52. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler50.bolum
Bölümler 63Şu an: 50.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime · Okuduğun bölüm
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Uyanışa Kadar
Gece yarısını çoktan geçmişti.
Hastanenin acil servisinin önündeki ışıklar yağmurla ıslanmış zemine vuruyor, koridorlarda hızla ilerleyen doktorların ve hemşirelerin ayak sesleri birbirine karışıyordu. Herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor, birileri emirler veriyor, başka biri tıbbi ekipman hazırlıyor, fakat bütün bu hareketliliğin ortasında Dean için zaman sanki çoktan durmuştu.
Çünkü birkaç dakika önce Kyra, ağır bir yaralanmayla hastaneye getirilmişti.
Durumu kritikti.
Dean onu gördüğü andan beri tek bir düşünceyi aklından çıkaramıyordu:
Kyra yaşamalıydı.
Doktorlar onu hemen ameliyathaneye götürmüş, Dean ise kapının önünde tek başına kalmıştı.
Kapı kapandığında içerideki hareketlilik görünmez olmuş, geriye yalnızca kapının üzerindeki kırmızı ışık kalmıştı.
Dean o ışığa bakıyordu.
Dakikalar geçiyordu.
Sonra saatler...
Fakat Dean yerinden kıpırdamıyordu.
Ellerini birbirine kenetlemiş, başını öne eğmişti. Normalde sakinliğini kolayca koruyabilen, karşısındaki insanın ne düşündüğünü birkaç saniye içinde anlayabilen Dean'in zihninde artık hiçbir hesap yoktu.
Ne Silas vardı.
Ne çete.
Ne geçmiş.
Ne gelecek.
Yalnızca Kyra vardı.
Ameliyathanenin kapısının arkasında yaşam mücadelesi veren Kyra...
Dean gözlerini kapattı.
“Dayan...”
Sesi o kadar kısıktı ki kendisi bile zor duydu.
“Lütfen dayan.”
Saatler sonra ameliyathanenin kapısı açıldı.
Dean bir anda ayağa kalktı.
Doktorlardan biri maskesini çıkarırken yüzündeki yorgunluk açıkça görülüyordu.
Dean hemen yanına gitti.
“Nasıl?”
Doktor birkaç saniye sustu.
Bu kısa sessizlik bile Dean'in kalbinin sıkışmasına yetmişti.
“Ameliyat başarılı geçti,” dedi doktor sonunda. “Ancak durum hâlâ çok kritik.”
Dean'in yüzündeki ifade değişmedi.
Doktor devam etti.
“Yaralanma ciddi. Şu anda yoğun bakımda tutuluyor ve bilinci kapalı. Önümüzdeki saatler önemli olacak.”
Dean doktorun gözlerinin içine baktı.
“Uyanacak mı?”
Doktor bir an duraksadı.
“Bunu şu anda kesin olarak söyleyemeyiz.”
Dean'in bakışları sertleşti.
Doktor daha sakin bir sesle açıklamaya devam etti.
“Uyandığında nasıl bir durumda olacağını da henüz bilmiyoruz. Bilincinin ne zaman geri döneceğini öngörmek zor. En kötü ihtimali de göz önünde bulundurmanız gerekiyor.”
Dean'in elleri yumruk hâline geldi.
Doktorun söylediği son cümle, zihninde yankılandı.
En kötü ihtimal...
Dean başını hafifçe iki yana salladı.
“Hayır.”
Doktor ona baktı.
Dean'in gözleri dolmuştu ama ağlamıyordu.
Sesi titriyordu.
Fakat kararlılığını kaybetmiyordu.
“Bunu kabul etmiyorum.”
“Dean...”
“Kyra uyanacak.”
Bu kez sesi daha net çıktı.
“Uyanacak.”
Doktor sessiz kaldı.
Dean'in bakışları ameliyathanenin kapısına kaydı.
“Onu tanıyorum. O kolay pes etmez.”
Bir süre konuşmadı.
Sonra çok daha alçak bir sesle ekledi:
“Ben de pes etmeyeceğim.”
Kyra daha sonra yoğun bakım ünitesine alındı.
Odanın içindeki cihazların düzenli sesleri, gecenin sessizliğinde sürekli tekrarlanıyordu.
Dean kapının dışında uzun süre bekledi.
Hemşirelerden biri sonunda içeri girmesine izin verdiğinde Dean yavaşça odaya girdi.
Kyra yatağın üzerinde hareketsiz yatıyordu.
Yüzü solgundu.
