12. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler11.bolum
Bölümler 63Şu an: 11.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gerçeğin İzinde
Bir hafta geçmişti.
Ama Dean için geçen o yedi gün, sıradan bir haftadan çok daha uzun sürmüştü.
Velhurst Akademisi'nde dersler devam ediyor, öğrenciler koridorlarda konuşuyor, öğretmenler sınıflara girip çıkıyor, okulun görkemli duvarları her zamanki sessizliğiyle ayakta duruyordu.
Fakat Dean artık hiçbirini gerçekten görmüyordu.
Aklının bir köşesinde sürekli aynı kişi vardı.
Kyra.
Sınıfta ona bakmaktan kaçındığı o an…
Kyra'nın gözlerindeki kırgınlık…
Söyleyemediği sözler…
Ve kendi sessizliği.
Dean ne kadar düşünmemeye çalışırsa çalışsın, Kyra'nın yüzündeki o ifade zihninden silinmiyordu.
Çünkü bazı bakışlar insanın hafızasına görüntü olarak değil, yara gibi yerleşirdi.
O gece Dean odasında yalnız oturuyordu.
Saat çoktan gece yarısını geçmişti.
Odanın ışıkları kapalıydı. Yalnızca masasının üzerindeki küçük lamba yanıyordu.
Dizüstü bilgisayarının ekranı yüzüne solgun bir ışık vuruyordu.
Dean'in elleri klavyenin üzerinde duruyordu.
Parmakları hafifçe titriyordu.
Ama artık korkudan değildi.
Karar vermişti.
Kyra'nın geçmişinde ne olduğunu bulacaktı.
Ne kadar karanlık olursa olsun.
Ne kadar tehlikeli olursa olsun.
Çünkü Kyra'nın taşıdığı yükün yalnızca okulda yaşadıklarından ibaret olmadığını anlamıştı.
Onun gözlerinde başka bir şey vardı.
Geçmişten kalan bir korku.
Adını söylemek istemediği bir acı.
Ve Dean, bunun tesadüf olduğuna artık inanmıyordu.
Araştırma Başlar
Dean arama motoruna ilk kelimeleri yazdı.
Kyra.
Sonuçlar sıradandı.
Okul kayıtları.
Eski öğrenci listeleri.
Mahalle haberleri.
Hiçbiri ona istediği cevabı vermiyordu.
Bir süre sonra arama biçimini değiştirdi.
Kyra'nın yaşadığı mahalleyi yazdı.
Sonra yılları ekledi.
Eski haberler…
Yerel gazete arşivleri…
Kayıp ilanları…
Polis haberlerine ait eski kayıtlar…
Yıllar önce yaşanmış sokak olayları…
Dean saatler boyunca bunların arasında dolaştı.
Her yeni sayfa açıldığında biraz daha fazla yoruluyor, fakat vazgeçmiyordu.
Saatler ilerledikçe odadaki sessizlik ağırlaştı.
Duvar saatinin tik takları bile fazlasıyla yüksek gelmeye başlamıştı.
Dean bir elini saçlarının arasından geçirdi.
“Bir şey olmalı…”
Tekrar arama yaptı.
Bu kez farklı bir isim kullandı.
Riven.
Sonuçlar bir anda değişti.
Dean'in parmakları klavyenin üzerinde durdu.
Ekranda eski bir haber başlığı vardı.
Tarihi yıllar öncesine aitti.
Dean bağlantıya tıkladı.
Sayfa yavaşça açıldı.
Ve birkaç saniye sonra gözleri tek bir ismin üzerinde takılı kaldı.
Riven Aleris.
Dean'in kalbi bir anlığına hızlandı.
İsmin altında birkaç satır vardı.
“Mahalledeki yasa dışı bir yapılanmayla bağlantısı olduğu iddia edilen genç, geçtiğimiz yıl kayboldu.”
Dean'in gözleri satırların üzerinde ilerledi.
Bir sonraki cümleye geldiğinde nefesi kesildi.
“Olayla ilişkili olduğu düşünülen grup: Noctem Kardeşliği.”
Dean birkaç saniye boyunca ekrana kıpırdamadan baktı.
Noctem Kardeşliği.
Bu isim ona yabancı değildi.
Daha doğrusu…
Artık hiç yabancı değildi.
Dean'in parmakları yeniden hareket etti.
Arama çubuğuna yazdı:
Noctem Kardeşliği.
Ardından:
Noctem Kardeşliği lideri.
Sonuç birkaç saniye sonra ekrana düştü.
Dean'in gözleri büyüdü.
Ekranda tek bir isim vardı.
Silas Vore.
Dean'in eli klavyenin üzerinde dondu.
Odanın sıcaklığı bir anda düşmüş gibi hissetti.
Silas.
Yine aynı isim.
Eski Bir Hatıra
Dean sandalyesinde yavaşça geriye yaslandı.
Ekrandaki isme bakarken zihninin derinliklerinde yıllardır dokunmadığı bir anı canlandı.
Çok eski bir anı.
Henüz çocuk olduğu zamanlardan kalma…
Babasıyla birlikte şirket binasına gittiği bir gün.
Dean o zamanlar babasının ofisine girmeyi severdi.
Büyük camlardan şehri izler, masanın üzerindeki pahalı kalemlerle oynar, çalışanların babasına gösterdiği saygıyı anlamaya çalışırdı.
Ama o gün farklıydı.
Ofiste tanımadığı bir adam vardı.
Siyah takım elbiseli.
Sessiz.
Soğuk.
Dean o adamı yıllar boyunca unutmuştu.
Ya da unuttuğunu sanmıştı.
