157. bölüm · Hesap Günü

155. BÖLÜM: GÖLGENİN HÜKMÜ

Keskin Kalem

Bölümler
1 Giriş 2 1 Perde| 1 BÖLÜM: KAN VE MÜREKKEP 3 2. BÖLÜM: KURDUN SOFRASI, TİLKİNİN PLANI 4 3. BÖLÜM: GÜNEŞİN ALTINDAKİ GÖLGELER 5 4. BÖLÜM: SON VAZİFE (GASSALIN SESSİZLİĞİ) 6 5. BÖLÜM: SOĞUK ODA (İFADE TUTANAKLARI) 7 6. BÖLÜM: MAVİ İPLİĞİN DÜĞÜMÜ 8 7 BÖLÜM: KIRIK DÜŞLER SOKAĞI 9 8. BÖLÜM: ABi KARDEŞ SOFRASI 10 9. BÖLÜM: PASLI MAKAS, KESKİN HESAP 11 10. BÖLÜM: ZİFİRİ SABAH 12 11. BÖLÜM: MİRASIN GÖLGESİ 13 12. BÖLÜM: GÜNEŞİN SON ŞARKISI 14 13. BÖLÜM: NEON ALTINDAKİ ENGEREK 15 14. BÖLÜM: MAVİ VE KIRMIZI 16 15. BÖLÜM: BÜYÜK DAVET 17 16. BÖLÜM: TER, KAN VE VEFA 18 17. BÖLÜM: GÜN ORTASINDA KIYAMET 19 18. BÖLÜM: KESKİN VİRAJ 20 19. BÖLÜM: SIRTLAN SOFRASI 21 20. BÖLÜM: KARANLIĞIN ADALETİ VE KÜÇÜK DAHİ 22 21. BÖLÜM: KURDUN ÖFKESİ 23 22. BÖLÜM: KERVANIN SONU 24 23. BÖLÜM: KİRLİ TİCARET VE KANLI GEMİLER 25 24. BÖLÜM: YARALI SIRTLANIN İNİ 26 25. BÖLÜM: SABAH ŞERİFLERİ 27 26. BÖLÜM: SABAHIN KÖRÜNDE AĞIR HESAP 28 27. BÖLÜM: PAVİLYONDA SESSİZLİK VE KIZIL GÜNEŞ 29 28. BÖLÜM: KURTLARIN SESSİZLİĞİ 30 29. BÖLÜM: BOŞ MEYDANIN HAYALETLERİ 31 30. BÖLÜM: KÖRÜN KULAĞI, MAKASIN AĞZI 32 31. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAKİ SESSİZLİK 33 32. BÖLÜM: ASLANIN ÖFKESİ, MAKASIN SOĞUKLUĞU 34 33. BÖLÜM: BEYAZ ODADAKİ SESSİZ ÇIĞLIK 35 34. BÖLÜM: SARI FIRTINA'NIN İSTANBUL SEFERİ 36 35. BÖLÜM: ÇINARIN DÖNÜŞÜ 37 36. BÖLÜM: ZİL SEYYAT'IN DÖNÜŞÜ VE KANLI SABAH 38 37. BÖLÜM: RACONUN ADALETİ 39 38. BÖLÜM: KURDUN SOFRASINDA KAN VAR 40 39. BÖLÜM: KÜL VE KANIT 41 40. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 42 41. BÖLÜM: REİS'İN SOFRASI VE KIRIK KILIÇ 43 42. BÖLÜM: SAVUNMANIN SONU 44 43. BÖLÜM: İHANETİN BEDELİ 45 44. BÖLÜM: KÖKLER VE GÖLGELER 46 45. BÖLÜM: KURDUN İNİNDE SESSİZLİK 47 46. BÖLÜM: GECE ÇÖKERKEN 48 2. PERDE | 47. BÖLÜM: BETON VE BAĞLAMA 49 48. BÖLÜM: KURDUN GÖLGESİ 50 49. BÖLÜM: KURŞUNUN HESABI 51 50. BÖLÜM: DEMİR KAPININ SOĞUK YÜZÜ 52 51. BÖLÜM: BEYAZ YAKA VE KARA DOSYA 53 52. BÖLÜM: KÖRÜN GÖZÜ, KURDUN DİŞİ 54 53. BÖLÜM: KOĞUŞTA BAYRAM HAVASI 55 54. BÖLÜM: BARUT KOKULU ÇARESSİZLİK 56 55. BÖLÜM: PAVYONDAKİ ÖFKE VE GİZLİ GÖZLER 57 56. BÖLÜM: NEZARETTEKİ SIR VE DERİN OPERASYON 58 57. