Kül Ve Saltanat kitap kapağı

68. bölüm / 114

Kül Ve Saltanat

67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler

Vaveyla Yazarı: Keskin Kalem

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 114Şu an: 67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler
  1. 1 Giriş464 kelime
  2. 2 1. BÖLÜM: SOFRADAKİ GÖLGELER1.186 kelime
  3. 3 2. BÖLÜM: BOZKIRIN SESSİZLİĞİ1.141 kelime
  4. 4 3. BÖLÜM: EVDEKİ SESSİZ FIRTINA679 kelime
  5. 5 4. BÖLÜM: TAHTADAN ÇELİĞE1.067 kelime
  6. 6 5. BÖLÜM: GÖLGENİN ADIMLARI1.245 kelime
  7. 7 6. BÖLÜM : ANKARA'NIN GÖLGESİ VE HUŞİT SULTAN1.302 kelime
  8. 8 7. BÖLÜM : ANADOLU'NUN TAHTINDA SON NEFES2.036 kelime
  9. 9 8. BÖLÜM: FIRTINADAN ÖNCEKİ SESSİZLİK1.535 kelime
  10. 10 9. BÖLÜM: GÖLGELERİN EMRİ VE LANETLİ TOPRAKLAR1.244 kelime
  11. 11 10. BÖLÜM: TAHTIN GÖLGESİ VE DAĞDAN İNEN KABUS1.147 kelime
  12. 12 11. BÖLÜM: GECEYİ YAKAN OKLAR VE KULELERİN KANI1.553 kelime
  13. 13 12. BÖLÜM: ETİN VE KANIN ÇIĞLIĞI1.100 kelime
  14. 14 13. BÖLÜM: KROYOS'UN ÖFKESİ VE KANLI HÜKÜM1.931 kelime
  15. 15 14. BÖLÜM: DALGALARIN ALTINDAKİ GÖLGE972 kelime
  16. 16 15. BÖLÜM: ORDU GÖĞE KALKAN DEMİR VE KAN1.037 kelime
  17. 17 16. BÖLÜM: GÖLGELERİN YETİŞTİRDİĞİ FİLİZ1.394 kelime
  18. 18 17. BÖLÜM: DEMİR MASKELİ KEHANET VE KRALIN KORKUSU1.263 kelime
  19. 19 18. BÖLÜM: KALENİN GECESİ, ŞARAP VE BEKARETİN SONU1.280 kelime
  20. 20 19. BÖLÜM: HALKIN ARASINDAKİ GÖLGE VE ZAFER HABERİ1.147 kelime
  21. 21 20. BÖLÜM: DİLENCİNİN GÖLGESİ VE İLK KAN1.681 kelime
  22. 22 21. BÖLÜM: KALENİN GÖLGESİNDE İTİRAF VE SAVAŞ ÇANI1.498 kelime
  23. 23 22. BÖLÜM: GÖLGENİN PAZARI VE KANLI TAHTIN İNTİKAMI865 kelime
  24. 24 23. BÖLÜM: TAŞ DUVARLARIN ARDINDAKİ HÜKÜM VE ZORUNLU NİKAH1.428 kelime
  25. 25 24. BÖLÜM: SARAYIN GÖLGESİ VE BOZKIRIN EMRİ1.319 kelime
  26. 26 25. BÖLÜM: TAŞ ODANIN İTİRAFI VE EMRİN KANLI YÜZÜ1.418 kelime
  27. 27 26. BÖLÜM: KEHANETİN KANLI GÖLGESİ VE KROYOS'UN KİBRİ1.182 kelime
  28. 28 27. BÖLÜM: ÜÇ İHTİYARIN HÜKMÜ VE MASKELİ KORKUT'UN ÖFKESİ1.204 kelime
  29. 29 28. BÖLÜM: MERKEZE DÖNÜŞ, ZORLU KARŞILAŞMA VE TAHTIN GÖLGESİ1.479 kelime
  30. 30 29. BÖLÜM: YENİ KOMUTAN VE UFUKTAKİ KIZIL FIRTINA1.602 kelime
  31. 31 30. BÖLÜM: GÖLGELERİN SAVAŞI VE İHANETİN BEDELİ857 kelime
  32. 32 31. BÖLÜM: PENÇELİLERİN GÖLGESİ VE OTAGIN SESSİZLİĞİ572 kelime
  33. 33 32. BÖLÜM: SOĞUK DUVARLAR VE GECEYARISI SİPERLERİ1.421 kelime
  34. 34 33. BÖLÜM: GECEYİ DELEN PENÇELER VE KANLI SURLAR1.123 kelime
  35. 35 34. BÖLÜM: KÜLLERİN ARASINDAKİ İNTİKAM VE GÖLGE MAĞARA1.137 kelime
  36. 36 35. BÖLÜM: ORMANIN DERİNLERİNDEKİ KABUS VE İNSAN YİYENLER1.239 kelime
  37. 37 36. BÖLÜM: KILIÇ VE ÖFKE1.575 kelime
  38. 38 37. BÖLÜM: GÖLGELERİN BASKINI VE İHTİYARLARIN SONU1.311 kelime
