127. bölüm · Hesap Günü

125. BÖLÜM: ESKİ MASA, YENİ İNFAZLAR (1988)

Keskin Kalem

Bölümler
1 Giriş 2 1 Perde| 1 BÖLÜM: KAN VE MÜREKKEP 3 2. BÖLÜM: KURDUN SOFRASI, TİLKİNİN PLANI 4 3. BÖLÜM: GÜNEŞİN ALTINDAKİ GÖLGELER 5 4. BÖLÜM: SON VAZİFE (GASSALIN SESSİZLİĞİ) 6 5. BÖLÜM: SOĞUK ODA (İFADE TUTANAKLARI) 7 6. BÖLÜM: MAVİ İPLİĞİN DÜĞÜMÜ 8 7 BÖLÜM: KIRIK DÜŞLER SOKAĞI 9 8. BÖLÜM: ABi KARDEŞ SOFRASI 10 9. BÖLÜM: PASLI MAKAS, KESKİN HESAP 11 10. BÖLÜM: ZİFİRİ SABAH 12 11. BÖLÜM: MİRASIN GÖLGESİ 13 12. BÖLÜM: GÜNEŞİN SON ŞARKISI 14 13. BÖLÜM: NEON ALTINDAKİ ENGEREK 15 14. BÖLÜM: MAVİ VE KIRMIZI 16 15. BÖLÜM: BÜYÜK DAVET 17 16. BÖLÜM: TER, KAN VE VEFA 18 17. BÖLÜM: GÜN ORTASINDA KIYAMET 19 18. BÖLÜM: KESKİN VİRAJ 20 19. BÖLÜM: SIRTLAN SOFRASI 21 20. BÖLÜM: KARANLIĞIN ADALETİ VE KÜÇÜK DAHİ 22 21. BÖLÜM: KURDUN ÖFKESİ 23 22. BÖLÜM: KERVANIN SONU 24 23. BÖLÜM: KİRLİ TİCARET VE KANLI GEMİLER 25 24. BÖLÜM: YARALI SIRTLANIN İNİ 26 25. BÖLÜM: SABAH ŞERİFLERİ 27 26. BÖLÜM: SABAHIN KÖRÜNDE AĞIR HESAP 28 27. BÖLÜM: PAVİLYONDA SESSİZLİK VE KIZIL GÜNEŞ 29 28. BÖLÜM: KURTLARIN SESSİZLİĞİ 30 29. BÖLÜM: BOŞ MEYDANIN HAYALETLERİ 31 30. BÖLÜM: KÖRÜN KULAĞI, MAKASIN AĞZI 32 31. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAKİ SESSİZLİK 33 32. BÖLÜM: ASLANIN ÖFKESİ, MAKASIN SOĞUKLUĞU 34 33. BÖLÜM: BEYAZ ODADAKİ SESSİZ ÇIĞLIK 35 34. BÖLÜM: SARI FIRTINA'NIN İSTANBUL SEFERİ 36 35. BÖLÜM: ÇINARIN DÖNÜŞÜ 37 36. BÖLÜM: ZİL SEYYAT'IN DÖNÜŞÜ VE KANLI SABAH 38 37. BÖLÜM: RACONUN ADALETİ 39 38. BÖLÜM: KURDUN SOFRASINDA KAN VAR 40 39. BÖLÜM: KÜL VE KANIT 41 40. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 42 41. BÖLÜM: REİS'İN SOFRASI VE KIRIK KILIÇ 43 42. BÖLÜM: SAVUNMANIN SONU 44 43. BÖLÜM: İHANETİN BEDELİ 45 44. BÖLÜM: KÖKLER VE GÖLGELER 46 45. BÖLÜM: KURDUN İNİNDE SESSİZLİK 47 46. BÖLÜM: GECE ÇÖKERKEN 48 2. PERDE | 47. BÖLÜM: BETON VE BAĞLAMA 49 48. BÖLÜM: KURDUN GÖLGESİ 50 49. BÖLÜM: KURŞUNUN HESABI 51 50. BÖLÜM: DEMİR KAPININ SOĞUK YÜZÜ 52 51. BÖLÜM: BEYAZ YAKA VE KARA DOSYA 53 52. BÖLÜM: KÖRÜN GÖZÜ, KURDUN DİŞİ 54 53. BÖLÜM: KOĞUŞTA BAYRAM HAVASI 55 54. BÖLÜM: BARUT KOKULU ÇARESSİZLİK 56 55. BÖLÜM: PAVYONDAKİ ÖFKE VE GİZLİ GÖZLER 57 56. BÖLÜM: NEZARETTEKİ SIR VE DERİN OPERASYON 58 57. BÖLÜM: GÖLGEDEKİ DİKEN VE KOĞUŞ AĞASI 59 58. