158. bölüm · Hesap Günü

156. BÖLÜM: KESİLEN NEFES

Keskin Kalem

Bölümler
1 Giriş 2 1 Perde| 1 BÖLÜM: KAN VE MÜREKKEP 3 2. BÖLÜM: KURDUN SOFRASI, TİLKİNİN PLANI 4 3. BÖLÜM: GÜNEŞİN ALTINDAKİ GÖLGELER 5 4. BÖLÜM: SON VAZİFE (GASSALIN SESSİZLİĞİ) 6 5. BÖLÜM: SOĞUK ODA (İFADE TUTANAKLARI) 7 6. BÖLÜM: MAVİ İPLİĞİN DÜĞÜMÜ 8 7 BÖLÜM: KIRIK DÜŞLER SOKAĞI 9 8. BÖLÜM: ABi KARDEŞ SOFRASI 10 9. BÖLÜM: PASLI MAKAS, KESKİN HESAP 11 10. BÖLÜM: ZİFİRİ SABAH 12 11. BÖLÜM: MİRASIN GÖLGESİ 13 12. BÖLÜM: GÜNEŞİN SON ŞARKISI 14 13. BÖLÜM: NEON ALTINDAKİ ENGEREK 15 14. BÖLÜM: MAVİ VE KIRMIZI 16 15. BÖLÜM: BÜYÜK DAVET 17 16. BÖLÜM: TER, KAN VE VEFA 18 17. BÖLÜM: GÜN ORTASINDA KIYAMET 19 18. BÖLÜM: KESKİN VİRAJ 20 19. BÖLÜM: SIRTLAN SOFRASI 21 20. BÖLÜM: KARANLIĞIN ADALETİ VE KÜÇÜK DAHİ 22 21. BÖLÜM: KURDUN ÖFKESİ 23 22. BÖLÜM: KERVANIN SONU 24 23. BÖLÜM: KİRLİ TİCARET VE KANLI GEMİLER 25 24. BÖLÜM: YARALI SIRTLANIN İNİ 26 25. BÖLÜM: SABAH ŞERİFLERİ 27 26. BÖLÜM: SABAHIN KÖRÜNDE AĞIR HESAP 28 27. BÖLÜM: PAVİLYONDA SESSİZLİK VE KIZIL GÜNEŞ 29 28. BÖLÜM: KURTLARIN SESSİZLİĞİ 30 29. BÖLÜM: BOŞ MEYDANIN HAYALETLERİ 31 30. BÖLÜM: KÖRÜN KULAĞI, MAKASIN AĞZI 32 31. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAKİ SESSİZLİK 33 32. BÖLÜM: ASLANIN ÖFKESİ, MAKASIN SOĞUKLUĞU 34 33. BÖLÜM: BEYAZ ODADAKİ SESSİZ ÇIĞLIK 35 34. BÖLÜM: SARI FIRTINA'NIN İSTANBUL SEFERİ 36 35. BÖLÜM: ÇINARIN DÖNÜŞÜ 37 36. BÖLÜM: ZİL SEYYAT'IN DÖNÜŞÜ VE KANLI SABAH 38 37. BÖLÜM: RACONUN ADALETİ 39 38. BÖLÜM: KURDUN SOFRASINDA KAN VAR 40 39. BÖLÜM: KÜL VE KANIT 41 40. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 42 41. BÖLÜM: REİS'İN SOFRASI VE KIRIK KILIÇ 43 42. BÖLÜM: SAVUNMANIN SONU 44 43. BÖLÜM: İHANETİN BEDELİ 45 44. BÖLÜM: KÖKLER VE GÖLGELER 46 45. BÖLÜM: KURDUN İNİNDE SESSİZLİK 47 46. BÖLÜM: GECE ÇÖKERKEN 48 2. PERDE | 47. BÖLÜM: BETON VE BAĞLAMA 49 48. BÖLÜM: KURDUN GÖLGESİ 50 49. BÖLÜM: KURŞUNUN HESABI 51 50. BÖLÜM: DEMİR KAPININ SOĞUK YÜZÜ 52 51. BÖLÜM: BEYAZ YAKA VE KARA DOSYA 53 52. BÖLÜM: KÖRÜN GÖZÜ, KURDUN DİŞİ 54 53. BÖLÜM: KOĞUŞTA BAYRAM HAVASI 55 54. BÖLÜM: BARUT KOKULU ÇARESSİZLİK 56 55. BÖLÜM: PAVYONDAKİ ÖFKE VE GİZLİ GÖZLER 57 56. BÖLÜM: NEZARETTEKİ SIR VE DERİN OPERASYON 58 57. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ DİKEN VE KOĞUŞ AĞASI 59 58. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER, YENİ BELALAR 60 59. BÖLÜM: MAHKEME ARFESİ VE BÜYÜK HESAP 61 60. BÖLÜM: KARDEŞ KOKUSU VE İNTİKAM YEMİNİ 62 61. BÖLÜM: RİNG ARACININ KARANLIĞI 63 62. BÖLÜM: AVCININ AV OLDUĞU AN 64 63. BÖLÜM: AVLUDADAKİ PUSLU HESAPLAŞMA 65 64. BÖLÜM: KİRLİ PAZARLIK VE ÖLÜM EMRİ 66 65 . BÖLÜM: KOĞUŞTA KIZIL KIYAMET 67 66. BÖLÜM: HASTANE ABLUKASI VE SOKAKTAKİ TELAŞ 68 67. BÖLÜM: ŞEHRİN KANLI RENGİ 69 68. BÖLÜM: KANLI ŞAFAK 70 69. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ VE BÜYÜK SORU 71 70. BÖLÜM: KURŞUNUN AĞIRLIĞI 72 71. BÖLÜM: KALEMİN KIRILMADIĞI GÜN 73 72. BÖLÜM: KURDUN İNİNE DÖNÜŞÜ 74 73. BÖLÜM: MOTOR SESLERİ VE ESKİ GÜNLER 75 74. BÖLÜM: HESAPTA DURAN RAKAM 76 75. BÖLÜM: GÖLGELERİN İZİNDE 77 76. BÖLÜM: TEMİZ BİR SAYFA 78 77. BÖLÜM: DUYULAN FISILTILAR 79 78. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAN 80 79. BÖLÜM: PARANIN KOKUSU 81 80. BÖLÜM: SINIRIN ÖTESİ 82 81. BÖLÜM: ADLİYENİN SOĞUK KORİDORLARI 83 82. BÖLÜM: YEDDİLERİN İNİ 84 83. BÖLÜM: ALTININ ÖFKESİ 85 84. BÖLÜM: DUMAN ALTI 86 85. BÖLÜM: YERALTININ SATRANCI 87 86. BÖLÜM: YAS VE BARUT 88 87. BÖLÜM: KAHVEDEKİ SESSİZLİK VE İLK KAN 89 88. BÖLÜM: BÜYÜK SEVKİYAT 90 89. BÖLÜM: MEYDANIN ALEVİ 91 90. BÖLÜM: ERİYEN KRALLIK 92 91. BÖLÜM: İKİ YÜZLÜ SÜSÜ 93 92. BÖLÜM: BÜYÜK HESAPLAŞMANIN EŞİĞİ 94 93. BÖLÜM: KALAN KÜLLER VE ANILAR 95 94. BÖLÜM: TOPRAĞIN SOĞUKLUĞU 96 95. BÖLÜM: ŞEYTANIN AVUKATI 97 96. BÖLÜM: KALE YIKILIMI 98 97. BÖLÜM: NEFES NEFESE 99 ÜÇÜNCÜ PERDE\ 98. BÖLÜM: YENİ DÜZEN / SİSLİ SABAH 100 99. BÖLÜM: ACEM TOPRAĞINDAN GELEN RÜZGAR 101 100. BÖLÜM: DOMUZLARIN ARASINDAKİ ASİLZADE 102 101. BÖLÜM: YENİ MERKEZ, YENİ NİZAM 103 102 BÖLÜM: CAMDAN KALE VE SAKLI HESAPLAR 104 103 BÖLÜM: KANLI HESAPLAŞMA VE İNTİKAMIN SOĞUK YÜZÜ 105 104 BÖLÜM: TAVANARASINDAKİ AYAZ 106 105 BÖLÜM: SOĞUK BİFTEK VE KANLI EMRİVAKİ 107 106 BÖLÜM: KÜL VE VİCDAN 108 107 Bölüm : KANLI HAZİNE 109 108 Bölüm : YEMİN