MÜHÜRLÜ AŞK kitap kapağı

33. bölüm / 51

MÜHÜRLÜ AŞK

Bölüm:32 İddianın Sonucu

Vaveyla Yazarı: Meloria 🌷

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 51Şu an: Bölüm:32 İddianın Sonucu
  1. 1 Bölüm:1 Kimsin Sen?2.283 kelime
  2. 2 Bölüm:2 Röportaj1.843 kelime
  3. 3 Bölüm:3 İlk Mesaj1.716 kelime
  4. 4 Bölüm:4 Gözlerin Diyorum1.972 kelime
  5. 5 Bölüm:5 Takip İsteği1.651 kelime
  6. 6 Bölüm:6 Tesadüfün Böylesi1.638 kelime
  7. 7 Bölüm:7 Olan Var Olmayan Var1.835 kelime
  8. 8 Bölüm:8 Unutulmayan Anılar1.712 kelime
  9. 9 Bölüm:9 Boks Maçı1.585 kelime
  10. 10 Bölüm:10 Habersiz Çekim1.729 kelime
  11. 11 Bölüm:11 Magazin Haberi2.106 kelime
  12. 12 Bölüm:12 Anlaşmalı Evlilik1.803 kelime
  13. 13 Bölüm:13 Kendini Belli Eden Duygular2.808 kelime
  14. 14 Bölüm:14 Kıskançlık2.222 kelime
  15. 15 Bölüm:15 İtiraf Edilen Gerçek1.887 kelime
  16. 16 Bölüm:16 Sarılabilir Miyim?1.949 kelime
  17. 17 Bölüm:17 İlk Defa "Biz" Gibi1.614 kelime
  18. 18 Bölüm:18 Saklanmayan Hisler1.760 kelime
  19. 19 Bölüm:19 Yeni Hayata Atılan İlk Adım2.508 kelime
  20. 20 Bölüm:20 Geçmişin Bıraktığı Hasar2.342 kelime
  21. 21 Bölüm:21 Sürpriz2.513 kelime
  22. 22 Bölüm:22 Sendeleyen Gece2.466 kelime
  23. 23 Bölüm:23 Zaferin En Güzel Hâli2.493 kelime
  24. 24 Bölüm:24 Sürpriz Misafir1.689 kelime
  25. 25 Bölüm:25 Geçmişten Gelen Fısıltı1.831 kelime
  26. 26 Bölüm:26 Sahiplenişin Sessiz Hâli1.866 kelime
  27. 27 Bölüm:27 Mutluluğun Son Demleri1.860 kelime
  28. 28 Bölüm:28 Sınırlandırılmış Sevgi1.800 kelime
  29. 29 Bölüm:29 Örülen Duvarlar1.805 kelime
  30. 30 Bölüm:30 Kırılma Noktası2.226 kelime
  31. 31 Bölüm:31 Gün Yüzüne Çıkan Gerçekler2.152 kelime
  32. 32 Bölüm:32 İddianın Sonucu1.895 kelime · Okuduğun bölüm
  33. 33 Bölüm:33 Benim Hikâyem1.799 kelime
  34. 34 Bölüm:34 Büyük Karşılaşma1.959 kelime
  35. 35 Bölüm:35 Yeniden Biz1.843 kelime
  36. 36 Bölüm:36 Tek Taş1.643 kelime
  37. 37 Bölüm:37 Kamp2.326 kelime
  38. 38 Bölüm:38 Senin Olduğun Güzel Anlar1.983 kelime
  39. 39 Bölüm:39 Küçük Çatlak2.149 kelime
  40. 40 Bölüm:40 Büyük Çatlak2.120 kelime
  41. 41 Bölüm:41 Cevaplanmayan Çağrı2.045 kelime
  42. 42 Bölüm:42 Özlem1.743 kelime
  43. 43 Bölüm:43 Gülümseyin Çekiyorum1.926 kelime
  44. 44 Bölüm:44 Sessiz İyilik1.776 kelime
  45. 45 Bölüm:45 İyi Ki Doğdun Mucizem1.927 kelime
  46. 46 Bölüm:46 Şimdiden Özledim1.524 kelime
  47. 47 Bölüm:47 Ayrı Geçen İlk Gece1.645 kelime
  48. 48 DUYURU146 kelime
  49. 49 Bölüm:48 Yeni Mucize1.729 kelime
  50. 50 Bölüm:49 Hafifleyen Özlem1.582 kelime
  51. 51 Bölüm:50 Dünya Şampiyonu1.208 kelime

Saat çoktan gece yarısını geçmişti. Sabah erken kalkmıştım ama uykum var gibi hissetmiyordum. Tek istediğim Rüzgar'la vakit geçirmekti.