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ DİKEN VE KOĞUŞ AĞASI 59 58. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER, YENİ BELALAR 60 59. BÖLÜM: MAHKEME ARFESİ VE BÜYÜK HESAP 61 60. BÖLÜM: KARDEŞ KOKUSU VE İNTİKAM YEMİNİ 62 61. BÖLÜM: RİNG ARACININ KARANLIĞI 63 62. BÖLÜM: AVCININ AV OLDUĞU AN 64 63. BÖLÜM: AVLUDADAKİ PUSLU HESAPLAŞMA 65 64. BÖLÜM: KİRLİ PAZARLIK VE ÖLÜM EMRİ 66 65 . BÖLÜM: KOĞUŞTA KIZIL KIYAMET 67 66. BÖLÜM: HASTANE ABLUKASI VE SOKAKTAKİ TELAŞ 68 67. BÖLÜM: ŞEHRİN KANLI RENGİ 69 68. BÖLÜM: KANLI ŞAFAK 70 69. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ VE BÜYÜK SORU 71 70. BÖLÜM: KURŞUNUN AĞIRLIĞI 72 71. BÖLÜM: KALEMİN KIRILMADIĞI GÜN 73 72. BÖLÜM: KURDUN İNİNE DÖNÜŞÜ 74 73. BÖLÜM: MOTOR SESLERİ VE ESKİ GÜNLER 75 74. BÖLÜM: HESAPTA DURAN RAKAM 76 75. BÖLÜM: GÖLGELERİN İZİNDE 77 76. BÖLÜM: TEMİZ BİR SAYFA 78 77. BÖLÜM: DUYULAN FISILTILAR 79 78. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAN 80 79. BÖLÜM: PARANIN KOKUSU 81 80. BÖLÜM: SINIRIN ÖTESİ 82 81. BÖLÜM: ADLİYENİN SOĞUK KORİDORLARI 83 82. BÖLÜM: YEDDİLERİN İNİ 84 83. BÖLÜM: ALTININ ÖFKESİ 85 84. BÖLÜM: DUMAN ALTI 86 85. BÖLÜM: YERALTININ SATRANCI 87 86. BÖLÜM: YAS VE BARUT 88 87. BÖLÜM: KAHVEDEKİ SESSİZLİK VE İLK KAN 89 88. BÖLÜM: BÜYÜK SEVKİYAT 90 89. BÖLÜM: MEYDANIN ALEVİ 91 90. BÖLÜM: ERİYEN KRALLIK 92 91. BÖLÜM: İKİ YÜZLÜ SÜSÜ 93 92. BÖLÜM: BÜYÜK HESAPLAŞMANIN EŞİĞİ 94 93. BÖLÜM: KALAN KÜLLER VE ANILAR 95 94. BÖLÜM: TOPRAĞIN SOĞUKLUĞU 96 95. BÖLÜM: ŞEYTANIN AVUKATI 97 96. BÖLÜM: KALE YIKILIMI 98 97. BÖLÜM: NEFES NEFESE 99 ÜÇÜNCÜ PERDE\ 98. BÖLÜM: YENİ DÜZEN / SİSLİ SABAH 100 99. BÖLÜM: ACEM TOPRAĞINDAN GELEN RÜZGAR 101 100. BÖLÜM: DOMUZLARIN ARASINDAKİ ASİLZADE 102 101. BÖLÜM: YENİ MERKEZ, YENİ NİZAM 103 102 BÖLÜM: CAMDAN KALE VE SAKLI HESAPLAR 104 103 BÖLÜM: KANLI HESAPLAŞMA VE İNTİKAMIN SOĞUK YÜZÜ 105 104 BÖLÜM: TAVANARASINDAKİ AYAZ 106 105 BÖLÜM: SOĞUK BİFTEK VE KANLI EMRİVAKİ 107 106 BÖLÜM: KÜL VE VİCDAN 108 107 Bölüm : KANLI HAZİNE 109 108 Bölüm : YEMİN