Kül Ve Saltanat kitap kapağı

18. bölüm / 114

Kül Ve Saltanat

17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 114Şu an: 17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU
  1. 1 Giriş464 kelime
  2. 2 1. BÖLÜM: SOFRADAKİ GÖLGELER1.186 kelime
  3. 3 2. BÖLÜM: BOZKIRIN SESSİZLİĞİ1.141 kelime
  4. 4 3. BÖLÜM: EVDEKİ SESSİZ FIRTINA679 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: TAHTADAN ÇELİĞE1.067 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: GÖLGENİN ADIMLARI1.245 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM : ANKARA'NIN GÖLGESİ VE HUŞİT SULTAN1.302 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM : ANADOLU'NUN TAHTINDA SON NEFES2.036 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: FIRTINADAN ÖNCEKİ SESSİZLİK1.535 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: GÖLGELERİN EMRİ VE LANETLİ TOPRAKLAR1.244 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ VE DAĞDAN İNEN KABUS1.147 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN OKLAR VE KULELERİN KANI1.553 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: ETİN VE KANIN ÇIĞLIĞI1.100 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: KROYOS'UN ÖFKESİ VE KANLI HÜKÜM1.931 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: DALGALARIN ALTINDAKİ GÖLGE972 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: ORDU GÖĞE KALKAN DEMİR VE KAN1.037 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: GÖLGELERİN YETİŞTİRDİĞİ FİLİZ1.394 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU1.263 kelime · Okuduğun bölüm
  19. 19 18. BÖLÜM: KALENİN GECESİ, ŞARAP VE BEKARETİN SONU1.280 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: HALKIN ARASINDAKİ GÖLGE VE ZAFER HABERİ1.147 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: DİLENCİNİN GÖLGESİ VE İLK KAN1.681 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: KALENİN GÖLGESİNDE İTİRAF VE SAVAŞ ÇANI1.498 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: GÖLGENİN PAZARI VE KANLI TAHTIN İNTİKAMI865 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: TAŞ DUVARLARIN ARDINDAKİ HÜKÜM VE ZORUNLU NİKAH1.428 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: SARAYIN GÖLGESİ VE BOZKIRIN EMRİ1.319 kelime
  26. 26 25. BÖLÜM: TAŞ ODANIN İTİRAFI VE EMRİN KANLI YÜZÜ1.418 kelime
  27. 27 26. BÖLÜM: KEHANETİN KANLI GÖLGESİ VE KROYOS'UN KİBRİ1.182 kelime
  28. 28 27. BÖLÜM: ÜÇ İHTİYARIN HÜKMÜ VE MASKELİ KORKUT'UN ÖFKESİ1.204 kelime
  29. 29 28. BÖLÜM: MERKEZE DÖNÜŞ, ZORLU KARŞILAŞMA VE TAHTIN GÖLGESİ1.479 kelime
  30. 30 29. BÖLÜM: YENİ KOMUTAN VE UFUKTAKİ KIZIL FIRTINA1.602 kelime
  31. 31 30. BÖLÜM: GÖLGELERİN SAVAŞI VE İHANETİN BEDELİ857 kelime
  32. 32 31. BÖLÜM: PENÇELİLERİN GÖLGESİ VE OTAGIN SESSİZLİĞİ572 kelime
  33. 33 32. BÖLÜM: SOĞUK DUVARLAR VE GECEYARISI SİPERLERİ1.421 kelime
  34. 34 33. BÖLÜM: GECEYİ DELEN PENÇELER VE KANLI SURLAR1.123 kelime
