23. bölüm · Kül Ve Saltanat

22. BÖLÜM: GÖLGENİN PAZARI VE KANLI TAHTIN İNTİKAMI

Keskin Kalem

Bölümler
1 Giriş 2 1. BÖLÜM: SOFRADAKİ GÖLGELER 3 2. BÖLÜM: BOZKIRIN SESSİZLİĞİ 4 3. BÖLÜM: EVDEKİ SESSİZ FIRTINA 5 4. BÖLÜM: TAHTADAN ÇELİĞE 6 5. BÖLÜM: GÖLGENİN ADIMLARI 7 6. BÖLÜM : ANKARA'NIN GÖLGESİ VE HUŞİT SULTAN 8 7. BÖLÜM : ANADOLU'NUN TAHTINDA SON NEFES 9 8. BÖLÜM: FIRTINADAN ÖNCEKİ SESSİZLİK 10 9. BÖLÜM: GÖLGELERİN EMRİ VE LANETLİ TOPRAKLAR 11 10. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ VE DAĞDAN İNEN KABUS 12 11. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN OKLAR VE KULELERİN KANI 13 12. BÖLÜM: ETİN VE KANIN ÇIĞLIĞI 14 13. BÖLÜM: KROYOS'UN ÖFKESİ VE KANLI HÜKÜM 15 14. BÖLÜM: DALGALARIN ALTINDAKİ GÖLGE 16 15. BÖLÜM: ORDU GÖĞE KALKAN DEMİR VE KAN 17 16. BÖLÜM: GÖLGELERİN YETİŞTİRDİĞİ FİLİZ 18 17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU 19 18. BÖLÜM: KALENİN GECESİ, ŞARAP VE BEKARETİN SONU 20 19. BÖLÜM: HALKIN ARASINDAKİ GÖLGE VE ZAFER HABERİ 21 20. BÖLÜM: DİLENCİNİN GÖLGESİ VE İLK KAN 22 21. BÖLÜM: KALENİN GÖLGESİNDE İTİRAF VE SAVAŞ ÇANI 23 22. BÖLÜM: GÖLGENİN PAZARI VE KANLI TAHTIN İNTİKAMI 24 23. BÖLÜM: TAŞ DUVARLARIN ARDINDAKİ HÜKÜM VE ZORUNLU NİKAH 25 24. BÖLÜM: SARAYIN GÖLGESİ VE BOZKIRIN EMRİ 26 25. BÖLÜM: TAŞ ODANIN İTİRAFI VE EMRİN KANLI YÜZÜ 27 26. BÖLÜM: KEHANETİN KANLI GÖLGESİ VE KROYOS'UN KİBRİ 28 27. BÖLÜM: ÜÇ İHTİYARIN HÜKMÜ VE MASKELİ KORKUT'UN ÖFKESİ 29 28. BÖLÜM: MERKEZE DÖNÜŞ, ZORLU KARŞILAŞMA VE TAHTIN GÖLGESİ 30 29. BÖLÜM: YENİ KOMUTAN VE UFUKTAKİ KIZIL FIRTINA 31 30. BÖLÜM: GÖLGELERİN SAVAŞI VE İHANETİN BEDELİ 32 31. BÖLÜM: PENÇELİLERİN GÖLGESİ VE OTAGIN SESSİZLİĞİ 33 32. BÖLÜM: SOĞUK DUVARLAR VE GECEYARISI SİPERLERİ 34 33. BÖLÜM: GECEYİ DELEN PENÇELER VE KANLI SURLAR 35 34. BÖLÜM: KÜLLERİN ARASINDAKİ İNTİKAM VE GÖLGE MAĞARA 36 35. BÖLÜM: ORMANIN DERİNLERİNDEKİ KABUS VE İNSAN YİYENLER 37 36. BÖLÜM: KILIÇ VE ÖFKE 38 37. BÖLÜM: GÖLGELERİN BASKINI VE İHTİYARLARIN SONU 39 38. BÖLÜM: ÖLÜMSÜZLERİN DÖNÜŞÜ 40 39. BÖLÜM: SEVGİ VE NEFRET ARASINDA 