İkimiz için de bitki çayı hazırladıktan sonra mutfaktan çıktım. Salonda oturmuş telefonuyla ilgilenen Rüzgar geldiğimi fark ederek telefonunu bir kenara bırakmıştı. Bardaklardan birini ona uzattım. Ardından Rüzgar'ın kucağına oturdum. Kucağında yan bir şekilde oturuyordum ama bedenim ona dönüktü. Rahat bir pozisyon yakaladığımda aramızdaki mesafe neredeyse yok olmuştu.
Bir kolumu boynuna dolarken Rüzgar'ın güçlü kalp atışlarını hissedebiliyordum. Belimde duran eli beni biraz daha kendine çekerken gözlerim gözlerindeydi. Bu tarz şeylerde eskisi kadar utanmıyordum ama heyecanım hâlâ çok tazeydi. Kalbim göğüs kafesimi delip çıkmak istiyor gibi atıyordu.
Üzerimde hâlâ elbisem vardı, ikimizde kıyafetlerimizi değiştirmemiştik. Uzun bir süre dudaklarımızdan hiçbir kelime dökülmemiş gözlerimizle konuşmuştuk. İçeceklerimiz bittiğinde uzanarak bardakları orta masaya bıraktım.
Tekrardan Rüzgar'a döndüğümde yoğun sevgi dolu bakışlarını görmek yüzümde bir tebessüm oluşmasına neden oldu. Kollarımı boynuna doladım. Elim ensesinde gezinirken bir yandan saçlarını okşuyordum.
Rüzgar'ın belimdeki eli kalçama doğru inmiş bacağımın yanını tutmuştu. Elbisemden dolayı hissettiğim rahatsızlıkla yüzümü buruşturdum. İplerini fazla sıkmış olmalıydım.
Yüzümdeki ifadeyi fark edince "Ne oldu?" diye sordu Rüzgar.
"Elbisem," diye mırıldandım. "İplerini fazla sıkmışım sanırım, açar mısın?"
Rüzgar, dediğimi yaparak elini sırtıma getirmiş ve ipleri açmıştı. İpler gevşediği için haliyle elbiseminde askısı düşmüştü ama umursamadım. Rüzgar'ın eli sırtımda gezindiğinde eli tenimle yakıcı bir his bırakmış, irkilmeme sebep olmuştu.
Rüzgar, kısık bir sesle "Lavin..." dediğinde "Hm?" diye mırıldandım.
Sırtımdaki eli sabit kaldığında nefesini dışarıya verdi, "Sormayacağım sormayacağım diyorum ama sormazsam içimde kalacak."
Neyden bahsettiğini tahmin ediyordum ama yinede "Sor," dedim.
"Mert işi ne oldu?"
"Bir şey olmadı," dedim umursamazca. "Tehdit suçundan gözaltına alındı. Zaten hapisten yeni çıktığı için davadan sonra tekrar tutuklanma ihtimali var."
Ağır ağır kafasını salladıktan sonra derin bir nefes aldı, "Senin ifadenle tutuklandığını söylemiştin," dedi Mert'ten ona bahsettiğim ilk güne değinerek. "Ne yaptı sana?" Sorarken bile bedeni gerilmişti.
Elimi Rüzgar'ın yanağına yerleştirdim. "Şu an değil," dedim konuşmak istemediğimi belirterek. "Merak ediyorsun biliyorum ama lütfen sadece bizi konuşalım."
"Tamam," dedi Rüzgar saçlarımı okşayarak. "Bizi konuşalım."