VE BARUT 110 109 Bölüm: HESAPSIZ BİR AKŞAM 111 110 Bölüm: İRAN'DAN GELEN GÖLGE 112 111 BÖLÜM: GÖLGE VE GÜNEŞ 113 112 BÖLÜM: GECE VE ZEHİR - ZİL SEYYAT'IN MEKANI 114 113 BÖLÜM: KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ 115 114 BÖLÜM: MASADAKİ İHANET VE KÖRÜN ÖFKESİ 116 115 BÖLÜM: YEŞİLİN İHANETİ VE KÖY YOLU 117 116 BÖLÜM: SON YIKANAN ONUR 118 117 BÖLÜM: KURŞUNUN SESSİZLİĞİ 119 118 BÖLÜM: GÖLGE DÜŞEN OFİS 120 119 BÖLÜM: KURŞUNUN RÜZGARI 121 120 BÖLÜM: REİSİN GÖLGESİNDE 122 121. BÖLÜM: PASLI DİŞLİLER VE KOD ADLI GÖLGELER 123 122. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER - İHSAN ASLANLI'NIN İLK ADIMI 124 123. BÖLÜM: TOPRAĞIN GİZLİ MİRASI 125 124. BÖLÜM: EKRANDAKİ ÇÜRÜME 126 125. BÖLÜM: ESKİ MASA, YENİ İNFAZLAR (1988) 127 126. BÖLÜM: KIZIL ALARM 128 127. BÖLÜM: PAVYONUN GÜLLERİ, MAZOTUN KOKUSU 129 128. BÖLÜM: SABAHIN KESKİN SESSİZLİĞİ 130 129. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 131 130. BÖLÜM: BOŞLUKTA KALAN SESLER 132 131. BÖLÜM: GECEYİ BEKLEYENLER 133 132. BÖLÜM: HASAT ZAMANI 134 133. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ 135 134. BÖLÜM: SOFRADAKİ KİRLİ PARA 136 135. BÖLÜM: GÖLGELERİN EFENDİSİ Bodrum katının o ağır, rutubeti 137 136. BÖLÜM: KIZILCIK SOPASI 138 137. BÖLÜM: BARAUDUN SONU 139 138. BÖLÜM: SABAHIN KİRİ 140 139. BÖLÜM: YOLUN SONUNDAKİ İZ 141 140. BÖLÜM: İZ BIRAKMAYANLAR 142 141. BÖLÜM: GERİ DÖNÜŞ VE TEK BİR İSİM 143 142. BÖLÜM: MEZAR BAŞINDAKİ HESAP 144 143. BÖLÜM: KÜL VE SESSİZLİK 145 144. BÖLÜM: TAKSİDEKİ HAYALET 146 145. BÖLÜM: KÖRÜN SEZGİSİ 147 146. BÖLÜM: SON DANS VE KANLI VEDA 148 147. BÖLÜM: SESSIZLIĞIN ÇIĞLIĞI 149 148. BÖLÜM: GÖLGELERİN HESABI 150 149. BÖLÜM: SON KALANIN SESSİZLİĞİ 151 150. BÖLÜM: KAPILAR AÇILIRKEN 152 151. BÖLÜM: BİR AVUKATIN GÖZYAŞLARI 153 152. BÖLÜM: YOLUN SONU MU, YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI? 154 153. BÖLÜM: DOĞU'NUN GÖLGESİ 155 154. BÖLÜM: GÖLGE TAKİBİ 156 155. BÖLÜM: GÖLGENİN HÜKMÜ 157 156. BÖLÜM: KESİLEN NEFES 158 157. BÖLÜM: ZIRH VE BARUT 159 158. BÖLÜM: SESSİZ GÜÇ 160 159. BÖLÜM: ORMANIN ÇIĞLIĞI 161 160. BÖLÜM (FİNAL): KRALIN SONU