  39. 39 38. BÖLÜM: ÖLÜMSÜZLERİN DÖNÜŞÜ1.418 kelime
  40. 40 39. BÖLÜM: SEVGİ VE NEFRET ARASINDA1.498 kelime
  41. 41 40. Bölüm: Maskenin Düşüşü1.309 kelime
  42. 42 41. Bölüm: Ankara'nın Yeni Sahibi1.339 kelime
  43. 43 42. Bölüm: Demir Maskenin Altındaki Sır1.212 kelime
  44. 44 43. Bölüm: İntikamın Sırası477 kelime
  45. 45 44. Bölüm: Ateşin ve Kanın Ovası1.783 kelime
  46. 46 45. Bölüm: Suskun Sığınak ve Maskenin Ardındaki Sır1.510 kelime
  47. 47 46. Bölüm: Yastık Altındaki Gölge ve Sarayın Sessiz İntikamı1.520 kelime
  48. 48 47. Bölüm: Kalenin Burçlarında Zafer Kadehleri ve Kayıp Bir Gölge1.004 kelime
  49. 49 48. Bölüm: Gölgelerin Konseyi ve Ortak Hüküm1.224 kelime
  50. 50 49. Bölüm: Surlar Ardındaki Hesaplaşma ve Saklanan Sırlar1.590 kelime
  51. 51 50. Bölüm: Gölgelerin Yolu ve Mağaranın Sessizliği1.349 kelime
  52. 52 51. Bölüm: Gölgelerin Zırhı ve Surlardaki Sessiz Çatlak1.514 kelime
  53. 53 52. Bölüm: Yola Çıkış, Veda ve Bozkırın Tozlu Yolu1.465 kelime
  54. 54 53. Bölüm: Yenilginin Acısı ve Kara Karar753 kelime
  55. 55 54. Bölüm: Öfkenin Gölgesi ve Sessiz Plan1.390 kelime
  56. 56 55. Bölüm: Çölün Sessizliği ve Maskenin Arkasındaki Kanlı Gerçek1.700 kelime
  57. 57 56. Bölüm: Ankara Surlarındaki Ziyafet ve Korkunç Soru959 kelime
  58. 58 57. Bölüm: Gölgenin İntikamı ve Tufan’ın Sonu587 kelime
  59. 59 58. Bölüm: Çölün Ortasındaki Kerpiç Sığınak ve Unutulmuş Hayatlar1.476 kelime
  60. 60 59. Bölüm: Ocağa Düşen Ateş ve Sessiz Ölüm933 kelime
  61. 61 60. Bölüm: Suveyha’nın Ateşi ve İsyanın İlk Tohumu1.414 kelime
  62. 62 61. Bölüm: Gümüş Örümcek ve Sarayın Soğuk Tahtı1.226 kelime
  63. 63 62. Bölüm: Başsağlığı ve Gölgenin İzinde1.116 kelime
  64. 64 63. Bölüm: Zindanın Derinlikleri ve Muzaffer’in Sessizliği1.168 kelime
  65. 65 64. Bölüm: Gölgenin Kapısında Sessiz Fırtına988 kelime
  66. 66 65. Bölüm: Malatya’nın Genç Aslanıve Sarayın Yeni Dengesi1.392 kelime
  67. 67 66. Bölüm: Çölün Demir Neferleri ve Ani Fırtına1.382 kelime
  68. 68 67. Bölüm: Küllerin Dönüşü ve Yeni Filizler1.484 kelime · Okuduğun bölüm
  69. 69 68. Bölüm: Zifirî Düğün ve Gelin Odasının Sessizliği1.702 kelime
  70. 70 69. Bölüm : İki Yılın Ardından ve Zindan Baskını1.109 kelime
  71. 71 70. Bölüm: Surlar Üstündeki Sükûnet ve Ufuktaki Kıyamet1.683 kelime
  72. 72 71. Bölüm: Surların Gölgesinde Bir Minik Nefes806 kelime
  73. 73 72. Bölüm Kanlı Elçi ve Ankara’nın İhanet Fermanı1.452 kelime
  74. 74 73. Bölüm: Kudüs’ün Taş Tahtı ve Çölün İsyancıları1.075 kelime
  75. 75 74. Bölüm : umutun planı ve Çölün Savaş Divanı1.301 kelime
  76. 76 75. Bölüm: Surlardaki Yalnızlık ve Ölüm Haberi1.485 kelime
  77. 77 76. Bölüm: Ankara’nın Çelik Surları ve Hürkan’ın Kararı625 kelime
  78. 78 77. Bölüm: Malatya’nın Sessizliğinde Fırtına Öncesi1.354 kelime