VE BARUT 110 109 Bölüm: HESAPSIZ BİR AKŞAM 111 110 Bölüm: İRAN'DAN GELEN GÖLGE 112 111 BÖLÜM: GÖLGE VE GÜNEŞ 113 112 BÖLÜM: GECE VE ZEHİR - ZİL SEYYAT'IN MEKANI 114 113 BÖLÜM: KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ 115 114 BÖLÜM: MASADAKİ İHANET VE KÖRÜN ÖFKESİ 116 115 BÖLÜM: YEŞİLİN İHANETİ VE KÖY YOLU 117 116 BÖLÜM: SON YIKANAN ONUR 118 117 BÖLÜM: KURŞUNUN SESSİZLİĞİ 119 118 BÖLÜM: GÖLGE DÜŞEN OFİS 120 119 BÖLÜM: KURŞUNUN RÜZGARI 121 120 BÖLÜM: REİSİN GÖLGESİNDE 122 121. BÖLÜM: PASLI DİŞLİLER VE KOD ADLI GÖLGELER 123 122. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER - İHSAN ASLANLI'NIN İLK ADIMI 124 123. BÖLÜM: TOPRAĞIN GİZLİ MİRASI 125 124. BÖLÜM: EKRANDAKİ ÇÜRÜME 126 125. BÖLÜM: ESKİ MASA, YENİ İNFAZLAR (1988) 127 126. BÖLÜM: KIZIL ALARM 128 127. BÖLÜM: PAVYONUN GÜLLERİ, MAZOTUN KOKUSU 129 128. BÖLÜM: SABAHIN KESKİN SESSİZLİĞİ 130 129. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 131 130. BÖLÜM: BOŞLUKTA KALAN SESLER 132 131. BÖLÜM: GECEYİ BEKLEYENLER 133 132. BÖLÜM: HASAT ZAMANI 134 133. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ 135 134. BÖLÜM: SOFRADAKİ KİRLİ PARA 136 135. BÖLÜM: GÖLGELERİN EFENDİSİ Bodrum katının o ağır, rutubeti 137 136. BÖLÜM: KIZILCIK SOPASI 138 137. BÖLÜM: BARAUDUN SONU 139 138. BÖLÜM: SABAHIN KİRİ 140 139. BÖLÜM: YOLUN SONUNDAKİ İZ 141 140. BÖLÜM: İZ BIRAKMAYANLAR 142 141. BÖLÜM: GERİ DÖNÜŞ VE TEK BİR İSİM 143 142. BÖLÜM: MEZAR BAŞINDAKİ HESAP 144 143. BÖLÜM: KÜL VE SESSİZLİK 145 144. BÖLÜM: TAKSİDEKİ HAYALET 146 145. BÖLÜM: KÖRÜN SEZGİSİ 147 146. BÖLÜM: SON DANS VE KANLI VEDA 148 147. BÖLÜM: SESSIZLIĞIN ÇIĞLIĞI 149 148. BÖLÜM: GÖLGELERİN HESABI 150 149. BÖLÜM: SON KALANIN SESSİZLİĞİ 151 150. BÖLÜM: KAPILAR AÇILIRKEN 152 151. BÖLÜM: BİR AVUKATIN GÖZYAŞLARI 153 152. BÖLÜM: YOLUN SONU MU, YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI? 154 153. BÖLÜM: DOĞU'NUN GÖLGESİ 155 154. BÖLÜM: GÖLGE TAKİBİ 156 155. BÖLÜM: GÖLGENİN HÜKMÜ 157 156. BÖLÜM: KESİLEN NEFES 158 157. BÖLÜM: ZIRH VE BARUT 159 158. BÖLÜM: SESSİZ GÜÇ 160 159. BÖLÜM: ORMANIN ÇIĞLIĞI 161 160. BÖLÜM (FİNAL): KRALIN SONU

