61. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler59.bolum
Bölümler 63Şu an: 59.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime · Okuduğun bölüm
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Riven’in Ardından
Silas'ı artık kimse durduramıyordu.
Lorcan'ın adamları dağıldıktan sonra, binanın koridorlarında yankılanan ayak sesleri birer birer kesilmiş, geriye yalnızca ağır bir sessizlik kalmıştı. Az önce yaşananların ardından Silas, kimsenin kendisine yaklaşmasına izin vermeden kendisini küçük, karanlık bir hücreye kapatmıştı. Kapının kapanmasıyla birlikte dış dünyayla arasındaki son bağ da kopmuş gibiydi.
İçeride hava ağırdı.
Duvarlar soğuk, ışık solgun, oda ise neredeyse tamamen sessizdi. Fakat Silas'ın zihninin içinde sessizlik yoktu. Tam tersine, düşünceler birbirine karışıyor, geçmişin görüntüleri durmadan gözlerinin önünden geçiyordu.
Riven'in gülümsemesi...
Elinde tuttuğu eski kolye...
Denize bakarken dalıp giden gözleri...
Ve son kez ona baktığında yüzünde beliren o kırgın ama sakin ifade...
Silas iki eliyle başını tuttu.
“Riven…”
Sesi önce neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.
Sonra başını kaldırdı ve hücrenin boşluğuna baktı.
“Riven!”
Sesi duvarlarda yankılandı.
Bir süre cevap bekledi.
Hiçbir şey olmadı.
Silas ayağa kalktı ve birkaç adım attı. Sanki Riven biraz sonra kapının arkasından çıkıp ona, her zamanki sakinliğiyle bakacakmış gibi kapıya yöneldi.
Ama kapı açılmadı.
Riven gelmedi.
Silas'ın yüzündeki ifade yavaşça çöktü.
“Beni neden bıraktın?” diye fısıldadı. “Neden gittin, Riven?”
Cevap yine yoktu.
Karşısındaki aynaya baktığında kendi yansımasıyla göz göze geldi. Fakat gördüğü adam, yıllar önce kendisine güvenen Riven'in tanıdığı Silas değildi artık. Yüzünde uykusuzluğun ve yorgunluğun izleri vardı; bakışları donuklaşmış, omuzları çökmüş, bütün o kendinden emin tavrı yerini derin bir pişmanlığa bırakmıştı.
Aynaya biraz daha yaklaştı.
“Ben seni koruyacaktım…”
Sesi titredi.
“Bütün dünyaya karşı seni koruyabileceğimi sandım.”
Bir süre sustu.
Sonra başını eğdi.
“Ama seni koruyamadım.”
Parmakları aynanın yüzeyine dokundu.
“Ben seni kaybettim…”
Sözcükler boğazında düğümlendi. Birkaç saniye boyunca hiçbir şey söyleyemedi. Ardından sesi yükseldi.
“Ben seni kaybettim!”
Hücredeki sessizlik bir anda onun sesiyle parçalandı.
Silas aynadan uzaklaştı ve dizlerinin üzerine çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Riven'in son anlarını düşünmemeye çalışsa da zihni buna izin vermiyordu.
Onun sesini hatırlıyordu.
“Sen yaşamalısın, Silas…”
O cümle, zihninde durmadan tekrarlanıyordu.
Silas gözlerini kapattı.
“Bana bunu neden söyledin?” diye fısıldadı. “Benden nefret etmen gerekirdi…”
Cevap yine yalnızca sessizlikti.
Sabah
Sabahın ilk ışıkları henüz pencerelerden içeri süzülmeye başlamışken kapının önünde hareketlilik başladı. Polisler kapıyı açarak içeri girdiğinde Silas uzun süre hiçbir tepki vermedi.
Yorgundu.
Gücü tükenmişti.
Ve artık savaşacak bir nedeni olmadığını düşünüyordu.
Kelepçeler takılırken bile gözleri boşluğa bakıyordu. Onu götürürlerken bir kez bile direnmedi. Koridorda ilerlerken yalnızca tek bir kelimeyi tekrar tekrar mırıldanıyordu:
“Riven…”
Kimse cevap vermedi.
Birkaç Gün Sonra
Silas, güvenlikli bir psikiyatri hastanesinde gözlerini açtığında karşısında tamamen yabancı bir dünya buldu.