  79. 79 78. Bölüm: Demir Yığınlarının Yürüyüşü957 kelime
  80. 80 79. Bölüm: Sarp Geçidin Kanlı Tuzağı1.048 kelime
  81. 81 80. Bölüm: Surların Gölgesinde Son Çağrı ve Onurun Bedeli1.197 kelime
  82. 82 81. Bölüm: Öğle Vaktinin Sessizliği ve Secdedeki Dualar1.683 kelime
  83. 83 82. Bölüm: Tahtın Soğuk Mermerinde Öfke ve Kraliçe’nin Hükmü685 kelime
  84. 84 83. Bölüm: Ankara Surlarının Ateşten Duvarı ve Arslan’ın Düşüşü2.271 kelime
  85. 85 84. Bölüm: Ateşin Başında Gelen Acı Haber ve Umut’un Gözyaşları697 kelime
  86. 86 85. Bölüm: Kudüs Sarayının Zehirli Gecesi1.129 kelime
  87. 87 86. Bölüm: Sükûnetin Sonu ve Haçlıların Gölgesi1.398 kelime
  88. 88 87. Bölüm: Ankara Yollarında Toz ve Siyaset1.179 kelime
  89. 89 88. Bölüm: Fırtınanın Yuttuğu Geçmiş ve Persiya’nın Karanlık Zindanında Uyanış554 kelime
  90. 90 89. Bölüm: Üç Kardeşin Gölgesi ve Malatya Ufuklarındaki Fırtına1.147 kelime
  91. 91 90. Bölüm: Ufuktaki Kara Gölgeler ve Meçhule Açılan Yelkenler925 kelime
  92. 92 91. Bölüm: Suveyha’nın Kerpiç Odası ve Demir Maskenin Ardındaki Sır1.407 kelime
  93. 93 92. Bölüm: Anadolu’nun Kalbinde Karar Vakti ve Cemal’in Öfkesi1.270 kelime
  94. 94 93. Bölüm: Malatya Divanı ve Harita Üzerindeki Karanlık Çizgiler1.138 kelime
  95. 95 94. Bölüm: Kıyılara Vuran Kıyamet ve İki Gözcünün Kaçışı1.014 kelime
  96. 96 95. Bölüm: Kanlı Vadi ve Demir Kapan: Anadolu Ordusunun Sonu1.253 kelime
  97. 97 96. Bölüm: Surlardaki Kıyamet720 kelime
  98. 98 97. Bölüm Kızgın Güneşin Altında Kan ve Demir1.280 kelime
  99. 99 98. Bölüm: Geceyi Yırtan Alevler ve Malatya’nın Kanlı Zaferi1.495 kelime
  100. 100 99. Bölüm: Anadolu Surlarının Gölgesinde Vicdanın ve Kanın Ağır Yükü701 kelime
  101. 101 100. Bölüm: Ateşteki Karanlık ve Son Savunma Hattı1.310 kelime
  102. 102 101. Bölüm: Kapalı Göğün Altında Öfke ve Soğuk Kan659 kelime
  103. 103 102. Bölüm: Ölümsüzlerin Geçidi ve Umut’un Kılıcı1.818 kelime
  104. 104 103. Bölüm: Geceyarısı Meclisi ve Toprak Savunması1.127 kelime
  105. 105 104. Bölüm: Ormanın Koyu Gölgesinde Gizli Ölüm946 kelime
  106. 106 105. Bölüm: Haçlı Çadırında Kibir ve Kahve Soslu Sohbetler1.103 kelime
  107. 107 106. Bölüm: Ateşin Çağrısı ve Taarruz Vakti1.138 kelime
  108. 108 107. Bölüm: Kraliçenin Çeliği ve Katran Sabatları898 kelime
  109. 109 108. Bölüm: Sabahın Sessiz Veda Anı ve Pers Fırtınası1.906 kelime
  110. 110 109. Bölüm: Surların Sessizliği ve Eve Dönüş Yolu790 kelime
  111. 111 110. Bölüm: Ateşin Kapanı ve Gauthier’nin Sonu953 kelime
  112. 112 111. Bölüm: Altının Kiri ve Kutsal Gazap991 kelime
  113. 113 112. Bölüm: Ormandaki Dağınıklık ve Suların Durulması984 kelime
  114. 114 113. Bölüm: Yılların Ardından ve Genç Bir Savaşçı1.299 kelime