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER, YENİ BELALAR 60 59. BÖLÜM: MAHKEME ARFESİ VE BÜYÜK HESAP 61 60. BÖLÜM: KARDEŞ KOKUSU VE İNTİKAM YEMİNİ 62 61. BÖLÜM: RİNG ARACININ KARANLIĞI 63 62. BÖLÜM: AVCININ AV OLDUĞU AN 64 63. BÖLÜM: AVLUDADAKİ PUSLU HESAPLAŞMA 65 64. BÖLÜM: KİRLİ PAZARLIK VE ÖLÜM EMRİ 66 65 . BÖLÜM: KOĞUŞTA KIZIL KIYAMET 67 66. BÖLÜM: HASTANE ABLUKASI VE SOKAKTAKİ TELAŞ 68 67. BÖLÜM: ŞEHRİN KANLI RENGİ 69 68. BÖLÜM: KANLI ŞAFAK 70 69. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ VE BÜYÜK SORU 71 70. BÖLÜM: KURŞUNUN AĞIRLIĞI 72 71. BÖLÜM: KALEMİN KIRILMADIĞI GÜN 73 72. BÖLÜM: KURDUN İNİNE DÖNÜŞÜ 74 73. BÖLÜM: MOTOR SESLERİ VE ESKİ GÜNLER 75 74. BÖLÜM: HESAPTA DURAN RAKAM 76 75. BÖLÜM: GÖLGELERİN İZİNDE 77 76. BÖLÜM: TEMİZ BİR SAYFA 78 77. BÖLÜM: DUYULAN FISILTILAR 79 78. BÖLÜM: DEMİR KAPININ ARDINDAN 80 79. BÖLÜM: PARANIN KOKUSU 81 80. BÖLÜM: SINIRIN ÖTESİ 82 81. BÖLÜM: ADLİYENİN SOĞUK KORİDORLARI 83 82. BÖLÜM: YEDDİLERİN İNİ 84 83. BÖLÜM: ALTININ ÖFKESİ 85 84. BÖLÜM: DUMAN ALTI 86 85. BÖLÜM: YERALTININ SATRANCI 87 86. BÖLÜM: YAS VE BARUT 88 87. BÖLÜM: KAHVEDEKİ SESSİZLİK VE İLK KAN 89 88. BÖLÜM: BÜYÜK SEVKİYAT 90 89. BÖLÜM: MEYDANIN ALEVİ 91 90. BÖLÜM: ERİYEN KRALLIK 92 91. BÖLÜM: İKİ YÜZLÜ SÜSÜ 93 92. BÖLÜM: BÜYÜK HESAPLAŞMANIN EŞİĞİ 94 93. BÖLÜM: KALAN KÜLLER VE ANILAR 95 94. BÖLÜM: TOPRAĞIN SOĞUKLUĞU 96 95. BÖLÜM: ŞEYTANIN AVUKATI 97 96. BÖLÜM: KALE YIKILIMI 98 97. BÖLÜM: NEFES NEFESE 99 ÜÇÜNCÜ PERDE\ 98. BÖLÜM: YENİ DÜZEN / SİSLİ SABAH 100 99. BÖLÜM: ACEM TOPRAĞINDAN GELEN RÜZGAR 101 100. BÖLÜM: DOMUZLARIN ARASINDAKİ ASİLZADE 102 101. BÖLÜM: YENİ MERKEZ, YENİ NİZAM 103 102 BÖLÜM: CAMDAN KALE VE SAKLI HESAPLAR 104 103 BÖLÜM: KANLI HESAPLAŞMA VE İNTİKAMIN SOĞUK YÜZÜ 105 104 BÖLÜM: TAVANARASINDAKİ AYAZ 106 105 BÖLÜM: SOĞUK BİFTEK VE KANLI EMRİVAKİ 107 106 BÖLÜM: KÜL VE VİCDAN 108 107 