  35. 35 34. BÖLÜM: KÜLLERİN ARASINDAKİ İNTİKAM VE GÖLGE MAĞARA1.137 kelime
  36. 36 35. BÖLÜM: ORMANIN DERİNLERİNDEKİ KABUS VE İNSAN YİYENLER1.239 kelime
  37. 37 36. BÖLÜM: KILIÇ VE ÖFKE1.575 kelime
  38. 38 37. BÖLÜM: GÖLGELERİN BASKINI VE İHTİYARLARIN SONU1.311 kelime
  39. 39 38. BÖLÜM: ÖLÜMSÜZLERİN DÖNÜŞÜ1.418 kelime
  40. 40 39. BÖLÜM: SEVGİ VE NEFRET ARASINDA1.498 kelime
  41. 41 40. Bölüm: Maskenin Düşüşü1.309 kelime
  42. 42 41. Bölüm: Ankara'nın Yeni Sahibi1.339 kelime
  43. 43 42. Bölüm: Demir Maskenin Altındaki Sır1.212 kelime
  44. 44 43. Bölüm: İntikamın Sırası477 kelime
  45. 45 44. Bölüm: Ateşin ve Kanın Ovası1.783 kelime
  46. 46 45. Bölüm: Suskun Sığınak ve Maskenin Ardındaki Sır1.510 kelime
  47. 47 46. Bölüm: Yastık Altındaki Gölge ve Sarayın Sessiz İntikamı1.520 kelime
  48. 48 47. Bölüm: Kalenin Burçlarında Zafer Kadehleri ve Kayıp Bir Gölge1.004 kelime
  49. 49 48. Bölüm: Gölgelerin Konseyi ve Ortak Hüküm1.224 kelime
  50. 50 49. Bölüm: Surlar Ardındaki Hesaplaşma ve Saklanan Sırlar1.590 kelime
  51. 51 50. Bölüm: Gölgelerin Yolu ve Mağaranın Sessizliği1.349 kelime
  52. 52 51. Bölüm: Gölgelerin Zırhı ve Surlardaki Sessiz Çatlak1.514 kelime
  53. 53 52. Bölüm: Yola Çıkış, Veda ve Bozkırın Tozlu Yolu1.465 kelime
  54. 54 53. Bölüm: Yenilginin Acısı ve Kara Karar753 kelime
  55. 55 54. Bölüm: Öfkenin Gölgesi ve Sessiz Plan1.390 kelime
  56. 56 55. Bölüm: Çölün Sessizliği ve Maskenin Arkasındaki Kanlı Gerçek1.700 kelime
  57. 57 56. Bölüm: Ankara Surlarındaki Ziyafet ve Korkunç Soru959 kelime
  58. 58 57. Bölüm: Gölgenin İntikamı ve Tufan’ın Sonu587 kelime
  59. 59 58. Bölüm: Çölün Ortasındaki Kerpiç Sığınak ve Unutulmuş Hayatlar1.476 kelime
  60. 60 59. Bölüm: Ocağa Düşen Ateş ve Sessiz Ölüm933 kelime
  61. 61 60. Bölüm: Suveyha’nın Ateşi ve İsyanın İlk Tohumu1.414 kelime
  62. 62 61. Bölüm: Gümüş Örümcek ve Sarayın Soğuk Tahtı1.226 kelime
  63. 63 62. Bölüm: Başsağlığı ve Gölgenin İzinde1.116 kelime
  64. 64 63. Bölüm: Zindanın Derinlikleri ve Muzaffer’in Sessizliği1.168 kelime
  65. 65 64. Bölüm: Gölgenin Kapısında Sessiz Fırtına988 kelime
  66. 66 65. Bölüm: Malatya’nın Genç Aslanıve Sarayın Yeni Dengesi1.392 kelime
  67. 67 66. Bölüm: Çölün Demir Neferleri ve Ani Fırtına1.382 kelime
  68. 68 67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler1.484 kelime
  69. 69 68. Bölüm: Zifirî Düğün ve Gelin Odasının Sessizliği1.702 kelime
  70. 70 69. Bölüm : İki Yılın Ardından ve Zindan Baskını1.109 kelime
  71. 71 70. Bölüm: Surlar Üstündeki Sükûnet ve Ufuktaki Kıyamet1.683 kelime
  72. 72 71. Bölüm: Surların Gölgesinde Bir Minik Nefes806 kelime
  73. 73 72. Bölüm Kanlı Elçi ve Ankara’nın İhanet Fermanı1.452 kelime
  74. 74 73. Bölüm: Kudüs’ün Taş Tahtı ve Çölün İsyancıları1.075 kelime
  75. 75 74. Bölüm : umutun planı ve Çölün Savaş Divanı1.301 kelime
  76. 76 75. Bölüm: Surlardaki Yalnızlık ve Ölüm Haberi1.485 kelime