Anadolu Kalesi’nin devasa ana demir kapısı, günlerdir üzerine çöken o ağır ve matem dolu sessizliği, dışarıdan gelen at nallarının tok ve ritmik sesleriyle paramparça etti. Dağların o karanlık, kan kokulu sarp geçitlerinden zaferle dönen Arslan ve süvari birliği, nihayet kalenin avlusuna giriş yapıyordu. Üzerlerindeki zırhlar toz toprak içinde kalmış, haftalardır dinmeyen o rüzgârın ve savaşın izleri yüzlerine kazınmıştı. Lakin en önde gelen adamın, Arslan’ın gözlerindeki o buz gibi parıltı ve yüzündeki o sarsılmaz ifade, bu sefer geriye sadece intikamı almış bir komutan olarak değil, ocağının borcunu ödemiş bir nefer olarak döndüğünü gösteriyordu.

Atından yavaşça aşağıya inen Arslan, üzerindeki yorgunluğu adeta hissetmiyormuş gibi dik bir duruşla divan salonuna doğru adımladı. Arkasından gelen iki muhafız ise ellerinde zincirlerle bağlı değil, elleri serbest bırakılmış lakin gözlerinde korku ve şaşkınlık olan bir grup genci içeriye doğru yönlendiriyordu. Onlar, Gölge Tarikatı’nın dağdaki o gizli sığınaklarında ellerine kılıç tutuşturularak birer ölüm makinesi olarak eğitilmeye çalışılan, elleri henüz kana bulanmamış çocuklardı. Arslan, o kanlı baskın sırasında bu çocukların katledilmesine izin vermemiş, onları kurtarıp bu saraya getirmeyi seçmişti.

Divan salonunun kapısı açıldığında, Sultan Cemal masanın başında endişe ve merakla bekliyordu. Arslan’ın içeri girdiğini gördüğü an, yüzündeki o gergin çizgiler hafifçe yerini derin bir nefese bıraktı.

Arslan, Sultan’ın huzuruna geldiğinde diz çökmedi lakin başını saygıyla hafifçe öne eğdi. Üzerindeki o tozlu zırhın ağırlığıyla, sesindeki o tok ve kararlı tonla konuşmaya başladı:

"Emrettiğiniz gibi gittik, Sultanım..." dedi Arslan, gözlerini Cemal’in gözlerinden ayırmadan. "O Gölge Tarikatı denilen o yeraltı çetesinin kökünü dağlardan kazıdık. Tapınakları yerle bir edildi, liderleri Gülsüm ve Mirkan o kanlı salonlarında cezalarını buldular. Annemin ve Elif’in ruhunu huzura erdirecek o intikam borcu artık kapanmıştır."