Bölüm : KANLI HAZİNE 109 108 Bölüm : YEMİN VE BARUT 110 109 Bölüm: HESAPSIZ BİR AKŞAM 111 110 Bölüm: İRAN'DAN GELEN GÖLGE 112 111 BÖLÜM: GÖLGE VE GÜNEŞ 113 112 BÖLÜM: GECE VE ZEHİR - ZİL SEYYAT'IN MEKANI 114 113 BÖLÜM: KÖPRÜDEN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ 115 114 BÖLÜM: MASADAKİ İHANET VE KÖRÜN ÖFKESİ 116 115 BÖLÜM: YEŞİLİN İHANETİ VE KÖY YOLU 117 116 BÖLÜM: SON YIKANAN ONUR 118 117 BÖLÜM: KURŞUNUN SESSİZLİĞİ 119 118 BÖLÜM: GÖLGE DÜŞEN OFİS 120 119 BÖLÜM: KURŞUNUN RÜZGARI 121 120 BÖLÜM: REİSİN GÖLGESİNDE 122 121. BÖLÜM: PASLI DİŞLİLER VE KOD ADLI GÖLGELER 123 122. BÖLÜM: ESKİ DEFTERLER - İHSAN ASLANLI'NIN İLK ADIMI 124 123. BÖLÜM: TOPRAĞIN GİZLİ MİRASI 125 124. BÖLÜM: EKRANDAKİ ÇÜRÜME 126 125. BÖLÜM: ESKİ MASA, YENİ İNFAZLAR (1988) 127 126. BÖLÜM: KIZIL ALARM 128 127. BÖLÜM: PAVYONUN GÜLLERİ, MAZOTUN KOKUSU 129 128. BÖLÜM: SABAHIN KESKİN SESSİZLİĞİ 130 129. BÖLÜM: FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK 131 130. BÖLÜM: BOŞLUKTA KALAN SESLER 132 131. BÖLÜM: GECEYİ BEKLEYENLER 133 132. BÖLÜM: HASAT ZAMANI 134 133. BÖLÜM: KURDUN DÖNÜŞÜ 135 134. BÖLÜM: SOFRADAKİ KİRLİ PARA 136 135. BÖLÜM: GÖLGELERİN EFENDİSİ Bodrum katının o ağır, rutubeti 137 136. BÖLÜM: KIZILCIK SOPASI 138 137. BÖLÜM: BARAUDUN SONU 139 138. BÖLÜM: SABAHIN KİRİ 140 139. BÖLÜM: YOLUN SONUNDAKİ İZ 141 140. BÖLÜM: İZ BIRAKMAYANLAR 142 141. BÖLÜM: GERİ DÖNÜŞ VE TEK BİR İSİM 143 142. BÖLÜM: MEZAR BAŞINDAKİ HESAP 144 143. BÖLÜM: KÜL VE SESSİZLİK 145 144. BÖLÜM: TAKSİDEKİ HAYALET 146 145. BÖLÜM: KÖRÜN SEZGİSİ 147 146. BÖLÜM: SON DANS VE KANLI VEDA 148 147. BÖLÜM: SESSIZLIĞIN ÇIĞLIĞI 149 148. BÖLÜM: GÖLGELERİN HESABI 150 149. BÖLÜM: SON KALANIN SESSİZLİĞİ 151 150. BÖLÜM: KAPILAR AÇILIRKEN 152 151. BÖLÜM: BİR AVUKATIN GÖZYAŞLARI 153 152. BÖLÜM: YOLUN SONU MU, YENİ BİR BAŞLANGIÇ MI? 154 153. BÖLÜM: DOĞU'NUN GÖLGESİ 155 154. BÖLÜM: GÖLGE TAKİBİ 156 155. BÖLÜM: GÖLGENİN HÜKMÜ 157 156. BÖLÜM: KESİLEN NEFES 158 157. BÖLÜM: ZIRH VE BARUT 159 158. BÖLÜM: SESSİZ GÜÇ 160 159. BÖLÜM: ORMANIN ÇIĞLIĞI 161 160. BÖLÜM (FİNAL): KRALIN SONU