  77. 77 76. Bölüm: Ankara’nın Çelik Surları ve Hürkan’ın Kararı625 kelime
  78. 78 77. Bölüm: Malatya’nın Sessizliğinde Fırtına Öncesi1.354 kelime
  79. 79 78. Bölüm: Demir Yığınlarının Yürüyüşü957 kelime
  80. 80 79. Bölüm: Sarp Geçidin Kanlı Tuzağı1.048 kelime
  81. 81 80. Bölüm: Surların Gölgesinde Son Çağrı ve Onurun Bedeli1.197 kelime
  82. 82 81. Bölüm: Öğle Vaktinin Sessizliği ve Secdedeki Dualar1.683 kelime
  83. 83 82. Bölüm: Tahtın Soğuk Mermerinde Öfke ve Kraliçe’nin Hükmü685 kelime
  84. 84 83. Bölüm: Ankara Surlarının Ateşten Duvarı ve Arslan’ın Düşüşü2.271 kelime
  85. 85 84. Bölüm: Ateşin Başında Gelen Acı Haber ve Umut’un Gözyaşları697 kelime
  86. 86 85. Bölüm: Kudüs Sarayının Zehirli Gecesi1.129 kelime
  87. 87 86. Bölüm: Sükûnetin Sonu ve Haçlıların Gölgesi1.398 kelime
  88. 88 87. Bölüm: Ankara Yollarında Toz ve Siyaset1.179 kelime
  89. 89 88. Bölüm: Fırtınanın Yuttuğu Geçmiş ve Persiya’nın Karanlık Zindanında Uyanış554 kelime
  90. 90 89. Bölüm: Üç Kardeşin Gölgesi ve Malatya Ufuklarındaki Fırtına1.147 kelime
  91. 91 90. Bölüm: Ufuktaki Kara Gölgeler ve Meçhule Açılan Yelkenler925 kelime
  92. 92 91. Bölüm: Suveyha’nın Kerpiç Odası ve Demir Maskenin Ardındaki Sır1.407 kelime
  93. 93 92. Bölüm: Anadolu’nun Kalbinde Karar Vakti ve Cemal’in Öfkesi1.270 kelime
  94. 94 93. Bölüm: Malatya Divanı ve Harita Üzerindeki Karanlık Çizgiler1.138 kelime
  95. 95 94. Bölüm: Kıyılara Vuran Kıyamet ve İki Gözcünün Kaçışı1.014 kelime
  96. 96 95. Bölüm: Kanlı Vadi ve Demir Kapan: Anadolu Ordusunun Sonu1.253 kelime
  97. 97 96. Bölüm: Surlardaki Kıyamet720 kelime
  98. 98 97. Bölüm Kızgın Güneşin Altında Kan ve Demir1.280 kelime
  99. 99 98. Bölüm: Geceyi Yırtan Alevler ve Malatya’nın Kanlı Zaferi1.495 kelime
  100. 100 99. Bölüm: Anadolu Surlarının Gölgesinde Vicdanın ve Kanın Ağır Yükü701 kelime
  101. 101 100. Bölüm: Ateşteki Karanlık ve Son Savunma Hattı1.310 kelime
  102. 102 101. Bölüm: Kapalı Göğün Altında Öfke ve Soğuk Kan659 kelime
  103. 103 102. Bölüm: Ölümsüzlerin Geçidi ve Umut’un Kılıcı1.818 kelime
  104. 104 103. Bölüm: Geceyarısı Meclisi ve Toprak Savunması1.127 kelime
  105. 105 104. Bölüm: Ormanın Koyu Gölgesinde Gizli Ölüm946 kelime
  106. 106 105. Bölüm: Haçlı Çadırında Kibir ve Kahve Soslu Sohbetler1.103 kelime
  107. 107 106. Bölüm: Ateşin Çağrısı ve Taarruz Vakti1.138 kelime
  108. 108 107. Bölüm: Kraliçenin Çeliği ve Katran Sabatları898 kelime
  109. 109 108. Bölüm: Sabahın Sessiz Veda Anı ve Pers Fırtınası1.906 kelime
  110. 110 109. Bölüm: Surların Sessizliği ve Eve Dönüş Yolu790 kelime
  111. 111 110. Bölüm: Ateşin Kapanı ve Gauthier’nin Sonu953 kelime
  112. 112 111. Bölüm: Altının Kiri ve Kutsal Gazap991 kelime
  113. 113 112. Bölüm: Ormandaki Dağınıklık ve Suların Durulması984 kelime
  114. 114 113. Bölüm: Yılların Ardından ve Genç Bir Savaşçı1.299 kelime