Adam odanın diğer tarafında oturuyordu.
Yüzünde neredeyse hiç ifade yoktu.
Ama gözleri…
O gözlerde Dean'in çocukken bile anlamlandıramadığı bir sertlik vardı.
Dean kapının yanında durmuş, onları izliyordu.
Sonra babasının sesini duymuştu.
Alçak bir sesle konuşuyordu.
“Silas…”
Dean o zaman bu ismin ne anlama geldiğini bilmiyordu.
Babası devam etmişti.
“İşimiz temiz yürümeli.”
Kısa bir sessizlik olmuştu.
Sonra babası daha düşük bir sesle konuşmuştu.
“Ama biliyorum… seni durduracak kimse yok.”
Çocuk Dean bunun ne anlama geldiğini anlamamıştı.
O anı önemsiz bir konuşma sanmıştı.
Yıllar boyunca da hatırlamamıştı.
Ta ki şimdiye kadar.
Dean gözlerini ekrandan ayıramıyordu.
Silas Vore.
Aynı adam.
Aynı isim.
Aynı soğuk bakış.
Ve şimdi…
Kyra'nın geçmişinin tam ortasında duruyordu.
Her Şey Birbirine Bağlanıyor
Dean'in eli yavaşça klavyeden çekildi.
Sandalyesine yaslandı.
Nefesi ağırlaşmıştı.
Bir süre hiçbir şey yapmadı.
Sonra iki elini yüzüne götürdü.
“Tanrım…”
Sesi neredeyse duyulmuyordu.
“Silas…”
Gözlerini kapattı.
Zihninde her şey birbirine bağlanmaya başlamıştı.
Riven.
Noctem Kardeşliği.
Silas Vore.
Babası.
Kyra.
Ve bütün bunların arasında yıllardır saklanan bir sır.
Dean'in göğsü sıkıştı.
Çünkü artık bir ihtimali düşünmek bile istemiyordu.
Babası Silas'ı tanıyordu.
Hem de yıllar önce.
Ve Riven'in kaybolduğu dönemle ilgili bazı şeyleri biliyor olabilirdi.
Dean'in aklına Kyra'nın yüzü geldi.
Onun neden bazı geceler sessizleştiğini…
Neden geçmişinden bahsetmekten kaçındığını…
Neden bazı isimleri duyduğunda gözlerinin değiştiğini…
Dean başını iki yana salladı.
“Hayır…”
Ama kendi kendisine söylediği bu kelime bile onu rahatlatmadı.
Çünkü içindeki bir ses, gerçeğin bundan çok daha kötü olabileceğini söylüyordu.
Dean tekrar ekrana baktı.
Riven Aleris'in adı hâlâ oradaydı.
Bir kayıp dosyası.
Bir isim.
Bir geçmiş.
Ve Kyra'nın hayatında kapanmamış bir yara.
Dean'in sesi titredi.
“Babam…”
Bir süre sustu.
Sonra cümleyi tamamladı.
“Sen bunları biliyordun.”
O an içinde bir şey kırıldı.
Çünkü babasının yıllardır ona çizdiği dünya ilk kez gerçek anlamda çatlamıştı.
Tyven ailesi.
Şirket.
Güç.
Para.
Saygınlık.
Hepsi bir anda Dean'in gözünde başka bir anlam kazandı.
Belki de yıllardır altın bir kafesin içinde yaşamıyordu.
Belki de o kafesin duvarlarının ardında, başkalarının hayatlarını etkileyen sırlar vardı.
Ve Kyra…
Belki de o sırların en acı sonucuydu.
Dean ayağa kalktı.
Sandalyesi geriye doğru hafifçe kaydı.
Bilgisayar ekranında Silas'ın fotoğrafı hâlâ açıktı.
Dean birkaç saniye boyunca o fotoğrafa baktı.
Artık korkmuyordu.
Korkunun yerini başka bir şey almıştı.
Kararlılık.
Eğer babası gerçekten bir şey biliyorsa, öğrenmesi gerekiyordu.
Eğer Silas gerçekten Riven'in kayboluşuyla bağlantılıysa, bunu da öğrenecekti.
Ve eğer Kyra'nın yıllardır taşıdığı acının arkasında kendi ailesinin de payı varsa…
Dean bunu görmezden gelmeyecekti.
Artık Sıra Ondaydı
Dean gardırobun kapağını açtı.
İçeriden siyah montunu aldı.
Montu üzerine geçirirken bilgisayar ekranına son kez baktı.
Silas Vore'un yüzü hâlâ ekrandaydı.
Soğuk.
Sessiz.
Tehditkâr.
Dean telefonu cebine koydu.
Kapıya doğru yürüdü.
Tam çıkmadan önce durdu.
Arkasını dönüp odaya baktı.
Bu oda yıllardır onun güvenli alanı olmuştu.
Ama artık güvenli hissettirmiyordu.
Çünkü gerçekler dışarıdaydı.
Ve Dean ilk kez onlardan kaçmak yerine peşlerinden gitmeye karar vermişti.
Kapının kolunu tuttu.
Gözlerini kapattı.
Sonra alçak bir sesle konuştu.
“Bekle beni, Silas.”
Bir an durdu.
“Artık sıra sende.”
Kapıyı açtı.
Ve karanlık koridora çıktı.
Dean henüz bilmiyordu…
O gece başlattığı araştırmanın onu yalnızca Silas Vore'a değil, kendi ailesinin yıllardır sakladığı en büyük sırlara götüreceğini.
Ve belki de en acı gerçek şuydu:
Kyra'nın geçmişini ararken, kendi ailesinin karanlığına adım atmıştı.
Bölüm etkileşimi
