45. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler44.bolum biraz +18 ama biraz
Bölümler 63Şu an: 44.bolum biraz +18 ama biraz
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime · Okuduğun bölüm
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Riven, ağır adımlarla odaya girdi. Zihnindeki karmaşa, vücudundaki her harekete yansıyordu. Silas'ın karanlık bakışları ve tehdit dolu sözleri, her anı daha da boğuyordu. Bir süre sessizlik hüküm sürdü. Riven, gözlerini Silas'tan kaçırmaya çalıştı ama Silas yine o tekinsiz gülümsemesiyle karşılık verdi; bu gülümseme, korku, öfke ve sükunetin garip bir karışımıydı.
Silas, yavaşça yerinden kalktı ve Riven'a doğru birkaç adım attı. Aralarındaki mesafe o kadar azalmıştı ki, Riven neredeyse onun nefesini hissedebiliyordu.
"Sana ne kadar izin verebilirim, biliyor musun?" diye sordu Silas. "Kaçmana ne kadar göz yumabilirim? Ne kadar ‘özgür’ olabileceğini sanıyorsun?"
Riven geriye çekildi. Aklının her köşesi kaçışla doluydu, ama bir gerçeği biliyordu: Kaçması, aynı zamanda Kyra'nın ölümü anlamına gelirdi. Silas bir adım daha attı ve aralarındaki boşluk neredeyse yok oldu. Elleri arasındaki o boşlukta bile Riven'ı parmaklıklarla tutuyor gibiydi.
"Bunu defalarca söyledim. Sen benimsin," dedi Silas. Ardından fısıltısı tizleşti ve Riven'ı dondurdu: "Ve sen… Kyra’yı seviyorsun, değil mi? Eğer beni terk edersen, eğer onun ile bir şey yapmaya kalkarsan, bunu asla affetmem."
Riven'ın vücudu kasıldı. Kyra. Her zaman Kyra. Onun hayatı, Silas'ın elinde bir tehditti; Riven'ın boynuna dolanmış bir ip gibiydi.
"Bunu yapma Silas… lütfen…" Riven'ın sesi titriyordu. Kendisi de farkındaydı, bu bir yalvarış değil, çaresizliğin ta kendisiydi.
Silas'ın gözleri bir yılan gibi sımsıkı kenetlendi. "Bunu yaparsam, seni ne kadar sevdiğimi anlarsın."
Riven, duvara yaslanırken elleriyle yüzünü ovuşturdu. Özgür olmak istiyordu, kaçmak istiyordu. Ama Kyra'nın hayatı her zaman bir adım ötede, bir rehin olarak duruyordu.
"Beni bırak," diye fısıldadı Riven zorlukla. "Sadece bırak… Sana ne yapmamı istiyorsun?"
Silas daha da yaklaştı. Bu yakınlığın ne kadar tehlikeli olduğunu Riven hissediyordu. Silas ona sözde bir bağ sunuyordu, ama Riven bunun aslında bir zincir olduğunu biliyordu. Gözleri kararmış bir şekilde başını eğdi. Kaçma planlarını, kaybolan umutlarını ve içindeki kırık dünyayı bir kenara bırakmaya başladı.
Ve sonunda teslim oldu.
Kaderin Tekrarı
Birkaç dakika sonra, Silas, Riven'ı sertçe karşısına aldı ve kollarını ona doladı. Bir kez daha "sahiplenme" halini yaşatırken, gözlerinde mutlak bir kontrol vardı.
Riven'ın düşünceleri bulanıklaşmıştı. Bir yandan gözyaşları boğuyordu onu, diğer yandan başarması gereken bir şeyin ağırlığı vardı.
"Artık bir yolun yok," diye fısıldadı Silas, dudaklarının kenarlarında hafif bir gülümsemeyle. "Beni terk etmek, senin için gerçekten ölüm demek."
Riven ne kadar dirense de, ne kadar kendini zorlasa da, Silas'ın gözlerinden kaçabileceği bir alan kalmamıştı.
İşte o an, Riven'ın kaderi bir kez daha Silas'ın ellerine teslim oldu. Riven'ın iç sesi fısıldıyordu:
Bu benim kaderim mi? Ne yaparsam yapayım, benden kaçmak, hep onun gölgesinde olmak mı gerekecek? Onu sevemem, ama yine de ona bağımlıyım. Hep kaldım. Ve her zaman kalacağım.
Silas, Riven’in kolunu sertçe kavradı ve ani bir hareketle onu yatağa doğru itti. Riven, ne olduğunu anlamaya çalışırken kaşlarını çattı ve Silas’a bakakaldı. Silas ağır adımlarla yatağın üzerine çıkarken, gölgesi Riven’in üzerinde uzandı. Riven onu itmeye çalışsa da, Silas’ın gücü karşısında başarılı olamadı; direnişi yavaş yavaş boşa çıkıyordu.
“Ne yapıyorsun? Benden uzak dur!” diye bağırdı Riven, sesi hem korku hem öfke doluydu.
Silas ise sadece ona bakıyor, mesafeyi yavaşça kapatıyordu. “Bana ait olduğunu söylemiştim, Riven,” dedi, sesi soğuk ve kararlıydı.
Riven’in kalbi hızla çarparken, Silas’ın eli yavaşça boynuna doğru uzandı. Parmağı dudaklarına değdi, ardından dudaklarını alt dudağında gezdirdi ve yüzünü Riven’in yüzüne daha da yaklaştırdı. Riven bir an kendine gelerek kafasını çevirmeye çalıştı, fakat Silas’ın güçlü elleri onu durdurdu.
“Hayır… dur Silas!” diye inledi Riven, ama Silas onu dinlemedi. Elleri yavaşça göğsüne, ardından beline doğru kaydı, kemerini çözdü ve Riven’in ellerini bağladı. Ardından dudaklarından başlayarak boynuna kadar küçük, dikkatli öpücükler kondurdu.
“Bu gece tamamen benim olacaksın, Riven,” diye fısıldadı Silas, kararlılığı ve yakınlığıyla odada gergin bir sessizlik bırakarak.
Riven nefesini tutmuş, kalbi göğsünden fırlayacak gibi atıyordu. Göz göze geldikleri o anda odadaki hava elektriklenmişti; sessizlik neredeyse dayanılmaz bir gerilim yaratıyordu. Silas’ın bakışları yavaşça yumuşadı, ama hâlâ güçlü ve sahipleniciydi.
Riven, bir anlık cesaretle geri çekilmek istedi; fakat Silas onu bırakmadı. Ellerini nazikçe yüzüne götürdü, parmak uçlarıyla çenesini okşadı, ardından saçlarını hafifçe geriye attı. Riven’in içindeki korku ile aralarındaki çekim birbirine karışmıştı; bir yandan kaçmak istiyor, bir yandan da neden kaçamadığını anlamıyordu.
Silas, Riven’in tepkilerini dikkatle izliyor, adımlarını acele ettirmeden, onu yavaş yavaş kendine yaklaştırıyordu. Her hareketi, hem bir tehdit hem de bir davet gibiydi; Riven’in nefesi kesiliyor, vücudu istemsizce ona tepki veriyordu.
O an odada sadece ikisinin nefesleri ve kalp atışları duyuluyordu; dünya dışarıda durmuş, tüm dikkatleri birbirlerine odaklanmıştı.
Bölüm etkileşimi
