54. bölüm / 63
Parçalanmış kalpler52.bolum
Bölümler 63Şu an: 52.bolum
- 1 1-bolum1.620 kelime
- 2 2.bolum2.090 kelime
- 3 3.bölüm1.489 kelime
- 4 4.bolum1.342 kelime
- 5 5.bölüm1.139 kelime
- 6 6.bölüm1.094 kelime
- 7 7.bolum796 kelime
- 8 8.bolum1.068 kelime
- 9 9.bolum960 kelime
- 10 10.bolum1.428 kelime
- 11 KARAKTERLER
- 12 11.bolum1.023 kelime
- 13 12.bölüm1.196 kelime
- 14 13.bolum954 kelime
- 15 14.bolum992 kelime
- 16 15.bolum1.470 kelime
- 17 16.bolum1.092 kelime
- 18 17.bolum1.096 kelime
- 19 18.bolum1.269 kelime
- 20 19.bolum891 kelime
- 21 20.bolum1.125 kelime
- 22 21.bolum474 kelime
- 23 22.bolum421 kelime
- 24 23.bolum531 kelime
- 25 24.bolum357 kelime
- 26 25.bolum1.269 kelime
- 27 26.bolum377 kelime
- 28 27.bolum1.193 kelime
- 29 28.bolum420 kelime
- 30 29.bolum394 kelime
- 31 30.bolum348 kelime
- 32 31.bolum421 kelime
- 33 32.bolum1.217 kelime
- 34 33.bolum1.103 kelime
- 35 34.bolum319 kelime
- 36 35.bolum273 kelime
- 37 36.bolum305 kelime
- 38 37.bolum697 kelime
- 39 38.bolum1.165 kelime
- 40 39.bolum306 kelime
- 41 40.bolum333 kelime
- 42 41.bolum282 kelime
- 43 42.bolum543 kelime
- 44 43.bolum346 kelime
- 45 44.bolum biraz +18 ama biraz706 kelime
- 46 45.bolum317 kelime
- 47 46.bolum514 kelime
- 48 46.5344 kelime
- 49 47.bolum470 kelime
- 50 48.bolum429 kelime
- 51 49.bolum648 kelime
- 52 50.bolum811 kelime
- 53 51.bolum396 kelime
- 54 52.bolum538 kelime · Okuduğun bölüm
- 55 53.bolum482 kelime
- 56 54.bolum334 kelime
- 57 55.bolum296 kelime
- 58 56.bolum506 kelime
- 59 57.bolum284 kelime
- 60 58.bolum320 kelime
- 61 59.bolum814 kelime
- 62 60.bolum337 kelime
- 63 61.bolum264 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Riven, Silas’ın kollarında kaldığı o an içinde yükselen öfke ile nefret arasında sıkıştı. Gözyaşları yanaklarına sıcak sıcak süzülürken, kalbindeki ağırlık bir yumruk gibi oturmuştu. Onu tekrar itti, bu kez daha sert.
"Bana iyilik falan yapmadın!" diye haykırdı. "Sen beni mahvettin! Hayatımı, ilişkilerimi, kendimi... her şeyi parçaladın!"
Silas bir adım geri çekildi. Yüzünde artık alışılmış o tehditkâr gülümseme yoktu; onun yerinde sessiz bir duruş, içinde bir şeyleri bastırmaya çalışan bir adam vardı.
"Seninle yaşamak istemiyorum, Silas!" dedi Riven, sesi titreyerek. "Senin bu karanlık hayatında yerim yok. Ve sen bunu bile bile beni hala burada tutuyorsun."
Silas, bir süre sustu. Gözleri Riven’in gözyaşlarına takıldı. Yüzünde ilk defa bir çatlak belirdi.
"Ben... sadece seni kaybetmekten korkuyorum," dedi alçak sesle. "Korkuyorum çünkü... bu hayatta sahip olduğum tek şey sensin, Riven."
Riven bir adım geri çekildi, omuzları düştü. O cümle, beklemediği kadar dürüsttü—ama bir o kadar da geç.