Sultan Cemal, duyduğu bu haber karşısında yerinden yavaşça kalktı. Yüzünde hem büyük bir gurur hem de derin bir hırsın sönüşünün rahatlığı vardı. Masanın etrafından dolaşarak Arslan’a doğru birkaç adım attı ve elini onun omzuna dostane bir şekilde koydu:

"Ellerin dert görmesin, Arslan..." dedi Sultan Cemal, sesindeki o minnet dolu tonla. "Sen bu devletin ve bu ocağın onurunu sadece korumakla kalmadın, tarihe kazıdın. O kalleşlerin bu topraklarda nefes almasına izin vermediğin için sağ olasın. Lakin arkandaki bu çocuklar... Onlar da kimdir? O dağdaki inlerden geriye kalan esirler midir?"

Arslan, başını arkasındaki o tedirgin ve sıska çocuklara doğru çevirdi. Gözlerinde o sertlik anlığına yumuşar gibi oldu, ardından Sultan’a dönerek yanıt verdi:

"Onlar esir değil, Sultanım..." dedi Arslan. "O tarikatın dağda toplayıp kendi karanlık emelleri için eğittiği, beyinlerini yıkamaya çalıştığı yetim çocuklardır. Onları orada bırakmak, yeni birer canavar üretmek olurdu. Canlarına kıymadım; ellerindeki o tahta kılıçları alıp buraya, bu devletin şefkatli ellerine teslim etmeye getirdim."

Sultan Cemal, çocukların o korku dolu ve sıska hallerini süzdüğünde, yüzünde sert bir hükümdarın değil, vicdanlı bir babanın o merhametli ifadesi belirdi. Derin bir nefes alarak ellerini arkasında birleştirdi ve yüksek sesle muhafızlara emir verdi:

"Ön saflara getirin o çocukları... Korkmasınlar, yaklaşsınlar buralara," dedi Sultan Cemal, sesindeki o teskin edici sıcaklıkla.

Muhafızların hafifçe yönlendirmesiyle çocuklar birkaç adım öne çıktılar. Gözlerinde hâlâ dağın o soğuk ayazının ve korkunun izleri vardı. Sultan Cemal masadan uzaklaşıp bizzat çocukların önüne kadar geldi. En önde duran, muhtemelen on yaşlarında, elleri kir içinde kalmış esmer bir çocuğun önünde diz çöktü. Elini çocuğun titreyen omuzuna nazikçe koydu:

"Korkmayın evlatlarım..." dedi Sultan Cemal, yumuşacık bir sesle. "Siz o cehennemin içinde doğdunuz belki lakin kaderiniz o karanlıkta bitmeyecek. Burası Anadolu’dur; burada aç olan doyurulur, kimsesiz olanın elinden tutulur. Bundan sonra ne o tarikatın kırbaçları var ne de o korku. Bu sarayda güvenle büyüyeceksiniz, ilim öğreneceksiniz, bu devletin birer evladı olacaksınız."

Çocuklardan biri, Sultan’ın bu beklenmeyen şefkati karşısında gözyaşlarını daha fazla tutamayarak sessizce ağlamaya başladığında, Cemal onu nazikçe kendine çekip saçlarını okşadı.

Arslan, bu manzarayı kenardan izlerken içindeki o buz tutmuş fırtınanın biraz olsun hafiflediğini hissetti. İntikam, ocağın acısını dindirmişti belki lakin bu çocuklara uzatılan o şefkat eli, geleceğin temellerini atmıştı. Sultan Cemal başını kaldırıp Arslan’a baktığında, ikisinin gözleri arasında bu coğrafyanın kaderini çizecek o sessiz ve mühürlü bir anlaşma daha gerçekleşmiş oldu. Savaş bitmişti lakin şimdi bu coğrafyayı inşa etme vakti geliyordu.