2017'nin modern, steril ve pırıl pırıl araba galerisinde, Raci Sırdani elinde bir kadeh viskiyle yeni gelen koleksiyonu inceliyordu. Bir köşede mat siyah bir Lamborghini Revuelto, diğer tarafta gece mavisi bir Rolls-Royce Spectre... Ama Raci'nin zihni bu metal yığınlarında değildi. Gözlerini kapattı ve 1988'in o puslu, sigara dumanı altındaki dünyasına daldı.

O zamanlar "Sırhan" ismi bugünkü gibi bir finans imparatorluğu değil, masadaki "infazların" anahtarıydı.

"Büyük Masa: İstanbul'un Sahipleri"
1988... Beykoz'da izbe bir yalı. Masanın etrafında o günün İstanbul'unu yöneten altı kurt oturuyordu. Raci, masanın tam arkasında, gölge gibi duruyordu.

Murat Saygın: (1 Numara) İstanbul'un mutlak hakimi. Bakışları bile adam öldürürdü.

Trabzonlu Yusuf: (2 Numara) Sessiz, ağırbaşlı, namlu ucunda yaşayan adam.

Narkoz Naci: (3 Numara) Gözleri kayık, şehri zehirle besleyen.

Ferhun: (4 Numara) Kumarhanelerin kralı.

Turgay: (5 Numara) Arabalar, kaçakçılık, demir yolu.

Kımızcı Servet: (6 Numara) Gecenin, pavyonun, kadının ve müziğin efendisi.

Raci, Murat Saygın hariç diğer beş isimle fısıldaşarak emirleri dağıtıyordu. O dönem Murat Saygın'la göz göze gelmek bile yasaktı.

Trabzonlu Yusuf: (Önündeki tespihi yavaşça çekti, sesi buz gibiydi) "Raci, o bahsettiğin heriflerin işi bitmeli. Racon masası bekliyor. Sabrımız kalmadı."

Raci: (Başını hafifçe eğerek) "Emriniz başım üstüne Yusuf Baba. İnfazcılar dışarıda bekliyor. Sadece düğmeye basmanızı bekliyorum."

Narkoz Naci: (Burun çekerek, masaya hafifçe vurdu) "Benim malın sevkiyatını kim bozuyorsa, çekinmeyin, parçalayın. Raci, sen halledersin, senin elin bu işlere yatkın. Ama ses çıkmasın, iz kalmasın."

Raci: "Naci Baba, bizde işler sessiz akar. O dediğiniz herifler bu gece güneşin doğduğunu göremeyecek, söz."

Ferhun: "Kumarhanenin kasasını eksik gösteren o şerefsizler ne oldu Raci?"

Raci: "Ferhun Baba, onlar şu an Turgay Baba'nın garajında, 'tamir' ediliyorlar. Sabaha işleri bitecek."