***
"Tekrardan nasıl sigara içersin aklım almıyor," dedim homurdanarak. Rüzgar'la uzun bir süredir derin bir sohbetin içindeydik. Üstelik hâlâ aynı pozisyondaydık. Ne kadar saat geçmişti bilmiyordum bile.
Rüzgar'ın yüzünde hoşnutsuz bir ifade belirdi. "Yanına gelmedim,"
Çatık kaşlarımla Rüzgar'a baktım. "Sence konu ben miyim?" dedim. Kendisini düşünmeliydi. "O şeyi içince zararı kendine veriyorsun."
Rüzgar'ın dudaklarından erkeksi bir kıkırtı döküldü. "Annesi tarafından azarlanan çocuklar gibi hissettim." Sona doğru sesi kısılmış gülüşü yavaşça silinmişti.
Elimi Rüzgar'ın yanağına yerleştirdim. "Rüzgar," Ne kadar zaman geçerse geçsin annesinin açtığı yara hâlâ çok tazeydi. Ne kabuk tutuyor ne de iyileşiyordu. "Eğer anlatmak sana iyi gelecekse..."
Kafasını iki yana salladı. "Hani sadece bizi konuşuyorduk?"
Derin bir iç çektim, "Öyle ama yine de anlatmak istersen dinlerim."
Yüzündeki elimi tutarak avcuma dudaklarını bastırdı. "Bu ânı bozmaya değmez, boşversene."
Boşveremiyordum ki. Kalbindeki yarayı görmek canımı yakıyordu. "Seni böyle gördükçe boşveremiyoru-" diyecektim ki dudaklarınıyla konuşmamı engelledi. Yumuşak dudakları dudaklarımda gezinirken kendimi karşılık verirken buldum.
Bir elim Rüzgar'ın ensesindeyken diğer elimle elbisemin eteğini yukarıya çekerek kucağına daha rahat yerleşmiştim. Bacaklarım belinin iki yanında duruyorken bedenim tamamen ona dönüktü. Elbisemin eteği neredeyse belime kadar çıkmıştı çünkü kumaşı saten olduğu için esnemiyordu.
Dudaklarımız ayrıldığında alnını alnıma yasladı. İkimizinde gözleri kapalıyken soluklanmaya çalışıyorduk. Öpüşmemizin etkisinden çıkamazken "İnanılmazdı," diye mırıldandım.
Rüzgar'ın kısık gülüşünü duyduğumda alnımı alnından çekerek ona baktım. "Ne oldu?"
Rüzgar, saçımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Sarhoşken de böyle demiştin."
Kaşlarım havalandı, "Öyle mi?" derken ellerim gömleğini bulmuştu. "Yaramazlık yaptığımı da söylemiştin." Gömleğinin birkaç düğmesi zaten açıktı, bu yüzden diğer düğmeleri açmaya başladım. Bunu yaparken yüzüne bakmamaya çalışıyordum çünkü bana nasıl baktığını tahmin edebiliyordum.
Düğmeleri açarken istemsizce elim tenine değiyordu ve vücudu resmen alev almıştı. "Yanıyorsun," diye fısıldadım göz ucuyla yüzüne bakarken.
"Sana yanıyorum." derken sesi zorla çıkmıştı.
Gömleğinin bütün düğmelerini açtıktan sonra onun da yardımıyla gömleğini çıkarmıştım. Kaslı bedenine bakarken belimdeki eli sıkılaşmış ve tek hamlede beni koltuğa yatırmıştı. Üzerimdeki yerini aldığında belimde olmayan eliyle koltuktan destek alıyordu. Dudakları dudaklarımı talan edercesine öpmüş sonrada usulca aşağıya doğru inmeye başlamıştı. Sıcak dudaklarını tenimde hissetmek bambaşka bir duygu yaşatıyordu ve ben bu duyguyu çok seviyordum.
***
Duyduğum zil sesiyle gözlerim aralandığında yaptığım ilk şey oflamaktı. "Kim bu sabah sabah!" Üzerimde dün gecenin yorgunluğu vardı. Akşama kadar uyumak istiyordum.
Rüzgar'ı uyandırmadan yataktan kalkmıştım ama üzerimde hiçbir şey yoktu. Üstelik kapı ısrarla çalmaya devam ediyordu. Hızlıca üzerime sabahlığımı geçirdim. Sabahlığın kumaşından yapılmış ipi belime bağlarken merdivenleri inmiştim.