Etrafındaki cihazlar, onun hâlâ yaşam mücadelesi verdiğini sessizce hatırlatıyordu.
Dean yatağın yanına oturdu.
Bir süre hiçbir şey söylemedi.
Sadece Kyra'ya baktı.
Sonra elini yatağın kenarına koydu.
“Buradayım.”
Sesi çok sakindi.
“Duyuyor musun bilmiyorum.”
Başını eğdi.
“Ama ben buradayım.”
Kyra cevap vermedi.
Dean yine de konuşmaya devam etti.
“Doktorlar ne derse desin...”
Kısa bir nefes aldı.
“Senin uyanacağını biliyorum.”
Bir süre sessizlik oldu.
Dean gözlerini Kyra'dan ayırmadı.
“Bana kızacaksın.”
Dudaklarında çok küçük, hüzünlü bir gülümseme belirdi.
“Kesin yine bana kızacaksın. Sonra da neden bu kadar inatçı olduğumu soracaksın.”
Gülümsemesi kısa sürede kayboldu.
“Ben de sana cevap vereceğim.”
Başını hafifçe eğdi.
“Çünkü seni kaybetmekten korkuyorum.”
Odanın içinde yalnızca cihazların düzenli sesi duyuluyordu.
Dean'in gözleri doldu.
Fakat bu kez gözyaşlarını saklamaya çalışmadı.
Çünkü artık güçlü görünmek zorunda olduğunu düşünmüyordu.
Kyra'nın karşısında yalnızca Dean vardı.
Yıllar önce onu tanıyan...
Onu kaybetmekten korkan...
Ve şimdi yeniden bulduğu insanı korumaya çalışan Dean.
O gece Dean hastaneden ayrılmadı.
Sabaha kadar Kyra'nın yanında kaldı.
Fakat sabah olduğunda içinde başka bir şey değişmişti.
Kyra'nın başına gelenlerin tesadüf olmadığını biliyordu.
Silas'ın gölgesi bu olayın üzerinde hâlâ duruyordu.
Ve Dean artık beklemek istemiyordu.
Kyra'nın başına gelenlerin hesabını sormak için önce Silas'ın kurduğu düzeni anlaması gerekiyordu.
Kimlerle bağlantısı vardı?
Kim ona bilgi sağlıyordu?
Çetenin içinde kimler vardı?
Silas'ın zayıf noktaları nelerdi?
Dean bütün bunları öğrenmeye karar verdi.
Fakat bu kez öfkesinin onu yönetmesine izin vermeyecekti.
Çünkü Kyra'nın uyanmasını beklerken yapacağı en büyük hata, düşünmeden hareket etmek olurdu.
Kendi kendine sessizce konuştu.
“Kyra uyanana kadar durmayacağım.”
Bakışları hastane odasının kapısına yöneldi.
“Silas'ın yaptıklarının hesabını soracağım.”
Bir an sustu.
Sonra daha kararlı bir sesle ekledi:
“Ama önce geri dönülecek bir yol bırakacağım.”
Çünkü Dean'in artık tek amacı intikam değildi.
Kyra uyandığında yanında olmak istiyordu.
Onu yeniden korkuya, karanlığa ve kayba sürüklemek değil...
Bu kez ona gerçekten güvenli bir hayat bırakmak istiyordu.
Yoğun bakım odasında Kyra hâlâ hareketsizdi.
Fakat bilincinin derinliklerinde, dışarıdan gelen bazı sesler sanki uzaklardan ona ulaşıyordu.
Bir ses...
Tanıdığı bir ses.
Dean.
Kyra gözlerini açamıyordu.
Konuşamıyordu.
Ama o sesi duyuyordu.
Sanki karanlığın içinde küçük bir ışık vardı.
Ve o ışık ona sürekli aynı şeyi söylüyordu:
“Buradayım.”
Kyra'nın parmakları çok hafifçe hareket etti.
Kimse fark etmedi.
Henüz.
Ama belki de bu küçücük hareket, uzun gecenin sonunda başlayacak olan ilk işaretti.
Çünkü bazı mücadeleler gözler açıkken verilmezdi.
Bazıları insanın en derin yerinde başlardı.
Ve Kyra'nın savaşı henüz bitmemişti.
Dean ise kapının diğer tarafında, onun uyanacağı günü beklemeye devam ediyordu.
Bu kez geri dönmeyecekti.
Bu kez kaçmayacaktı.
Ve Kyra gözlerini yeniden açana kadar...
Dean bekleyecekti.
Bölüm etkileşimi
