43. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler42.bolum
Bölümler 63Şu an: 42.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime · Okuduğun bölüm
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Tuzak ve İhanet
Silas, Riven'i yanına alarak ilk kez bir "göreve" çıkıyordu. Riven, bu zoraki serbestliği, bulunduğu yeri haritalamak, bir zayıf nokta bulmak ve ilk fırsatta kaçmak için bir fırsat olarak görüyordu. Ancak basit planı, terk edilmiş binadaki bir buluşmada tersine döndü.
Silas ve adamları, anlaştıkları başka bir çeteyle bir araya gelmişti, fakat karşı tarafın niyeti başkaydı: İhanet. Gizlenmiş bir keskin nişancı binaya yerleştirilmişti ve ilk kurşun, Silas’ın omzunu delip geçti. Riven irkildi. Silas’ın adamları anında silahlarını çekerken, karşıdan kurşunlar yağmaya başladı.
Kanlar içinde yere yığılan Silas, acısını dışa vurmak yerine dişlerini sıkarak bastırıyordu. Adamlarından biri vuruldu, diğeri paniğe kapılıp kaçtı. Riven, o anı net olarak gördü: Silas savunmasızdı. Kaçış kapısı açıktı, silah sesleri başka bir yöne odaklanmıştı. Bu, aradığı fırsattı.
Ancak Riven, koşmak yerine, yerdeki Silas'a doğru atıldı. Dizlerinin üstünde kayarak ona ulaştı ve onu çekmeye çalıştı.
"Siktir! Silas, kalk!" diye bağırdı.
Silas, solgun gözlerle ona baktı ve fısıldadı: "Git... Kaç işte. Bu fırsatın."
Riven bir an duraksadı. Vücudu titriyordu; kalbindeki nefret ve beklenmedik bir vicdan çatışıyordu. Ancak sonunda, kararını verdi. Omzunu Silas'ın altına koydu ve tüm gücüyle onu çekmeye başladı. Kurşunlar etraflarından sekerken, ikisi zor da olsa binanın arkasındaki bir köşeye sığınmayı başardı.
Saklandıkları Köşede Bir İtiraf
Dakikalar sonra, saklandıkları yerde Silas hızla kan kaybediyordu. Riven, tereddütsüz bir hareketle ceketini yırttı ve yaraya bastırdı. Ellerindeki kan, Riven'a yıllar önce kaybettiği Kyra'nın çığlıklarını hatırlattı.
Silas, gözlerini zorlukla açarak sordu: "Neden… yardım ettin?" Sesi kısık ve zor duyuluyordu.
Riven cevap vermedi, sadece ona baktı. Yüzünde ne nefret ne de merhamet vardı; sadece yoğun bir yorgunluk okunuyordu. Ardından yavaşça fısıldadı:
"Çünkü senin gibi olmak istemiyorum."
Riven o an, kaçma şansı varken kendi isteğiyle zincirine geri döndüğünü fark etti. Artık bu, Silas'ın değil, kendi iradesinin bir zinciriydi.
Birkaç gün sonra, Silas gizli sığınakta yarası dikilmiş ve ilaçlarla iyileşme sürecindeydi. Riven, istemediği halde onun başucundaydı. Kendisine bu durumu açıklayamazdı. Başlangıçta yardım etme nedeni 'farklı olmak' olsa da, günler geçtikçe Silas'ın acısına alışıyor, hatta onun yokluğunda bir boşluk hissediyordu.
Ondan nefret ediyordu, ama artık kendisinden daha çok nefret ediyordu. Çünkü farkında olmadan, onu... özlüyordu.
Riven odada yalnızken, uyuyan Silas'ı izlerken gözleri tekrar kapıya kaydı. Kaçabilirdi. Bir adım attı, ama durdu. Elleriyle başını tuttu, dişlerini sıktı ve kendi içine doğru feryat etti: "Neden hâlâ buradayım?! Neden gitmiyorum!"
Kendisine kelepçe vuranın yüzüne tüküren Riven, şimdi aynı adamın yarasını pansuman ediyor, ona çorba taşıyor ve geceleri onu koruyordu. Bu bir sevgi değil, bir hastalıktı; içinde büyüyen ve onu, ondan çok kendisinden kaçmak zorunda bırakan bir duygu.
Silas, Riven hâlâ başucundayken gözlerini açtı. Bir süre Riven'a baktı.
"Kaçmadın," dedi.
Riven'ın cevabı sertti: "Evet. Henüz."
Silas hafifçe gülümsedi. Yorgun ama mutlu bir tebessümdü bu.
"Sen de artık biliyorsun değil mi? Aramızda bir şey var. Kaçsan bile… o şey seninle kalacak."
Riven, gözleri dolarak ona baktı. Cevap vermedi, çünkü o sözlerin doğruluğu onu içten içe tüketiyordu.
Gece çöktüğünde Riven, elinde eski bir kağıt parçası ve kalemle sakladığı günlüğe fısıltıyla satırlar karaladı:
"Kyra... eğer bir gün bu satırları okursan, bil ki seni hiç unutmadım. Ama burada bir şey oldu. Kalbim yanlış yere bağlandı.. Ama hâlâ senin için, bizim için kaçmak istiyorum. Ölmediğimi bilmen gerek. Beni hâlâ bekliyorsan, yola çıkacağım. Ama önce kendimi ondan kurtarmam gerek."
Riven'ın içindeki çelişkinin özetiydi:
"Seviyorum… ama gitmek zorundayım. Ve bu, cehennemdeki en derin yerden bile daha çok can yakıyor."
Bölüm etkileşimi
