89. bölüm · Kül Ve Saltanat

88. Bölüm: Fırtınanın Yuttuğu Geçmiş ve Persiya’nın Karanlık Zindanında Uyanış

Keskin Kalem

Bölümler
1 Giriş 2 1. BÖLÜM: SOFRADAKİ GÖLGELER 3 2. BÖLÜM: BOZKIRIN SESSİZLİĞİ 4 3. BÖLÜM: EVDEKİ SESSİZ FIRTINA 5 4. BÖLÜM: TAHTADAN ÇELİĞE 6 5. BÖLÜM: GÖLGENİN ADIMLARI 7 6. BÖLÜM : ANKARA'NIN GÖLGESİ VE HUŞİT SULTAN 8 7. BÖLÜM : ANADOLU'NUN TAHTINDA SON NEFES 9 8. BÖLÜM: FIRTINADAN ÖNCEKİ SESSİZLİK 10 9. BÖLÜM: GÖLGELERİN EMRİ VE LANETLİ TOPRAKLAR 11 10. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ VE DAĞDAN İNEN KABUS 12 11. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN OKLAR VE KULELERİN KANI 13 12. BÖLÜM: ETİN VE KANIN ÇIĞLIĞI 14 13. BÖLÜM: KROYOS'UN ÖFKESİ VE KANLI HÜKÜM 15 14. BÖLÜM: DALGALARIN ALTINDAKİ GÖLGE 16 15. BÖLÜM: ORDU GÖĞE KALKAN DEMİR VE KAN 17 16. BÖLÜM: GÖLGELERİN YETİŞTİRDİĞİ FİLİZ 18 17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU 19 18. BÖLÜM: KALENİN GECESİ, ŞARAP VE BEKARETİN SONU 20 19. BÖLÜM: HALKIN ARASINDAKİ GÖLGE VE ZAFER HABERİ 21 20. BÖLÜM: DİLENCİNİN GÖLGESİ VE İLK KAN 22 21. BÖLÜM: KALENİN GÖLGESİNDE İTİRAF VE SAVAŞ ÇANI 23 22. BÖLÜM: GÖLGENİN PAZARI VE KANLI TAHTIN İNTİKAMI 24 23. BÖLÜM: TAŞ DUVARLARIN ARDINDAKİ HÜKÜM VE ZORUNLU NİKAH 25 24. BÖLÜM: SARAYIN GÖLGESİ VE BOZKIRIN EMRİ 26 25. BÖLÜM: TAŞ ODANIN İTİRAFI VE EMRİN KANLI YÜZÜ 27 26. BÖLÜM: KEHANETİN KANLI GÖLGESİ VE KROYOS'UN KİBRİ 28 27. BÖLÜM: ÜÇ İHTİYARIN HÜKMÜ VE MASKELİ KORKUT'UN ÖFKESİ 29 28. BÖLÜM: MERKEZE DÖNÜŞ, ZORLU KARŞILAŞMA VE TAHTIN GÖLGESİ 30 29. BÖLÜM: YENİ KOMUTAN VE UFUKTAKİ KIZIL FIRTINA 31 30. BÖLÜM: GÖLGELERİN SAVAŞI VE İHANETİN BEDELİ 32 31. BÖLÜM: PENÇELİLERİN GÖLGESİ VE OTAGIN SESSİZLİĞİ 33 32. BÖLÜM: SOĞUK DUVARLAR VE GECEYARISI SİPERLERİ 34 33. BÖLÜM: GECEYİ DELEN PENÇELER VE KANLI SURLAR 35 34. BÖLÜM: KÜLLERİN ARASINDAKİ İNTİKAM VE GÖLGE MAĞARA 36 35. BÖLÜM: ORMANIN DERİNLERİNDEKİ KABUS VE İNSAN YİYENLER 37 36. BÖLÜM: KILIÇ VE ÖFKE 38 37. BÖLÜM: GÖLGELERİN BASKINI VE İHTİYARLARIN SONU 39 38. BÖLÜM: ÖLÜMSÜZLERİN DÖNÜŞÜ 40 39. BÖLÜM: SEVGİ VE NEFRET ARASINDA 41 40. Bölüm: Maskenin Düşüşü 42 41. Bölüm: Ankara'nın Yeni Sahibi 43 42. Bölüm: Demir Maskenin Altındaki Sır 44 43. Bölüm: İntikamın Sırası 45 44. Bölüm: Ateşin ve Kanın Ovası 46 45. Bölüm: Suskun Sığınak ve Maskenin Ardındaki Sır 47 46. Bölüm: Yastık Altındaki Gölge ve Sarayın Sessiz İntikamı 48 47. Bölüm: Kalenin Burçlarında Zafer Kadehleri ve Kayıp Bir Gölge 49 48. Bölüm: Gölgelerin Konseyi ve Ortak Hüküm 50 49. Bölüm: Surlar Ardındaki Hesaplaşma ve Saklanan Sırlar 51 50. Bölüm: Gölgelerin Yolu ve Mağaranın Sessizliği 52 51. Bölüm: Gölgelerin Zırhı ve Surlardaki Sessiz Çatlak 53 52. Bölüm: Yola Çıkış, Veda ve Bozkırın Tozlu Yolu 54 53. Bölüm: Yenilginin Acısı ve Kara Karar 55 54. Bölüm: Öfkenin Gölgesi ve Sessiz Plan 56 55. Bölüm: Çölün Sessizliği ve Maskenin Arkasındaki Kanlı Gerçek 57 56. Bölüm: Ankara Surlarındaki Ziyafet ve Korkunç Soru 58 57. Bölüm: Gölgenin İntikamı ve Tufan’ın Sonu 59 58. Bölüm: Çölün Ortasındaki Kerpiç Sığınak ve Unutulmuş Hayatlar 60 59. Bölüm: Ocağa Düşen Ateş ve Sessiz Ölüm 61 60. Bölüm: Suveyha’nın Ateşi ve İsyanın İlk Tohumu 62 61. Bölüm: Gümüş Örümcek ve Sarayın Soğuk Tahtı 63 62. Bölüm: Başsağlığı ve Gölgenin İzinde 64 63. Bölüm: Zindanın Derinlikleri ve Muzaffer’in Sessizliği 65 64. Bölüm: Gölgenin Kapısında Sessiz Fırtına 66 65. Bölüm: Malatya’nın Genç Aslanıve Sarayın Yeni Dengesi 67 66. Bölüm: Çölün Demir Neferleri ve Ani Fırtına 68 67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler 69 68. Bölüm: Zifirî Düğün ve Gelin Odasının Sessizliği 70 69. Bölüm : İki Yılın Ardından ve Zindan Baskını 71 70. Bölüm: Surlar Üstündeki Sükûnet ve Ufuktaki Kıyamet 72 71. Bölüm: Surların Gölgesinde Bir Minik Nefes 73 72. Bölüm Kanlı Elçi ve Ankara’nın İhanet Fermanı 74 73. Bölüm: Kudüs’ün Taş Tahtı ve Çölün İsyancıları 75 74. Bölüm : umutun planı ve Çölün Savaş Divanı 76 75. Bölüm: Surlardaki Yalnızlık ve Ölüm Haberi 77 76. Bölüm: Ankara’nın Çelik Surları ve Hürkan’ın Kararı 78 77. Bölüm: Malatya’nın Sessizliğinde Fırtına Öncesi 79 78. Bölüm: Demir