6. bölüm / 51
MÜHÜRLÜ AŞKBölüm:6 Tesadüfün Böylesi
Bölümler 51Şu an: Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi
- 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
- 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
- 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime
- 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
- 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
- 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
- 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
- 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
- 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
- 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
- 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
- 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
- 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
- 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
- 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
- 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
- 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
- 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
- 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
- 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
- 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
- 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
- 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
- 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
- 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
- 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime
- 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
- 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
- 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
- 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
- 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime
- 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
- 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
- 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
- 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime
- 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
- 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
- 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
- 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
- 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime
- 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
- 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
- 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
- 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
- 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
- 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
- 48 DUYURU146 kelime
- 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
- 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
- 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Lavin Yücel
Hafif öksürüklerim gördüğüm rüyadan ayrılıp gerçek hayata dönmemi sağladı. Öksürerek gözlerimi araladığımda etraf karanlıktı, henüz sabah olmamıştı. Bir kez daha öksürdüğümde göğsümde hafif bir sıkışma hissettim.
Yavaşça doğrularak sırtımı yatağın başlığına yasladım ve komodinin üzerindeki gece lambasını açtım. Odaya loş bir ışık yayılırken krizin habercisi olan öksürüklerim artmaya başladı.
Uyumadan önce Karamel'i yatağıma almıştım. Üstelik bugün röportajın heyecanından odamı havalandırmayı da unutmuştum. Uyumadan önce de takip isteği kalp ritmimi yeterince bozmuştu. Resmen astım krizine davetiye çıkarmıştım.
Nefes alırken zorlandığım gibi verirken de bir o kadar zorlanıyordum. Boğazımdan çıkan hırıltılı seslerle öksürüklerim şiddetlendi. Elim nefes almak istercesine boğazımı bulduğunda istemezce tırnaklarımı boğazıma batırmıştım.
Nefes alamıyordum.
Öksürüklerim gözlerimin yaşarmasına sebep olurken zor bela komodinin çekmecesinden astım ilacıma ulaşabilmiştim.
Kuruyan dudaklarımı araladığımda titreyen ellerim ilacımı kullanmama hiç yardımcı olmuyordu. İlacı bir şekilde dudaklarımın arasına yerleştirdim.
Bir.
İki.
Üç.
Bir süre sonra nefesim yavaş yavaş düzene girmeye başladı. istemsizce tırnaklarımla boynumu çizdiğim için sanki yanıyor gibi bir acı hissediyordum. İlacımı komodinin üzerine bıraktım. Bacaklarımı kendime çektim ve kollarımı bacaklarımın etrafına sardım ardından çenemi de dizlerimin üzerine yasladım.
Deren, normalde öksürük sesimi duyar ve hemen gelirdi ama anlaşılan derin bir uykudaydı. Dinlensindi, iyi bir gün geçirmemişti.
Duvarda asılı olan saate baktım: 04.13
Oflayarak yataktan kalktım. Uykum kaçmıştı.
Odamdan çıkarak mutfağa ilerledim. Bir bardak su içip soluğu Deren'in odasının önünde aldım. Ses çıkarmamaya çalışarak kapıyı yavaşça araladım.
Deren'in uyuyan bedenini görünce iç çekmeden edemedim çünkü Sercan'a ne kadar değer verdiğini çok biliyordum. Çok seviyordu, çok aşıktı ama aşk her zaman yeterli olmuyordu.
Kapıyı hafif aralık bırakarak yatağa doğru ilerledim. Deren'in yanına kıvrıldığımda "Lavin," dedi yarı uykudayken. "Benim," dedim kısık bir sesle. "Burada uyuyacağım."
***
Kulaklığımdan şarkı kulağıma dolarken aklım başka yerdeydi. Rüzgar Bayraktar'ın isteği birkaç gündür istek kutumda duruyordu.
Kabul etsem ne olacaktı? Hayatımın bir noktasında mutlaka olacak mıydı?
Ben; şiddet, kan, yükses ses gibi şeylerden nefret ediyordum. Onun da hayatı bunlar etrafında dönüyordu. Ringe çıkıyor ve resmen ölümüne dövüşüyordu.
Atılan yumrukları görmek bile canımı yakarken o yumrukları atan birinin isteğini kabul etmekte emin miydim?
Evet ünlü olabilirdi ve muhtemelen çoğu insan düşünmeden çoktan kabul etmişti ama ben insan ayırmıyordum. Ünlü olabilirdi ama o da insandı sonuçta.