Kapıyı açtığımda gördüğüm kişiyle nefesimi tuttum, "Baba?" Boynumda herhangi bir morluk var mıydı bilmiyordum ama yinede hızlıca saçlarımı öne getirdim. Böylece boynum gizlenmişti.
Babamın gözleri üzerimde gezindiğinde kaşları çatıldı ama "Haber vermeden geldiğine göre durum mühim." diyerek gelme sebebini ona hatırlattım. Bilmediğim şeyi nasıl hatırlatmamla babamın bakışları artık yüzümdeydi. "Şirkete geçmeden uğrayayım dedim, biraz konuşalım mı?"
Kafamı salladığımda babam ayakkabılarını çıkartarak eve girmişti. Salona giren ilk kişi bendim ve gördüğüm manzarayla gözlerim fal taşı gibi açıldı.
Kıyafetlerimiz burada kalmıştı!
Hızla arkamı döndüğümde az kalsın babama çarpıyordum, neyseki içeriyi görmemişti.
"Lavin," dedi babam. "Ayılamadın mı sen?"
Dilimi damağıma vurarak cıkladım. "Yok," derken elim ayağıma dolaşmıştı. "Ayıldım... Ya da ayılmadım bilmiyorum."
Babam, "Gel bir kahve yapayım sana," dediğinde rahatlayarak bir oh çektim. "Ben yaparım," dedim gülümseyerek. "Sen yorulma."
"O zaman ben içeriye geçip oturayım," Babam bir adım atmıştı ki hemen önüne geçtim. "Ya da sen yapar mısın?" dedim tatlı tatlı. "Ne zamandır elinden kahve içmiyorum." O kıyafetleri öyle görürse açıklayamazdım. Yani açıklardım da... Böyle de öğrenmesindi.
Çatılan kaşlarıyla bana bakarken gözleri kısıldı. "İyi madem," dedi en sonunda. "Yapayım."
Babam mutfağa girdiği gibi hızla salondaki kıyafetleri topladım. Tam çamaşır odasına doğru gidiyordum ki babamın "Lavin, nasıl yapayım kahveni?" diye sorduğunu duydum.
Kıyafetleri arkama saklayarak mutfağın kapısından kafamı uzattım. "Türk kahvesi hariç hepsini içebilirim." Şu an özel bir tercih yapamayacaktım.
Babam kafasını sallayarak sırtını bana döndüğünde hızla uzaklaşmış ve sonunda kıyafetleri çamaşır odasına koymuştum.
Mutfağa girdiğimde rahatlayarak nefesimi verdim. Sabah sabah ne adranelin yaşamıştım.
Babam hem kendi kahvesini hem de benim kahvemi masaya koyarken "Rüzgar nerede?" diye sordu.
Tam dudaklarımı aralamıştım ki gördüğüm şeyle ortadan yok olmak istedim. Babamın bakışları baktığım yere döndüğünde kaşları anında çatılmıştı. Sorun Rüzgar'ı görmesi değildi, Rüzgar'ın üstünde bir şey olmamasıydı. Neyseki şortu altındaydı.
Babam, sert çıkan sesiyle "Damat?" dediğinde şuraya bayılmama az kalmıştı.
Ah be Rüzgar'ım ya böyle gelinir mi?
Tedirgin bakışlarım bir babam bir Rüzgar arasında gidip geliyordu ki Rüzgar'ın konuşmasıyla bakışlarım onda sabit kaldı. "Damat mı?" derken öyle bir şeye dikkat etmişti ki babam hemen kendini toparladı. "Pardon, anlaşmalı damat diyecektim." O da yeni fark ediyordu, şahsen ben bile fark etmemiştim.
Rüzgar'ın nemli saçlarına baktığımda "Aaaa," dedim şaşırmış gibi. "Havuzda mıydın?" Bunu anca böyle toparlayabilirdim.
Buna neden bu kadar şaşırmıştım?
Rüzgar, bana bakarak kafasını salladığında, "Evet, şimdi çıktım," dedi. Havuzdan değil de duştan çıkmış olmalıydı.