Pers otağının en derin, dışarıdan gelen her türlü gürültüden ve insan sesinden yalıtılmış o uğursuz köşesinde, gece yarısının ağırlığı demir bir kalkan gibi çökmüştü. Meşalelerin zayıf ve titreşen alevleri, devasa çadırın kalın keçe duvarlarında uzun, deforme olmuş canavar gölgeleri yaratıyordu. Havada ağır bir tütsü kokusu, yanık defne yaprakları ve nemli toprak kokusu birbirine karışmıştı.

Kral Kroyos, üzerindeki ağır altın işlemeli kaftanıyla hışımla çadırın kapısını açıp içeri girdi. Adımları öfkeli ve sabırsızdı; çadırın ortasında yanan o büyük, harlanmış ateş çanağının başına kadar yürüdü.

Oturduğu yerde kımıldamadan ateşi izleyen biri vardı: Pers İmparatorluğu’nun en gizemli, en korkulan baş kâhini Herna.

Herna’nın yüzü, en ince detaylarına kadar dövülmüş, soğuk ve ifadesiz demir bir maskeyle tamamen kapalıydı. Sadece göz hizasındaki iki dar yarıktan, ateşin kırmızı ışığıyla parlayan keskin bakışları dışarı süzülüyordu. Dağınık ve simsiyah saçları, demir maskenin kenarlarından omuzlarına doğru vahşi bir şekilde dökülüyordu. Ateşin çıtırtısı dışında çadırda başka hiçbir ses yoktu.

Kroyos, ellerini beline koyup kibrinden çatlayan sesiyle kâhin kadınlara doğru eğildi.

Kroyos: "Söyle kâhin... Ateş ne söylüyor? Ne görüyorsun?"

Herna, başını bile çevirmeden, kısık ve metalik yankılanan sesiyle cevap verdi.

Herna: "Hiçbir şey yok, hünkarım... Sadece karanlık var."

Kroyos’un yüzündeki kaslar gerildi, gözleri öfkeyle büyüdü. Olduğu yerde doğruldu, ellerini ateş çanağının demir kenarlarına vurdu.

Kroyos: "Ne demek hiçbir şey yok! Senin kehanetin nerede? Senin o dillerden düşmeyen gücün nerede? Ben buraya dünya imparatorluğunu kurmaya geldim, bana 'karanlık var' diyemezsin!"

Herna yavaşça başını kaldırdı, demir maskenin arkasındaki o dipsiz bakışlarını Kroyos’a dikti. Sesinde en ufak bir korku ya da titreme yoktu; aksine dağlar kadar eski bir sakinlik vardı.

Herna: "Ben bir büyücü değilim Kroyos... Ben sadece gelecekte olacak sonuçların yankısını görürüm. Bugüne kadar kazandığın o kanlı zaferleri, yaktığın şehirleri de gördüm... Ama şimdi... Yolun sonu sisle kaplı."

Kroyos dişlerini sıkarak öne atıldı, nefesi hızlanmıştı.

Kroyos: "Peki söyle o zaman... Ankara’yı alabilecek miyim? O surları yıkıp o kuleyi başlarına geçirecek miyim?"

Herna sessizliğini bir süre bozmadı; sadece ateşin sönmeye yüz tutmuş korlarına baktı.

Herna: "Henüz hiçbir şey görmüyorum... Tanrılardan gelen ne bir ses, ne de bir onay var. O toprakların üzerinde görünmeyen bir el var, kaderi büküyor."

Bu sözler Kroyos’un gururuna vurulmuş en büyük darbe gibi çarptı. İmparator, odanın içinde bir kaplan gibi dolandıktan sonra ani bir hamleyle Herna’nın tam önünde durdu. Sesi zehir gibi tıslıyordu.

Kroyos: "Burada tek tanrı benim! Sende benim kâhinimsin, bana boyun eğeceksin, bunu kabul edeceksin!"

Kroyos öfkeyle soluyarak kadının yüzüne baktı, demir maskenin soğuk metalini parmaklarıyla işaret etti.