Kulaklığımdaki şarkı bitip yenisine geçerken "Lavin!" diye seslenen bir erkek sesi duydum. Bu Tuna'nın sesiydi. Adımlarımı durdurdum ve kulaklığımı çıkardım. Tuna'ya doğru döndüğümde o da tam karşımda durmuştu. "Kızım şu kulaklığına bir ayar çek duymuyorsun."
Gülümsedim. "Amacım duymamak zaten, Tuna."
Yan yana yürümeye başladığımızda "Erken çıkmışsın." dedim. "Bilseydim beklerdim." Tuna kolunu omzuma atarak konuştu. "Ders iptal oldu, bende bilmiyordum."
Kafamı salladım ve aklıma gelen fikirle dudaklarımı araladım. "Bize gelsene bugün, hem Deren'e biraz moral olur."
"Olur," dedi Tuna kafasını sallarken. "Sercan'ı gördüm bugün yanında kızıl bir kız vardı."
"Kızıl mı? Cidden mi?" diye sordum yüzümü buruşturarak.
"Kızıl valla hem de böyle kırmızıya kaçık kızıl olandan."
Ellerimi ceketimin cebine yerleştirdim. "Deren duymasın kriz geçirir." Deren'in diğer iki eski sevgilisi de Deren'den sonra kızıl biriyle olmuştu. Artık Sercan'da aralarına eklenmişti.
***
Rüzgar Bayraktar
Boks torbasına art arda yumruklar atarken aklımda Lavin vardı. Takip isteğini ne kabul etmiş ne de reddetmişti. Bu bile onu inanılmaz kılıyordu.
İnstagram'dan istek atma sebebim yazışmak değildi çünkü numarası zaten vardı. Takipleşmek istediğim için atmıştım ki reddederse bir daha da atmazdım. Ama bu ona yazmayacağım anlamına da gelmiyordu.
Üzerimde bir etkisi vardı ve benim bu etkinin sebebini öğrenmem gerekiyordu.
***
Eve girdiğimde aklım uykudaydı. Antrenman için kampa gitmediğim için çok yoğun çalışıyordum. Güneşin doğmasıyla evden çıkmıştım ve şuan saat akşam dokuza geliyordu.
Odama girip omzumdaki spor çantasını bir kenara bıraktım ve hemen yatak odamdamın içinde bulunan banyoya ilerledim.
Aldığım soğuk duşun ardından bir şeyler yemiş sonra da kendimi yatağa atmıştım. Gözlerim yavaş yavaş kapanırken çalan telefonla birkaç küfür savurdum.
Kimin aradığına bakmadan telefonu açıp kulağıma yasladığımda gözlerim kapalıydı.
"Alo," dedim uykulu çıkan sesimle.
"Rüzgar, diyorum ki..." diyen Atakan'ın sesini duyunca telefonu yüzüne kapattım. Cümleye böyle başlayınca çok boş fikirler üretiyordu.
Telefonun ekranını kapatacakken gözüme ilişen bildirimle uykulu gözlerim büyüdü.
Lavin Yücel takip isteğinizi kabul etti.
Lavin Yücel sizi takip etmeye başladı.
Anında yatakta doğrularak sırtımı yatak başlığına yasladım. Bütün uykum kaçmıştı.
Bildirim iki saat önce gelmişti ama ben daha yeni görüyordum. Yüzümdeki yarım tebessümle instagrama girerek Lavin'in sohbetini açtım.
Parmaklarım ekrandaki klavyede gezinerek bir şeyler yazdı.
Rüzgar:Hoş geldin yeni takipçim.
Rüzgar:İsteği kabul etmen iyi oldu.
Mesaj gelene kadar telefonda oyalandım ve birkaç dakika sonra Lavin'den mesaj geldi.
Lavin:Hoş buldum da her takipçine hoş geldin mesajı yazar mısın?
Lavin:Ayrıca isteği kabul etmen iyi oldu ne demek? Lütf etmişim gibi yazmışsın.
Rüzgar:Hayır, hoş geldin mesajlarım özel kişiler için yani bu durumda özel kişi oluyorsun.
Rüzgar:Ayrıca evet lütf etmişsin gibi yazdım çünkü isteğimi kabul ederek hayatıma lütf etmiş oldun.
Mesaj anında görüldü oldu ama cevap bir dakika otuz üç saniyede geldi. Evet saydım çünkü beklemektense saymak daha mantıklıydı.
Lavin:Senin demenle hayatına lütf ettiğim için mutlu musun peki?