İstanbul'un en yüksek tepelerinden birinde, sadece seçilmişlerin girebildiği, tüm şehri ayaklar altına alan devasa bir malikanenin en üst katı... İçerisi öylesine karanlıktı ki, sadece dışarıdaki şehrin cılız ışıkları pencerelerden içeri sızıyordu. Odanın tam ortasında, yüksek bir deri koltukta, yüzü tamamen gölgelerin arkasına saklanmış bir siluet duruyordu. Murat Saygın, o koltuğun birkaç metre önünde, elleri önünde birleşmiş bir şekilde saygıyla bekliyordu.

Karanlıktaki adam, yavaşça yerinden kalktı. Ayak sesleri mermer zeminde yankılanıyordu. Murat Saygın, odaya yayılan o mutlak otoritenin karşısında başını hafifçe öne eğdi.

Karanlıktaki Adam: (Sesi, derinlerden gelen bir uğultu gibiydi) "Murat... Eski makamına dönmen iyi oldu. İstanbul sensiz çok başıboş kalmıştı."

Murat Saygın: "Emriniz başım üstüne efendim. Yıllar sonra tekrar bu koltukta, sizin gölgenizde hizmet etmek benim için bir onurdur."

Karanlıktaki Adam: (Hafifçe gülümsedi, sesi karanlığın içinde soğuk bir çan gibi çınladı) "Raci... Raci çok açgözlülük yapıyordu Murat. O, bu şehrin sadece bir dişlisi olduğunu unuttu. Kendi krallığını kurmaya kalktı. Sonunda ne oldu? Bir hiç olarak silinip gitti. Sen, Raci'nin yaptığı hataları yapma. Sen bu şehrin sahibi değil, düzenin koruyucususun."

Murat Saygın: "Raci, haddini aştı efendim. Sizin verdiğiniz yetkiyi kendi ikbali için kullandı. Ben, sizin çizginizden asla sapmam. İstanbul'un yeni düzenini, sizin istediğiniz gibi yeniden kuracağım."

Karanlıktaki adam, pencereye doğru yürüdü. Şehre bakarken elleriyle camın kenarındaki çıtayı sıktı. Parmakları, adeta bir kartal pençesi gibi belirgindi.

Karanlıktaki Adam: "Güzel... Ama bir pürüz var. İhsan Aslanlı. Bu çocuk, başımıza büyük bela oldu. Düzeni bozuyor, piyonlarımızı tek tek deviriyor. Siyah, Mahsun... Hepsi gitti. Şimdi sıra ona geldi."

Murat Saygın: "İhsan, İstanbul'un arka sokaklarında büyümüş bir başıbozuk efendim. Onu kısa sürede tasfiye ederim, adını bile kimse hatırlamaz."

Karanlıktaki Adam: "Sadece tasfiye etme Murat. Yok et. Aynen diğerleri gibi, kökünü kazı. Bu şehrin sokaklarında, benim iradem dışında tek bir yaprağın bile kımıldamasını istemiyorum. O çocuğun son nefesini verdiğini kendi gözlerimle görmeliyim. Başarısızlık gibi bir ihtimali, daha dün hapisten çıkmış bir adamın ajandasında görmek istemiyorum."

Murat Saygın: "İçiniz rahat olsun efendim. İhsan Aslanlı, yarın gün ışığını görmeden bu şehrin karanlığına gömülecek. Onun hikayesi, sizin buyruğunuzla burada noktalanacak."

Karanlıktaki adam, yavaşça Murat'a döndü. Yüzü hala görünmüyordu ama bakışlarının Murat'ı delip geçtiği hissediliyordu.

Karanlıktaki Adam: "Git o zaman. İhsan'ı bitir, İstanbul'u huzura erdir. Ama unutma Murat; ben ne verdiğimi almasını da bilirim, ne aldığımı yok etmesini de."

Murat Saygın, "Emredersiniz efendim" diyerek derin bir reverans yaptı ve odadan sessizce geri geri yürüyerek çıktı. Kapı kapandığında karanlıktaki adam, elindeki kristal kadehi masaya bıraktı ve şehre bakmaya devam etti. İstanbul artık bir oyun alanı değil, Murat Saygın'ın İhsan Aslanlı'ya kuracağı dev bir infaz masasıydı. İhsan, henüz farkında olmasa da, şehrin tüm büyükleri artık onun ölüm fermanını imzalamıştı.

Murat Saygın, o devasa malikaneden ayrılıp siyah cipinin arka koltuğuna kurulduğunda yüzünde zaferin değil, ağır bir sorumluluğun ifadesi vardı. İstanbul'un tepelerinden aşağı, şehrin o kaotik ışıklarına doğru inerken zihninde sadece tek bir isim yankılanıyordu: İhsan Aslanlı.