Deponun ağır demir kapısı, menteşelerinden gelen o tiz gıcırtıyla aralandı. Vuran içeri girdi; saç baş dağılmış, üzerindeki deri ceketin bir kolu yırtılmıştı. Ama nefes nefese değildi; aksine, gözlerinde buz gibi bir donukluk, yüzünde ise derin bir öfke vardı. İhsan, masanın üzerindeki haritaya bakıyordu; arkasını dönmedi bile, sadece o tanıdık, tok sesiyle konuştu.

İhsan: "Ne oldu Vuran? Yüzündeki o ifade hayra alamet değil. Merdan nerede?"

Vuran, ağır adımlarla masanın yanına geldi. Elindeki kanlı bezi masanın üzerine, haritanın tam ortasına fırlattı.

Vuran: "Merdan yok abi. Gitti. Pusuya düştük. Otele girerken her şey süt limandı, ta ki binanın içine girene kadar. Otoparktan sızdık, tam adamı kıstıracaktık ki... Meğer adam değil, yemmiş.

İhsan yavaşça arkasına döndü. Yüzünde tek bir mimik bile oynamıyordu. "Merdan'ı aldılar mı?"

Vuran: "Aldılar abi. Gözümün önünde kafasına kabzayı indirip, 'patronun yerini öğrenmemiz lazım' diyerek sürüklediler. İlyas'ın herifleri değildi bunlar; çok daha disiplinli, çok daha başka bir yapıydı. Ama boş dönmedim abi. Kapının önünde bekleyen o 'gariban' görünümlü tetikçiyi, arabanın camına elini kıstırıp, kafasını arabanın direğine gömerek paketledim. Şu an bagajda, senin karşında konuşmak için can atıyor."

İhsan, Vuran'ın sözlerini bir saniye bile kesmeden dinledi. Odanın içindeki o yoğun barut kokusuna, şimdi bir de hesap sorma gerginliği eklenmişti.

İhsan: "Büyük bir oyunun içine düştük Vuran. Murat Saygın döndü, Şirket sahnede... Belli ki hepsi tek bir ağızdan yönetiliyor. Merdan'ı konuşturup yerimizi, yurdumuzu, mayınlarımızı öğrenmek isteyecekler."

Vuran: "Konuşturamazlar abi, Merdan taş gibidir ama... yine de o Şirket'in işkence yöntemlerini biliyorsun. Bir de şu var: Eğer Merdan çözülürse, biteriz. Ama elimizdeki o tetikçi... O, Şirket'in tam kalbini biliyor. O bagajdaki herifi, gerekirse dilini tırnak makasıyla söke söke konuşturmamız lazım. Murat Saygın'a veya Şirket'e gitmeden önce, elimizdeki bu kartı doğru oynayalım."

İhsan, elini belindeki silahın kabzasına koydu. Gözleri deponun zifiri karanlığına daldı.

İhsan: "Bize sadece yerini değil, o karanlıktaki efendinin kim olduğunu da söyleyecek. Vuran, o herifi depoya getirin. Sandalyeye bağlayın, üzerini iyice arayın. Merdan'ın yerini öğrenmek için elimizde sadece o herif kaldı. Eğer o da ötmezse... O zaman İstanbul'u, Murat Saygın'ın o şatafatlı malikanesini ve o karanlık efendinin başını, bu deponun altına gömeriz. Hadi, vakit kaybetme, hemen içeri alın şu iti!"

Vuran başıyla onayladı, deponun kapısına yöneldi. İhsan ise tek başına, haritanın üzerindeki o kan lekesine bakmaya devam etti. İstanbul, bir kez daha kendi evlatlarını öğütmeye hazırlanıyordu; ama bu sefer İhsan Aslanlı, dişlerini çok daha keskin bileyerek bekliyordu.

Deponun orta yerinde, paslı bir sandalyeye sıkıca bağlanmış olan tetikçi, ağzındaki banttan kurtulur kurtulmaz derin bir nefes alıp tükürdü. İhsan, karşısında bir tabureye oturmuş, elindeki bıçağı yavaşça bir taşın üzerinde biliyordu. Vuran ise arkasında, ellerini ovuşturarak bekliyordu.