Kroyos: "Eğer o eski sahibin olan, o dağ başındaki yaşlı ve çirkin kâhinlerin yanına geri dönmek istemiyorsan... O karanlığın sırrını çözeceksin! Aksi takdirde seni söküp tekrar o pisliğin içine, o eski efendilerinin yanına gönderirim. Sana eskiden yaptıkları gibi... Seni kendi yatak fetişlerinde bir oyuncak gibi kullanırlar. Sen her saniyesinden tiksinir, ruhunun ezildiğini hissedersin... Ama onlar bundan zevk alır, kâhin! Hatırla o günleri!"

Çadırın içindeki hava bir anda buz gibi oldu. Herna’nın elleri, dizlerinin üzerinde hafifçe kasıldı; demir maskenin arkasındaki gözleri karanlık bir öfkeyle parladı ama ses tonu yine o sarsılmaz soğukluğunu korudu.

Kroyos zafer kazanmış bir komutan edasıyla arkasını döndü, çadırın ağır perdesini aralayıp dışarı çıkmak üzere hareket etti. Tam adımını atacağı sırada, arkasından Herna’nın o buz gibi net sesi çadırın kubbesinde yankılandı.

Herna: "Gerçekleri kabul etmek gerekir Kroyos..."

Kroyos durdu, omzunun üzerinden arkaya doğru sertçe baktı.

Herna: "Acı olsa bile..."

Kroyos hiçbir şey söylemeden öfkeyle perdesini çekip dışarı çıkarken, Herna yeniden başını öne eğdi ve ateşin o karanlık, ele vermez dansını izlemeye devam etti. Gelecek, hala saklanıyordu.

Kral Kroyos’un öfkeyle çadırı terk etmesinin ardından, o ağır keçe kapı yavaşça yerine örtüldü. Çadırın içi yeniden, dış dünyanın tüm seslerinden arınmış mutlak ve boğucu bir sessizliğe gömüldü. Yalnızca ortada hırçınlaşarak yanan ateş çanağının çıtırtıları, bu karanlık mabedin tek hakimi gibi parlıyordu.

Yüzündeki soğuk demir maskeyle saatlerce kımıldamadan oturan kâhin Herna, bakışlarını yeniden o harlı ateşin korlarına dikti. Gözlerini bir an bile kırpmadan odaklandığı alevlerin dansı, yavaş yavaş renk değiştirmeye, bükülmeye ve şekil almaya başladı. Ateşin içindeki kızıl korlar sanki bir perde gibi aralandı; derinliklerinde uzak bir coğrafyanın, Anadolu’nun sakin ve huzurlu bir dağ köyünün silüeti belirdi.

Herna, nefesini tutarak o hayali izlemeye koyuldu.

Görüntüde, güneşin henüz tepeye varmadığı, taş evlerin bacalarından ince dumanların tütüğü sakin bir köy vardı. Köyün meydanında, Anadolu’nun demir zırhlı muhafızları ellerinde kılıçlarıyla nöbet tutuyor, çocuklar sokaklarda koşuyor, kadınlar çeşme başlarında gülüşüyordu. Her şey, o ana kadar kusursuz bir sükunet içindeydi.

Lakin bu huzur, cehennemin kapılarının açılmasıyla bir anda paramparça oldu.

Ufuktaki ormanlığın gölgesinden ansızın fırlayan o iblisî figürler, birer kuduz sürüsü gibi köyün üzerine çöktü. İnsan yiyenler... Üzerlerinde kurbanlarının derilerinden dikilmiş yama yama giysiler, ağızlarından salyalar akıtan, göz çukurları çökmüş, insan suretinde ama tamamen vahşi ve doymak bilmez birer canavardı onlar. Bu dehşet verici yaratıkları ateşin içinde izlemek bile Herna’nın tüylerini ürpertiyor, zihninde yankılanan çığlıklar ona derin bir acı veriyordu.

Savaş, bir saniye içinde köyü kan gölüne çevirdi.

Anadolu askerleri neye uğradığını şaşırdı ama asil bir refleksle hemen savunma hattı kurdular. Çarpışma anında meydan demir sesleriyle inledi. Köyü savunan askerler, kılıçlarını ve baltalarını bu mahlukların üzerine indiriyor, önlerine çıkan ilk yaratıkları kanlar içinde yere seriyorlardı. Lakin insan yiyenlerin vahşeti akıl almaz boyuttaydı. Onlar sadece dişleriyle saldırmıyor; yerden aldıkları demir kılıçları, paslı okları ve ağır baltaları da aynı sapkın bir ustalıkla kullanıyorlardı.