Rüzgar:Mutluyum Lavin, çok mutluyum.
Rüzgar:Ve eğer sende istersen seni daha çok tanımak isterim.
Yazdı. Sildi. Yazdı. Sildi. Ve en sonunda mesaj geldi.
Lavin:Yalan söylemeyeceğim sana karşı bir ön yargım var ama tanımadan bilemeyiz tabii.
Rüzgar:Ön yargı mı? Senin gözünde nasıl bir karakter çiziyorum?
Lavin:Kendini beğenmiş egoistin tekisin. Böyle kaba, soğuk bir de kibirlisin. Ünlü olduğunu göz önünde bulundurursak kadınlarla da içli dışlısındır.
Lavin:Bunları lütfen yanlış anlama çünkü seninle sohbet ettikçe bütün ön yargılarım kırılıyor.
Rüzgar:Kendini beğenmiş egoist mi? Ciddi olamazsın.
Lavin:Ya diyorum ya ön yargılarım seninle sohbet ettikçe kırılıyor, o düşüncelerden kurtulalı çok oldu merak etme.
Rüzgar:O zaman seninle fazlasıyla sohbet etmemiz gereken konular var. Özellikle kadınlarla içli dışlı biri olduğumu düşünmeyi bırakman şart.
Lavin:Madem sohbet etmemiz gereken konular var, edelim o zaman sohbetimizi.
***
Lavin'e ilk mesaj attığımda saat on buçuğa yaklaşıyordu ve şuan saat tam on ikiydi. Uzun uzun sohbet etmiş ve birbirimizi tanımıştık.
Lavin hakkındaki her bilgi beynime kazınırken onla ilgili şeyler öğrenmek beni mutlu etmişti.
Acaba benim hakkımda bilgi öğrenmekte onu mutlu etmiş miydi?
Lavin Yücel
Geçen gün Rüzgar'la bir buçuk saat gibi bir süre sohbet etmiştik. Ve ben vaktin nasıl geçtiğini anlamamıştım. Rüzgar iyi biriydi. Gerçekten iyi biriydi.
Rüzgar hakkında bilgiler öğrenmek güzeldi. Sohbetimizde gayet güzel geçmişti. Tabii bazen yutkunamadığım ve yanaklarımın cayır cayır yandığı zamanlar da olmuştu.
Mesela hayatıma lütf ettin kısmı. Bu cümlenin geldiği anlamları yutkunamamak için geçerli bir sebepti.
Resmen bana hayatıma girmen bir ayrıcalık, bir nimet gibi, demişti.
Bunu düşünmek bile yanaklarıma kan pompalanmasına sebep oldu. Amacı beni utandırmaksa çok iyi yapıyordu.
"Pişt, Lavin." diyen Defne'nin sesi beni düşüncelerimden ayırıdı.
"Hım?" diye mırıldandım bakışlarımı Defne'nin yüzüne çıkartırken. Defne benim baba tarafından kuzenimdi. Yirmisine yeni basmıştı yani aramızda iki yaş vardı.
"Ne düşünüyorsun? Yanaklarım kıpkırmızı oldu." dedi Defne.
Onuzlarımı kaldırıp indirirken "Hiç." dedim geçiştirerek. Defne sorgulamak için dudaklarını aralamış ama sadece "Hiç dediğin şey yanaklarını kıpkırmızı yaptı, doğruyu söy-" diyebilmişti çünkü zil art arda dört kez çalınmıştı. Yani Deren gelmişti.
Gelen kişinin tanıdık mı üst komşu mu olduğunu anlamak için dört kere zile basma şifresi oluşturmuştuk.
Salondan çıkıp kapıyı açtığımda karşımda tatlı tatlı gülümseyen Deren'i buldum. Bu gülüşü çok iyi tanıyordum. Kesin bir yere gidecektik.
"Lavin," dedi Deren sesindeki mutlulukla. "Hadi gidiyoruz." Ben demiştim.
Ben, "Nereye?" diye sorarken Deren ayakkabılarını çıkarıyordu. "Abimin mekanı bu akşam açılıyor ve biz de açılış partisine gidiyoruz."
Adım sesleri yaklaştığında "Bensiz gitmiyorsunuz değil mi?" diyen Defne'nin sesini duydum.
Kolumu Defne'nin omzuna attım. "Sensiz gider miyiz biz Defne? Ayıp ediyorsun" dedim hayıflayarak.
