MÜHÜRLÜ AŞK kitap kapağı

37. bölüm / 51

MÜHÜRLÜ AŞK

Bölüm:36 Tek Taş

Vaveyla Yazarı: Meloria 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 51Şu an: Bölüm:36 Tek Taş
  1. 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
  2. 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
  3. 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime
  4. 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
  5. 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
  6. 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime
  7. 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
  8. 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
  9. 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
  10. 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
  11. 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
  12. 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
  13. 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
  14. 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
  15. 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
  16. 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
  17. 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
  18. 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
  19. 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
  20. 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
  21. 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
  22. 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
  23. 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
  24. 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
  25. 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
  26. 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
  27. 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime
  28. 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
  29. 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
  30. 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
  31. 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
  32. 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime
  33. 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
  34. 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
  35. 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
  36. 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime · Okuduğun bölüm
  37. 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
  38. 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
  39. 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
  40. 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
  41. 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime
  42. 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
  43. 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
  44. 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
  45. 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
  46. 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
  47. 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
  48. 48 DUYURU146 kelime
  49. 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
  50. 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
  51. 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime

Hani bazı anlar vardır ya...
Mutluluktan ağlayacak gibi olduğunuz, hatta ağladığınız anlar. Tam da öyle bir andaydım işte.
Karşımda diz çöken kişi bir yıl önce sadece ününden kaynaklı adını duyduğum ama kendisiyle hiçbir alakam olmayan Rüzgar Bayraktar'dı.
O Lavin'e sorsanız, benim ne işim olur boksla boksörle, der konuyu kapatırdı. Ama şimdiki Lavin'de Rüzgar Bayraktar öyle bir konuydu ki... Konuyu kapatmayı bırak asla sonlanmaz, gün geçtikçe daha da büyürdü.
Daha önce yaşamadığım birçok duyguyu Rüzgar'la yaşamış onunla öğrenmiştim. Bu adam bende çok başka bir mevzuydu.
Karşımda diz çökmüş vereceğim cevabı bekleyen adama gülümsedim. Gözümden süzülen bir damla yaş mutluluğumun büyük bir göstergesiydi. İlk defa, ilk defa mutluluktan ağladım.
Gözümdeki yaşları silerken bile gülümsüyordum. Benimle yeniden evlenir misin, diye sormuştu. Sorusunu, "Evlenirim," diye cevaplarken dudaklarım titriyordu.
Cevabımla Rüzgar'ın yüzünde tarifi olmayan bir gülümseme belirmiş ve ayağa kalkmıştı. Karşımda durduğunda titreyen elimi ikimizin arasına uzattım.
Eliyle elimi nazikçe tuttuğunda yüzümdeki gülümseme yerini koruyordu. Önce parmağımdaki tek taş yüzüğü çıkardı. Bu yüzüğü babamlar alyansın yanında almıştı, gerçek bir evlilik teklifi yüzüğü değildi.
Çıkardığı yüzüğü bana uzattığında, "Tut bakalım," dedi kısık bir sesle. Yüzüğü diğer elimle almış avcumun içine hapsetmiştim.
Rüzgar, ışıklı kutunun içinden pırlanta yüzüğü çıkardığında içimde eşsiz bir duygu vardı. Kutunun kapağını kapatıp avcunun içine sakladı. Yüzüğü parmağıma taktıp elimin üzerine dudaklarını değdirerek bir buse kondurduğunda gözümden bir damla yaş daha süzüldü.
"Şttt," diye mırıldandı gözümden düşen yaşları görünce. "Ağlamak yok,"
Hiç beklemeden kollarımı boynuna dolayarak Rüzgar'a sıkıca sarıldım. Kolları belime dolandığında "Seni çok seviyorum." diye mırıldandım. Boynuna bir öpücük bıraktığımda yüzünü görebilmek için başımı geriye doğru yatırdım.
Rüzgar, "Güzel gözlüm," dediğinde bir elini yanağıma yerleştirmiş ve başparmağıyla okşamıştı. "İyi ki'm.."
Dudaklarımızın birleşmesiyle beyaz bir ışık yayılınca dudaklarımız anında ayrıldı.
Flaş mıydı o?
İkimizinde bakışları aynı yere döndüğünde gördüğümüz manzara kızılmayacak kadar tatlıydı.
Atakan ve Deren süt dökmüş kedi gibi bize bakarken Deren, "Flaşı niye açıyorsun ki?" dedi Atakan'a sitemle.
Atakan, masumca konuştu. "Ne yapayım öyle daha güzel çıkıyor." İkisinin de bakışları bizdeydi ama kendi aralarında konuşuyorlardı.
"Bakmayın öyle," dedi Atakan hızlıca. "Vallahi çok güzel çıktı."