Yığınlarının Yürüyüşü 80 79. Bölüm: Sarp Geçidin Kanlı Tuzağı 81 80. Bölüm: Surların Gölgesinde Son Çağrı ve Onurun Bedeli 82 81. Bölüm: Öğle Vaktinin Sessizliği ve Secdedeki Dualar 83 82. Bölüm: Tahtın Soğuk Mermerinde Öfke ve Kraliçe’nin Hükmü 84 83. Bölüm: Ankara Surlarının Ateşten Duvarı ve Arslan’ın Düşüşü 85 84. Bölüm: Ateşin Başında Gelen Acı Haber ve Umut’un Gözyaşları 86 85. Bölüm: Kudüs Sarayının Zehirli Gecesi 87 86. Bölüm: Sükûnetin Sonu ve Haçlıların Gölgesi 88 87. Bölüm: Ankara Yollarında Toz ve Siyaset 89 88. Bölüm: Fırtınanın Yuttuğu Geçmiş ve Persiya’nın Karanlık Zindanında Uyanış 90 89. Bölüm: Üç Kardeşin Gölgesi ve Malatya Ufuklarındaki Fırtına 91 90. Bölüm: Ufuktaki Kara Gölgeler ve Meçhule Açılan Yelkenler 92 91. Bölüm: Suveyha’nın Kerpiç Odası ve Demir Maskenin Ardındaki Sır 93 92. Bölüm: Anadolu’nun Kalbinde Karar Vakti ve Cemal’in Öfkesi 94 93. Bölüm: Malatya Divanı ve Harita Üzerindeki Karanlık Çizgiler 95 94. Bölüm: Kıyılara Vuran Kıyamet ve İki Gözcünün Kaçışı 96 95. Bölüm: Kanlı Vadi ve Demir Kapan: Anadolu Ordusunun Sonu 97 96. Bölüm: Surlardaki Kıyamet 98 97. Bölüm Kızgın Güneşin Altında Kan ve Demir 99 98. Bölüm: Geceyi Yırtan Alevler ve Malatya’nın Kanlı Zaferi 100 99. Bölüm: Anadolu Surlarının Gölgesinde Vicdanın ve Kanın Ağır Yükü 101 100. Bölüm: Ateşteki Karanlık ve Son Savunma Hattı 102 101. Bölüm: Kapalı Göğün Altında Öfke ve Soğuk Kan 103 102. Bölüm: Ölümsüzlerin Geçidi ve Umut’un Kılıcı 104 103. Bölüm: Geceyarısı Meclisi ve Toprak Savunması 105 104. Bölüm: Ormanın Koyu Gölgesinde Gizli Ölüm 106 105. Bölüm: Haçlı Çadırında Kibir ve Kahve Soslu Sohbetler 107 106. Bölüm: Ateşin Çağrısı ve Taarruz Vakti 108 107. Bölüm: Kraliçenin Çeliği ve Katran Sabatları 109 108. Bölüm: Sabahın Sessiz Veda Anı ve Pers Fırtınası 110 109. Bölüm: Surların Sessizliği ve Eve Dönüş Yolu 111 110. Bölüm: Ateşin Kapanı ve Gauthier’nin Sonu 112 111. Bölüm: Altının Kiri ve Kutsal Gazap 113 112. Bölüm: Ormandaki Dağınıklık ve Suların Durulması 114 113. Bölüm: Yılların Ardından ve Genç Bir Savaşçı