41 40. Bölüm: Maskenin Düşüşü 42 41. Bölüm: Ankara'nın Yeni Sahibi 43 42. Bölüm: Demir Maskenin Altındaki Sır 44 43. Bölüm: İntikamın Sırası 45 44. Bölüm: Ateşin ve Kanın Ovası 46 45. Bölüm: Suskun Sığınak ve Maskenin Ardındaki Sır 47 46. Bölüm: Yastık Altındaki Gölge ve Sarayın Sessiz İntikamı 48 47. Bölüm: Kalenin Burçlarında Zafer Kadehleri ve Kayıp Bir Gölge 49 48. Bölüm: Gölgelerin Konseyi ve Ortak Hüküm 50 49. Bölüm: Surlar Ardındaki Hesaplaşma ve Saklanan Sırlar 51 50. Bölüm: Gölgelerin Yolu ve Mağaranın Sessizliği 52 51. Bölüm: Gölgelerin Zırhı ve Surlardaki Sessiz Çatlak 53 52. Bölüm: Yola Çıkış, Veda ve Bozkırın Tozlu Yolu 54 53. Bölüm: Yenilginin Acısı ve Kara Karar 55 54. Bölüm: Öfkenin Gölgesi ve Sessiz Plan 56 55. Bölüm: Çölün Sessizliği ve Maskenin Arkasındaki Kanlı Gerçek 57 56. Bölüm: Ankara Surlarındaki Ziyafet ve Korkunç Soru 58 57. Bölüm: Gölgenin İntikamı ve Tufan’ın Sonu 59 58. Bölüm: Çölün Ortasındaki Kerpiç Sığınak ve Unutulmuş Hayatlar 60 59. Bölüm: Ocağa Düşen Ateş ve Sessiz Ölüm 61 60. Bölüm: Suveyha’nın Ateşi ve İsyanın İlk Tohumu 62 61. Bölüm: Gümüş Örümcek ve Sarayın Soğuk Tahtı 63 62. Bölüm: Başsağlığı ve Gölgenin İzinde 64 63. Bölüm: Zindanın Derinlikleri ve Muzaffer’in Sessizliği 65 64. Bölüm: Gölgenin Kapısında Sessiz Fırtına 66 65. Bölüm: Malatya’nın Genç Aslanıve Sarayın Yeni Dengesi 67 66. Bölüm: Çölün Demir Neferleri ve Ani Fırtına 68 67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler 69 68. Bölüm: Zifirî Düğün ve Gelin Odasının Sessizliği 70 69. Bölüm : İki Yılın Ardından ve Zindan Baskını 71 70. Bölüm: Surlar Üstündeki Sükûnet ve Ufuktaki Kıyamet 72 71. Bölüm: Surların Gölgesinde Bir Minik Nefes 73 72. Bölüm Kanlı Elçi ve Ankara’nın İhanet Fermanı 74 73. Bölüm: Kudüs’ün Taş Tahtı ve Çölün İsyancıları 75 74. Bölüm : umutun planı ve Çölün Savaş Divanı 76 75. Bölüm: Surlardaki Yalnızlık ve Ölüm Haberi 77 76. Bölüm: Ankara’nın Çelik Surları ve Hürkan’ın Kararı 78 77. Bölüm: Malatya’nın Sessizliğinde Fırtına Öncesi 79 78. Bölüm: Demir Yığınlarının