Köyün sokakları daraldıkça boğuşma göğüs göğüse bir kasap dükkanına döndü. Bir Anadolu askeri, üzerine atlayan insan yiyenin göğsüne kılıcını saplarken, hemen yanındaki diğer asker yaratığın savurduğu balta darbesiyle başsız yere yığılıyordu. Havada uçuşan kesik uzuvlar, fışkıran koyu pıhtılı kanlar ve can havliyle atılan çığlıklar ateşteki görüntüyü kıpkırmızı bir cehenneme çeviriyordu.

Anadolu askerleri son nefeslerine kadar kahramanca direniyor, her metrekaresi için can veriyordu. Fakat insan yiyenlerin sayısal üstünlüğü ve o insanüstü, acımasız öfkesi savunma hattını yavaş yavaş yarıyor, köyün düşmesi an meselesi haline geliyordu. Askerler geri çekilmek zorunda kalırken, yaratıkların zafer çığlıkları bozkırı inletti.

İşte tam o umutsuzluğun en koyu olduğu, her şeyin bittiği zannedildiği o anda...

Ufuk çizgisinden kopup gelen devasa bir toz bulutu ateşte parladı.

Anadolu’nun ana ordusu, demir kanatlı bir fırtına gibi köye yetişmişti! Hürkan’ın komutasındaki zırhlı süvariler, ölümün üzerine yürür gibi öfkeyle insan yiyenlerin ortasına daldılar. Savaşın rengi bir anda değişti.

Hürkan’ın ordusu, kılıçlarını bileylemiş birer intikam meleği gibi yaratıkların üzerine çullandı. Metalin etle buluştuğu o dehşet verici sesler, kılıçların havada çizdiği ölüm kavisleri ve atların nalları altında ezilen gövdeler ateşte tüm netliğiyle oynuyordu. Askerler omuz omuza vererek insan yiyenleri iki ateş arasında bıraktı; kılıç darbeleriyle kafalar gövdeden ayrılıyor, saplanan mızraklar mahlukları yere mıhlıyordu. Kan gölüne dönen köy meydanında demir ve et birbirine karışmıştı.

Lakin Herna’nın dikkati tüm bu genel kaostan sıyrılarak tek bir noktaya, alevlerin tam merkezindeki o figüre kilitlendi.

Ordunun başkomutanı Hürkan...

Herna, ateşin içinde Hürkan’ın dövüşünü, o demir disiplinini ama gözlerindeki o korkutucu kararlılığı büyülenmiş gibi izliyordu. Hürkan’ın elindeki kılıç bir uzuv gibi akıyordu; her hamlesinde karşısındaki insan yiyenleri deviriyor, zırhı kanlar içinde kalmasına rağmen nefesi bile kesilmeden savaşmaya devam ediyordu. Ve o an, Herna’nın gözleri Hürkan’ın yüzüne, özellikle de o yeşil gözlerine odaklandı. O yeşil gözlerde sıradan bir komutanın hırsından öte, bu coğrafyanın kaderini değiştirecek, geleceğin akışını bükebilecek garip bir ışık, bir mühür vardı.

Hürkan’ın ordusunun bu acımasız ve ezici darbesi karşısında insan yiyenler ağır kayıplar vermeye başladı. Ne kadarı ayakta kaldıysa panik içinde arkalarına bakmadan ormanın karanlığına doğru geri çekildiler. Köy kurtulmuştu, meydan ise zaferin değil, ağır bir kıyımın sessizliğine bürünmüştü.

Tam o anda, ateşteki görüntü titremeye başladı. Alevler dalgalandı, kızıl renkler yavaşça soldu ve eski sarı, durgun kor haline geri döndü. Ateş, gösterebildiği son sınıra ulaşmış, geleceğin o küçük perdesini yeniden kapatmıştı.

Herna, derin ve titrek bir nefes alarak geriye yaslandı. Demir maskesinin altındaki dudakları hafifçe aralandı. Görmüştü; sadece bir savaşı değil, Pers İmparatorluğu’nun karşısına dikilecek o yeşil gözlü adamın gölgesini görmüştü. Hürkan, Kroyos’un kurduğu tüm hayalleri yıkabilecek tek gerçek tehlikeydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18