"Bunu söylemen, her şeyi değiştirmiyor," diye fısıldadı. "Kyra’nın gözlerimin önünde yere düşmesini, Dean’in içindeki çığlığı, kendime olan nefretimi... bunları silemezsin."
Silas başını eğdi. Riven ilk kez onu bu kadar savunmasız gördü. Ama kalbindeki yaralar hâlâ tazeydi.
Riven arkasını döndü, birkaç adım attı ama sonra durdu. Gözyaşları hâlâ durmuyordu. "Eğer gerçekten beni sevseydin… beni özgür bırakırdın."
Silas hiçbir şey demedi. Sadece olduğu yerde kaldı. Gözleri, yavaşça ondan uzaklaşan Riven’in arkasından uzun uzun baktı. Onu durdurabilirdi, ama durdurmadı.
En azından o gece.
_____
Hastane koridorları sessizdi. Sadece monitörlerin tekdüze sesleri ve zaman zaman geçen hemşirelerin adımları yankılanıyordu. Dean pencere önünde dikilmiş, Kyra'nın yoğun bakımda yattığı o steril odaya boş gözlerle bakıyordu. Omzundaki mont, üzerine yapışan kan yüzünden ağırlaşmıştı Kyra'nın kanıydı.
"Ben koruyacaktım…" diye mırıldandı kendi kendine. "Söz vermiştim. Herkesi koruyacaktım. Ama başaramadım."
Arkasından bir doktor yaklaştı, sesi yorgundu: "Dean… durumu stabil ama bilincine dair hâlâ net bir şey söyleyemiyoruz. Uyanıp uyanmayacağı tamamen mucizeye bağlı."
Dean başını çevirmedi, sadece usulca sordu: "Mucize ne kadar zaman alır?"
"Bilmiyoruz. Günler, aylar… belki de hiç."
Doktor uzaklaşırken Dean’in elleri yavaşça yumruk oldu. Birkaç saniye sonra karanlık bir gölge gözlerinde parladı. Derin bir nefes aldı ve içinden geçen o cümleyi sessizce fısıldadı: "Mucizelere inanmam… ama intikama inanırım."
Sonraki gün Dean hastaneden ayrıldı. Gözlerinden uykusuzluk akıyor, yürüyüşü değişmişti. Artık o eski Dean yoktu. Artık Kyra'nın gözlerini açmasını bekleyen, sessizce dua eden adam gitmişti.
Yerine gelen adam plan yapıyordu.
Birkaç gün sonra, eski bir deponun içindeydi. Dean, eski çete bağlantılarını yoklamaya başlamıştı. Silas’ın sadık adamlarından biri olan Markos, kısa süre önce şehirde görülmüştü. Dean, adamın izini sürdü ve bir depoda buldu. Burası yıllar önce Silas’ın silah ve uyuşturucu işlerini yönettiği bir yerdi.
Markos, arkasını döndüğünde Dean’in silahını yüzünde buldu.
"Merhaba, Markos. Konuşmamız lazım."
"Sen... Dean?! Sen... öldü sanmıştık seni!"
"Hayır. Ama keşke öyle olsaydım. Çünkü artık gerçekten tehlikeliyim."
Dean onu yere yatırdı, silahı şakağına dayadı. "Silas nerede? Yeni gizlendiği yeri söyle. Her şeyi. Şimdi."
Markos titreyerek konuştu: "S-saklanıyor. Eski liman taraflarında. Ama sadece o değil... Riven da yanında."
Bu isim Dean’in içinde başka bir duvarı yıktı. "Riven.." diye fısıldadı. Kalbi bir an duracak gibi oldu.
Markos başını salladı. Dean geri çekildi. Gözlerinde bir karmaşa vardı: şaşkınlık, öfke, suçluluk... ve umut.
"O hâlâ hayattaysa… Kyra'nın uyanması için bir sebebi daha var."
Silahı kaldırdı, Markos’un alnına doğrulttu.
Ve ardından tetiği çekti.
Dean artık savaşın içindeydi. Kardeşi, sevdiği adam ve kendi ruhunun hesabını aynı anda sormaya hazırlanıyordu
Bölüm etkileşimi