"Fotoğrafı görmedim ama kesin güzel çıkmıştır." diyen Deren'e gözlerimi kısarak baktım. Anlaşılan Deren hanım bir şeylerin farkına varmıştı.
Rüzgar'ın eli hâlâ belimdeyken, "Fotoğrafı bana at kendinden de yok et." dedi Atakan'a bakarak.
Atakan, Rüzgar'a ters ters bakarken konuştu. "Ne yapayım ben be sizin fotoğrafınızı, iyilikte yaramıyor."
Deren, Atakan'ın koluna hafifçe vurduğunda Atakan ona kısa bir bakış atmış sonra tekrar bize dönmüştü. "Nerede duruyoruz? Burada mı aşağıda mı?"
Deren, Atakan'ın kolunu tuttuğunda "Biz inelim, onlar gelirler zaten." dedi ve bize döndü. "Öyle yapalım değil mi?"
Bakışlarım Rüzgar'a döndüğünde onun bakışları zaten bendeydi.
"Olur," dedim Deren'e bakarken. "Siz inin biz geliriz."
Atakan ve Deren içeriye girip aşağıya indiğinde restoranın terasında ikimiz kalmıştık. Rüzgar hemen bana dönmüş ve beni kendine çekerek, bedenimi bedenine yaslamıştı.
"Sessizliğin bu yüzdendi demek ki." dedim. Rüzgar böyleydi, bir şey yapacaksa normale göre daha az konuşurdu çünkü belli etmekten korkardı.
"Sonuç olarak tahmin etmedin ve o yüzündeki tatlı şaşkınlık çok güzeldi."
"Çok mu güzeldi?" dedim gözlerimi kırpıştırarak.
"Çok güzeldi," dedi yanağımdan öperek.
Rüzgar'ın dudaklarına kısa bir öpücük bırakmıştım ama öpücüğüm kısa denmeyecek kadar uzun sürmüştü.
Dudaklarımız ayrıldığında, "Hadi inelim." dedi Rüzgar.
Bir adım geriye çekildiğimde elindeki yüzük kutusunu bana verdi. Kutuyu alıp içine eski yüzüğümü koydum. Rüzgar'ın uzattığı elini tuttuğumda bizde aşağıya inmiştik.
Merdivenden inerken Deren'in "Atakan sakın," dediğini duydum. "Burada olmaz."
Merdivenleri inmeyi bitirmemizle, "Nerede açacağım o zaman?" dedi Atakan.
Atakan'ın sırtı bize dönük olduğu için elindeki şeyi göremedim.
"Ne o?" dedim yanlarına doğru ilerlerken.
Atakan bize doğru dönünce elindeki şampanya şişesini kaldırdı. "Şampanya ama anlaşılan açamayacağız."
"Niye?" diye sordu Rüzgar. "Açalım burda."
Deren hemen, "Olmaz efendim." diyerek araya girdi. "Her yere sıçrar kesinlikle olmaz."
"Dışarıda açın," diyerek bir fikir sundum. "Olmaz mı?"
Atakan, "Öyle yapacağız mecbur." diyerek kapıya doğru yürüdü. Hâliyle biz de peşinden gitmiştik.
Atakan şişenin ucunu karşıya doğru tuttuktan sonra kapağın etrafındaki demiri çözdü. Mantar kapak ses çıkararak fırladığında şampanya köpürerek şişenin ağzından taşmıştı.
Deren ve ben alkışladığımızda Rüzgar'ın derdi bambaşkaymış gibi, "Alkollü mü o?" diye sordu.
Atakan kafasını salladı. "Alkollü, niye?"
Atakan da benim gibi neden sorduğunu anlamamıştı. Bakışlarım Rüzgar'ın üzerindeyken, "Lavin içmez." dedi. Bunu ben bile düşünmemiştim.
Gülümseyerek Rüzgar'a baktığımda, "İçmesem de olur." dedim.
"Şunu dolduralım," dedi Atakan şampanyadan bahsederek. "Kaldı elimde."
Deren ve Atakan içeriye girdiğinde bende peşlerinden gidiyordum ama Rüzgar kıpırdamadı.
Rüzgar'a bakmamla, "Sen gir içeriye ben hemen geleceğim." demesi bir oldu.
"Nereye?" diye sordum hemen.
"Hemen geleceğim." dedi yanağımdan öperek. "Beş dakikaya yanındayım."
Ne olduğunu anlamasam da onaylayarak başımı salladım. "Bekliyorum."
İçeriye girdiğimde Deren ve Atakan şampanyayı bardaklara doldurmuştu.
"Başka kimse gelmiyor değil mi?" diye sordum.