Anadolu Kalesi’nin görkemli kapısından içeri giren Arslan, dağlardaki o kanlı seferi ve düşmanların kökünü kazıdığı zaferi geride bırakarak nihayet kendi konağının önüne geldi. Atından inerken omuzlarındaki yük sanki dünyalar kadar ağırlaşmıştı; zira o intikam ateşi sönmüş, ellerindeki o kızıl kanlar kurumuştu lakin geriye kalan o sessizlik, zaferin getirdiği tüm coşkuyu alıp götürmüştü.

Evinin kapısını açıp içeri girdiğinde, dışarıdaki o taş duvarların heybeti içerideki o derin ve buz gibi ıssızlıkla kontrast oluşturuyordu. Artık o ocakta Fatma Hatun’un o asil tebessümü, Elif’in o yumuşak sesi yoktu. Onlar toprağın altına girmişti; onları bu hallere koyan o Gölge Tarikatı’nın soysuzları da dağlardaki o sığınaklarında tamamen yok edilmişti. Her şey bitmişti, hesap görülmüştü. Lakin Arslan’ın içindeki o sızlayan acı bir an olsun dinmemişti; aksine, intikam bittiğinde geriye kalan o büyük boşluk onun ruhunu içeriden kemirmeye devam ediyordu.

Odanın kapısını yavaşça aralayıp içeri girdiğinde, pencere kenarından gelen zayıf mum ışığında Hatice’yi gördü. Hatice, karnını korurcasına ellerini üzerine koymuş, endişeyle kapıya bakıyordu. Arslan’ın üzerindeki tozlu zırhla ve yorgun yüzüyle içeri girdiğini anladığı an hemen ayağa kalktı. Lakin Arslan’ın gözlerindeki o sönmüş feraseti, o kederli bakışı görünce kadının yüreği ağzına geldi.

Hatice, hızlı adımlarla yanına yaklaştı, titreyen ellerini Arslan’ın zırhsız omuzlarına koyarak endişeli bir sesle sordu:

"Arslan... Döndün..." dedi Hatice, gözlerinde biriken yaşlarla. "Yüzün solgun, gözlerindeki o ateş... İntikamını aldın mi? Onlar... O caniler cezasını buldu mu?"

Arslan, Hatice’nin yüzüne uzun uzun baktı. Elini kaldırıp kadının yanağına nazikçe dokundu lakin dudağındaki o tebessüm kıvrımı bile yerini bulamadı. Ses tonu, sanki derin bir kuyunun dibinden gelen fısıltı kadar yorgundu:

"Buldu, Hatice..." dedi Arslan, boğuk bir sesle. "Hepsi o dağların ardında cezalarını buldu. Annemin kanı yerde kalmadı, Elif’in o son nefesinin hesabı soruldu. O tarikatın kökü kazındı, bir tek canlı bile bırakmadım."

Hatice, duyduğu bu sözlerle derin bir nefes alıp başını Arslan’ın göğsüne yaslamak istedi lakin Arslan’ın bedenindeki o katı ve mesafeli duruş onu durdurdu. Hatice geriye çekilip endişeyle sordu:

"E o zaman... Neden bu kadar hüzünlüsün, Arslan? Düşmanlar gitti, intikamın alındı. Artık bu ocakta başımızı dik tutabiliriz."

Arslan başını iki yana salladı, gözlerini odanın karanlık köşelerine çevirerek acı bir şekilde gülümsedi:

"Hangi ocak, Hatice?" dedi Arslan, sesindeki o derin sızıyla. "Annem yok artık... Elif yok. O odalardan onların sesleri silindi. İntikam almak o ateşi söndürmedi, sadece külünü etrafa saçtı. Benim içimdeki bu yangın dinmiyor, Hatice. Ne zaman bu evin kapısından içeri girsem, o günü yeniden yaşıyorum."