Yürüyüşü 80 79. Bölüm: Sarp Geçidin Kanlı Tuzağı 81 80. Bölüm: Surların Gölgesinde Son Çağrı ve Onurun Bedeli 82 81. Bölüm: Öğle Vaktinin Sessizliği ve Secdedeki Dualar 83 82. Bölüm: Tahtın Soğuk Mermerinde Öfke ve Kraliçe’nin Hükmü 84 83. Bölüm: Ankara Surlarının Ateşten Duvarı ve Arslan’ın Düşüşü 85 84. Bölüm: Ateşin Başında Gelen Acı Haber ve Umut’un Gözyaşları 86 85. Bölüm: Kudüs Sarayının Zehirli Gecesi 87 86. Bölüm: Sükûnetin Sonu ve Haçlıların Gölgesi 88 87. Bölüm: Ankara Yollarında Toz ve Siyaset 89 88. Bölüm: Fırtınanın Yuttuğu Geçmiş ve Persiya’nın Karanlık Zindanında Uyanış 90 89. Bölüm: Üç Kardeşin Gölgesi ve Malatya Ufuklarındaki Fırtına 91 90. Bölüm: Ufuktaki Kara Gölgeler ve Meçhule Açılan Yelkenler 92 91. Bölüm: Suveyha’nın Kerpiç Odası ve Demir Maskenin Ardındaki Sır 93 92. Bölüm: Anadolu’nun Kalbinde Karar Vakti ve Cemal’in Öfkesi 94 93. Bölüm: Malatya Divanı ve Harita Üzerindeki Karanlık Çizgiler 95 94. Bölüm: Kıyılara Vuran Kıyamet ve İki Gözcünün Kaçışı 96 95. Bölüm: Kanlı Vadi ve Demir Kapan: Anadolu Ordusunun Sonu 97 96. Bölüm: Surlardaki Kıyamet 98 97. Bölüm Kızgın Güneşin Altında Kan ve Demir 99 98. Bölüm: Geceyi Yırtan Alevler ve Malatya’nın Kanlı Zaferi 100 99. Bölüm: Anadolu Surlarının Gölgesinde Vicdanın ve Kanın Ağır Yükü 101 100. Bölüm: Ateşteki Karanlık ve Son Savunma Hattı 102 101. Bölüm: Kapalı Göğün Altında Öfke ve Soğuk Kan 103 102. Bölüm: Ölümsüzlerin Geçidi ve Umut’un Kılıcı 104 103. Bölüm: Geceyarısı Meclisi ve Toprak Savunması 105 104. Bölüm: Ormanın Koyu Gölgesinde Gizli Ölüm 106 105. Bölüm: Haçlı Çadırında Kibir ve Kahve Soslu Sohbetler 107 106. Bölüm: Ateşin Çağrısı ve Taarruz Vakti 108 107. Bölüm: Kraliçenin Çeliği ve Katran Sabatları 109 108. Bölüm: Sabahın Sessiz Veda Anı ve Pers Fırtınası 110 109. Bölüm: Surların Sessizliği ve Eve Dönüş Yolu 111 110. Bölüm: Ateşin Kapanı ve Gauthier’nin Sonu 112 111. Bölüm: Altının Kiri ve Kutsal Gazap 113 112. Bölüm: Ormandaki Dağınıklık ve Suların Durulması 114 113. Bölüm: Yılların Ardından ve Genç Bir Savaşçı