"Sen gidip üstünü giy," dedi babam. "Konuşacaklarımız var."
Bir süre sonra Rüzgar gelmiş ve salona geçmiştik. Meraklı bakışlarım babamın üzerindeyken Rüzgar'ın da benden bir farkı yoktu.
Babam, "Mert gözaltına alınmış," deyince derin bir nefes verdim. Başka bir şey söyleyecek sanmıştım.
"Evet," dedim övünür gibi. "Hem de suçüstü yakalandı."
Babam ağır ağır kafasını salladı. "Dava işi bitsin, Mert'i nüfusumdan çıkarmak için bir saniye bile beklemeyeceğim."
Bu konuyu babamla şirkette konuşmuştuk. Zaten ona dayanarak Mert'e önceden haberini vermiştim.
Rüzgar uzun süren sessizliğini bozarak, "İsabet olur," dedi. "Şu zamana kadar beklemeniz hata."
Babam, "Sakin ol anlaşmalı damat," derken çok rahattı. "Halledeceğiz."
Aklıma gelen şeyle hemen konuştum. "Bu arada, Mert bizim anlaşmalı evlendiğimizi biliyordu."
Babam ve Rüzgar'ın bakışları aynı anda bana dönmüş ve yine aynı anda "Benim bundan niye haberim yok?" diye sormuştu.
Masumca, "Bakmayın bana öyle," dedim. "Elinde tek bir kanıt var, o da hastanedeyken sizin konuşmanız. Malum anlaşmalı damat ve anlaşmalı babacığım demeden iletişim kuramıyorsunuz." derken sesim kinayeli çıkmıştı.
Babam sadece son cümleme takılmış gibi, "Ne diyeceğim başka?" diye sordu. "Anlaşmalı evlendiyseniz anlaşmalı diyeceğim tabii."
"Aman baba ya," dedim sabır çeker gibi.
"Bir şey yapamaz," dedi Rüzgar, o da ilk dediğime takılmıştı. "Telefon, bilgisayar ne kadar kişisel eşyası varsa el koyuldu. Polisler inceleme yapıyorlar, herhangi bir kopyası varsa bulunur merak etme."
Gözlerimi büyüterek Rüzgar'a baktım. "Sen polislerle mi konuştun?"
Kollarını göğsünde birleştirmiş bir şekilde arkasına yaslanırken oldukça rahattı. "Ne yapacaktım?" dedi. "Karım değil misin, tabii ki konuşacağım."
"Çok doğru konuştun damat," dedi babam. "Ama karın değil anlaşmalı karın orayı düzeltelim."
Çıldıracaktım şimdi! Bunların biri bozacı diğeri şıracıydı.
Rüzgar kafasını salladı, "Doğru söylüyorsunuz," derken babama aramızda bir anlaşma kalmadığını söylemek istediği çok belliydi. "Anlaşmalı karım," dedi yoğun bakışları üzerimdeyken. En kısa sürede söylememiz gerektiğimi gözleriyle açıkça belli ediyordu.
Babam bakışmamızdan hoşlanmamış gibi boğazını temizleyince ikizimde bakışları ona döndü.
Babam ayağa kalkarak, "Ben gideyim artık, toplantım var." dediğinde bende ayağa kalktım.
Rüzgar'la birlikte babamı uğurlamış hatta Rüzgar tam babam gidecekken durdurmuş. Annemle birlikte akşam yemeğe davet etmişti. Sonra da Levent abiyi aramış ona da haber vermişti.
Yatağa oturduğumda "Çok âni oldu," dedim gerginlikle.
"Daha ne kadar bekleyeceğiz kızım?" dedi Rüzgar ters ters. "Sen benim anlaşmalı karım falan değilsin, doğrudan karımsın." En çok buna takılmıştı. Birden babama yemek işini söyleme sebebide buydu.
Aklıma gelen şeyle ofladım. "Ne yemek yapacağım şimdi!" Bedenimi geriye doğru serbest bıraktığımda yatağa yatmış bulundum.
"Hadi hadi, kalk." dedi Rüzgar teşvik edici bir tonla. "Önce kahvaltı sonra akşam için hazırlık, merak etme kocan da sana yardım edecek."