Cip, şehrin dışındaki o şatafatlı, yüksek duvarlı malikanenin önüne sert bir frenle yanaştı. Burası, bir zamanlar Raci Sırhan'ın "kalesi" olan, ancak şimdi bir hükümdarın değiştiği o meşhur malikaneydi. Kapıda, ellerini önünde bağlamış, hafifçe sağa sola volta atan İlyas Kanbeyli duruyordu.

Murat araçtan indi. Üzerindeki pahalı paltonun yakalarını düzeltti, gözlerini dikip malikanenin o görkemli kapısına baktı. İlyas, hemen bir adım öne çıktı.

İlyas: (Saygıyla başını eğerek) "Hoş geldin Murat Reis. Her şey hazır, emirlerini bekliyoruz."

Murat Saygın: (İlyas'ın elini sıkarak, sesi buz gibi) "Hoş bulduk İlyas. Göründüğü kadar var mı burası?"

İlyas: "Burası İstanbul'un kalbi değil, merkezi Murat. Raci buraya oturunca dünyayı yönettiğini sanırdı ama sadece kendi sonunu hazırladı. Artık burası senin."

Murat, İlyas'ın yanından geçip kapıdaki korumaların selamıyla içeri girdi. İçerisi, Raci'nin zevkini yansıtan abartılı altın varaklarla ve pahalı sanat eserleriyle doluydu. Murat, ayaklarının altındaki o lüks halının üzerinde ağır adımlarla ilerledi. Derin bir nefes alıp malikanenin o geniş, kasvetli havasını içine çekti.

Adımları onu, evin en üst katındaki o meşhur ofise çıkardı. Kapıyı açtığında, masanın üzerinde hala Raci'nin bıraktığı belgeler, bir kenarda yarım kalmış bir içki kadehi duruyordu. Raci, sanki biraz önce buradan kalkıp gitmiş gibiydi.

Murat, masanın arkasına geçti. Raci'nin o devasa deri koltuğuna yavaşça oturdu. Koltuk, Murat'ın ağırlığını aldığında hafifçe gıcırdadı. O an, Murat arkasına yaslandı ve İstanbul'un siluetine tepeden bakan devasa camdan dışarıya baktı.

Murat Saygın: (Kendi kendine, hafif bir gülümsemeyle) "Raci... Sen sadece masanın sahibine hizmet ettin. Ben ise masanın kendisi olmaya geldim."

İlyas kapıda belirip içeri girdi, kapıyı yavaşça kapattı.

İlyas: "Reis, İhsan Aslanlı meselesi... Karanlıktaki adamın emri kesin. Ne yapıyoruz? Şehri birbirine mi katalım, yoksa sessizce mi avlayalım?"

Murat, önündeki kristal kadehi eline aldı ve boşluğa doğru hafifçe havaya kaldırdı.

Murat Saygın: "İhsan... O çocuk, kendi kazdığı kuyuya düşecek. Şehri birbirine katıp halkın dikkatini üzerimize çekmeyeceğiz İlyas. Biz, gölgenin efendisiyiz. İhsan'ın etrafındaki herkesi tek tek budayacağız. Önce o yakınındaki köpekleri, sonra kendisi. Öyle bir hale gelecek ki, yaşamak için benden merhamet dilenecek. Ama unutma... Benim olduğum masada merhamete yer yok."

İlyas: "Peki, emir anlaşıldı. İlk hedef kim?"

Murat, masadaki dosyaları kenara itti ve İlyas'a dönüp keskin bir bakış fırlattı.

Murat Saygın: "İlk hedef, İhsan'ın o hayallerini süsleyen 'sadakat' duygusu. Önce onu yalnızlaştıracağız. İhsan'ı tek başına, o köhne deponun içinde nefes nefese bıraktığımızda, İhsan'ın hükmü bitmiş demektir. İstanbul'un gerçek reisi geri döndü, artık bu şehirde sadece benim sözüm geçer."

Murat, ofisin ışıklarını söndürdü. Sadece dışarıdaki şehrin ışıkları ofise vuruyordu. İhsan Aslanlı, yaklaşan bu devasa fırtınanın, aslında çoktan malikanenin kapısına dayandığından habersizdi. Murat Saygın, artık tam anlamıyla oyunun merkezindeydi.