Beş yıl... Arslan’ın o sur dibinde toprağa düşüşünün, Ankara Kalesi'nin kaderinin mühürlenişinin üzerinden tam beş uzun yıl geçmişti. O gün kardeş kavgasına sırtını dönen, kılıcını bırakıp kalesini terk eden Hürkan, arkasında sadece yıkık bir geçmiş değil, aynı zamanda kaderin onu sürükleyeceği o acımasız okyanusun kapılarını da bırakmıştı.

Hafızanın o karanlık dehlizlerinden kopup gelen rüya, zihnini bir mengene gibi sıkarak beş yıl öncesine, o kader gecesine götürdü.

Ankara’nın o kanlı gününden hemen sonra Hürkan; karısı Mihriban’ı ve henüz adımları taze, dünyadan bihaber birer bebek olan ikizleri Ferit ile Ferideni kucakladığı gibi gizli yollardan inmiş, günlerce süren yorucu bir yolculuğun ardından Akdeniz’in sarp kıyılarındaki limana ulaşmıştı. Kendi, yurdunu ve o taş duvarlar arasında bıraktığı bütün şanını arkasında bırakarak, adını sanını bilmedikleri diyar doğru yola çıkan ahşap bir yük gemisine binmişlerdi.

Gemi, basık ambarlarında balık istifi gibi tıkış tıkış doldurulmuş yüzlerce insanla birlikte limandan ayrılmış, Akdeniz’in o karanlık ve tekin olmayan sularına açılmıştı. Günler boyunca o daracık kabinde, çocukların cılız ağlayışları ve insanların endişeli fısıltıları arasında ilerlemişlerdi. Lakin denizin de, kaderin de onlara merhameti yoktu.

Bir gece, gökyüzündeki yıldızlar aniden kayboldu. Göz açıp kapayıncaya kadar denizin o sakin yüzü yerini dağlar kadar yükselen kara dalgalara bıraktı. Şiddetli bir fırtına, gemiyi bir ceviz kabuğu gibi sallamaya başladı. Tahta iskeletler gıcırdıyor, direkler ortadan ikiye kırılıyor, insanların çığlıkları dalgaların uğultusuna karışıyordu.

Hürkan, güvertede kollarının arasında sıkıca tuttuğu ikiz bebeklerini ve karısı Mihriban’ı korumak için direğe tutunmuştu; lakin fırtınanın o devasa öfkesi insan iradesini hiçe sayıyordu. Suların ansızın güverteyi yutup ambarları bastığı o dehşet anında, dev bir dalga gemiyi yan yatırdı. İnsanlar birer birer o karanlık, derin sulara düşmeye başladı.

"Mihriban!" diye kükremişti Hürkan o gece rüyasında yeniden.

Eşinin eli parmaklarının arasından kayıp gitmiş, bir yaşındaki minik ikizler Ferit ve Feride dev dalgaların arasında birer tüy gibi savrulup karanlık suların derinliklerine gömülmüştü. Hürkan da kendini dalgaların koynunda bulmuş, nefesi kesilmiş, o dondurucu sular ciğerlerini doldurmuştu.

İşte o an, boğulmanın o keskince acısıyla...

"HAYYIIIR!" diye gürleyen bir çığlıkla uykudan sıçradı Hürkan.

Odanın taş duvarları bu vahşi haykırışla yankılandı. Hürkan, yatağından yarı beline kadar kalkmış, gözleri dönmüş bir halde ellerini boşlukta sağa sola savuruyordu. Alnından boşanan terler, günlerdir yıkanmamış sakallarına ve yıpranmış yüzüne karışıyordu. Göğsü körük gibi inip kalkıyor, nefesi boğazına düğümleniyordu. Başını ellerinin arasına alıp inledi; beş yıldır her gece aynı kabus, aynı dev dalgalar ve aynı giden eller yeniden canlanıyordu zihninde.

Odanın içi loş, küf ve ucuz şarap kokuyordu.

Hürkan’ın şu an uyandığı yer, Anadolu’nun o dağlarından çok uzakta, Persiya topraklarının ıssız, tozlu ve yabancı bir kasabasıydı. Burada kimse onun eski bir komutan, bir kale beyi olduğunu bilmiyordu. Onu tanımıyorlardı; onun için Hürkan sadece adı sanı belirsiz, kılıcını en yüksek teklif verene kiralayan sıradan bir paralı askerdi.

Sokaklarda zırhıyla dolaşır, han köşelerinde kılıç sallar, parasını alır ve geceleri bu kuytu odada o hayaletlerle baş başa kalırdı. Dışarıdan bakanlar onun yaşadığını, nefes aldığını, kılıç salladığını görürdü; lakin asıl gerçek çok başka sabahlara uyanıyordu. Hürkan, sadece nefes alan bir ölüydü. Karısının ve çocuklarının o sulara gömüldüğü o geceden beri onun ruhu da o gemiyle birlikte dibe batmıştı.

Yatağın kenarına ayaklarını sarkıttı. Titreyen ellerini masanın üzerine koydu; parmaklarının arasında hâlâ o denizin tuzu ve çocuklarının ellerinin o yokluk soğukluğu vardı. Dışarıdan gelen kervan sesleri ve Persiya’nın o kurak rüzgârı pencereyi döverken, Hürkan başını öne eğdi. Geriye ne bir aile kalmıştı ne de bir Vatan; sadece intikamın bile unutturduğu o ağır, dipsiz bir yalnızlık kalmıştı.