Hatice, Arslan’ın bu tükenmiş halini görünce gözyaşlarını tutamadı. Ellerini onun ellerinin üzerine koyup yalvarır gibi baktı:

"O zaman bu evde kalmayalım, Arslan..." dedi Hatice. "Bak, Sultan’ın sarayı burada, hemen yanı başımızda. Sultan Cemal bize kapılarını açtı. Gel, bundan sonra sarayda yaşayalım. Orada sana bakan hizmetçiler, korumalarımız olacak. Hem... Hem ben karnımdaki bu çocukla tek başıma bu anıların ortasında korkuyorum. Beni burada yalnız bırakma, ne olur..."

Arslan, Hatice’nin bu haklı ve çaresiz yakarışı karşısında gözlerini yumdu. Birkaç adım geri çekilip ellerini saçlarından geçirdi. İçindeki o fırtınayla boğuşurken, vermek zorunda olduğu o zor kararın ağırlığı altında eziliyordu. Gözlerini yeniden Hatice’nin gözlerine diktiğinde, sesindeki o kesin ve değişmez kararlılığı tonladı:

"Seni yalnız bırakmayacağım, Hatice..." dedi Arslan, yumuşak ama net bir ses tonuyla. "Sen o sarayda güven içinde olacaksın. Sultanın emirleriyle sana bakan hizmetçiler, başını sokacak en güvenli duvarlar orada olacak. Karnındaki o evladımız, o sarayın koruyucu kanatları altında büyüyecek. Seni o güvenliğin dışına asla atamam."

Hatice, bu sözlerin içindeki o gizli veda tınısını hemen sezdi. Nefesi kesilir gibi oldu, ellerini titreterek Arslan’ın bileğine yapıştı:

"Seni o saraya göndermekten bahsetmiyorum, Arslan..." dedi Hatice, hıçkırıklarını bastırmaya çalışarak. "Sen de bizimle kalacaksın, değil mi? Artık savaşlar bitti, intikam alındı. Bizimle olacaksın?"

Arslan başını yavaşça iki yana salladı. Yüzündeki o sert hatlar, bu coğrafyanın kaderine boyun eğmiş bir adamın çaresizliğiyle gerildi:

"Hayır, Hatice... Ben o sarayda yaşayamam," dedi Arslan, kararlı bir tonla. "Benim yerim o taş odalar veya sarayın mermer koridorları değildir. Ben surlara gideceğim... Sınırın en ucuna, o insan yiyenlerin, o akıncıların kapıya dayandığı o en tehlikeli uçurumlara döneceğim."

Hatice, duydukları karşısında adeta yıkıldı. Ellerini bırakıp birkaç adım geriye serzoldu, sesindeki o korku çığlığa dönüştü:

"Surlar mı?! Ne işin var sular da Arslan! Orası ölüm vadisidir, orası savaşın ve kanın ta kendisidir! Sen yeni bir savaşa mı susadın?!"

Arslan, Hatice’nin üzerine doğru bir adım attı, ellerini onun omuzlarına koyarak gözlerinin içine baktı ve sakin ama sarsılmaz bir sesle konuştu:

"Ben savaşa susamadım, Hatice... Lakin benim huzurum bu dünyada artık kalmadı," dedi Arslan. "O surlarda bu ülkeyi, bu devleti o insan yiyen barbarlardan koruyacağım. Sınırda durup bu halkın ocağına başka ateşlerin düşmesine engel olacağım. Lakin seni unutacağımı sanma... Ara sıra sana uğrayacağım. O surlardan her fırsatta bu saraya, senin ve doğacak çocuğumuzun yanına geleceğim. Bana güven, Hatice. Bu kez sizi koruyamadım lakin surlarda dökeceğim her damla ter, sizin geleceğinizin kalkanı olacak."

Hatice, Arslan’ın o gözlerindeki sarsılmaz inancı ve demir gibi kararlılığı gördüğünde, onu bu kararından döndüremeyeceğini anladı. Gözyaşları yanaklarından sel gibi süzülürken, daha fazla direnemedi ve başını yavaşça Arslan’ın göğsüne yasladı.

O gece, Anadolu Kalesi’nin o sessiz odasında, bir devrin kapanıp başka bir mücadelenin başladığı o hüzünlü veda mühürlendi. Arslan intikamını almıştı lakin ruhunu o surların soğuk rüzgarlarına emanet etmekten başka çaresi kalmamıştı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

31okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18