Turgay: (Gülerek, elindeki puroyu kül tablasına bastırdı) "Raci, o kasadan payımızı unutma. Araba parçası gibi dağıt onları."

O sırada Murat Saygın, masanın başından kalktı. Raci'nin tam yanından geçerken sanki orada hiç kimse yokmuş gibi, soğuk bir sessizlikle yürüdü gitti. Raci, Murat Saygın'a bakmadı bile. Onun görevi büyük patronla muhatap olmak değil, büyük patronun "kirli" işlerini temizlemekti. Raci, Saygın'ın gölgesi geçince masaya döndü.

Kımızcı Servet: "Raci, akşamki pavyon meselesi... O herif benim kızın hesabını ödememiş. Bir uğra, kulaklarını çek."

Raci: "Servet Baba, sen rahat ol. Bu gece pavyonun önünde kimse 'hesap' kelimesini ağzına alamayacak. Hepsinin fişini kesiyoruz."

Raci, masadaki diğer isimlerle tek tek göz göze geldi. O dönemde o masanın "karanlık eli" Raci'ydi. Herkesin pisliğini o topluyor, herkesin düşmanını o temizliyordu. Masadakiler birbirine güvenmiyordu ama Raci'ye ihtiyaçları vardı.

Raci: (Sert bir ses tonuyla) "Beyler, Murat Saygın'ın adını ağzınıza almayın. Biz kendi işimize bakalım. O buranın sahibi, bizse onun koruyucu duvarıyız. Duvar yıkılırsa herkesin başı ezilir."

O an Raci, sadece bir tetikçi değil, bir "denge" unsuru olduğunu hissetti. 1988'in o karanlık yalı odasında, bugünkü Sırdani imparatorluğunun temelleri atılıyordu. Raci, o günkü infaz emirlerini tek tek zihnine not etti.

"Ve Bugüne Dönüş"
2017 de Raci Sırhan gözlerini açtı. Karşısında duran Lamborghini'nin parlak metaline baktı. 1988'de o yalıda kanla yazılan emirler, şimdi yerini dijital paraya, şirketlere ve daha "temiz" görünen ama çok daha ölümcül olan "cerrahi" infazlara bırakmıştı.

Raci: (Kendi kendine mırıldandı) "Murat Saygın'ın adını anmak bile yürek isterdi. Şimdi ise hepsi birer toz zerresi. Ama bu düzen, o masadan bu yana hiç değişmedi. Hep birileri emreder, birileri tetiği çeker."

Raci, viskisinden bir yudum daha aldı. Bugünün "Masası" daha kalabalık, daha tehlikeliydi ama Raci Sırdani, 1988'den beri aynı şeyi yapıyordu: İnfazın zamanını kolluyordu.

Raci Sırhan, galerideki o nostaljik ama ürpertici 1988 anılarından sıyrıldı, ceketini omuzlarına attı ve dışarıda bekleyen S-Class'a doğru yürüdü. Arabanın kapısını açtığında, şoförü Oray çoktan direksiyon başındaydı. Raci, arka koltuğa yayıldı, camı hafifçe araladı ve emrini verdi:

"Sür bakalım, bir hava alalım."

Araba, İstanbul'un geceye teslim olan trafiğine doğru ağır ağır süzüldü. Raci, dikiz aynasından Oray'ın gergin duruşunu izliyordu. 40 yaşındaki adam, sanki midesinde bir taş taşıyordu.

Raci: (Sesi, keskin bir bıçak kadar soğuk) "Oray, her şey yolunda mı? Yüzün bir tuhaf, sanki cenaze evinden çıkmış gibisin."

Oray, yutkundu. Direksiyonu sıkıca kavramıştı.

Oray: "Efendim... Pek de yolunda diyemeyeceğim. Canımı sıkan bazı şeyler var, sizinle paylaşmam lazım."

