bolum1.023 kelime
  13. 13 12.bölüm1.196 kelime
  14. 14 13.bolum954 kelime
  15. 15 14.bolum992 kelime
  16. 16 15.bolum1.470 kelime
  17. 17 16.bolum1.092 kelime
  18. 18 17.bolum1.096 kelime
  19. 19 18.bolum1.269 kelime
  20. 20 19.bolum891 kelime
  21. 21 20.bolum1.125 kelime
  22. 22 21.bolum474 kelime
  23. 23 22.bolum421 kelime
  24. 24 23.bolum531 kelime
  25. 25 24.bolum357 kelime
  26. 26 25.bolum1.269 kelime
  27. 27 26.bolum377 kelime
  28. 28 27.bolum1.193 kelime
  29. 29 28.bolum420 kelime
  30. 30 29.bolum394 kelime
  31. 31 30.bolum348 kelime
  32. 32 31.bolum421 kelime
  33. 33 32.bolum1.217 kelime
  34. 34 33.bolum1.103 kelime · Okuduğun bölüm
  35. 35 34.bolum319 kelime
  36. 36 35.bolum273 kelime
  37. 37 36.bolum305 kelime
  38. 38 37.bolum697 kelime
  39. 39 38.bolum1.165 kelime
  40. 40 39.bolum306 kelime
  41. 41 40.bolum333 kelime
  42. 42 41.bolum282 kelime
  43. 43 42.bolum543 kelime
  44. 44 43.bolum346 kelime
  45. 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
  46. 46 45.bolum317 kelime
  47. 47 46.bolum514 kelime
  48. 48 46.5344 kelime
  49. 49 47.bolum470 kelime
  50. 50 48.bolum429 kelime
  51. 51 49.bolum648 kelime
  52. 52 50.bolum811 kelime
  53. 53 51.bolum396 kelime
  54. 54 52.bolum538 kelime
  55. 55 53.bolum482 kelime
  56. 56 54.bolum334 kelime
  57. 57 55.bolum296 kelime
  58. 58 56.bolum506 kelime
  59. 59 57.bolum284 kelime
  60. 60 58.bolum320 kelime
  61. 61 59.bolum814 kelime
  62. 62 60.bolum337 kelime
  63. 63 61.bolum264 kelime

Gitmek Zorunda Olan Adam

Yağmur o gece gökyüzünden yağmıyor gibiydi.
Sanki bütün şehir, Kyra'nın içinde biriken acının ağırlığını taşıyamamış ve onu damla damla yeryüzüne bırakmaya başlamıştı.
Rıhtımın üzerindeki eski sokak lambaları yağmurun arasından solgun ışıklar yayıyor, denizin yüzeyinde kırılan yansımalar sürekli hareket ediyordu. Terk edilmiş depoların duvarlarına vuran rüzgâr, gecenin sessizliğini zaman zaman bozan uğultular çıkarıyor, paslanmış metal parçaları birbirine çarptıkça uzaklardan gelen boğuk sesler duyuluyordu.
Kyra, rıhtımın kenarında tek başına duruyordu.
Burası yıllar önce Dean'le buluşmak üzere sözleştikleri yerdi.
O zamanlar burası onlar için yalnızca eski ve sessiz bir rıhtımdı.
Şimdi ise geçmişin bütün ağırlığını taşıyan bir yere dönüşmüştü.
Kyra saatine baktı.
Dean geleceğini söylemişti.
Ve Kyra, ne olursa olsun geleceğine inanmıştı.
Çünkü insan bazen elinde hiçbir kanıt kalmadığında bile bir şeye inanmak isterdi.
Özellikle de kaybettiği kişinin hâlâ bir yerlerde kendisini beklediğine...
Dakikalar geçti.
Sonra rıhtımın diğer ucunda bir silüet belirdi.
Kyra'nın kalbi hızlandı.
Adam yavaşça ona doğru ilerliyordu.
Yağmurun arasından yürüyen o silüeti tanıyordu.
Dean.
Kyra'nın dudaklarından farkında olmadan küçük bir nefes çıktı.
Fakat Dean yaklaştıkça yüzündeki umut yavaş yavaş yerini korkuya bıraktı.
Çünkü karşısındaki adam, onun hatırladığı Dean değildi.
Gözleri bomboştu.
İçlerinde eskiden bulunan o canlılık yoktu.
Sanki gözlerinin ardında ışığın yerini ağır bir karanlık almıştı.
Kyra ona bakarken boğazında düğümlenen kelimeleri güçlükle çıkardı.
“Beni neden çağırdın?”
Dean cevap vermedi.
Kyra bir adım yaklaştı.
“Gözlerin bomboş... Sesin kesik.”
Sesi titredi.
“Dean... bu sen misin?”
Dean başını hafifçe çevirdi.