Ellerimi yatağa bastırarak hızla doğruldum. "Antrenmana gitmiyor musun?"
Rüzgar gülümseyerek kafasını iki yana salladı. "Gitmiyorum."
***
Çoktan akşam olmuş. Annem, babam ve Levent abi gelmişti. Şu an yemek masasındaydık. Rüzgar hemen sağ yanımda oturuyordu. Masanın sol taraftaki ucunda babam sağ taraftaki ucunda da Levent abi vardı. Annemse tam karşımda oturuyordu. Üçü arasında bir sohbet başlamıştı ama ne zaman başlamıştı bilmiyordum. Heyecan yapmıştım.
"Lavin," dedi Rüzgar sadece benim duyabileceğim bir şekilde. "Yemeğini ye lütfen."
Bakışlarımı Rüzgar'dan çekip tabağıma çevirdim. Sadece bir iki lokma yemiştim onun dışında tabağımda hiçbir değişiklik yoktu. İstemediğimi belirterek kafamı iki yana salladım. İçimde azalmayan bir heyecan varken yiyemiyordum.
Hafiften titreyen ellerimi fark ederek masanın altına indirdim. Rüzgar'da bunu fark etmiş olacakkı sol elini masanın altına indirerek elimi sıkıca tuttu. Başparmağı minik hareketlerle elimi okşarken biraz da olsa rahatlamıştım. Boştaki elimi elinin üzerine koyduğumda bakışları bana dönmüştü. Gözlerimi kapatıp açarak iyi olduğumu belirttim. Heyecanım biraz da olsa azalmıştı.
Bir an gelen cesaretle, "Bizim size bir şey söylememiz lazım." demiş, sonra dudaklarımı birbirine bastırmıştım. İçimden keşke demeseydim gibi cümleler kurarken herkesin bakışları bir ben bir de Rüzgar arasında gidip geliyordu.
"Söyleyin," dedi babam.
Bakışlarım Rüzgar'a döndüğünde o zaten bana bakıyordu. Gözlerimden ona verdiğim mesajı anlamıştı.
Oturuşunu dikleştirerek, "Bu yemeğin sebebi de size söyleyeceğimiz şeydi zaten." diyerek minik bir açıklamada bulundu.
"Çocuklar," dedi Levent abi. "Heyecan yaptırmadan söyler misiniz."
Annemse hiçbir şey demeden diyeceğimiz şeyi bekliyordu.
Rüzgar, "Bizim aramızda bir anlaşma kalmadı," deyince bile gerilmiştim. Çok hızlı söylemişti.
Masumca, "Biz o anlaşmayı evlenmeden çiğnemiştik zaten." dediğimde kısa bir sessizlik oluştu.
Sessizliği bölen şeyse Levent abiydi. "Ben demedim mi lan sana." derken bakışları babamın üzerindeydi. "En başından belliydi bunların aşık olacağı." Bunları söylerken yüzünde resmen zafer gülüşü vardı.
Şakın bakışlarım Rüzgar'ı bulduğunda onunda bakışları beni bulmuştu. O da benim kadar şaşkındı.
"Kabul etmiyorum!" dedi babam. Ama ne kadar ciddi olduğu tartışılırdı. "Ne demek evlenmeden çiğnemiştik!"
"Ay Adnan," dedi annem sabır çeker gibi. "Birbirlerine olan davranışlarından özellikle de bakışlarından belliydi zaten, fark etmemiş olamazsın."
O kadar belli oluyor muydu ya?
Tamam, annem ve Levent abi bunu zaten tahmin etmiş gibi gözüküyordu ama babam büyük bir soru işaretiydi.
"Asu," dedi babam anneme bakarak. Asuman demek yerine Asu demeyi daha çok seviyordu. "Fark etmek başka gerçek olması başka."
"Levent abi hâlâ yüzündeki yerini koruyan zafer gülüşüyle babama baktı. "Kaybettin iddiayı Adnan beyciğim, zorlama işte."
Rüzgarla aynı anda ve aynı şaşkınlıkla, "İddia?" demiş ve yine aynı anda "Bizim üzerimizden iddiaya mı girdiniz?" diye sormuştuk.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

948okunma 72beğeni 16yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18