Deren'in bakışları hemen bana döndü. "Gelmiyor, Rüzgar'ın özel isteği." Atakan'ın uzattığı şampanya bardağını alırken, "Zaten bende büyük bir kutlama yapmayacaktım, böyle olması benim için daha iyi oldu." diye de eklemişti.
Atakan, "Rüzgar nerede?" diye sordu.
"Bilmiyorum," diye yanıtladım sorusunu. "Beş dakikaya geleceğim, dedi."
Arada biraz süre geçmişti. Atakan telefonla konuşuyor Deren'de mutfak kısmında bir şeyler hazırlıyordu. Bense Rüzgar'ı bekliyordum. Gideli üç, dört dakika olmuştu. Nereye gittiğini de söylememişti, ister istemez merak ediyordum.
Yüzümdeki gülümsemeyle parmağımdaki yüzüğü inceliyordum. Aşırı aşırı olmasada büyük bir taşı vardı. Bakıldığında göze çarpacak bir boyuttaydı. Ve tam da benlik bir şeydi.
Restoranın kapısı açıldığında başımı kaldırarak girişe baktım. Rüzgar gelmişti. Ayağa kalkıp yanına gittiğimde elindeki poşet dikkatimi çekti. "O ne?" diye sordum poşete bakarken. "Ne aldın?"
Rüzgar poşeti kaldırarak bana uzattı. "Kendin bak."
Poşeti elinden alıp içine baktığımda gördüğüm şey gülümsememe sebep oldu. "Gerçekten mi?" derken gözlerimin ışıldadığından emindim. "Bunun için mi gittin?"
"Karım bir şey içmesin mi?" dedi. Evet, benim için içecek almıştı.
Poşetin içinden çıkardığım içeceğe güldüm. "Meyve suyu, hem de kayısılı." Kayısı en sevdiğim meyveler arasındaydı, hatta ilk sıradaydı. Bunu Rüzgar'a hangi ara söylediğimi hatırlamıyordum bile. "Kayısı sevdiğimi daha önce söylemiş miydim?"
Sorumu, "Söylemiştin," diyerek cevapladı. "İlk mesajlaştığımız zamanlar vardı ya, o zaman kayısıyı ve içinde kayısı olan her şeyi sevdiğini söylemiştin."
Resmen içim gitti, bu küçük ayrıntıyı bile hatırlaması beni o kadar mutlu etmişti ki. "Ben bile söylediğimi unutmuşum," diye mırıldandım. "Sen nasıl aklında tuttun."
"Seninle ilgili bir şey olur da ben aklımda tutmaz mıyım?" dedi parmak ucuyla saçımı okşayarak.
En içten gülümsemelerimden birini ona sundum. Zaten bunu hak eden kişilerin başındaydı.
Atakan'ın, "Deren nerede?" diye sesini duyunca ikimizinde bakışları ona dönmüştü.
Dudaklarımı aralamamla Deren'in sesi aynı anda gelmişti. "Buradayım," Elindeki tabaklarla bize doğru geliyordu.
Atakan hemen Deren'in yanına gitmiş elindekileri almıştı. Bizimde yardımımızla büyük masalardan birini güzelce hazırlamıştık. Herkes şampanya içerken ben kayısılı meyve suyu içiyordum.
"Neli o?" diye sordu Atakan meyve suyunu kastederek.
Meyve suyumdan bir yudum alırken, "Kayısılı," dedim. Bardağa koyduğum için paketinden bakamamıştı.
Deren, "Lavin çok sever kayısıyı." deyince Atakan'ın kaşları havalandı.
Bakışları bana döndüğünde, "Malatya'lı mısın sen?" diye sordu.
Kafamı iki yana salladım. "Alakam yok."
"Malatya'lı değil," diyen Rüzgar'dı. "İzmir'li."
Atakan, içeceğini içtiği için kafasını sallamayı tercih etti.
Aradan bir saat gibi bir süre geçmiş, uzun uzun sohbet etmiştik. Rüzgar'ın telefonu çalmaya başladığında bakışlarım ona döndü.
"Hemen geliyorum," diyerek yanımdan kalkmış ve "Efendim güzelim?" diyerekte telefonu açmıştı.
İçime biraz bile şüphe düşmedi çünkü arayan kişinin Aleyna olduğunu biliyordum. Güzelim kelimesini sadece ikimize kullanıyordu hatta bana bile çok nadir söylüyordu.
Deren ve Atakan'a baktığımda kendi aralarında sohbet ettiklerini gördüm. Atakan'da bir şey yoktu ama Deren yavaştan sarhoş olma yolunda ilerliyordu. Eli tekrardan bardağa gidince Atakan ondan önce davranarak bardağı önünden aldı.
"Atakan" dedi Deren kızarak. "Verir misin?"