Kyra o an yüzünü daha net gördü.
Gözlerinin çevresi uykusuzluktan çökmüştü. Gözleri kızarmıştı ve yüzünde yaşadığı mücadelelerin izlerini taşıyan birkaç kesik bulunuyordu.
Ama Kyra'nın asıl dikkatini çeken şey bunların hiçbiri değildi.
Dean'in yüzündeki ifade...
Sanki çok uzun zamandır dinlenememiş, çok uzun zamandır kendisiyle savaşmış ve sonunda savaşmaktan yorulmuş bir insanın ifadesiydi.
Dean konuşmadı.
Sadece elini cebine götürdü.
Bir şey çıkardı.
Kyra'nın nefesi kesildi.
O zinciri tanıyordu.
Yıllar önce Dean'e verdiği kolyeydi.
Şimdi zincirin bir kısmı kırılmıştı.
Dean kolyeyi avucunda birkaç saniye tuttu.
Sonra Kyra'ya uzattı.
Kyra elini kaldırmadı.
Gözleri yalnızca kolyeye takılmıştı.
Dean'in sesi sonunda duyuldu.
Boğuk, yorgun ve neredeyse kırılmış bir ses...
“Git, Kyra.”
Kyra başını kaldırdı.
Dean gözlerinin içine bakmadan devam etti.
“Ne sen beni...”
Kısa bir sessizlik oldu.
“...ne de ben seni artık tanıyabiliriz.”
Kyra'nın gözleri doldu.
“Hayır.”
Dean başını hafifçe çevirdi.
Kyra bir adım daha attı.
“Hayır, bunu söyleme.”
Sesi titriyordu ama geri çekilmiyordu.
“Sen hâlâ oradasın.”
Dean gözlerini kapattı.
Kyra'nın sesi yağmurun altında daha da yükseldi.
“O saçma şakaları yapan çocuk...”
Bir adım daha attı.
“Birlikte yürürken kollarını iki yana açıp beni güldüren adam...”
Gözlerinden yaşlar süzüldü.
“Bana her şeyin düzeleceğini söyleyen Dean...”
Kyra'nın sesi kırıldı.
“Sen hâlâ oradasın.”
Dean'in parmakları sıkıldı.
Kyra son cümlesini neredeyse yalvararak söyledi.
“Dean... seni görebiliyorum.”
Dean'in nefesi değişti.
Başını iki eli arasına aldı.
Saçlarının arasından parmaklarını geçirerek gözlerini kapattı.
Sanki zihninin içinde dayanılmaz bir gürültü vardı.
Nefesi hızlandı.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sonra dudaklarından boğuk bir fısıltı çıktı.
“Kurtar onu...”
Kyra hareketsiz kaldı.
Dean'in elleri başının iki yanında daha da sıkıldı.
“Kurtar onu...”
Sonra sesi değişti.
“Yok et onu...”
Kyra'nın gözleri büyüdü.
Dean başını iki yana salladı.
“Kurtar onu...”
Bir an sustu.
“Yok et onu...”
Sanki içinde iki farklı insan birbirine karşı savaşıyordu.
Biri Kyra'nın hatırladığı Dean'di.
Diğeri ise yıllardır karanlığın içinde büyüyen Specter.
Ve ikisi de aynı bedende birbirlerine tutunmuştu.
Kyra korkmasına rağmen geri çekilmedi.
Aksine ona doğru ilerledi.
Dean başını kaldırdığında Kyra çoktan önünde durmuştu.
Kyra iki elini yavaşça Dean'in yüzüne koydu.
Dean'in gözleri bir anda ona çevrildi.
Kyra'nın elleri titriyordu.
Ama onları çekmedi.
“Bana bak.”
Dean'in nefesi kesildi.
“Lütfen.”
Kyra'nın gözlerinden yaşlar süzülmeye devam ediyordu.
“Sadece bir kere.”
Başını hafifçe salladı.
“Gitme.”
Sesi artık yalnızca bir fısıltıydı.
“Yine gitme...”
Dean'in gözleri Kyra'nın gözlerinde kaldı.
Ve o anda...
Bir şey değişti.
Çok kısa bir an için.
Ama Kyra bunu gördü.
O soğukluk kayboldu.
Gözlerinin içindeki boşluk kırıldı.
Yerine yıllar önce tanıdığı o bakış geldi.
O tanıdık Dean...
Kyra'nın yanında duran, onunla gülen, bazen hiçbir şey söylemeden yalnızca yanında kalmayı bilen Dean...
Bir anlığına geri dönmüştü.
Kyra'nın kalbi hızlandı.
“İşte...”
Fısıldadı.
“Biliyorum.”
Dean'in gözleri doldu.
Kyra'nın yüzüne bakarken sanki yıllar önceki günleri yeniden görüyordu.