Gri duvarlar…
Sessiz koridorlar…
Kapalı kapılar…
Pencerelerden süzülen solgun gün ışığı…
Kollarındaki güvenlik önlemleri ona bulunduğu yerin sıradan bir hastane olmadığını hatırlatıyordu.
Bir doktor yanına yaklaştı ve sakin bir sesle konuştu:
“Bay Silas, şu anda durumunuz dikkatle değerlendiriliyor. Bir süre burada kalmanız ve uzmanların sizinle ilgilenmesine izin vermeniz gerekiyor.”
Silas doktora baktı.
Yüzünde hiçbir öfke yoktu.
Yalnızca yorgunluk vardı.
“Riven…”
Doktor sustu.
Silas'ın sesi biraz daha kısıldı.
“Riven nerede?”
Doktor cevap vermeden önce kısa bir süre bekledi.
“Şu anda dinlenmeniz gerekiyor.”
Silas başını yana çevirdi.
“Bana herkes aynı şeyi söylüyor.”
Gözleri pencereye kaydı.
“Kimse bana onun nerede olduğunu söylemiyor.”
Doktor odadan çıktığında Silas yeniden yalnız kaldı.
Bir süre sonra karşısındaki aynaya baktı.
Kendi yüzünü gördü.
Ama o yüz artık ona aitmiş gibi hissettirmiyordu.
“Sen kimsin?” diye fısıldadı kendi yansımasına.
Cevap yoktu.
Silas gözlerini kapattı.
Ve ilk kez, gücün hiçbir şeyi geri getiremeyeceğini gerçekten anlamaya başladı.
Dean ve Kyra
Aynı saatlerde Dean, Riven hakkında aldığı haberi Kyra'ya vermek için onun yanına gitti.
Kyra haberi duyduğu anda bir süre konuşamadı.
Gözleri doldu.
Yıllardır taşıdığı bütün acı, bütün özlem ve bütün yarım kalmış cümleler sanki tek bir anda yeniden üzerine çökmüştü.
Dean onun yanında sessizce durdu.
Sonra elini Kyra'nın omzuna koydu.
“Kyra…”
Kyra başını kaldırdı.
Dean'in gözlerinde de acı vardı.
“Artık silahı bırakacağım,” dedi Dean, sesi sakin ama kesin bir kararlılık taşıyordu. “Ama bu, yaşananları unutacağım anlamına gelmiyor.”
Kyra hiçbir şey söylemedi.
Dean devam etti:
“Riven'in başına gelenlerin bir anlamı olmalı. Onun hayatını sadece bir trajedi olarak hatırlamayacağım. Onu, olduğu kişi olarak hatırlayacağım. Kardeşim olarak…”
Sesi bir anlığına kırıldı.
“Ve seni de bu karanlığın içinde bırakmayacağım.”
Kyra gözyaşlarını sildi.
İkisi de uzun süre konuşmadı.
Bazen kayıpların ardından söylenecek hiçbir cümle yeterli olmazdı.
Silas
Gece olduğunda hastane yeniden sessizliğe gömüldü.
Silas yatağında oturuyor, pencereden dışarı bakıyordu.
Ay ışığı odanın zeminine solgun bir çizgi bırakmıştı.
Silas yavaşça başını çevirdi ve aynaya baktı.
Bu kez gözlerinde öfke yoktu.
Sadece Riven'in yokluğunun bıraktığı boşluk vardı.
Elini göğsünün üzerine koydu.
“Riven…”
Sesi neredeyse bir fısıltıydı.
“Keşke sana söyleyebilseydim.”
Bir süre sustu.
“Keşke seni kaybetmeden önce ne kadar değerli olduğunu anlayabilseydim.”
Gözlerini kapattı.
Riven'in sesini hatırlamaya çalıştı.
Gülüşünü.
Bakışlarını.
Deniz kenarında sessizce oturuşunu.
Silas'ın dudaklarından son bir cümle döküldü:
“Riven… seni çok özledim.”
Odanın içinde yine yalnızca sessizlik kaldı.
Ve Silas ilk kez, hayatı boyunca peşinden koştuğu gücün, kaybettiği tek kişiyi geri getirmeye yetmediğini kabul etmek zorunda kaldı.
Dışarıda gece devam ediyordu.
Şehir yaşamaya devam ediyordu.
Ama Silas'ın dünyasında zaman, Riven'in son bakışında durmuştu.
Bazı insanlar gittikten sonra geride bir boşluk bırakmaz.
İnsanın içinde, ömür boyu kapanmayan bir sessizlik bırakırlar.........
Bölüm etkileşimi