İhsan: (Sesi şaşırtıcı derecede yumuşak ve kibar) "Bak güzel kardeşim. Sen bir askersin, işini yapıyorsun. Ben de işimi yapıyorum. Ama şu an doğru yerde değilsin. Bana Merdan'ı nerede tuttuklarını, o patronlarının kim olduğunu söyle, seni bu deponun kapısından sağ salim çıkarayım. Hatta cebine de hatırı sayılır bir para koyayım. Ne dersin?"

Tetikçi, kanlı dudaklarını araladı, sırıttı. "Senin o Merdan dediğin herif, birazdan sadece et parçasına dönecek. Patronun yerini mi soruyorsun? O, senin hayallerinde bile göremeyeceğin kadar uzak."

İhsan, elindeki bıçağı yavaşça masanın üzerine bıraktı. Gülümsemesi bir anda silindi, yerini derin bir uçurumun sessizliği aldı.

İhsan: "Vuran, arkadaş çok inatçı çıktı. Sanırım bizim dilimizden anlamıyor."

Vuran hiç vakit kaybetmeden adamın yanına çöktü. Elindeki pensi, adamın elinin işaret parmağına geçirdi. "Çat!" sesi deponun içinde bir kuru dal kırılması gibi yankılandı. Adamın acı dolu çığlığı, Vuran'ın üzerine örttüğü eski bir bezle boğuldu.

Vuran: "Bak aslanım, biz burada sabaha kadar oynarız. İstersen tırnaklarını birer birer çekelim, istersen o parmaklarını pensle cımbız gibi kökünden alalım. Hangisi işine gelir?"

İhsan ayağa kalktı, adamın yüzüne doğru eğildi. Adamın gözlerindeki o küstah ifade, yerini yavaş yavaş dehşete bırakıyordu. İhsan, adamın yüzündeki kanı parmağıyla sildi.

İhsan: "Merdan nerede?"

Adam inleyerek, "Bilmiyorum..." diye inledi.

İhsan, Vuran'a bir işaret yaptı. Vuran, adamın diz kapağının hemen altına, o keskin bıçağı daldırıp çekmedi, orada çevirdi. Adamın acıdan bayılmaması için Vuran yüzüne buz gibi bir kova su boşalttı. Adamın boğazından çıkan o hırıltılı ses, artık bir insan sesinden çok bir can çekişme nidasıydı.

İhsan: "Son şansın. Konuşursan, bu işin sonunda sadece biraz canın yanar. Konuşmazsan... seni atomlarına ayırırım, bu şehrin kanalizasyonuna karışırsın, ruhun bile duymaz. Kartal nerede? Merdan'ı hangi cehenneme attınız?"

Adam, artık direnecek gücünün kalmadığını anlamıştı. Vuran, bıçağı adamın gözünün hemen yanına, derinin üzerine sürterek tehdidini zirveye taşıdı.

Adam: (Hıçkırarak) "Tamam! Tamam, yeter! Merdan... Merdan, şehrin çıkışındaki o eski mezbaha binasında. Kartal... Kartal ise Murat Saygın'ın talimatıyla o deponun güvenliğini sağlıyor. Hepsi orada... Hepsi orada, Allah aşkına durun artık!"

İhsan, adamın yüzüne son bir kez baktı. Adamın çözüldüğünü görmenin verdiği o soğuk tatmin duygusuyla bıçağı masaya sapladı.

İhsan: "Vuran, işimiz bitti. Merdan'ı almaya gidiyoruz. Şirket'in o 'efsanevi' tetikçileri, meğerse ne kadar da çabuk konuşuyormuş, değil mi?"

Vuran, bıçağı adamın boynuna yaklaştırıp fısıldadı. "Bize yanlış bilgi verirsen, geri döndüğümüzde seni pensle değil, dişlerini teker teker kerpetenle çekerek uyandırırım. Anladın mı?"

Adam korkudan titreyerek başını salladı. İhsan, deponun kapısına doğru yürüdü. Artık rotası belliydi: Mezbaha binası. Merdan'ı kurtarmak, Kartal'ı indirmek ve Murat Saygın'ın adamlarına İstanbul'da asıl reisin kim olduğunu göstermek için geri sayım başlamıştı.