Atakan, "Vermem," dedi keskin bir dille. "Yavaştan kafan gidiyor zaten, olmaz."
Deren, bana dönerek masumca "Lavin," dediğinde devamını getirmesine müsaade etmedim.
"Sevgilin doğru söylüyor," dedim hemen. "Yeterince içtin."
"İyi," dedi Deren tripli tripli. "İçmiyorum."
Rüzgar yanımıza gelince bakışlarım hemen ona döndü. Yüzündeki ifade pekte mutlu değildi.
Yerine oturmadan konuştu. "Lavin, Aleyna hastalanmış. Yanına gideceğim, tek başına daha da hasta eder kendini. Seni eve bırakayım mı, yoksa benimle mi geleceksin?"
Çantamı alarak ayağa kalktım. "Seninle geleyim hem Aleyna'yı da görmüş olurum."
Rüzgar kafasını sallayarak beni onayladı ve Atakan'a döndü. "Atakan, burası ve Deren sana kaldı."
Atakan övünerek konuştu. "Deren, benden başkasına kalamazdı zaten." Deren, Atakan'ın bu lafına gülümsemişti.
Atakan ve Deren'le vedalaşmış sonra da restorandan çıkmıştık.
Arabaya doğru yürürken, "Nasıl hastalanmış bu havada?" diye sordum. Havalar fazlasıyla sıcaktı.
Rüzgar, "Fazla dondurma yemiştir," dedi eminlikle. "Alışkınım ben onun hastalanmalarına."
İkimizde arabaya binmiş ve yarım saatten kısa bir sürede evin önüne gelmiştik. Çantamı koluma takarak arabadan indiğimde Rüzgar'da benimle birlikte inmişti. Her zaman olduğu gibi elini uzatmayı da unutmamıştı. Elini tuttuğumda kapının önüne kadar yürümüştük. Rüzgar cebinden çıkardığı anahtarla kapıyı açtığında önce ben sonra da o içeriye girdi.
Rüzgar, kapıyı kapatırken, "Aleyna'm," diye seslendi. "Ben geldim."
Fakat Aleyna'dan bir ses yoktu. Rüzgar'ın elinden tutmaya devam ederken, onu takip ederek merdivenlere doğru yürüdüm. Bir üst kata çıktığımızda koridorun başındaki odanın önünde durmuştuk. Rüzgar kapıyı birkaç kez tıklattığında içeriden Aleyna'nın, "Gel," diyen sesi geldi.
Rüzgar içeriye girince peşinden bende girmiştim. Aleyna önce, "Abi geldin mi?" diye mırıldanmış, beni görünce de "Yenge, sende mi geldin?" diyerek yatakta doğrulmaya çalıştı.
"Rahatına bak," dedim Rüzgar'ın elini bırakıp yanına giderken. Yüzü fazlasıyla solgun görünüyordu.
Aleyna birkaç kez öksürdüğünde, "Bu kadar hasta olmayı nasıl başardın?" diye sordum.
Aleyna, önce kapıya yaslanmış Rüzgar'a masum bir bakış attı. "Sanırım dondurmayı biraz fazla kaçırmışım."
Yatağın kenarına otururken, "Abin doğru bildi o zaman." dedim.
Rüzgar, kapıya yasladığı sırtını çekmiş ve Aleyna'nın yanında durup saçlarını karıştırmıştı. "Abi!" dedi Aleyna hemen. "Kaç kere şunu yapma diyeceğim."
"Ben sana kaç kere fazla dondurma yemek yok diyeceğim?" dedi Rüzgar dik dik. "Bademciklerinin en ufak bir şeyde şiştiğini bilmiyormuşsun gibi hep aynı şeyi yaşıyoruz."
Aleyna, oflayarak kollarını göğsünde birleştirdiğinde gülümsemeden edemedim. Abi kardeş ilişkileri çok güzeldi.
Rüzgar, "Ateşin var mı?" diye sorarken elini Aleyna'nın alnına koymuştu. "Tabii ki var." Kafasını onaylamazca iki yana salladı. "Ah Aleyna ah."
Aleyna başını kaldırıp Rüzgar'a baktı, "Ne ah Aleyna ah, benim suçum mu?" demesiyle. "Gerçi benim suçum." demesi bir olmuştu.
"Neyseki benim gibi bir abin var," dedi Rüzgar. "Ben sana bir çorba yapayım, yarına bir şeyin kalmaz." Aleyna'nın yanağından öpmüş ve bana da göz kırparak odadan çıkmıştı.
"Sen nasılsın yenge?" diye sordu Aleyna.
"İyiyim," dedim gülümseyerek. "Abin gibi biriyleyken kötü olma ihtimalim var mı?"
Aleyna da gülümsedi. "Sanmıyorum,"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

876okunma 73beğeni 8yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18