Dağın içine oyulmuş, dışarıdaki dünyanın tüm seslerinden ve ışığından tamamen yalıtılmış olan Gölge Tarikatı’nın gizli sığınağı, kesif bir mum yağı ve soğuk taş kokusuyla doluydu. Maskeli Korkut, tarikatın en derinindeki odasında, loş alevlerin vurduğu masasının başında oturuyordu. Üzerindeki o demir maskeyi çıkarıp masaya bırakmıştı; ancak yüzünün o karanlıkta kalan hatları, kukuletanın derin gölgesi sayesinde dışarıdan bakan hiç kimse tarafından seçilemeyecek şekilde saklı kalmaya devam ediyordu. Zihninde dönen planların ağırlığıyla nefes alırken, odanın ağır meşe kapısına dışarıdan sertçe vurulan tıkırtıyla irkildi.

Adamı (Kapının ardındaki boğuk sesle): "Müsaade var mı efendim? Rahatsız ediyorum ama önemli."

Maskeli Korkut, masanın üzerindeki demir maskesini hızla yüzüne geçirdi, kemerini arkadan sabitledikten sonra tok ve emir veren sesiyle seslendi.

Maskeli Korkut: "Söyle... İçeri gel."

Kapı gıcırtıyla aralandı. İçeri giren tarikat üyesi, başını hafifçe öne eğerek saygıyla durdu.

Adamı: "Efendim... Kapıda yüzü tamamen siyah bir örtüyle kapalı bir kız var. Sizinle acilen görüşmek istiyormuş, ısrar ediyor."

Maskeli Korkut kaşlarını çattı; gözleri maskenin demir deliklerinden parladı.

Maskeli Korkut: "Yüzü kapalı bir kız mı? Kimmiş? Ne istiyormuş bu saatte burada?"

Adamı: "İsmini vermiyor efendim... Sadece birinin ölmesini istediğini, bunun için size geldiğini söylüyor."

Maskeli Korkut bir an düşündü, ardından elini hafifçe sallayarak onay verdi.

Maskeli Korkut: "Çağırın gelsin... Bakalım kimi silmemizi istiyormuş."

Adamı: "Peki efendim."

Adam odadan hızla çıktı. Çok geçmeden, dışarıdaki koridorun yankılanan adımları kesildi ve o gizemli kız içeri adım attı. Üstündeki koyu renkli seyahat pelerini toz içinde kalmıştı, başındaki kapşon ve yüzünü sımsıkı saran siyah örtü hatlarını tamamen gizliyordu. Odanın ortasında durdu, gözlerini Maskeli Korkut’un yüzündeki demir maskeye dikti.

Maskeli Korkut, kollarını göğsünde kavuşturup arkasına yaslandı.

Maskeli Korkut: "Geldin... Söyle bakalım, buralara kadar gelip kapımızı çalmanın sebebi ne? Kimin ölmesini istiyorsun?"

Yüzü kapalı kız, hiçbir tereddüt göstermeden, boğuk ama son derece net ve kararlı bir sesle konuştu.

Yüzü kapalı kız: "Anadolu hükümdarı... Sultan Cemal’in ölmesini istiyorum."

Maskeli Korkut bu ismi duyduğu anda yerinde hafifçe doğruldu; demir maskenin ardındaki gözleri şaşkınlıkla açıldı. Bölgenin en büyük hükümdarına suikast düzenlemek, sıradan bir tüccarı veya komutanı ortadan kaldırmaya benzemezdi; bu, doğrudan bir devlete savaş açmak demekti.

Ancak kız, şaşkınlığın büyümesine izin vermeden omuzundaki ağır deri torbayı çıkardı ve masanın üzerine sertçe bıraktı. Torbanın ağzı çözüldüğünde, içinden dökülen altı adet ağır, içi tıklım tıklım altın dolu deri kese masanın tahta yüzeyine boğuk bir sesle yığıldı. Altınların sarı parıltısı, odadaki tek şamdanın alevini yansıtarak parladı.

Yüzü kapalı kız: "Bu avansınız... Eğer işi bitirirseniz, sarayın hazinesinden alacağınız bu servetle ömrünüz boyunca gölgelerde değil, krallar gibi yaşarsınız. Teklifim budur."

Maskeli Korkut, masadaki altın keselerine baktı, ardından yeniden pelerinin içindeki kadına çevirdi bakışlarını. Başıyla hafifçe onaylamaz bir hareket yaptı.

Maskeli Korkut: "Bu iş biraz zor... Hatta imkansıza yakın. Çünkü dediğin adam sıradan biri değil; Anadolu’nun tahtında oturan Sultan. Korunan, etrafı zırhlı cellatlarla çevrili bir hükümdar."

Kız, Maskeli Korkut’un bu itirazına karşı bir adım öne çıktı; sesindeki o buz gibi netlik odadaki havayı daha da soğuttu.