Birlikte yürüdükleri yollar...
Konuşmadan oturdukları akşamlar...
Kyra'nın gülüşü...
Ve kendisinin bir zamanlar nasıl biri olduğu...
Her şey bir anlığına geri dönmüş gibiydi.
Kyra umutlandı.
Belki gerçekten başarabilirdi.
Belki Dean'i geri getirebilirdi.
Fakat umut, bazen insanın en kırılgan duygusuydu.
Çünkü bir sonraki saniyede her şey yeniden değişti.
Dean titreyerek geri çekildi.
Kyra'nın elleri yüzünden ayrıldı.
O sıcak bakış kayboldu.
Yerine yeniden Specter'ın soğukluğu geldi.
Dean birkaç adım geriledi.
“Bana yaklaşma.”
Kyra dondu.
Dean'in sesi bu kez daha sertti.
“Yakınımda olursan... sana zarar veririm.”
Kyra başını salladı.
“Hayır.”
“Bu kez...”
Dean'in sesi kırıldı.
“...kendimi durduramam.”
Kyra'nın yüzündeki umut yavaşça dağıldı.
Dean gözlerini kaçırdı.
Sanki ona bakmaya devam ederse kararından vazgeçeceğini biliyordu.
Kyra birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.
Sonra dizlerinin bağı çözüldü.
Yere çöktü.
Yağmur kıyafetlerini tamamen ıslatırken Kyra başını eğdi ve ağlamaya başladı.
Dean ona baktı.
Bir an için geri dönmek istedi.
Bunu bütün varlığıyla hissetti.
Ama dönmedi.
Çünkü bazı kararlar insanın istediği için değil, sevdiği kişiyi koruyabilmek için verilirdi.
Dean arkasını döndü.
Bir adım attı.
Sonra bir adım daha.
Her ayak sesi rıhtımın sessizliğinde yankılanıyordu.
Ama Kyra'ya göre o sesler yalnızca ayak sesleri değildi.
Her biri kalbinin biraz daha kırılması gibiydi.
Dean yürümeye devam etti.
Bir kez bile arkasına bakmadı.
Çünkü bakarsa geri döneceğini biliyordu.
Ve geri dönerse Kyra'nın hayatını yeniden tehlikeye atacağından korkuyordu.
Rıhtımın karanlığında Kyra'nın sesi artık duyulmuyordu.
Dean uzaklaştıkça aralarındaki mesafe büyüyordu.
Fakat Dean'in zihninde tek bir şey vardı.
Kyra.
Yürürken gözlerini kapattı.
Dudakları titredi.
Ve kimsenin duyamayacağı kadar alçak bir sesle konuştu.
“Ben seni hâlâ seviyorum.”
Adımları durmadı.
“Bu yüzden gitmeliyim.”
Bir süre sessiz kaldı.
Sonra başını hafifçe eğdi.
“Çünkü seni sevmeseydim...”
Sesi kırıldı.
“...seni kendimden korumaya çalışmazdım.”
Dean karanlığın içinde kaybolurken rıhtımda yalnızca yağmur kaldı.
Kyra hâlâ yerdeydi.
Ellerinde Dean'in uzattığı kırık kolyeyi tutuyordu.
Kolyeye baktı.
Sonra onu avucunun içinde sıktı.
Dean gitmişti.
Ama Kyra'nın içinde tek bir düşünce hâlâ yaşamaya devam ediyordu:
Bu bir veda değildi.
Belki Dean bunu bir son olarak görüyordu.
Belki kendisini Specter'ın içinde kaybolmuş kabul ediyordu.
Ama Kyra...
Henüz vazgeçmemişti.
Çünkü o gece Dean'in gözlerinde gördüğü o küçücük ışık, ona yeterince şey anlatmıştı.
Dean hâlâ oradaydı.
Ve Kyra artık onu bulmanın kolay olmayacağını biliyordu.
Ama kolay olması da gerekmiyordu.
Bazı insanları kurtarmak için yalnızca cesaret değil, yıllarca sürecek bir sabır gerekiyordu.
Kyra yavaşça ayağa kalktı.
Yağmur yüzünden süzülürken kırık kolyeyi göğsüne bastırdı.
Gözlerini Dean'in kaybolduğu karanlığa çevirdi.
“Benden kaçabilirsin...”
Sesi titriyordu.
“Ama senden vazgeçmeyeceğim.”
Rıhtım yeniden sessizliğe gömüldü.
Uzaklarda Dean'in silüeti karanlığın içinde kaybolurken, Kyra ilk kez onun peşinden gitmenin yalnızca Dean'i bulmak olmadığını anladı.
Bu, yıllar önce kaybettiği insanın içinde hâlâ yaşayan o küçük parçayı bulma savaşıydı.
Ve o savaş...
Daha yeni başlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.