Defne benim canım ciğerimdi. Kuzenlerimden tek düzgünü oydu. Küçükken bile derdimi anlamaya çalışıp sürekli sorular sorardı. Küçük Defne ve büyük Defne tıpatıp aynıydı.
Deren, Defne'yi görünce gülümsedi. "Hoş geldin prenses."
***
Rüzgar Bayraktar
Evimin bahçesindeki çardakta otururken her zamanki gibi parmaklarımın arasında sigara vardı. Hava çoktan kararmıştı ama bahçenin aydınlatmaları yeterli ışığı sağlıyordu.
İnstagram'a girip atılan sstorylere bakmadan hızlı hızlı geçiyordum ki gözüme Lavin'in paylaştığı takılınca geriye geldim.
Bir mekandaydı, eğlence mekanı gibiydi ama pek içkili bir bar gibi de durmuyordu. Bir videodu, Lavin'in dans ettiği bir video.
Arkadaysa artık eskilerde kalmış ama günümüzdeki çoğu şarkıya taş çıkartacak bir şarkı çalıyordu.
Afeti can kimler dost kimler düşman
Sen gel benimle yaşlan, laaa
Yastığımda, yatağımda çiçeklen
Gel sen aşkımla beslen
Lavin'in üzerinde pullu gri bir üst vardı boğasından bağlamalı omuzları açık değişik bir şeydi. Kadın kıyafetlerinden anlamıyordum ama bu model Lavin'e çok yakışmıştı.
İlle de aşk, ille ille ille
Yani nay ni nay ni nay nay
Hani nay ni nay ni nay nay
Saçlarını tepeden sıkı bir at kuyruğu yapmıştı ve yerinde oynadıkça saçı ve kulağındaki halka küpeleri sallanıyordu.
Bir erkek eli Lavin'in omuzunda durunca Lavin kafasını çevirip gülümsedi. Lavin'in hikayesine eklediği başka bir fotoğraf ekrana çıkınca varlığını yeni fark ettiğim tebessümüm yok oldu.
Solunda sarışın bir kız sağında da muhtemelen az önce Lavin'in koluna dokunan herif onun yanında da kahverengi saçlı bir kız vardı.
Ama benim takıldığım şey Lavin'in omzunda olan erkek eliydi. Kimi oluyordu? Sevgilisi miydi, arkadaşı mıydı? Belki de akrabasıydı.
Sevgili dışında bütün seçenekler kabulümdü. Lavin'in sevgilisi olması düşüncesi beni neden rahatsız ediyordu.
Sigaramın dumanını içime çektiğimde elimdeki telefonu masaya bıraktım. Dumanı dışarı verirken bir bacağım ritim tutmuş haldeydi.
Benim acilen o herifin kim olduğunu öğrenmem gerekiyordu.
***
Şanslıyım ki Lavin paylaştığı hikayelerden birine mekanı etiketlemişti. Neden bunu yapmıştı bilmiyorum ama işime gelmişti.
Tesadüfler sevilir miydi? Ben bayılıyordum. Her ne kadar sahte olsa da...
Üzerimdeki beyaz gömleğin ilk üç düğmesi açıktı. Altımada siyah bir pantolon giymiştim.
Arabayı nasıl sürdüm bilmiyordum ama mekana oldukça hızlı gelmiştim. Arabadan inip anahtarı cebime koydum. Güzel bir mekan gibi duruyordu.
İçeriye girdiğimde etraf ne çok kalabalık ne de çok boştu. Enerjik bir şarkı çalıyordu. Gözlerim mekanı tararken gördüğüm gülüşle tebessüm ettim. Nerede görsem tanırdım ben bu gülüşü.
Lavin'in giydiklerini şuan daha rahat görüyordum. Altına beyaz bir etek giymişti hareketli bir etek değildi. Gümüş topuklu ayakkabıları da üstündeki pullu şeyle -bluz olsa gerek- uyuyordu.
Adımlarımı hızlandırarak oldukları masaya doğru yürüdüm. Fotoğraftaki diğer iki kişide buradaydı. Üçüncü etrafta gözükmüyordu.
Lavin'in bakışları beni bulunca yüzündeki gülümseme yerini şaşkınlığa bıraktı.
Bakışları üzerimde gezinirken "Rüzgar." diye fısıldadı. Senli benli konuşuyorduk artık.
Masadakilerin bakışları bana döndü ama benim bakışlarım muhatap olduğum kadında yani Lavin'deydi.
"Lavin," dedim onu görmeyi beklemiyormuş gibi. "Bu ne tesadüf böyle."
Bölüm etkileşimi
