32. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler31.bolum
Bölümler 63Şu an: 31.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime · Okuduğun bölüm
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kyra, ofisinin loş ışığında geç saatlere kadar çalışıyordu. Dışarıda inatçı bir sonbahar yağmuru çiseliyor, şehrin sesi boğuluyordu.
Aniden, ofisteki her şey karardı. Elektrikler kesilmişti. Camlar anında buğulandı ve odayı dolduran hafif, uğultulu ses sanki rüzgâr değil de bir nefesmiş gibi gerginliği artırdı.
Kyra, temkinli bir hareketle ayağa kalktı ve kapıya yöneldi. Tam o sırada, arkasında, karanlığın içinden bir gölge belirdi.
Soğuk ve tok bir ses ofisin sessizliğini bozdu: "Sahi... hâlâ nasıl hayattasın, Kyra?"
Kyra, aniden döndüğünde karşısında Silas'ı buldu. Simsiyah bir palto giymişti, gözleri ölü gibi donuktu ama yüzündeki tebessüm, canlı bir kâbusu andırıyordu.
Kyra'nın şaşkınlık ve dehşet dolu fısıltısı duyuldu: “Se-sen ölmemiş miydin?”
Silas'ın cevabı, alaycı bir kahkahayla kesildi: "Haha, ölmüş gibi mi duruyorum, Kyra!"
Silas, Kyra'ya doğru bir adım attı: “Dean artık seninle değil. Bu ne anlama gelir biliyor musun?”
Kyra, elini masanın altına doğru kaydırmaya, güvenlik butonuna ulaşmaya çalıştı.
Silas, niyetini anında sezdi: “Bunu yaparsan... Lyra’nın eve dönmesini bekleme. Evet. Onu izliyorum. Senin gibi. Dean gibi. Bütün duygusal zayıflıkları takip ediyorum.”
Kyra’nın gözleri doldu, ancak duruşundan taviz vermedi: “Korkmuyorum senden.”
Silas, kısa, soğuk ve rahatsız edici bir sesle güldü: “Bu iyi. Korkusuz insanlar daha çabuk kırılır.”
Masaya yaklaştı ve parmaklarını çiçek vazosunun kenarında gezdirdi: “Dean beni seçti, biliyorsun değil mi? Senin yerine. Aşkına rağmen... beni.”
Kyra, kararlılıkla yanıtladı: “Hayır... seni değil. Karanlığı seçti. Ama hâlâ içinden çıkabilir.”
Silas bir adım daha yaklaştı, göz göze geldiler: “O hâlâ seninle bağlantıdaysa... onu tamamen benim yapmak için senin kanın gerek.”
Tam o anda, odanın içinden belli belirsiz bir tıkırtı duyuldu. Silas, duyduğu sese odaklanmış gibi arkasına baktı.
Bu anlık dikkatsizlik, Kyra'nın hamlesi için yeterliydi. Kyra hemen elini çantasına attı ve Dean’in daha önce ona gizlice verdiği küçük sustalı bıçağı çıkardı.
Silas ona tam dönmeden önce Kyra, hızla hareket etti ve bıçağı koluna sapladı.
Silas acıyla geri çekildi ama yüzündeki gülümseme yerini korudu: “Güzel... seni küçümsedim. Ama unutma... bu daha fragmandı. Asıl acı... henüz başlamadı.”
Ve bir gölge gibi hızla odadan çıktı.
Kyra, derin nefesler alarak titremeye çalıştı. Elleri titriyordu, ancak gözlerinde kararlı bir ifade vardı.
"Beni öldüremeyeceksin. Çünkü ben... kalbinde hâlâ yaşayan adam için savaşacağım," diye fısıldadı.
Şehirden kilometrelerce uzakta, terkedilmiş bir yapıda oturan Dean, aniden yerinden fırladı. Göğsünü tuttu, sanki nefesi kesiliyormuş gibiydi.
“Kyra...” diye mırıldandı.
O sırada cep telefonunun ekranı aydınlandı. Şifreli bir mesaj gelmişti:
"Kyra'nın kanı aktı. Sıra sende. –S"
Dean'in zihninde şok dalgaları yayıldı. "N-neeee! S mi? Bu Silas! Hayır, o ölmemiş miydi! Kahretsin seni piç kurusu!"
Gözleri öfkeyle karardı. Önündeki aynaya baktı ve yumruğunu sıktı.
Dean, kendi kendine konuşuyordu: “Onun canına dokunan herkes… artık benim listemde.”
Bölüm etkileşimi