Raci: (Elini ceketinin içine atıp çakmağıyla oynadı) "Eeee? Geveleme lan! Çıkar ağzındaki baklayı, dök içini. Ne oldu?"

Oray, aynadan Raci'nin gözlerine baktı, sonra yolu kontrol edip fısıldadı:

Oray: "Abi, sokaklarda... Sektörün arka mahallelerinde garip söylentiler dönüyor. İstanbul'un nabzını tutan herkes aynı şeyi konuşuyor; şehirde yeni bir yapı, gizli bir tetikçi organizasyonu türedi."

Raci, küçümseyici bir kahkaha attı, başını geriye yasladı.

Raci: "Tetikçi dediğin her yerde olur Oray. Bizim alemde vuran vurur, vuran vurulur. Bugün olmazsa yarın, bir gün elbet birine toslarlar. İstanbul ayrı bir dünya değil, herkesin bir sınırı vardır."

Oray: (Sesi titreyerek) "Efendim, buradaki durum farklı. Bunlar 'tetikçi' değil... Bunlar bir şirket. Bildiğin, vergi levhası olan, maaşlı, sigortalı, profesyonel infazcı ordusu. İşi yapanı kimse görmüyor, iz bırakmıyorlar, hatta arkalarında ceset bile zor bırakıyorlar. 'Şirket' diyorlar bunlara, sanki gölgeden kurulmuş bir devlet gibi."

Raci, bir anlığına duraksadı. Oray'ın bu kadar korktuğunu daha önce hiç görmemişti. İçindeki o 1988'in eski toprak disiplini, yerini modern bir tehlikenin soğukluğuna bıraktı.

Raci: "Şirket mi? Saçmalama oğlum, bu işlerin merkezi bellidir, masası bellidir. Bizim haberimiz olmadan İstanbul'da kuş uçmaz, bırakın profesyonel tetikçi ordusu kurulmasını. Kim bunlar? Hangi delikten çıktılar?"

Oray: "İşte onu kimse bilmiyor abi. Sadece duyuyoruz; mahkemedeki infaz, o şahidin ölümü... Hepsi bu 'Şirket'in işi. Şehrin yer altı artık onların oyun alanı olmuş. Eski abiler, eski raconlar... Hepsi bu adamların karşısında süt dökmüş kediye dönüyor."

Raci, camı tamamen kapattı. İçerideki hava ağırlaşmıştı. çaresiz açıklamaları şimdi kafasında birleşiyordu. Parçalar tek tek yerine oturuyordu.

Raci: (Sertçe) "Bana bak Oray, bu anlattıklarını kimseye anlatma. Eğer bunlar doğruysa, biz çoktan ateş hattındayız demektir. Bu Şirket denen yapının kılcal damarlarını bulacaksın. Kimin maaşındalar, kimi besliyorlar, bu işin merkez üssü neresi? Gerekirse omuz at, gerekirse kan dök ama bana bunların kokusunu getir."

Oray: "Emredersiniz abi ama... Bunlar bizi görmeden biz onları bulabilecek miyiz? Adamlar adliyede bile cirit atıyor."

Raci: (Dışarıdaki ışıklara bakarak) "Şirketmiş... Olsunlar bakalım. Ben 1988'den beri bu piyasada kaç 'kurumsal' hayalperest gördüm, hepsi toprak oldu. Şirketleri batar, sahipleri kaçar ama biz buradayız. Eğer İstanbul'u bir yerin arka bahçesi sanıyorlarsa, bu bahçede dikenlerin nasıl battığını onlara tek tek göstereceğiz."

Araba karanlığın içinde hızla ilerlerken, Raci Sırhan gözlerinde 1988'in o yalıdaki masasında otururken hissettiği o avcı ruhu geri dönmüştü. Artık sadece bir infazcı değil, bir "düşman" bulmuştu. Ve o düşman, bir Şirket kadar büyük olsa da, Raci'nin intikamı kadar keskin değildi.