24. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler23.bolum
Bölümler 63Şu an: 23.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi gün seminer sona ermişti.
Salonlar boşalmış, gürültünün yerini ağır bir sessizlik almıştı.
Kyra, kaldığı odada valizini toplarken aklı hâlâ bir önceki günkü o anın içindeydi.
Kalabalığın arasında görüp gidemediği, tanıyıp tanımadığı o yüzün... içinde hâlâ Dean vardı.
Ona benzeyen bir adamın yanından geçip gitmişti;
ama sanki ardında bir yankı, bir gölge bırakmıştı.
Kyra o gölgenin ardında nefes alıyordu hâlâ.
Telefon çaldı.
Ekranda Lyra’nın ismi belirdi.
Sesindeki neşeyle “Abi, ne oldu? Sesin bir garip geliyor,” dediğinde,
Kyra kısa bir sessizlikten sonra boğuk bir tonda cevap verdi.
“Dean’i gördüm.
Ama sanki... bir hayalet gibiydi.”
---
O gece uyuyamadı.
Sabah olduğunda, o tanıdık yabancının izini sürmek için bilgisayarın başına geçti.
Seminerin güvenlik listesini buldu, görevlilerin kimliklerine baktı.
Ve sonunda bir isim gözüne çarptı:
“Obsidian Shield Güvenlik.”
Adı bile karanlık kokuyordu.
Biraz araştırınca şirketin kökeninde garip tutarsızlıklar buldu.
Belgeler sahteydi, ortaklar görünmezdi.
O an içini bir his kapladı bu Dean’in dokunuşuydu.
Eski yöntem, yeni yüz.
Kyra artık emin olmuştu.
Gerçeğin peşine düşmeye kararlıydı.
Ne olursa olsun, bu iz sürülecekti.
---
Günler sonra, şehrin daha karanlık taraflarında bir gece…
Yağmur sokak taşlarına düşüyor, uzaklarda motor sesleri yankılanıyordu.
Kyra, kapüşonunu çekmiş, bir binanın gölgesinde bekliyordu.
Az ileride siyah araçlar durmuştu.
Kapılar açıldı.
Dean dışarı çıktı.
Yanında silahlı adamlar vardı.
Soğuk, temkinli ve hesaplı adımlarla ilerliyordu.
Kyra, bir köşeden nefesini tutarak izledi.
Gözleri doldu, kalbi hızlandı.
Yıllar onu bambaşka birine çevirmişti.
Ama o gözler… hâlâ aynı acıyı taşıyordu.
Bir an için Dean durdu.
Başını çevirdi.
Sanki bir şey hissetmişti.
Adamlarından biri hemen geriye baktı.
“Patron, biri bizi izliyor.”
Dean sessizce ileri çıktı.
Sokak lambasının ışığı, Kyra’nın yüzünü aydınlattı.
O an, zaman yeniden durdu.
Göz göze geldiler.
Ne yıllar, ne kan, ne sessizlik aralarındaki o bağı silebilmişti.
Dean’in sesi soğuk ama içten içe titreyen bir yankı gibiydi.
“Burada olman çok tehlikeli. Git.”
Kyra, gözleri dolu ama kararlı bir ifadeyle başını kaldırdı.
Korkunun yerini inat almıştı.
“Neye dönüştüğünü biliyorum,” dedi sessizce.
“Ama hâlâ o eski halini hatırlıyorum, Dean.
Sen hâlâ varsın. Lütfen... bana gerçeği söyle.”
Dean bir adım daha yaklaştı, yüzü Kyra’ya yaklaştı.
Kulağına neredeyse fısıldayarak konuştu:
“Ölmek istemiyorsan git.
Ve bir daha buralarda görünme.”
Sesi buz gibiydi ama içinde gömülü bir titreme vardı bastırılmış bir çığlık gibi.
Sonra bir el işareti yaptı.
Adamları Kyra’nın önüne geçti, onu uzaklaştırdılar.
Kyra direndi, bağırdı:
“Hayır, Dean! Vazgeçmeyeceğim!
Korksam da, yansam da... bu yolu seçtim bir kere.
Ne olursa olsun, sonuna kadar gideceğim!”
Dean arkasını dönmüş, kıpırdamadan durmuştu.
Bir an, sadece bir an, omuzları titredi.
Ama sonra hiçbir şey söylemeden uzaklaştı.
Geride sadece sessizlik kaldı.
---
İki Yabancı, Bir Geçmiş
Kyra, otobüsün cam kenarında oturuyordu.
Şehir geride kalırken yağmur damlaları cama vuruyor, dışarıdaki dünya bulanıklaşıyordu.
Bir yandan ağlıyor, bir yandan gülümsüyordu çünkü sonunda onu bulmuştu.
Ama bulduğu şey, artık Dean değildi.
Aynı anda, şehrin başka bir ucunda, yüksek bir binanın çatısında biri duruyordu.
Siyah ceketinin içinde rüzgârın sesine karışmış bir gölge.
Dean… ya da artık sadece Specter.
Uzakta, otobüsün ışıkları küçülüyordu.
Gözleriyle o ışığı izledi.
Dokunamadığı ama koruduğu tek şeydi artık.
Kendi kendine fısıldadı, rüzgârın içine karışarak:
“Yaklaştığım her şey ya kırılıyor… ya da ölüyor.
O yüzden uzak duruyorum.
Ama gözüm üzerinde, Kyra.”
Ve o anda şehir bir kez daha sustu.
Sadece iki kalbin yankısı kaldı geriye
biri uzaklaşırken, diğeri sessizce izliyordu.
Bölüm etkileşimi
