22. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler21.bolum
Bölümler 63Şu an: 21.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bazen insan, kötülüğe karşı savaşırken ona dönüşür.
Ve bazen… dönüşen, geri dönemez.”
Şehrin altındaki gizli bir ağ gibi uzanıyordu Umbra Serpentis Gölge Yılanları.
Bir zamanlar Silas’ın kurduğu bu imparatorluk, artık bambaşka birinin ellerindeydi.
Silas yıllar önce öldürülmüştü.
Onun bıraktığı enkazdan doğan yeni lider, eski düzenin tüm kurallarını yıkmıştı.
O artık sadece kendi yasalarını tanıyordu.
Yeni liderin adı, artık kimsenin yüksek sesle anmadığı bir isimdi.
Herkes ona tek bir unvanla hitap ediyordu: Specter.
Bir hayalet gibi yaşar, bir hayalet gibi vururdu.
Yüzünde yılların ve savaşların bıraktığı izler, gözlerinde ise insanlıktan kalan son kıvılcım sönmek üzereydi.
Konuşmaz, gülmez, asla affetmezdi.
Söylentilere göre bir düşman onun adını duyduğunda bile titrermiş.
Specter… bir efsaneye, aynı zamanda bir lanete dönüşmüştü.
---
Yeraltı üssü soğuk ve sessizdi.
Metal duvarlar, silah rafları, mavi ışıklarla dolu ekranlar…
Her şey mükemmel bir düzen içinde çalışıyordu.
Hiç kimse yüksek sesle konuşmazdı; çünkü herkes bilirdi ki bu sessizlik, hayatta kalmanın bedeliydi.
Dean —artık Specter— masanın başında oturuyordu.
Önünde haritalar, planlar, kırmızı işaretlerle dolu şehir krokileri vardı.
Bakışları keskin, ifadesi donuktu.
Her şeyi kontrol eden bir generalin soğuk sabrına sahipti.
Kapı sessizce açıldı.
İçeriye rakip bir grubun temsilcisi girdi.
Yüzünde yapay bir gülümseme, elinde barış teklifini simgeleyen bir dosya vardı.
Ama bu masada barış kelimesi, ölüme açılan bir kapıdan başka bir anlam taşımıyordu.
Dean başını kaldırmadan konuştu.
Sesi derinden, donuk bir yankı gibi geldi.
“Seninle değil… senin cesedinle konuşuruz.”
Söz, karara dönüştü.
Bir saniye sonra metalin patlayan sesi yankılandı.
Adam yere yığıldı.
Odada kimse şaşırmadı.
Temizlik ekibi sessizce içeri girdi; kan sessizce silindi, hayat izleri dakikalar içinde kayboldu.
Specter, yalnız kaldığında elini masanın altına uzattı.
Gizli bir çekmeceyi açtı.
İçinde tek bir fotoğraf vardı — yıllar önce, bambaşka bir hayatta çekilmiş bir kare.
Kyra.
Yanında gülümseyen, o eski Dean.
Dokunmadı.
Sadece baktı.
O fotoğraf, onun için artık bir mezar taşı gibiydi;
ölmeden önce kim olduğunu hatırlatan tek kalıntıydı.
“O fotoğraf, benim ölmeden önceki hâlim,” diye düşündü.
“Şimdi sadece yaşamak için ölüyorum.”
---
Kapı yeniden aralandı.
İçeri temkinli adımlarla biri girdi çetenin bilgi görevlilerinden biri.
Elinde bir dosya vardı.
“Yeni terapist kayıtları geldi, patron.
Bir danışanımız, travma sonrası tedaviye gitmiş.
Adı… Kyra Veylan.
Nova Vitae Kliniği.”
Zaman bir anlığına durdu.
Dean başını kaldırdı.
Gözlerinde, yıllardır görülmeyen bir ifade belirdi — bir insanlık kırıntısı, bir sarsıntı.
Dudaklarından neredeyse duyulmayacak bir fısıltı döküldü:
“Kyra…”
O an, odayı çevreleyen bütün soğukluk paramparça oldu.
Karanlığın içinde, kalbinin hâlâ atabildiğini fark etti.
Ama her atış, bir uyarı gibiydi.
---
O gece şehir uykudayken, Specter yüksek bir binanın çatısına çıktı.
Aşağıda ışıklar yanıp sönüyor, uzaklarda yağmur başlıyordu.
Rüzgâr yüzünü yaladı; o ise sadece sessizce baktı.
On yıl sonra, ilk defa içindeki o boşlukta bir şey kıpırdamıştı.
Ama o kıpırtı umut değil, korkuydu.
“Yaklaşamam…” diye düşündü.
“Ona yaklaşmak… onu yok eder.”
Şehir karanlığa gömülürken, Specter’in silueti ışıkların arasından silindi.
Bir zamanlar Dean olan adam, artık yalnızca gölgelerin içindeydi.
Ve o gölgeler, artık asla aydınlanmayacaktı.
Bölüm etkileşimi