Yüzü kapalı kız: "Biliyorum... Sizin amacınızı da biliyorum. Siz rastgele katillik yapmıyorsunuz; binlerce masum asker savaş meydanlarında kırılmasın, kan dökülmesin diye doğrudan savaşı başlatanları ve tahttakileri hedef alıyorsunuz. Bu yüzden buradayım."

Maskeli Korkut irkildi. Tarikatın en derin sırrını, bu kadar net bilmesi onu tedirgin etmişti. Gözlerini kıstı, sesini tehlikeli bir tona bürüdü.

Maskeli Korkut: "Bütün bunları bu kadar iyi biliyorsun... Kimsin sen? Hangi sarayın casususun?"

Kız başını hafifçe yana eğdi, ellerini pelerininin düğmelerine götürdü.

Yüzü kapalı kız: "İsmimi söyleyemem... Ama kim olduğumu şimdi öğreneceksin."

Yavaşça siyah örtüyü ve başındaki kapşonu geriye doğru sıyırdı. Loş ışığın altına vuran yüzde; öfkeden titreyen dudaklar, kızarmış ama intikam ateşiyle yanan gözler ortaya çıktı.

Meğer bu gelen... Ceren’di.

Maskeli Korkut masadan neredeyse kalkacak gibi oldu; demir maskesinin altındaki nefesi kesildi.

Maskeli Korkut: "Sen... Sen Sultan’ın kız kardeşisin... Ceren!"

Maskeli Korkut’un sesi şaşkınlık ve inanamamazlıkla titredi.

Maskeli Korkut: "Anlamıyorum... Nasıl bir insan, hangi akılla öz kardeşinin ölmesini ister ki? Bu kan bağı..."

Ceren, bu sözleri duyduğu anda gözlerinden süzülen o acı dolu ama kinle bilenmiş yaşı saklamaya çalışmadan, adeta dişlerinin arasından fısıldadı:

Ceren: "Nasıl bir insan mı?.. Peki, sana soruyorum Maskeli Korkut... Nasıl bir insan, kendi öz babasının ölümünü ister ki?!"

Maskeli Korkut bir an durdu, odadaki sessizlik kurşun gibi ağırlaştı.

Maskeli Korkut: "Anlamadım... Babanı kim öldürdü?"

Ceren’in elleri titredi ama sesindeki o zehirli öfke bir an olsun eksilmedi.

Ceren: "Babama kıyan... Onu zehirleyerek o tahtı çalan, kendi öz kardeşim Cemal’di! Babamı bizzat o öldürdü! Şimdi anlıyor musun neden burada olduğumu? Şimdi konuşacak vaktim yok... Bu işi yapacak mısın, yapmayacak mısın, bana onu söyle!"

Maskeli Korkut, odanın içinde birkaç adım attı; omuzlarına binen bu sırrın ve teklifin ağırlığı altında zihni fırtınalar koparıyordu. Bir tarafta sultanın intikamı, diğer tarafta tarikatın kaderi vardı.

Maskeli Korkut: "Henüz bilmiyorum... Bu karar öyle bir çırpıda verilemez."

Ceren’in kaşları öfkeyle çatıldı, sesini yükseltti.

Ceren: "Ne demek bilmiyorum?! Zamanımız yok Maskeli Korkut! O taht her geçen gün daha fazla kan kokuyor!"

Maskeli Korkut: "Bana biraz zaman ver Ceren... Bu teklifi ve sonuçlarını tartmam gerekiyor."

Ceren arkasını döndü, masadaki altınlara son bir kez baktı. Yüzündeki o buz gibi ifadeyle siyah örtüsünü yeniden başının üzerine çekip yüzünü kapattı.

Ceren: "Peki, sen bilirsin... Altınlar kalsın, iyi düşün."

Kapıyı sertçe açarak dışarıdaki karanlık koridora çıktı ve adımlarının sesi taş duvarlarda kaybolana kadar hızla uzaklaştı. Maskeli Korkut, masanın başında tek başına kalmışken, Ankara Kulesi’ni alt üst edecek o büyük fırtınanın fitili artık çoktan ateşlenmişti.